Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Küresel ısınma ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları

 Biyoloji Katagorisinde ve  Ekoloji Forumunda Bulunan  Küresel ısınma ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Türkiye'de kurulu rüzgâr türbinlerinin toplam kapasitesi 67 megavat olup kısa sürede 110 megavata çıkması bekleniyor. 'Temiz enerji' veren rüzgâra yatırımcıların ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Biyoloji > Ekoloji

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-02-2007, 01:46   #1 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Arrow Küresel ısınma ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları


Türkiye'de kurulu rüzgâr türbinlerinin toplam kapasitesi 67 megavat olup kısa sürede 110 megavata çıkması bekleniyor. 'Temiz enerji' veren rüzgâra yatırımcıların ilgi göstermesi sevindirici. Çünkü medeniyet ve çevrecilik neredeyse eşanlamlı hale geldi

Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu, atmosferdeki sera gazı birikimlerini, iklim sistemindeki tehlikeli insan kaynaklı etkiyi önleyecek bir düzeyde durdurmayı amaçlayan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 21 Mart 1994'te yürürlüğe girmesinden sonra, Kyoto Protokolü de 16 Şubat 2005'te yürürlüğe girmişti.
İmzalayan ülkeler için bağlayıcılık taşıyan, emisyon hedeflerinin net olarak belirlendiği ve imzacıların 2008-2012 dönemindeki emisyonlarını, 1990'daki emisyon düzeylerinin en az yüzde 5'i kadar indireceklerini şart koşan protokole hem dünya kamuoyu yakın ilgi gösterdi, hem de AB konuya hassas yaklaştı. Bunun yansımaları, yasal düzenlemeler ve özel sektörün bazı yatırım girişimleriyle ülkemizde de görülmeye başladı. Bu amaca ulaşmanın temel yolu da belirlenmiştir: Fosil yakıt tüketimini azaltarak, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek.
'İklim değişikliği' ve 'yenilenebilir enerji' başta BM olmak üzere birçok kurumun en önem verdiği konulardandır. Bu konuda birçok panel ve toplantının yapılması, politikacıların ve bilim adamlarının bir araya getirilmesi amaçlanmaktadır. Dünya Meteoroloji Organizasyonu (WMO) ve BM Çevre Programı (UNEP) 1988'den beri 'İklim Değişikliği Paneli' adıyla yaptığı organizasyon, konuya verilen önemin iyi bir örneği. Burada, politika yapıcılara yönelik iklim konulu tavsiyeler oluşturulması ve gelişmelerin paylaşılması amaçlanmaktadır. İklim Değişikliği Paneli BM'nin altı resmi dilinde yürütülüyor ve genellikle hükümetlerle diğer katılan kuruluşlardan yüzlerce temsilcinin katılımı sağlanabiliyor.
Panelde iklim değişikliğinin bugünü ve yarını hakkında önemli bilgiler paylaşılmakta, öneriler üretilmektedir. Değerlendirme Raporu, panelin en önemli faydasıdır. Farklı milletlerden yüzlerce uzman rapor taslağı çıkarmakla görevlidir. 2001'deki rapor çalışması sırasında yaklaşık 1000 uzman taslak çıkarmakla, 2 bin 500 kadar uzman da gözden geçirmekle görevlendirilmiştir. 4. Değerlendirme Raporu da geçtiğimiz günlerde yayımlandı.

Mevzuat ve tanımlamalar
TBMM'de, 10 Mayıs 2005'te kabul edilen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin 5346 Sayılı Kanun'un amacı şöyle açıklanmıştır: "Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımının yaygınlaştırılması, bu kaynakların güvenilir, ekonomik ve kaliteli biçimde ekonomiye kazandırılması, kaynak çeşitliliğinin artırılması, sera gazı emisyonlarının azaltılması, atıkların değerlendirilmesi, çevrenin korunması ve bu amaçların gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulan imalat sektörünün geliştirilmesi." Kanunun tanımlara ilişkin 3. maddesinin 8. altbaşlığında, yenilenebilir enerji kaynakları şöyle sıralanıyor: Hidrolik, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, biyogaz, dalga, akıntı enerjisi ve gel-git gibi fosil olmayan enerji kaynakları... Buna ek olarak 4 Ekim 2005 tarihli ve 25956 sayılı resmi gazetede yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, söz konusu kaynaklara dayalı tesisler için üretim lisansı sahibi tüzelkişilere Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslarını belirlemiş ve bu kapsamdaki yatırım sürecini hızlandırmıştır.
Enerji Piyasası Kurumu tarafından Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatı çerçevesinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim yapan tesislere ilişkin destek mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu kapsamda, "yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurmak üzere lisans almak için başvuruda bulunan tüzelkişilerden lisans alma bedelinin yüzde biri dışında kalan tutarın tahsil edilmememesi", "yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için ilgili lisanslara derç edilen tesis tamamlanma tarihini izleyen ilk sekiz yıl süresince yıllık lisans bedeli alınmaması" veya "yerli doğal kaynaklar ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerine, TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından, sisteme bağlantı yapılmasında öncelik tanınması" gibi özel sektör yatırımlarını teşvik edici birçok konu karara bağlanmıştır.
Rüzgâr, son zamanlarda Türk girişimcisinden gördüğü ilgi sebebiyle, yenilenebilir enerji kaynaklarının değerinin yakın gelecekte anlaşılmasına iyi bir örnek olacak. Rüzgâr enerjisi, hava akımının sahip olduğu hareket enerjisidir. Bu enerji mekanik veya elektrik enerjisine dönüştürülebilir. Rüzgâr enerjisinden faydalanılması tarihin çok eski dönemlerine kadar gitmektedir. İnsanlık rüzgâr enerjisinden ilk olarak yelkenli gemilerde faydalanmıştır. Tarihin daha ileriki safhalarında rüzgâr enerjisinden su pompalama ve tahıl öğütmede faydalanıldığını görüyoruz. Rüzgâr enerjisinden ilk elektrik üretimiyse, 1891'de Danimarka'da başarıldı. Günümüzde, faydaları daha iyi anlaşıldığı için, rüzgârdan elektrik üretimine yönelik teknoloji hızla gelişiyor. Fosil, nükleer ve diğer enerji üretim yöntemlerinde atmosfere sera gazı olarak ifade edilen zararlı gazlar salınmakta, bu gazlar dünyamızın iklim koşullarını etkilemekte, havayı ve suyu yani çevreyi kirletmektedir. Rüzgâr enerjisiyse temiz bir enerjidir. Geçmişte gürültü kirliliği yaratmakla eleştirilmiş olsa da pervanelerin dönerken çıkardığı sesler artık ciddi ölçüde azaltılmıştır. Dünyadaki ve ülkemizdeki kullanım oranının düşük olmasına karşılık, 2020'de dünya elektrik talebinin yüzde 12'sinin rüzgâr enerjisinden karşılanması için yoğun araştırma ve büyük yatırımlar yapılmaktadır.

Kapasite ve umut
Bugün rüzgâr türbinleri ile rüzgâr enerjisinden üretilen toplam güç 71 bin
MW civarındadır. 2010 yılında toplam gücün 120 bin MW bulacağı düşünülmektedir. Dünyadaki elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 1'i rüzgâr enerjisiyle yapılmaktadır. Dünya üzerinde yaklaşık olarak 250 bin kişi bu sektör için çalışmaktadır. Bu güçten en fazla yararlanan ülke Almanya'dır. Almanya toplamda 21 bin MW civarında güç üretmektedir ve Almanya'nın elektrik enerjisi ihtiyacının yüzde 7'sini karşılamaktadır. Rüzgâr gücünden en çok yararlanan diğer ülkeler İspanya, ABD, Hindistan, Danimarka, Hollanda, İtalya, Japonya, Britanya ve Çin'dir. Tükettiği enerjinin yüzde 20'sini rüzgâr türbinleriyle karşılayan Danimarka'da rüzgâr sanayiinde 12 bin kişinin çalıştığı göz önüne alınırsa, istihdam için önemli katkıları olan bu sektörün ülkemizdede desteklenmek istenmesini anlamak zor değildir.

Hızlanan yatırımlar
Otoritelerin tahminlerine göre 2006'da ülkemizde 172,0 milyar kilovat saat civarında elektrik tüketildi ve arzın 3,1 milyar kilovat saati de rüzgâr enerjisinden karşılandı. Ülkemizde halihazırda kurulu rüzgâr türbinlerinin toplam kapasitesi 67 megavat olup, yakın zaman içinde 110 megavata çıkması bekleniyor. Türkiye'de birçok ilke imza atmış işadamlarımızdan 5 yılda 250 megavatlık enerji yatırımı yapacakları ve bu hedef doğrultusunda ilk adımınların atıldığı, 41 megavatlık bir rüzgâr santrali projesinin ivedilikle başlatıldığı ve tamamlandığında 161 milyon kilovat saat elektrik üretiliceği türünde açıklamalar basına yansımaya başlamıştır. Bu tür açıklamalar iş dünyasının konuya yaklaşımını anlamakta önem taşımaktadır. Ülkemizde toplam 400 MW'lık rüzgâr santralı projesi inşaat halindedir ve 48.000 megavatlık bir potansiyelin varlığı otoritelerce ifade edilmektedir. Yatırım maliyetinin MW başına 1-1.3 milyon avro olduğu düşünüldüğünde büyük tutarlı yatırımların kapıda olduğunu görmek güç değildir. Temiz enerjiye yatırım yapmak isteyen yatırımcılar bu örneklerle sınırlı değildir. Bu sebepledir ki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA) Projesi'nin tanıtımında büyük ilgiyle karşılanmıştır. Bugün itibarıyla en büyük sorun karşılaşılan beklenmedik ilgi yüzünden türbin üreticilerinin en az iki senelik bekleme süreleriyle sipariş kabul etmeleridir.
Görülmektedir ki yakın gelecekte ülkemizde rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, biyogaz, dalga, akıntı enerjisi yatırımları gündemde olacaktır. Gerek büyüyen ekonomisiyle Türkiye'nin toplam sera gazı salımında, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkeler arasında en fazla sera gazı üreten ülkelerden biri olduğu, gerek yapılacak yatırımların ekonomiye olumlu etkisi, gerek çevreye sağlayacağı faydalar, gerekse yaratacağı istihdam imkânlarıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi daha sık duyacağımız bir konu olma yolundadır. Bazı projeksyonlara göre ülkemizin elektrik ihtiyacı 2010'da 242 milyar, 2020'de ise yaklaşık 500 milyar kilovat saate yükselecektir. Demek oluyor ki mevcut üretimimizi üç kat artırmamız kaçınılmazdır. Bugün medeniyet kelimesinin neredeyse çevrecilikle eşanlamlı hale geldiğini, kamuoyunun çevre problemlerine odaklandığı ve akılcı mevzuat değişikliklerinin ve teşvik mekanizmalarının girişimcileri hızla harekete geçirebildiğinin saptandığı hatırlandığında, adı geçen yatırımların ileride daha fazla destekleneceğinden kuşku duyulmamaktadır.

08.02.2007 Radikal
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
grafiklerle küresel ısınma - slayt - efe Ekoloji 6 29-03-2008 00:18
Türkiye'nin Kullandığı Enerji Tipleri ve Tasarruf KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN Coğrafya 0 22-04-2007 00:58
küresel ısınma geyikleri:D psiko_bkt Komik Yazılar 0 03-04-2007 20:58
küresel ısınma emre_18 Komik Yazılar 0 09-03-2007 17:15
Küresel ısınma ve yapabileceklerimiz elifsu Ekoloji 3 07-03-2007 22:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:56 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206