Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Gizli El - Reşat Nuri Güntekin | Roman Özeti

 KooLpa Kültür / Sanat Katagorisinde ve  Edebiyat Forumunda Bulunan  Gizli El - Reşat Nuri Güntekin | Roman Özeti Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Reşat Nuri Güntekin 1889’da İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini Çanakkale’de yaptı. Çanakkale İdadisi’nde, Mekteb-i Sultaniye’de (Galatasaray Lisesi) ve İzmir’de bir Fransız okulunda ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Kültür / Sanat > Edebiyat

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-11-2007, 00:10   #1 (permalink)
Super Moderator
 
Turist Ömer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 940
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 3 Turist Ömer is on a distinguished road
Standart Gizli El - Reşat Nuri Güntekin | Roman Özeti


Reşat Nuri Güntekin

1889’da İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini Çanakkale’de yaptı. Çanakkale İdadisi’nde, Mekteb-i Sultaniye’de (Galatasaray Lisesi) ve İzmir’de bir Fransız okulunda okudu. 1912’de edebiyat fakültesini bitirdi. 1916-1919 arasında İstanbul’da Vefa ve Erenköy liselerinde öğretmenlik yaptı. 1931’e kadar çeşitli liselerde Türkçe, Fransızca, Edebiyat, Felsefe ve pedagoji dersleri verdi. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi oldu, 1939’a kadar Anadolu’yu dolaştı. 1939-1943 arasında Çanakkale milletvekili, 1950 de Paris’te kültür Ataşesi ve Türkiye’nin UNESCO temsilcisiydi. 1954 de emekli oldu, İstanbul Şehir Tiyatroları Edebi Kurul Üyeliğine seçildi. 1956 Aralık’ta tedavi için gittiği Londra’da kanserden öldü.

Kitabın Özeti

Gizli el Reşat Nuri Güntekin’in ilk romanıdır. Romanda baş kahraman Şeref bey onun yanında ise eşi Seniha hanım, doktor bey ve Seniha hanımın babası aziz paşa gelmektedir. Roman Şeref Beyin bir afyon meselesinin hesabını sormak için umum müdür nü görmeye gitmesiyle başlar. Bu müdürü telaşlandırır ve işi Şeref beyin bu işi unutması karşılığında onun da istediği bir şeyin olacağını işaret etmektedir fakat şeref beyin oldan isteyecek bir işi kalmamıştır. Şeref bey işine alışmış ağzı iyi laf yapan ve böyle kimseleri korkutacak bir yere gelmiştir. Yalnız işinde bu ilerleme Şeref beyin eşiyle arasını açmış ve onun arkadaşlarıyla yaptığı eğlenceler ve kaçamaklar bu durumu iyice ümitsizleştirmiştir. Bir gece eşiyle yaptığı bir söyleşide Seniha, Şeref beye gençliklerini geçirdikleri Bursa’da ki narlı çiftliğine dönmek istediğini söyler ve bu yeni hayatı tartışırlar. Bu Şeref beyi rahatsız eder ve eski hayatını ve çiftlikte eşiyle geçirdiği günleri irdelemeye başlar.
Okulunu bitirdiğinde babasını kaybeden Şeref, o günü kadar hiç geçinme derdi yaşamamıştır, fakat bundan sonra geçimini sağlaması gerekmektedir. İstanbul’da hiç tanıdığı olmadığı için ve Bursa’ya oradan da küçük bir işe girmek için Gemliğe gider ve maliye memurluğu ile hayata atılır. Burada zamanla okulda kurduğu hayallerin birer birer güz yaprakları gibi döküldüğünü görür. Memurluk ise canını iyiden iyiye sıkmaktadır. Birbirinin aynısı geçen günlerin sıradanlığını , bazı geceler yapılan eğlenceler bozmaktadır. Bir gün kendisinin de katıldığı bir eğlencede toplanmışlardı. Büyük memurlarında bulunduğu bir ev rakıların da eşliğinde geçen eğlenceyi Şeref fazla tutmamıştır fakat onun fazla durgun olduğunu gören yaşlı ve deneyimli birisi onu uyararak aralarına katılmasını ister. Böylece artık bu tür eğlencelerin onun hayatının önemli bir parçası olacağını anlar ve alışmaya çalışır. Hayatından sıkılan Şeref bazı akşamlar kırlarda yalnız dolaşarak güneşin batışını seyreder. Yine böyle bir akşamda birisi ona seslenerek yanına çağırır. Bu kişi bir doktordur ve bu işi keyif için yapan ve hastalarından para almayan birisidir. Şerefin doktorla tanışmasıyla aralarında hiç bozulmayacak bir ahbaplık oluşur. Birkaç hafta sonra doktor Şerefi gemlikte narlı çiftliğine götürür. Orada bir aziz paşanın oğluna hesap dersi verecektir. Aziz paşa da doktor gibi konuşkan birisidir ve Şerefe kolayca ısınır. Böylece Şeref haftada üç gün ders vermek için çiftliğe gelip gitmeye başlar. Bir zaman sonra yine çiftliğe ders vermek için gelirken yolda aziz paşa ve yanında kızıyla karşılaşır. Kızı Seniha Fransız mektebinde okumuş ve tahsilini iyice ilerletmiştir fakat bunun yanında Türkçe’si biraz zayıf kalmıştır. Aziz paşa Seniha ya yardım etmesi içinde Şerefi görevlendirir. Dersler devam ettikçe Şeref Seniha ya tutulur bu aşkı kimseye belli etmemesi gerektiğini iyi biliyordur. Fakir bir memurun ders verdiği bir paşanın kızını sevdiğinin öğrenilmesi onu utancından öldürebilir. Aradan uzun bir süre geçer ve çiftliğe aziz paşanın misafirleri gelir ve birkaç gün burada kalırlar. Her gece sofralar kurulur ve içkili şenlikler düzenlenir. Burada misafirlerin arasında bulunan ve alafranga giyinen Nevnihal hanımın zoruyla Şerefte içki içmek zorunda kaldı. Sofra kaldırıldıktan sonra bir ara Şeref öğrencisi Seniha ya tayininin çıktığını söyleyerek Şam’a gitmesi gerektiğini belirtti. Bunu Seniha paşaya söyleyince ise paşa şaşırdı fakat bu uzun sürmedi ne de olsa memur için bu değişiklikler normaldi. Artık aralarından ayrılmak isteyen Şeref biraz daha durduktan sonra bahçeye indi ve oradan kırlara daldı. Sarhoş olduğu için nereye gittiğini bilmeden yürüyordu sadece görmek istediği Seniha idi. Kısa bir yolculuktan sonra bir derenin yanına geldi üstünde büyük ölçüde yıkılmış bir köprü vardır oradan geçmeye çalıştı. Gözlerini tekrar açtığında ise doktorun evindeydi. Orada birkaç günü baygın olarak geçirmişti. Ayağında ve kafasında sarılmış yaralar vardı. Doktorla konuşurlarken paşa geldi. Geçmiş olsun diledikten sonra cebindeki fotoğrafları çıkarttı. Onlar Seniha’nın albümünden aşırdığı fotoğraflardı. O evde baygın yatarken her şey anlaşılmış ve bir karara bağlanmıştı. Şeref in ise onlara verebilecek bir cevabı yoktu, o hala neler olduğunu tam kavrayamamıştı. Aziz paşa kızı Seniha’yı Şeref ile evlendireceğini söyledi ve doktorda bunu Şerefin babası olarak kabul etti. Şerefin, Seniha ile evlenmesi bu şekilde aniden ve tamamen kendiliğinden olmuştu.
Evliliklerinin ilk birkaç yılında önemli bir şey olmamış, sadece birbirlerine mesut olduklarını söyleyip, mutlu bir şekilde geçinip gidiyorlardı. Tâ ki, komşu devletlerde savaş çıkıp seferberlik ilan edilene kadar. Bu en başlarda Şerefe şaka gibi gelir hatta Seniha ya tehlikeyi abartarak anlatarak onun kendisine daha fazla değer vermesine çalışmaktadır. Muharebe için muayeneye gittiğinde ise sordukları sorularla Şerefin böbreklerinde ki rahatsızlıktan dolayı onu hafif göreve alırlar. Şeref en zor görevlere bile kendini hazırlamıştır bunun yanı sıra ise bu hafif görevin daha da hafifine getirilerek Bursa da Ahz-ı asker şubesi neferi olur. Burada Çanakkale harbe gidenlerin zaptını tutmaktadır. Bu rahat görevi alırken kendisi hiçbir müdahalede bulunmamış her şey kendiliğinden olmuştur. Bu günler de Bursa da ve çiftlikte fazla kimse kalmamış ve kendiside rahat rahat evine gelip gidebiliyordur. Seniha ona her zamankinden daha fazla ilgi gösteriyor ve muharebe de anlatılanlardan korktuğu için Şerefe de bir zarar gelmesinden korkuyordur. Bu günler geçirlikleri en güzel günler olmuştur. Bursa ya döndüğünde ise aziz paşa ile beraber bazı geceler kumar oyunlarına gitmeye başlamıştır. Kendisi oynamasa da aziz paşanın poker zaafı karşısında şaşırmış ve ona para yardımı yapmak zorunda kalmıştır.
Bir gün Doktor, Şerefi emekli bir asker ve şimdi politika ya atılmış olan Murat beyle tanıştırır. Murat bey çok bilgili ve devlet büyükleri hakkında atıp tutan birisidir. Bu ise onun belli başlı birisi olduğunu gösterir çünkü normal birisi bu şekilde konuşmaya kalksa sonu idama kadar bile gidebilir. Doktor, Şeref’in yetenekli birisi olduğunu anlatmıştır ve Murat beyde onun basit bir işte harcanmasını istemeyip, onun daha önemli yerlerde çalışmasını sağlamıştır. Şeref de artık maliye memuru değil de kendini koluna sımsıkı bağlanan çantasıyla Viyana ya giden bir kurye olarak buluyor. Bu tür yolculuklara ve yeni arkadaşlarıyla eğlencelere iyice alışan Şeref Beyin her çiftliğe dönüşünde Seniha’yı onu yine aynı şekilde beklerken buluyordu.
Hikaye Burada kaldığı yerden devam ediyor. Şeref Bey kurye olarak görevini bitirmiş devletler arası ilişkileri bulunan bir şirketin en nüfuslu idarecileri arasındadır. Fakat Seniha bu işe o kadar değer vermemektedir hatta Şeref Bey, Seniha’yı yanında çalıştırmak istediğinde ise hiç istekli davranmayarak, reddetmiştir. Bu yeni hayatında ise Şeref Beyin aynı statüde yüksek sosyeteden arkadaşları vardır. Sık sık aralarında eğlenceler düzenlenir. Burada açık saçık giyinen kadınların yanında Seniha’nın çekingenliğinden hoşlanıyordu fakat bu ilişkilerinde ki ahengi bozuyordur. Devlette çok büyük işlerin döndüğü, savaşların başlayıp bitirildiği, çok yüksek paraların aktarıldığı bu şampanyalı eğlencelerdir. Şeref Bey bunları Seniha’ya kabul ettiremez ve bir gün Seniha çiftliklerine geri dönmek ister. Bunun içinde aziz paşanın hastalığını bahane eder. Sere bey onu ne kadar engellemeye çalışsa da vazgeçiremez. Yola beraber çıkarlar, Şeref bey de onu çiftliğe kadar getirir bir hafta kadar da çiftlikte kalır fakat bu süre içinde Seniha neredeyse hiç onunla ilgilenmez. Geri dönerken vapurda eski birkaç tanıdığını görür ve yanlarına gider kısa bir konuşmadan sonra aralarında ki bir ihtiyar dolaylı biçimde onu kastederek “kulağını çekeceğim” der. Bu söz onu düşündürür fakat bu Murat Beyin de dediği gibi “yüksek yerlerdeki insanlar, zor vergiler öder” sözünün bir örneğidir. Kendi kendine küskünler çoğalıyor der fakat ayrılık acısı daha baskın çıkar Vapurun ikinci dönüşünde yani dört gün sonra tekrar çiftliğe dönüp Seniha’yı almayı planlar yalnız bu olmaz haftalar hatta aylar geçer. Bu aralar da savaş vukuatları artmıştır. Bu nedenle şirketin başları etrafta pek görünmüyordur bu da Şeref Beyi bazı sorunlarla yüz yüze getirmiş ve bazı kararlar vermesine neden olmuştur. Onun bu yere gelmesini sağlayan Murat Beyden ise hiç haber yoktur. Kimileri onun uzaklara kaçtığını, kimileride kurşuna dizildiğini söylemektedir. Bu zamanlar Şeref Bey de kendini artık içkiye vermiş ve başka kadınlarla da ilişkileri başlamıştır.
Günlerden bir gün birkaç yabancı gelir ve kendisini polis müdürüne getirirler. Onu bazı odalara sokarlar ve bir çok soru sorarlar. Her şey kendiliğinden olmaktadır, şimdiye kadar hiç soru sormadığı gibi şimdi de hiçbir ses çıkarmamaktadır. Tevkifhane de birkaç gün kaldıktan sonra hiç beklemediği bir anda aziz paşa ve Seniha’yı karşısında görür. Bunu hiç beklemiyordur çünkü Seniha’dan daha önce bir ayrılık mektubu almıştır ve bu kadar da düştükten sonra yüzüne bir daha bakmayacağından emindir. Fakat gelirler ve ümit kesmemek gibi teselli edici sözler söylerler.
Yaklaşık iki ay sonra ağırca bir para cezası ödeyerek baba-kız onu hapisten çıkartırlar yine vapurla çiftliğe götürürler ve Seniha’yla konuştuğu zaman ondan ayrılacağını sanan
Şeref, Seniha’nın ayrılmaması üzerine şaşırır. Seniha durumu önceden çok düşünmüştür ve doktorun Şeref hakkındaki bir sözüne gelmiştir “o, kendini büyük sanan bir çocuktur, ona acımak ve onu sevmek lazımdır.”

Gizli El Hakkında

Gizli el Reşat Nuri Güntekin’in ilk romanındır. Bunu yazdığı tiyatro piyesleriyle ilgilenmektedir, fakat bir gazeteci arkadaşının ısrarı üzerine ve kafasında devlet içinde dönen karanlık işler hakkında bir konusu olduğu içinde kabul eder. Çünkü bu konuyu tiyatroya uygulayamayacağını bilmektedir. Romanı yazdıktan sonra ise roman sansüre uğrar. Örneğin Bebek, saraya yakın olduğu için Padişahın kızacağı düşünülerek değiştirilir. Fakat sansürcü Şemsi Efendi kitabın konusunu tam anladığı zaman kabul etmez ve değiştirilmesini ister. Bu kitapta geçen gizli el önceleri bir devlet adamının vurgunculukta kullandığı gizli eli, bir kadının kocasını gizlice koruyan bir gizli ele çevrilir. Bu durumda bu romanın yazımında Şemsi Efendinin de emeği geçmiştir.
Bu eserde Şeref beyin mektepte okuduğu günlerden beri mühim biri olmak istediği ve onun rastlantılar sonucu bir çok kişiyle tanışması ve basit bir memurluktan, devletler arası işler yapan biti haline gelmesi onun sakin ve dürüst kişiliğinin zamanla hırçın, içki ve eğlence düşkünü biri olmasına neden olmuştur. Kadınlardan utanan birinin hatta eşi Seniha’yla evlenmeden önce onunla fazla konuşamayan birinin, işlerinde gittikçe yükseldikçe başka kadınlarda içki sofralarına oturması ve hatta daha ileriye gitmesi, yurda girişlerinde diğer ülkelerden aldıklarını kaçak getirmeye başlaması bir kimsenin yükseldikçe ne kadar değişeceğinin bir göstergesidir. Bu eser bu durumu anlattığı için önemlidir. Çünkü günümüzde dahi bunun çok somut örnekleri görülmektedir, bir mutahitin işi büyüttükçe maldan çalarak inşaatı daha ucuza getirmesi yada bir politikacının seçildiği zaman rüşvet alarak bir takım kimselerin istediğini yapması bunun bir kanıtıdır.
Turist Ömer isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Acımak - Reşat Nuri Güntekin | Roman Özeti Turist Ömer Edebiyat 0 01-11-2007 22:33
Küçük Ağa(Roman özeti) waRdeR Edebiyat 0 23-03-2007 18:14
Araba Sevdası Roman Özeti DeSTRoY Edebiyat 0 27-02-2007 22:25
Don Kişot Roman Özeti DeSTRoY Edebiyat 0 22-02-2007 19:14
Küçük Ağa Roman Özeti DeSTRoY Edebiyat 0 22-02-2007 18:50


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206