Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Huzur Kendi Yuvalarinda, çocuklarin Yaninda...

 KooLpa Yaşam Katagorisinde ve  Dini Konular Forumunda Bulunan  Huzur Kendi Yuvalarinda, çocuklarin Yaninda... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>HUZUR KENDİ YUVALARINDA, ÇOCUKLARIN YANINDA... 1994'de New Jersey'in Paterson mahallesinin park sokağında oturuyorduk. Sokağımızda iki yaşlı Amerikalı kadın kalıyordu. Bunların ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Yaşam > Dini Konular

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18-05-2007, 23:06   #1 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,743
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 12 Crystal Heart is on a distinguished road
A020 Huzur Kendi Yuvalarinda, çocuklarin Yaninda...


HUZUR KENDİ YUVALARINDA, ÇOCUKLARIN YANINDA...


1994'de New Jersey'in Paterson mahallesinin park sokağında oturuyorduk. Sokağımızda iki yaşlı Amerikalı kadın kalıyordu. Bunların çocukları ve aileleri vardı; ama hiç ziyaretlerine gelen yoktu. Artık bunadıkları için komşularımız elden geldikçe onlara yardımcı olmaya çalışıyordu. Bilhassa Türkler... Bir akşam karanlığında baktık ki bir Türk komşumuz bir yandan onları ikna etmek için uğraşıyor, bir yandan da evlerine götürmeye çalışıyordu. "Mesele nedir?" diye sorduk. Dedi ki, yaşlılardan birisi, öbürüne 'Gel artık ben seni evine götüreyim' diye tutmuş kolundan götürüyor. Yolda rastladım. Ortada kalmışlar. Kendi evinin yolunu da unutmuşlar. Senelerdir bir arada yaşıyorlar. Ben ikisini de eve getirmek istiyorum. Birisi illâ ki: 'Bunu kendi evine götürelim.' diye tutturdu. 'Peki nerede evi?' diye soruyorum. Öyle bir şey olmadığı için, bir adres de söyleyemiyor. Perişan olacaklar diye ikna edip getirmeye çalışıyorum."
Bu zavallıların ev içindeki durumları da içler parçalayıcı idi.
Yapayalnız ölüp gidenlerin haddi hesabı yok. Marketlerde gördükleri çocukları okşayabilmek için annelerinden izin istirham eden, içlerindeki torun sevgisini, doya doya okşayarak tatmin edemeyenler de öyle...
Huzurevlerine terk edilenler daha mı şanslı? Geçtiğimiz senelerde Radikal gazetesinde; "Huzur Değil, Ölümevi" başlıklı bir haber çıkmıştı. Haberin spotunda "Kopenhag Plejebo Huzurevi'nde 1994'ten bu yana tam 22 kişi ilâçla öldürüldü. Cinayetlerin 12'sinin Plejebo'da çalışan bir hemşire tarafından işlendiği kesinleşti." yazılıydı. H. Cengiz Kahraman'ın yazdığı haberde şöyle deniyordu:
"Yaşları 65 ile 97 arasında değişen 22 yaşlıyı öldürmekle ve 629 bin kron parayı çalmakla suçlanan hemşire gözaltına alındı. Huzurevinde yaşayan yaşlılara ait toplam 629 bin kronun zaman içinde yavaş yavaş ortadan kaybolduğunun ihbar edilmesi üzerine harekete geçen Kopenhag polisi, soruşturma sırasında 'aktif ölüm yardımı' adında başka bir ihbar gelmesi üzerine, 1994'ün Ağustos ayından bugüne kadar yaşlıların ölümleri hakkında araştırma başlattı. Yapılan incelemelerde kaybolan paraların ölen yaşlılara ait olduğu ve katil zanlısı kadın personelin ölen yaşlıların kredi kartlarını kullandığı ortaya çıktı. Polis, hemşirenin, 15'i kadın 7'si erkek olan 22 yaşlıya 'Katagon' adlı haptan aşırı miktarda vererek öldürdüğünü tespit etti."
28 Ekim 2001 tarihli Milliyet gazetesinin "Türk Kadınına Londra'da Zulüm" başlıklı haberinde şöyle deniliyor: "İngiltere'nin en pahalı bakımevlerinden birinde yaşayan bir Türk kadınının başına gelenler ülkeyi ayağa kaldırdı. Bundan 1,5 yıl önce ağır felç geçiren Nurhan Alp (78), Richmond bölgesinin en lüks bakımevlerinden Lynde House'a yerleştirildi. Ve yaşlı kadın için kâbus başladı. Zavallı kadın, günlerce kendi dışkısı içinde bırakıldı. Yatağından vahşice kaldırılırken kolu kırıldı. Ağrısı üzerine görevliler: ‘İyi rol yapıyorsun!' diye alay etti ve kolunun röntgeni bile, o ağrıya rağmen üç hafta sonra çekildi. Sonunda bu zulme dayanamayan Nurhan Alp ve iki kadın şikayetçi oldular. Bunun üzerine haftalığı 650 Sterlin (yaklaşık 1,5 milyar lira) olan bakımevinden yaka paça atıldılar."
Yaşlılarımızın yeri gönülden sevgilerin, sıcak alâkaların yaşandığı kendi öz yuvamızdır. Burada örnek yine biziz. Batı dünyasının bu husustaki durumu çok kötü. 31 Temmuz 2001 tarihli Türkiye gazetesinin "Anne-Babaya Dayak!" başlıklı haberinde şöyle deniliyordu: "Almanya'da çocuklarının yanında ömrünü tamamlamaya çalışan yaşlılara, bizzat kendi çocukları tarafından, sanıldığından daha sık şiddet uygulandığı bildirildi. Uygulanan şiddetin, 'bakımını bilerek ihmal etme', 'maddî açıdan sömürme amaçlı ruhsal baskı', 'hürriyetini kısıtlama' ve 'dayak' şeklinde gerçekleştiği tespit edildi. Federal Aile Bakanlığı'ndan verilen bilgiye göre, yılda yüzde 6'dan fazlası 60-70 yaş arası olan yaklaşık 600 bin yaşlı kendi evlatlarından eziyet görüyor. Bu yaşlılardan 340 bini ise fiziksel şiddete maruz kalıyor. Federal Aile Bakanı Christine Bergmann yaptığı açıklamada, yaşlılara aile içinde uygulanan şiddetin sebebinin, anne babasına bakanların fazla maddi karşılık beklemeleri olduğunu bildirdi. Aile içinde yaşlılara uygulanan şiddetin önüne geçmek amacıyla Hannover'de üç yıldan beri bir model proje uygulandığını hatırlatan Bergmann, proje kapsamında yapılan danışma seanslarıyla aile içindeki sorunların hafifletilmeye çalışıldığını söyledi. BPD'li Bakan, şimdiye kadar 400 ailenin danıştığı, kriz telefonu ile 360 başvuruya cevap verildiğini kaydetti."
İnsanlığın bu derin derdine çâre olarak İslâmî kültürle yoğrulmuş olan Anadolu insanı, dünyanın her yerinde yerini almalı; temiz, nezih ve örnek anlayışı ile her zaman kendini ifade edebilmelidir. Evet bizim Avrupa ve Amerika'dan teknik ve teknoloji adına alacağımız çok şey vardır. Ancak gerçek insanlık olan İslâmiyet'ten beslenen köklerimiz, özümüz itibariyle aile bağı, anne-babaya hürmet ve saygı gibi güzelliklerimiz yönünden artılarımız daha fazla; bunlara muhtaç ve aç olanlara vereceğimiz pek çok değer vardır. Evet o güller ve sümbüller, sadece bizim bahçemizde bulunur.
"Anne ve babadan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın "of!" bile deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki: 'Ey Rabbim, nasıl onlar, beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öyle merhamet buyur.' Sizin içinizde olanı Rabbiniz hakkıyla bilir. Eğer siz sâlih kimseler olursanız, muhakkak ki, O, Kendisine yönelenler için çok bağışlayıcıdır." (İsra suresi, 23-25)
Yirmibirinci Mektup'ta bu âyetlerle ilgili olarak şöyle deniliyor: "Şu âyetlere dikkat et, bak, nasıl, beş tabaka ayrı ayrı surette, ihtiyar anne babaya şefkati celbediyor! Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlatlarına karşı şefkatleridir. Ve en ali hukuk dahi, onların şefkatlerine mukabil hürmet, haklarıdır. Çünkü onlar hayatlarını, kemal-i lezzetle evlatlarının hayatı için feda edip sarf ediyorlar. Öyle ise, insaniyeti sukuta uğramamış ve canavara inkilap etmemiş herbir evlât, o muhterem, sadık, fedakâr dostlara halisane hürmet, samimane hizmet, rızalarını tahsil ve kalblerini hoşnut etmelidir. (Amca ve hala, peder hükmündedir; teyze ve dayı, ana hükmündedir). İşte o mübarek ihtiyarların varlıklarını ağır görüp, ölümlerini arzu etmek ne kadar alçaklıktır. Bil, ayıl. Evet, hayatını senin hayatına feda edenin hayatının yok olmasını arzu etmek, ne kadar çirkin bir zulüm, bir vicdansızlık olduğunu anla."
İslâmiyetin bu güzel prensipleri, Müslümanlar, bilhassa Anadolu insanı üzerinde kudsî kuvvetini hâlâ sürdürmektedir. Evet kültürümüzü özüne nakşetmiş nesillerimiz, mukaddesatımızın ifade ettiği gibi aslan payının bizzat anne babaya ve diğer büyüklere nasıl verileceğini dünyaya gösterip, en ulvî temsil ve rehberliği ifade edeceklerdir, inşaallah..
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kendi Bakım Ürününüzü Kendiniz Yapın Journalist Makyaj 0 17-10-2008 21:31
07/14/07 - Kendi haberini kendi yapıyor Crystal Heart Magazin Haberleri 0 14-07-2007 15:56
..:: Kendi Sesiyle AtaTüRk ::.. MyScReaMRocK Mustafa Kemal Atatürk 0 24-05-2007 20:39
Fitness yapın, huzur bulun! pReNsEs Güzellik / Diyet 0 20-05-2007 17:40
kendi smilini kendin yap byserseri Msn Avatar / Smiley / Wink 0 12-01-2007 03:29


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.5
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208