Adiloş Bebe
Doğdun
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş bebem
Hasta düşmeyesin diye
Töremiz böyle diye
Saldır şimdi memeye
Saldır da büyü
Bunlar
Engerekler ve çıyanlardır
Bunlar
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır
Tanı bunları
Tanı da büyü
Bu, namustur
Künyemize kazınmış
Bu da sabır
Ağulardan süzülmüş
Sarıl bunlara
Sarıl da büyü
Beyaz Atlı
Beyaz atlı sımdı gectı buradan
Surarısı can elınden vurulmus
Cıksın daglar taslargayrı aradan
Beyaz atın suvarısı yorulmus
Ellerı elıme deymez olaydı
Gozlerı gozumu gormez olaydı
Bu gonul o gonlu sevmez olaydı
Beyaz atlı sımdı gectı buradan
Bu Biçim
Hiçbir kadın hiçbir erkeği ve hiçbir erkek hiçbir kadını
Bu biçim bu biçim sevmedi
Yokluğu ekmeğe katık edip sevgiyi açlığa eklemedi
Gözyaşlarının hiçbir teki bu biçim düşmedi
Böylesine dolu dolu dolu ağlamadı hiçbir kucakta hiçbir baş
Ve hiçbir elveda bugüne dek bu biçim söylenmedi
Hiçbir akşam o akşam gibi kanarcasına batmadı o güneş
Ve hiçbir güneş onları bir daha bu biçim bu biçim görmedi
Hiçbir kadın dedim ya hiçbir erkeği ve hiçbir erkek
Hiçbir kadını bu biçim bu biçim bu biçim sevmedi
Dadaloğlu
Ay dost canım hey
Kalkıtı göç eyledi yavşar elleri hey
Ağar ağar giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Nice dağdan aşan yollar
Yollar bizimdir yollar bizimdir yollar bizimdir
Ay dost canım hey
Belimizde kılıcımız kirmani hey
Taşı deler mızrağım cemrani
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın gardaş dağları bizimdir dağları bizimdir
Dağları bizimdir
Ay dost canım hey
Dadaloğlum bir gün kavga kurulur öter
Tüfek öter davlumbazlar vurulur
Nice koç yiğitler yere serilir
Ölen ölür kalan sağlar sağlar bizimdir sağlar bizimdir
Ay dost canım hey
Eşeği Saldım Çayıra
Eşeği saldım çayıra
Otlaya karnın doyura
Gördüğü düşü hayra
Yoranın da avradını
Münkir münafıkın soyu
Yıktı harap etti köyü
Mezarına bir tas suyu
Dökenin de avradını
Derince kazın kuyusun
İnim inim inilesin
Kefen dikmeye iğnesin
Verenin de avradını
Dağdan tahta indirenin
Iskatına oturanın
Hizmetini bitirenin
İmamın da avradını
Müfsidin bir de gammazın
Mali vardır da yemezin
İkisin meyyit namazın
Kılanın da avradını
Kazak abdal nutk eyledi
Cümle halkı dahleyledi
Sorarlarsa kim söyledi
Soranın da avradını
Gam Keder
Gam keder tasa elım gurbet hasret dertler gecer bıter elbet
Bır merhaba acı kahve hatır sorma ve dostluklar cosar elbet
Sımsıkı sen sev sevmeyı bagzen almadan da vermeyı
İstanbul sehrı malın olsa olumden oteye koy yok ya
Gun olur devran doner akar seller kalır kumlar bulusuruz
Eser yelller yagar karlar gelır bahar acar gunler
Koklasırız
Sultan suleymana kalmamıs hababam donenen su dunya
Babanın tapulu malı olsa kefenın cebınde yer yok ya
Papazın essegını kovala dur alının kulahını velıye uydur
Aldat dur aldan dur oglum hayat bu mudur?
İşte agac işte toprak işte hayat budur oglum
İşte eller itE emek işte ekmek budur oglum
Basını dık tut hıc egme sen aklıne ve yuregıne guven
Cagını bıl cagına yakıs guzellıklerler yarıs
Islak Islak
Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine?
Ne olur ıslak ıslak bakma öyle
Saçını dök sineme derdini söyle
Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle
Sürerim buluttan tarlaları
Yağmurlar ekerim göğün göğsüne
Güneşte demlerim senin çayını
Yüreğimden süzer öyle veririm
Ben feleğin şu çarkına çomak sokarım
Ben feleğin tekerine çomak sokarım
Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle
Kahya Yahya
Diskoteğin önünde kahya durmuşum
Araba plakasından fallar tutmuşum
İçeri giren sarı kız bana baksaydı
Baksaydıda bana bana benim olsaydı
Olmaz olmaz bilirim ben kahya yahya
O kimbilir kimin nesi ben kahya yahya
Şu istanbul şehrinden neler ummuşum
Ummuşumda sadece yutkunmuşum
İçeri giren sarı kız bana baksaydı
Baksaydıda bana bana benim olsaydı
Olmaz olmaz bilirim ben kahya yahya
Dur be oğlum kahya yahya gel haddini bil
Sen kahyasın kahya gibi kahyalığını bil
İceri giren sarı kız bana bakmazki
Baksa bile bana bana benim olmazki
Olmaz olmaz bilirim ben kahya yahya
Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri
Ay dost canım hey
Kalktı göç eyledi avşar elleri hey
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar yollar bizimdir
Ay dost canım hey
Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın, dağlar bizimdir
Ay dost canım hey
Dadaloğlu'm bir gün kavga kurulur
Öter tüfek, davlumbazlar vurulur
Nice koçyiğitler yere serilir
Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir
Kara Yılan
Antep'in harbine onbir ay oldu
Kanımız kurudu benzimiz soldu
Analar babalar yaşların döktü
Vurun antepliler namus günüdür
Vurun antepliler mertlik günüdür
Atına binmiş de elinde dizgin
Girdiği cephede hiç olmaz bozgun
Çetelerden mi gardaş yılanım azgın
Vurun antepliler namus günüdür
Vurun Türk milleti kavga günüdür
Sürerim sürerim gitmez gadana
Fransız kurşunu değmez adama
Gara haberimi verin anama
Vurun antepliler namus günüdür
Vurun Türk milleti kavga günüdür
Kara yılan der ki harbe oturak
Nerde düşman görsek orda bitirek
Kilis yollarından kelle getirek
Vurun antepliler namus günüdür
Vurun Türk milleti kavga günüdür
Kendim Ettim Kendim Buldum
Karadır şu bahtım kara sözüm kâr etmiyor yâra
Karadır şu bahtım kara sözüm kâr etmiyor yâra
Sen düşürdün beni dara eyvah eyvah eyvah ey
Sen düşürdün beni dara eyvah eyvah eyvah ey
Kendim ettim kendim buldum kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah eyvah ey
Kendim ettim kendim buldum kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah eyvah ey
Bilmez yar halımdan bilmez akan gözyaşlarım silmez
Bir kere yüzüme gülmez eyvah eyvah eyvah ey
Bir kere yüzüme gülmez eyvah eyvah eyvah ey
Kendim ettim kendim buldum kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah eyvah ey
Kendim ettim kendim buldum kendim ettim kendim buldum
Gül gibi sarardım soldum eyvah eyvah eyvah ey
Namus Belası
Düstüm mapus damlarina ögüt veren bol olur
Toplasam o ögütleri burdan köye yol olur
Ana baba baci kardas dar günümde el olur
Namus belasina kardas döktügümüz kan bizim
Hep bir halli Turhalliyiz biz bize benzeriz
Yüz bin kere tövbe eder gene sarap içeriz
At bizim avrat bizim silah bizim san bizim
Namus belasina kardas yatariz zindan bizim
Kiz gelinim suna boylum doyamadan biz bize
Besmeleyle yüzün açip oturmadan diz dize
Almis götürmüsler seni çökertmisler issiza
Namus belasina kardas kiydigimiz can bizim
Agam kurban beyim kurban hallarimi eyledim
Ne bir eksik ne bir fazla hepsi tamam söyledim
Kir kalemi kes cezami yasamayi neyleyim
Namus belasina kardas verdigimiz can bizim
O Yar Beni
Nobette geceleyın
Ses gelıyor daglardan
Artık bır donusun yok
Dustugun o yollardan
Yar benı o yar benı
Illede yar o yar benı
Dagdan gelen ses degıl
Mezara yar koyar benı
Sehırler guleR amma
Kurt kapar senı
Hayat guzeldıR amma
Sermaye yapar senı
Nobette geceleyın
Ses gelıyor daglardan
Artık bır donusun yok
Dustugun o yollardan
Senı affedemem kı
Cektıın gıttın yoz oldun
Sana yar dıyemem kı
Dıle dustun soz oldun
Oh Be
Su adadan su bodrum'a yüzesim gelir
Yüzsemde çikamam ki, oh be!
Kus olupta o yakaya uçasim gelir
Uçsamda konamam ki, oh be!
Geceleri ben adadan bodrum'a bakardim
Isiklari ben görürdüm, oh be!
Türküleri ben dinlerdim
Gökyüzünü ben koklardim
Ve de nasil özlerdim, oh be!
Ben döneksem döndüm diye memleketime
Döndüm baba döndüm iste, oh be!
Parka
Her aksam o köseye asilirdi o parka
Paltoya para yokki ondan alindi parka
Bir sabah onun sirtinda çikti gitti o parka
Dedenin üç ayliktan alinmisti o parka
Kirli yesil bir renkti eskiceneydi parka
Ust cebi sökülmüstü kullanilmisti parka
Bir sabah onun sirtinda çikti gitti o parka
Parkasiyla vurulmus yatar iken buldular
Dört hain kursun degmis delik desikti parka
Baba eski tornaci gözünü çapak almis
Dede bir bacagini sakaryada birakmis
Ananin gözü yasli umut ona baglamis
Küçük kardesi bu yil siyasal'a gidecek
Paltoya para yokki o da parka giyecek
Ananin gözü yasli delikleri dikecek
Bir sabah onun sirtinda çikti gitti o parka
Parkasiyla vurulmus yatar iken buldular
Dört hain kursun degmis delik desikti parka
Resimdeki Gözyaşları
Birgün belki hayattan
Geçmişteki günlerden
Bir teselli ararsın
Bak o zaman resmime
Gör akan o yaşları
Benden sana son kalan
Bir küçük resim şimdi
Cevap veremez ama
Ağlar yalnızlığına
Ve işte arda kalan
Bir avuç anı şimdi
Koyup da bir başına
Bırakıp gittin beni
Sen yalnız değilsin
Biliyorum neredesin
Bu üzerdi beni
Yaşasaydın ve görseydin
Birgün belki hayattan
Geçmişteki günlerden
Bir teselli arasın
Bak o zaman resmime
Gör akan o yaşları
Sahibi Geldi
O gözlüklerinin arkasından bakıp niçin ağlıyorsun
Nerde o eski İstanbul diye hayıflanıyorsun
Vallahi zor iş doğup büyüdüğün bu şehirde
Dımdızlak bir yabancı gibi kalmak
Bir tabureye tüneyip akşamları kadehlerde boğulmak
Lakerda kokmuyor artık İstanbul şehri
Paskalya yumurtası bile yok şart mı ki
O eski bostanlar ağzına kadar blok apartman şimdi
Seninse dikili bir ağacın bile yok
Kaçırılan bir trenin ardından koşup
Yetişmeye takatin yok
Bir yeni sahibi var artık bu şehrin anlasana
Kimselerden korkusu yok
Duvara astığın o çorapların sahibi geldi
Altına aldığın o kilimlerin sahibi geldi
Kıro keko hırbo zonta maganda
Kıro keko hırbo zonta maganda
-Ah ah nerede o eski İstanbul
-O eski Kalamış o boğaz o güzelim sahiller
-Vallahi haklısın azizim
Halk sahilleri doldurdu vatandaş denize giremiyor
-Kültürsüzlük canım nolacak bir sürü köylü işte
-Kızım koş sular geldi sular gözünüz aydın ayol
Kes lan
Sen ülkedeki halkım savaştaki askerim
Ekinim ve ekmeğimsin. Sen üretenimsin
Birisi söylemişti hatta bir zamanlar sen efendimsin
Ve bu bizans eskisi şehir
Ve bu bizans eskisi utansın kendi kimliksizliklerinden
Siz uğruna neler çektiklerimiz
Bana göre vallahi hoşgeldiniz.
Sen De Başını Alıp Gitme
Ben suyumu kazandimda ictim
Ekmegimi boldum de yedim
Alkisi duydum, ihaneti gordum
Sesim de oldu, sessizligimde
Sevistigimde oldu benim..
Sen de basini alip gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi
Hayatta hic birseyim az olmadi
Senin kadar ve hicbirsey istemedim
Seni istedigim kadar
Sen de basini alip gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi, ne olur
Sen Duymadın
Seker ezdim sana
Bal süzdüm
Yüregimden mısra çektim
Şiir düzdüm
Bir fısıltıya hapsettim
İçimin tüm çığlıklarını
Gel dedim
Bir yer duydu
Bir gök duydu
Su duydu
Sen duymadin
Vazoya çiçek koydum
Mum yaktım
Işıkları söndürüp
Resmine baktım
Gözlerine esir ettim
Tepeden tırnağımı
Al dedim
Bir yer duydu
Bir gök duydu
Su duydu
Sen duymadın
Sevda Kuşun Kanadında
Dag basında rastladım
Ak sakallı bırısıne
Bın yıllık bır halıya bın yıldan berı
Bagdas kurmus bır cınar gıbı
Sordum ona ask ne ustam
Hayatın sırrı ne
Tepeden tırnaga asıgım ben
Koskoca bır hayat var onumde
Sevda, kusun kanadında
Urkutursen tutamazsın
Okse ıle sapanla
Vurursunda saramazsın
Hayat sırrının suyunu
Cesmelerden bulamazsın
Ansızın bır delı caydan
Icersınde kanamazsın
Tamirci Çırağı
Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar
Ümit gönlumun ekmeği kumar ha kumar kumar
Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları
nerelere gizlesin şu avucun nasırları
Otomobili tamire geldi dun bizim tamirhaneye
Görür görmez vurularak başladım sevmeye
Ayağında uzun etek dalga dalga saçları
Ustam seslendı uzaktan oğlum al takımları
Bir romanda okumuştum buna benzer bir seyi
Killi parlak kağıt kaplı pahalı bır kıtaptı
Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız
Yine böyle bir durumda tamirci cırağına
Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları
Arkası puslu aynamda taradım saclarımı
Gelecekti bugün geri arabayı almaya
O romandaki hayali belki gercek yapmaya
Durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan
Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan
Arabanın kapısını açtım açtım girsin içeri
Kalktı hilal kaşları sordu kim bu serseri
Çekti gitti arabayla eksozuna boguldum
Göysümde tomurcuk yaşlar agar agar dogruldum
Ustam geldı sırtıma vurdu unut dedı romanları
İşcisin sen işçi kal giy dedi tulumları
Unutamadığım
Açardın
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil
Açardın
Keklik kanı, kınalı berrak
Yenerdim acıları kahpelikleri
Gitmek
Gözlerinde gitmek sürgüne
Yatmak
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?
Canımın gizlisinde bir cani idin ki
Kan değil sevdamız akardı geceye
Sıktıkça cellad
Kemendi
Üryam
Üryam geldim gene üryam giderim
Ölmemeye elde fermenım mı var
Azrail gelmişte can talep eyler
Benim can vermeye dermenım mı var?
Dirilirler dirilirler gelirler
Huzuru mahsere divan dururlar
Haram mı var deyıp korku verirler
Benim ıpek yuklu kervanım mı var
Karacoglan derki ismim overler
Zehır oldu yedıgımız sekerler
Guzel sever die itham ederler
Benım hak'tan ozge sevdıgım mı var?
Konu efe tarafından (18-12-2006 Saat 01:17 ) değiştirilmiştir..
|