Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Aspirin ve Heroin’in Mucidi: Felix Hoffman..

 Genel Kültür Katagorisinde ve  Biyografi Forumunda Bulunan  Aspirin ve Heroin’in Mucidi: Felix Hoffman.. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>1868’de Ludwigsburg’da doğan Felix, Cenevre’de kimya, Münih’te Farmakoloji okuyor. Aldığı yüksek notlarla hocalarının dikkatini çekiyor. Alman ilaç sanayiinin liderlerinden Friedrich ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Kültür / Sanat > Genel Kültür > Biyografi

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-01-2008, 16:00   #1 (permalink)
KoooLpa
 
The_RoTinG - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 894
Tecrübe Puanı: 2 The_RoTinG is on a distinguished road
Standart Aspirin ve Heroin’in Mucidi: Felix Hoffman..


1868’de Ludwigsburg’da doğan Felix, Cenevre’de kimya, Münih’te Farmakoloji okuyor. Aldığı yüksek notlarla hocalarının dikkatini çekiyor. Alman ilaç sanayiinin liderlerinden Friedrich Bayer adam olacak eczacıyı gözünden tanıyor, genç kimyageri keşfedip işe alıyor.

Felix işe eski mısır papirüslerinde bile yazılı olan bir ağrı kesici ile başlamak istiyor. Zira o günlerde babası romatizma ağrılarından çok bizar oluyor. Müslümanların sulak yerde yetişen ağaçların kabuklarını sirkeyle kaynatıp ağrı kesici yaptıklarını iyi biliyor. Özellikle söğüt ağacının kabuklarında bulunan “salicin” şiş indiriyor, ağrı dindiriyor ve vücuda direnç kazandırıyor. Bundan hareketle yaptığı ilaç bayağı bayağı iş görüyor, lâkin ihtiva ettiği sodyum salisilat mideyi tahriş ediyor. Genç eczacı daha az asitli formüller üzerinde çalışıyor ve “asetilsalisilik asit”i sentezlemeye muvaffak oluyor. Herr Bayer bu ilaca “aspirin” gibi kulağa hoş gelen bir isim takıyor ve hızla imalata başlıyor.

Beyaz toz
Ama Felix durmuyor, daha güçlü bir ağrı kesici için kolları sıvıyor. Verem ve kanser gibi hastalıklarda hem ağrı dindirebilen, hem de tedavi edebilen bir ilaç keşfedebilmek için laboratuvara kapanıyor. O Ağustos sıcağında fokur fokur kaynayan tüplerin başında saf morfini asit anhidritle işliyor ve yorucu bir çalışmanın ardından “eroin hidroklor” adlı beyaz tozu yakalıyor. Bayer firması aspirinden sadece 11 gün sonra keşfedilen ilacı tam bir yıl boyunca kobaylar üzerinde deniyor, baz morfinden 8 kat güçlü olan ilaç en dayanılmaz acıları bile dindiriyor.

“Heroin” adıyla piyasaya sürülen toza ilk tepkiler çok müspet çıkıyor, ıstıraptan kıvranan hastaları bile mutlu oluyor. 1. Cihan Harbinde kolu bacağı kopan askerler bununla rahatlıyor, iç organları dağılanlar bile huzura kavuşuyor.

Bayer böylesine cazip bir malı pazarlamanın rahatlığı ile aspirinleri ambara kaldırıyor. Artık kimse o acı ve ekşi tabletleri görmek istemiyor.

Derken heroinin şurubu da yapılıyor, başı dişi ağrıyan iki fırt çekti mi gülücükler dağıtıyor. Alan memnun, satan memnun, eczanelere mal yetişmiyor. Gel gelelim hasta olmayanların bile eroine meyli Amerikan sağlık dairesini kıllandırıyor.

Bayer firması şikayetleri ciddiye alıyor, kimyagerlerden biri ilacı bizzat kendi üzerinde denemeyi kabul ediyor ve ilk dozdan sonra alçaktan uçuşa geçiyor. Göğsünü yumruklayıp “ben kahramanım” demeye başlıyor. Eroini mercek altına alınca bunun pek de “masum” bir ilaç olmadığı ortaya çıkıyor ama bu süre zarfında klinikler, kahramanlarla dolup taşmaya başlıyor, krize girenler ortalığı dağıtıyor. İlaç eczanelerden kaldırılıyor, lâkin şeytanın tozu şişeden kaçıyor. 1931 yılında kanunen yasaklanıyor ama eroinmanlar yasağı masağı sallamıyor, küçük bir doz için büyük paralar ödemekten çekinmiyor. İşte o gün bugündür bir sektör doğuyor, uyuşturucu kartelleri hava, kara ve deniz trafiğini kullanarak mal taşıyor. İcabında bürokratları satın alıyor, hükümetleri yıkıyor. Bu arada milyonlarca kahraman, kahramanlık gösteremeden mevta oluyor!

Takdir edersiniz ki böylesine cazip bir üretim kalemini kaybeden Bayer iflasın eşiğine geliyor. Depolarında tonlarca aspirin bulunuyor ama eroinden ağzı yanan yöneticiler aspirini üflemeye başlıyor. Yeni bir sabıkalı ürüne daha tahammül edemeyeceklerini düşünüyorlar. Hatta Felix’in eli değdi diye aspirini de zehir sayanlar çıkıyor, tonlarca tablet çöpe atılıyor. Ancak zorda kalınca elde kalanları “ürke korka” piyasaya veriyorlar ve Bayer “Bayer” oluyor. Bu küçücük haptan bir imparatorluk doğuyor.

Bu şirin tablet tarihe geçiyor, iki dünya savaşı arasındaki yıllar “aspirin çağı” olarak anılıyor. İngilizler Almanlarla savaştıkları yıllarda aspirinin eksikliğini çok hissediyor ve bunu yapabilecek eczacıya 20.000 Sterlin (deli para) ödül koyuyorlar.

Zamanla aspirinin sadece ağrı kesmediği, kalb-damar hastalıklarına, yüksek tansiyona, miyokardiyal enfarktüse iyi geldiği ve vücut aktivitelerindeki düzenleyici rolü olduğu tespit ediliyor. Sadece Amerika’da her yıl 1.250.000 kişinin kalp krizi geçirdiği ve yarım milyon insanın öldüğü düşünülürse aspirinin kıymeti anlaşılıyor. Derken beyin damarlarındaki daralmaları da önlediği ve felçlere mani olduğu ortaya çıkıyor. Hele migren ağrılarını azaltması, çok kimsenin yüzünü güldürüyor.

Aspirin günümüzde akciğer, göğüs ve özellikle colorectal (kalın bağırsak) kanserine, sonra katarakta, kısırlığa, zonaya, alzheimere karşı “tedbir olarak” kullanılıyor. Hekimler aspirinin faydalarını müşahede etmekle birlikte çalışma mekanizmasını çözemiyorlar. Ancak Dr. John Vane bu ilacın hormon bezi gibi çalıştığını ‘prostaglandin’ maddesinin üretimini engelleyerek acı sinyallerinin beyne intikalini önlediğini tespit ediyor ve bu çalışması ile “Nobel ödülü”ne hak kazanıyor.

Her eve lâzım
Baş, diş, diz, boyun, bel ağrısına, kırıklık, incinme, burkulmaya derken aspirin tuzluk gibi elimizin altında bulundurduğumuz bir ilaç oluyor, ayılana, bayılana koşturuluyor. Ve dile kolay her yıl 50 bin ton aspirin piyasaya veriliyor. Yarım gramlık haplardan hesaplarsanız oluşturacağınız zincir birkaç defa aya gidip geliyor. Düşünün Neil Armstrong bile yanına aspirin almadan fezaya çıkmıyor. Bazı ülkelerde aspirin para gibi kullanılıyor. Zira ona kimse hayır diyemiyor.

Yalnız aspirinin giderilemeyen bir kusuru var(!) Bazıları onu “ucuz olduğu için” ciddiye almıyor.


alıntı
The_RoTinG isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Osmanlılar’da “Felsefe” efe Felsefe 0 06-01-2008 15:23
F.Bahçeliler’in ’Emniyet’ şakası Turist Ömer Komik Yazılar 1 09-08-2007 21:28
Osmanlı Sarayı’nda Harem-i Hümâyûn’u kimler, nasıl yönetirdi? eywallah Tarih 0 30-07-2007 04:37
Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Osmanlılar’da “Felsefe” KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN Felsefe 0 21-02-2007 17:59
1001 icadın mucidi kim? efe Genel Kültür 0 04-12-2006 20:18


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:04 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208