Tekil Mesaj gösterimi

Alt 23-01-2008, 20:57   #3 (permalink)
Crystal Heart
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,743
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 12 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Eşimle üniversiteden arkadaştık, sene 1998... 2004 Mayısında da evlendik. Uzun bir arkadaşlık döneminden sonra evlendiğimiz için, bebek yapmaya hemen karar verdik.

Ve canımın içi oğlum bizi hiç bekletmedi. 2005'e girdiğimiz yeni yılda oğlum benimleydi, biliyordum. İçimde öyle bir his vardı…

Nitekim yeni yıl gecesinin ertesinde yaptığım testle, ikincisi hafif silik de olsa oğlum varlığını ispatlamıştı. Hemen hastaneden randevu aldım ve orada da kan tahlili ile durum açığa kavuştu. Böylece heyecanlı bir hamilelik serüveni başlamış oldu…

İlk haftalarda, her hafta ultrason kontrolü istedi doktorumuz. 6. haftaya geldiğimizde daha bebişimin kalbi atmaya başlamamıştı ve doktorumuz ‘önümüzdeki hafta son!’ dedi, ‘yine o minik kalp atmazsa bebeği almamız gerekecek.’ O hafta nasıl geçti bilemezsiniz…

O gün gelip çattı! Hastanedeydik ve o minik kalp atışlarını duyduğumuzda sanki her yerde o sesler yankılanıyordu! Bebeğimiz, babasının doğum günü olan 31 Ocakta dünyaya tutunmuştu ama bu minik yaramazın maceralarının başlangıcıydı…

Üçlü test yapılana kadar yani 11. haftaya kadar her şey yolunda idi. Ancak üçlü testi yaptırdığımızda, doktor sonuçların iyi olmadığını, amniyosentez yaptırmamız gerektiğini söyledi. İşte o zaman dünya başıma yıkıldı! Bize, 1 hafta sonrası için gün verdi.

O bir hafta boyunca eşimle düşündük taşındık ve sonuç olumsuz bile olsa onu dünyaya getirmeye karar verdik. Bu kararı verdikten sonra da içim rahatladı çünkü her şekilde o artık benimdi ve ondan vazgeçmemiş olmak beni rahatlatmıştı.

Bir hafta sonra gittik. Operasyon çokta korkulacak bir şey değilmiş, hiç canım acımadı. Sonrası ise hep heyecan, hep heyecan… Sonuçları almamız ise biraz problem oldu. Ben korkumdan arayamıyordum, sağ olsun eşim arıyordu. İlk dedikleri tarihte sonuçlar çıkmamıştı, ikinci aramamızda da çıkmadı.

Neyse, aradan iki hafta geçti. Eşim, benden habersiz hastaneye gitmiş, sonuçları almış ve iş yerime gelmişti. Allah’ım eşimi karşımda görünce kalbim duracaktı, hiçbir şey de belli değildi yüzünden, ne iyi ne kötü.

‘Sağlıklı bir oğlumuz olacak’ deyince dünyalar benim olmuştu. Ama ikinci şoku yaşamıştım çünkü üçlü testi yaptırana kadar ki olan ultrasonlarda doktor kızımız olacağını söylemişti. Fakat amniyosentezde kromozomlara bakıldığı için, bu kesin sonuçtu!

Bundan sonra her şey yoluna girdi. Anlayacağınız bizim ufaklık o zaman da başlamıştı yaramazlıklara.

8. aydaki kontrolümde, NST’de doktor bebeğin kalp atışlarını beğenmedi ve kontrol çarşamba günüydü, ‘cuma gel, bebeği alalım’ dedi. Bizde yine bir telaş, bir panik…

Hemen annem geldi Bursa’dan. Yatış işlemleri falan derken, bebeğim 26.08.2005’te doğdu…

Ancak sezaryenin bir riski olarak ciğerlerinde su kalmıştı ve nefes alamıyordu yavrum. O yüzden 10 gün yenidoğan yoğun bakımında kaldı.

2.870gr. doğmuştu. Yenidoğandan normal servise çıktığında ise 2.300gr.’lık küçücük bir melekti.

Neyse, hemen emmeye başladı ve evimize gidebildik. Allah’ım onu bize bağışlamıştı. Çok şükür her şeyi yerinde, sapasağlamdı.

Şimdi 20 aylık, konuşan ve koşan bir afacan benim canım oğlum, Erman’ım…

Allah isteyen herkese sağlıklı bebekler versin…


Fulya Tatbul
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla