|
KoooooLpa
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,743
Tecrübe Puanı: 12 
|
Doğum Yeri: Ankara Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi
Doğum Tarihi: 7 Ağustos 2006
Boy: 51cm
Kilo: 3.690gr
Benim annelik hikayem kızımla başlar. 17 Mart nişan, 17 Temmuz düğün ve 6 ay sonra annelik için geri sayım…
Sorunsuz geçen hamilelik dönemi sonunda, sanki hissetmiş gibi banyo yapıp yatmıştım. Saat gece yarısı 01:00 gibi, garip bir sancıyla yatağımdan sıçradığımı anımsıyorum…
Evet, 9 aylık sabırsız bekleyiş sonunda kızımı kucağıma alacağım. Apar topar hastaneye varıyoruz. Doktorum Ankara Hastanesinde ve ben doğumu orada yapacağım.
Neyse, şiddetli sancılar çekerken kendi kendime kızıyorum. Her sancı vuruşunda gözlerim yerinden fırlıyor; “bir daha mı tövbe” diyorum.
12 saat süren sancı sonucu, 4cm açılma normal doğumu engelliyor. Beni hemen sezaryene alıyorlar yoksa çocuk elden gidecek.
Ayılıp kendime gelirken, dünya tatlısı bir bayan doktor bana, “Bak annesi bir kızın oldu, onu dövme, ona kızma, onu hep sev” diyor…
Tarih 4 Kasım 1997. O benim hayatım, sarı papatyam, yaşam pınarım, canım kızım; Aycan’ım…
Yıllar çabuk akıp gidiyor. Kızım 8 yaşına gelmiş, isyan bayrağı çekmiş, “kardeşşşşşşşşşşş” diye bağırıyor. Babamız “bir tane yetmez; ikinci çocukkkkkkkk” diye tozu dumana katıyor. Ben çaresizleri oynuyor…
Kararsız geçen birkaç ay sonrası korunmayı bırakıyorum ve ikinci çocuk için geri sayım başlıyor. Tazelenen umutlar bir cuma akşamı iş dönüşü tuvalette kanamayla son buluyor. 1 aylık bebek akıp gidiyor karnımdan. Ağlamıyorum çünkü biliyorum ki hercşeyde bir hayır var.
Yeniden hamile kalmam için 1 yıl beklemek zorunda kalıyorum ve 2005 aralık ayının sonlarında kendimde bir gariplik hissediyorum; biliyorum hamileyim. Kan tahlili beni doğruluyor ve 9 aylık bekleyiş başlıyor...
Bu bekleyiş, doktorun “erkek olacak” demesiyle, eşim ve kızım için daha da uzuyor. Oysa ben biliyorum, rüyamda görmüşüm bir oğlum olacağını ve çok rahatım; bir de şu benden önce giden karnım olmasa. Top gibi bir şey olmuşum, yusyuvarlak. Yediğim meyvenin hesabı yok. O yıl meyve üreticileri bana çalıştı, inanın! Tabak tabak meyve yiyorum.
Uzatmayalım, doktorumun verdiği gün hastaneye gidiş ve hemen ardından “hadi bakalım Sevgiciğim, doğuma!” sözü beynimde şimşek gibi çakıyor. Ameliyathaneye nasıl girdim, nasıl hazırlandım bilmiyorum. Bildiğim tek şey, tüm ameliyat ekibinin son derece güler yüzlü, sevecen ve çok sempatik oldukları; doktorumun sesi ve bayılmışım…
Tarih 7 Ağustos 2006. Kendime geldiğimde küçük bir odadaydım ve oradan kendi odama taşındım. Anneciğim ve minik bebeciğim beni bekliyor...
Eşim, hemen eve telefon etmiş; kızım “Yaşasın, abla oldum” diye evi birbirine katmış. Yani ne sevinç! Ben görmedim tabii.
Hoş geldin dünyamıza küçük erkeğim, hoş geldin Baturalp’im. Adın gibi yiğit olursun inşallah anneciğim…
Oğlum şu an 8 aylık, şirin mi şirin bir bebek.
Canım yavrularım, yaşam size hep uğurlu gelsin. Önünüzdeki tüm engellerle; sabırla, eğilmeden, bükülmeden mücadele edin. Bilin ki yaşamda en büyük zafer, kendi emeğinle kazandığın zaferdir. Tüm zaferler sizlerle olsun yavrularım. Sizleri hep sevecek anneniz, belki bir gün yanınızda olmayacak, o zaman bile ayakta dimdik ve eğilmeden durun; yaşamın size hazırladığı sürprizleri umut ve cesaretinizle aşın.
Sizleri seviyorum canlarım…
Bu arada hastanede beni hiç yalnız bırakmayan Gönül hemşireye, tüm hastane personeline (bana çok iyi baktılar), sevgili doktoruma teşekkür ediyorum. Oğluma bakan yengeme de sevgilerimi sunuyorum, çok iyi bakıyor gerçekten; şimdiden oğlum sevgi delisi bir çocuk olup çıktı.
Sevgi Hin
__________________
lifeandeath pReNsEs
Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!
Kiminizin akLı,
Kiminizin kaLbi,
Kiminizin ruhu yok..!
birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !
|