Tekil Mesaj gösterimi

Alt 23-01-2008, 20:57   #6 (permalink)
Crystal Heart
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,743
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 12 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Dört yıllık bir evliliğin devamında, beraberce çalıştığımız işimizde benim açımdan terfi etme zamanı gelmişti, anne olarak

Planlı olarak spiralimi çıkarttırmış, üç hafta sonrasında da hamile kalmıştım.

Bebeğimi ultrasonda ilk gördüğüm an ağlamıştım ellerimi yüzüme kapatarak. Çok heyecanlanmıştım. Anneliği kendime yakıştıramamıştım.

Bir hafta sonra sigaraya veda etmiştim, bütün hayat boyu bazında ve eşimden de bırakma sözü almıştım (elbette bu sözü tutmadı)

Hamilelik tüm sinirlerimi almıştı adeta. Bana mutluluk hediye etmişti. Beni tanıyan herkes “umarım hanımefendi gelince de böyle olursun” diyordu. Sorunsuz bir hamilelikti, ta ki 7. aya gelene dek…

7. ayda çıkan gebeliğe bağlı diyabet yüzünden; artık hamileliğim diyetisyen, dahiliye uzmanım ve doktorum Sanem hanım arasında geçen bir maratona dönüşmüştü. Kızımın sağlığı için diyet yapıyor, sabah akşam kendime insülin enjekte ediyor ve her gün yürüyordum. Kilo kontrolüm çok önemliydi. Her şey onun içindi…

Normal doğum istiyordum ancak doktorumuz diyabetli gebelerde yüzde altmış sezaryen olduğunu söylüyordu. Ben ağlıyordum, istemiyordum ameliyat olmak. Çünkü bana ve bebeğimize uzun uzun refakat edecek kimsemiz yoktu. Eşimi de, kızımı da zavallı durumuna sokmak istemiyordum.

8. aya girerken lila renginde odası, dolabında ütülü eşyaları, hastane çantamız, oyuncakları hazırdı. Biz de hazırdık. Ameliyata gireceğimden, korkuyla bir mektup anneme, bir mektup da eşime yazdım. Anneme yazdığım mektupta eğer bana bir şey olursa kızımı ona emanet ettiğimi, onu beni sevdiğinden de çok sevmesine ihtiyacım olduğunu yazdım. Eşime ise eğer bana bir şey olursa onun harika bir baba olacağını ama tekrar evlenmek isterse kızımıza annemin bakmasını istediğimi, her şey yolunda giderse bu mektubu beraber okuyacağımızı yazdım…

Ameliyathane soğuktu ve korkudan tansiyonum çıkınca yanıma eşimi istedim. Az sonra kızımın babası yanımdaydı, ellerimi tutuyordu. Belli ki o da korkuyordu, elleri buz gibiydi. Ondan şarkımızı söylemesini istedim. Utandı, söylemedi. Onu sevdiğimi söyledim…

Cevabını alamadan rahmetli babam yanıma geldi… Oysa öleli 15 yıl geçmişti. Bana gülümsedi ve arkasını dönüp gitti kızımın dedesi. Sonra rüyasız bir uykudan kendi çığlık sesimle uyandım. Canım çok yanıyordu ve çok fazla insan sesi vardı. Gözlerimi açmaya çalışıyordum ama sadece sesleri duymaya yetiyordu gücüm. Ama bebek sesi yoktu…

Gözlerimi zorlayarak açtım ve kuvözün içinde yatan bana göre minicik, tüm hastaneye göre kocaman bebeğimi gördüm…

Kızım Sude 4.660gr., 52cm. doğdu. O, hastanenin en uzun ve en tombul kız bebeğiydi. Tüm doktorların maskotu oldu.

Şimdi Sude’m kızım, bademim 15 aylık oldu. 15 ay; ay-ay, dizi gibi oldu. Her gün bir macera, yeni bir heyecan dolu dolu geçti. Sabırsızlığıma yenildiğim günlerim, uykusuzluktan ağladığım sabahlarım, ateşlenmesiyle kalbimin alev aldığı haftalarım, eğlenemediğim gezilerim, tadına varamadığım yemeklerimiz oldu. Ama kızımın kalbime kattığı sıcaklık... İşte bu sıcaklığı ancak gözlerime bakarsanız anlarsınız.

Kalbimi avuçlarında eriten, müjdeli mucizem…

Hayatıma iyi ki geldin!

Ece Cengiz
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla