Biyoloji Katagorisinde ve Ekoloji Forumunda Bulunan Ekonomiye Ekolojik Yaklaşım Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Dünyada artık hiç bir ekonomik sistem, ekolojiyi özümlemeden ve ekolojik düşünceyi ekonomiye işlemeden hareket edemez. Bu şekilde hareket eden bir ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
KoooLpa
![]() Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Antalya
Mesajlar: 544
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Dünyada artık hiç bir ekonomik sistem, ekolojiyi özümlemeden ve ekolojik düşünceyi ekonomiye işlemeden hareket edemez. Bu şekilde hareket eden bir çok sanayi ülkesi utumunu değiştirmediği, ekolojiye rağmen ekonomik büyümeye devam ettiği takdirde o ülke kendi atıklı teknolojisinin kirletici virüsleri arasında boğulmaya ve yok olmaya mahkümdur. 1970'lere kadar dramatik denecek kadar acıklı olan bu durum, sanayi ülkelerinde değişmeye başlanmıştır. 1980'li yıllarda, ekolojik dengenin korunması ve iyileştirilmesi için yapılan gayretler hem devlet hem de kirleticileri üreten sanayi ve işletmeler düzeyinde çok büyük yatırımlar yapılmış önlemler alınmıştır. Ekonomiye ekonomik büyümeye ekolojik yaklaşımın sokulması hiç bir zaman işsizliğin iş sahasının azalmasına neden olmamış bilhassa yeni bir iş sahası potansiyelini yaratmıştır. İş, çevre ve teknoloji arasında uyumu sağlamaya, çevre kirlenmesine rağmen gelişme ve büyüme yerine çevreyi koruyacak ekonomik büyümek zorundayız. Gelişmekteki ülkeler, gelişmiş ülkelerin yapmış oldukları hatayı aynen tekrarlamaları gerekmemektedir. Ekolojik Damgalı Ekonomi Ekonomiye ekolojik düşünceyi sokar ve yaygınlaştırırken savurganlığa neden olan teknik açıdan rizikolu, ekolojik olarak sakıncalı sosyal açıdan daha az tahammül edilebilir enerji üretim teknolojilerinden vazgeçmek zorundayız. Çünkü bu tür teknolojilerin ekolojik zararlarının giderilmesi de çok pahalıdır. Bu yöntemlerle hem günümüzün insanlarına hem de geleceğin nesline ekstra faturalar çıkarmaktayız. Üstelikte tükenebilen kaynaklarımızı eritmekte yok etmekteyiz. Aynı zamanda da bir çok zararlı maddeler açığa çıkmaktadır. Bu derece ekolojik damga yememiş ekonomik faaliyet çok sakıncalıdır ve devam etmemelidir. Seçilecek teknolojik sistemler sosyal açıdan katlanabilir çevreye uyumlu olumsuz etkisi olmayan güvenceli ve ucuz bir sistem olmaktadır. Güneş enerjisinden yeterince yararlanılsa ısınma ve elektrik ihtiyacının büyük bir kısmı bu yolla karşılanabilir. Almanya da RWE-ÖKE İnstitut'un yaptığı bir araştırmada Federal Almanya Cumhuriyeti'nin tüm yüzeyinin % 2 sini işgal edecek şekilde güneş kollektörleri yerleştirilse Taşkömürü Birimi üzerinden yaklaşık 180 milyon ton enerjiyi ihtiyacı (21. yüzyılda ısınma için gerekli olan) karşılanmaktadır. Aynı şekilde % 1'nin de güneş enerjisi hücreleri ile kaplanması durumunda da 35 milyon ton Taşkömürü eşdeğerinde elektrik enerjisi üretilebilmektedir. Biomas enerjiyi 50 ve rüzgar enerjisi 33, su enerjiisi de 4 milyon ton taşkömürü eşdeğeri enerji yenilenebilir enerji potansiyelini oluşturmaktadır. Ekonomide ekolojik yaklaşımla alternatif enerji kaynaklarının araştırılmasına devam edilmektedir. (karşılaştırılabilmek için Federal Almanya Cumhuriyetindeki yolların kaplandığı alan oranı % 6 yerleşim alanları % 6 yaklaşık %1.3'ise projelendirilmiş çatılar).Ayrıca sanayi de bugün kullanılan enerjinini % 30'zunun tasarruf edilebileceği diğer kullanım alanlarında da mevcut tüketiminin % 20 sini tasarruf edilebileceği saptanmıştır. Güneş enerjisini kullanmakla ayrıca yeni olumlu iş sahalarıda açılmaktadır. Ev ve kullanma suyu arıtılmasında ihtiyacın % 6 sı güneş enerjisi ile karşılanması halinde güneş enerjisine dayalı yaklaşık bir milyon yeni işçi yeri açılmaktadır.Rüzgar enerjisi yaklaşık 25 000 sürekli işçinin çalışabileceği yerin açılmasına neden olmaktadır. Bu gün yenilebilir enerji kaynaklarının kullanılmasında uygulanan teknolojiyi pahalı bile olsa, bu konuda rekabeti teşvik etmek sürümü artırmak için gayret göstermek gerekir. ekoloji damgalı enerji sistemi insan sağlığına biyotik abiyotik unsurlara zarar vermemeli; tükenebilir enerji kaynaklarına fazla yüklenmeli; güvenilir enerji kaynağı almalı; Sosyo-ekonomik değişimlere uyumlu olmalı; yerinde iş sahası yaratmak; çevresinde altından kalkılamayacak problem ve sorunlar yaratmamaktadır. tüketici olarak ne yapabiliriz? Enerjiyi bilinçli kullanmalıyız. Enerjiyi nasıl tasarruf edebileceğimizi araştırmalıyız. İş ve ikematgah mekanında aktif ve pasif olarak güneş enerjisi kullanmamızı kontrol etmeliyiz. Yeni alet alımında az enerji kullanımı tercih etmeliyiz. İlgili daire veya makamlardan enerji tasarrufu konusunda plan ve tasarımları hakkında bilgi almak. İş sahası ile çevrenin çevre korumanın birbirinin karşıtı gibi göstermek çok yanlıştır. Çünkü ekolojik damgalı ekonomi ile yaratılan iş sahaları daha emniyetli ve uzun sürelidir. Bu şekildeki yeni sahaları sürekli çevrenin kalitesinin de iyileşmesine neden olacaktır. Ekolojik açıdan baktığımızda alışıla gelen ekonomik sistem zararları üreten, çevresel değerlerden kayıplara neden olacak ekonomik büyüme politikası idi. Artık hedefler yileştirilmeli, araçlar yenilenmeli ve yeni ekonomik yapılaşmaya gidilmelidir. Ekonomik açıdan ise alışıla gelen çevre politikalar hep açık veren uygulamada dirençle karşılaşılan, kaynakların az kullanılmasına neden olan ve toknolojinin yeterince gelişmesini engelleyen bir uygulamadır.Halbuki günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için önemli stratejiyi uygulamak zorundadırlar: 1. Ekonomide çevresel yükü azaltacak şekilde yapısal değişimi 2. Çevre politikasının önleyici olması 3. İş yeri temini ve ekonomi politikasının ekolojik damgalı olması gerekmektedir. Çevre koruma konusunda yapılan yatırımlar sayesinde Federal Almanya Cumhuruyetide 1984 yılında 500 000 kişi çalışmakta idi. Bu sayının 1987 yılı için bir milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Tüm çalışan nufusun 20 milyon olduğu düşünülürse 20.1'inin çevre sektörünce düştüğü görülür. Aynı yıl devletin ve özel sektörün çevre koruma için yaptığı yatırım ve masraflar 22.7 milyar m dir. 1984 yılında özel sektör çeşitli çevresel sahalara yatırımlar yapmışlardır. Bu yatırımların tamamı 3.507 Milyar DM. Katı artık işlemleri için 270 milyon DM, suların korunması için 1040 milyon DM ses ve gürültü kirliliği mücadelesi 230 milyon DM hava kirliliği ve kontrolu için 1960 milyon DM gibi önemli çevresel yatırım sahalarına yayılmaktadır. Çevresel kaliteyi korumak ve iyileştirmek için yatırım ve masraf yapılan tüm bu sahalardaki buna rağmen kalan zararın sektörlere dağılımı ise şöyledir. Hava kirliliği zararlı 48.0 milyar DM Su kirliliği zararları 18.0 milyar DM Toprak kirliliği zararları 6.0 milyar DM Ses ve gürültü kirlenmesi zararları 33.0 milyar DM Zararların toplamı 10 5.0 milyor DM SONUÇ Mobil , sabit emisyon kaynaklarını kontrol altına almak zorundayız. Ekolojik damgalı ekonomide iyi belirlenmiş amaç ve hedef çevrenin ve ortamlarının kalitesini korumada ve iyileştirmektir. Bunun için uygulanacak Çevresel ekonomik politika da en önemli iki silah (manövela) ekonomik kökenli para politikası ve mali düzenlemelerdir. Kaynakların musrifce tüketilmesi ve harcanmasını önlemek için kaynak kullanma vergisi ve kirletici yayınları azaltmak için"de "Emisyon Ücretleri"," Çevre vergisi" ve daha diğer alternatif vergi sistemleri geliştirilip konabilir. Örneğin kaynakların az kullanılması ödüllendirilip çok kullanılması ücret politikası ile cezalandırmak mümkündür. Çevre konusunda yatırım yapanlara da vergilendirme de çeşitli kolaylıkları getirmek finansman desteği sağlamak gibi yollar denenmelidir. Ayrıca atıksız az atıklı teknoloji ile yatırım yapan kuruluş ve firmalara teşvik belgeleri verilmelidir. Bugün A.B.D ve Federal Almanya Cumhuriyetinde yapılan çevre konusundaki yatırımların % 75 i mevcut tesisleri ve etkileri iyileştirmek için yapılan yatırım iken; % 25 i de az atıklı teknolojiyi geliştirmek ve uygulamak yaymak için yapılan yatırımdır. Bu oran her yıl büyümektedir. Türkiye'de bu günkü sanayi toplumunun yaşadığı evreleri aynı hataları ile gelişmek ve büyümek isterse bu büyümenin çevredeki değer kayıplarını telafi etmek için yapması gerekecek yatırımları "Ekolojik damgasız Ekonomi" modelin kararları ile büyümenin zararını bu işleri zaman kapatamıyacaktır. Bu gün Federal Almanya Dünya ülkeleri arasında "Çevre" konusunda en yoğun yatırım yapan ülkelerin başında gelmesine rağmen kalan emisyonlardan ve kirliliklerder dolayı yılda GSMH'nın % 6 sı yani 106 milyar mark kadar bir kaybı vardır. Türkiye'de bu oran çok daha büyük olabilir ve aşağıya çekmek azaltmak gerekir. Çevresel ortamların değer kaybını hesaplamak çok zordur. Bu konuda geliştirilmiş bir yöntem de yoktur. Batı Almanya'da bu çalışma en sağlıklı olarak görülmektedir. Prof.Dr.Ertuğrul ERDİN
__________________
Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ekonomiye Yön Veren Güç: Doğal Kaynaklar | efe | Coğrafya | 0 | 09-12-2007 12:41 |
| Psikodinamik yaklaşım | Crystal Heart | Psikoloji | 0 | 20-10-2007 20:49 |
| Ekolojik Resimler!!! | DeJaWu | Ekoloji | 0 | 18-02-2007 23:18 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.