Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Hedonizm

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Felsefe Forumunda Bulunan  Hedonizm Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Hazcılık, diğer adlıyla hedonizm; Kirene okulu Sokratesin öğrencisi Aristippos'un (M.Ö. 435-355) öğretisidir. Sokratesçi okullar iyiyi aramışlardır; Aristippos'a göre iyi demek ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Felsefe

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-10-2007, 13:16   #1 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Standart Hedonizm


Hazcılık, diğer adlıyla hedonizm; Kirene okulu Sokratesin öğrencisi Aristippos'un (M.Ö. 435-355) öğretisidir. Sokratesçi okullar iyiyi aramışlardır; Aristippos'a göre iyi demek haz demektir; haz veren her şey iyi, acı veren her şey de kötüdür. Yaşamanın amacı hazdır ve insan yaşamı süresince hazza yönelmeli, acıdan kaçınmalıdır.

Hedonizm (Yunanca “hedone”: zevk), felsefede, zevkin, yaşamdaki tek ya da temel iyi olduğunu söyleyen ve ideal davranış biçimini zevkin peşinde koşmakla açıklayan öğretidir. Eski Yunan’da iki önemli hedonist kuram ortaya atılmıştır.

Kyrene Okulu takipçileri ya da egoist hedonistler, bireyin o anki kişisel isteklerinin diğer insanları düşünmeksizin karşılanmasını varlığın gerçek temeli olarak açıklayan öğretiyi desteklemişlerdir. Onlara göre bilginin kökleri, anın geçici duyumlarında saklıdır ve bu yüzden, anlık zevk düşkünlüklerini gelecekte neden olabilecekleri acıya göre sorgulayan bir ahlaki değerler sistemi oluşturmaya çalışmanın hiçbir anlamı yoktur.

Epikurosçular ya da akılcı hedonistler, egoist hedonistlerin tersine, gerçek zevkin yalnızca akılla elde edilebileceğini ileri sürmüşlerdir. Epikuros’un etik anlayışı, Aristo’nun, en yüce iyinin başka bir şeyin değil, kendi yararı için değerli görülen şey olduğu yönündeki çok bilinen görüşüne dayanır. Epikuros, mutluluğun en yüce iyi olduğu konusunda Aristo ile hemfikirdir.

Ne var ki Epikuros, mutluluğu zevkle açıklayarak Aristo’dan ayrılır. Bunun için iki neden öne sürer. Ana neden, zevkin, insanların gerçek anlamda değer verdikleri için yaptıkları tek şey olmasıdır. Başka bir deyişle, Epikuros’un etik hedonizmi, onun psikolojik hedonizmine dayanır.

Epikuros, yaptığımız her şeyi, sonuçta kendi adımıza ve zevk almak için yaptığımızı iddia eder. İçdürtüsel olarak zevk almak istedikleri ve acıdan kaçındıkları ileri sürülen bebeklerin davranışları gözlemlendiğinde, bu iddianın doğru olduğu düşünülebilir.

Epikuros, bu durumun yetişkinler için de geçerli olduğunu; ama yetişkinlerde bunun doğruluğunu görmenin daha zor olduğunu; çünkü yetişkinlerin kendilerine neyin zevk vereceği konusunda daha karmaşık inançlara sahip olduklarını düşünür.

Ama Epikurosçular, tüm aktivitelerin, hatta açıkça kişisel bir fedakarlık olan ya da yalnızca bir erdem ya da asil bir davranış olduğu için yapılan aktivitelerin bile, aslında kişinin zevk duyması için yapıldığı şeklindeki iddiayı mantıklı gösterebilmek için epey enerji harcamışlardır.

Epikuros’un deneycilik görüşüyle iyi uyuşan ikinci kanıtın, kişinin iç gözlemsel deneyimlerine dayandığı düşünülür. Kişi, ateşin sıcak olduğunu anında algılaması gibi zevkin iyi, acının ise kötü olduğunu hemen algılar. Zevkin iyiliğini ya da acının kötülüğünü göstermek için daha fazla kanıta ihtiyaç yoktur.

Epikuros, tüm zevklerin iyi, tüm acıların da kötü olmasına rağmen, zevklerin tamamının tercih edilmeye layık olmadığını ya da acıların tamamından kaçınılması gerekmediğini söyler. Bunun yerine kişi, uzun vadede çıkarına neyin uygun olacağını hesaplamalı ve eğer kısa vadede kendisine daha az zevk veren bir şeyden vazgeçmek uzun vadede daha fazla zevk sağlayacaksa, kısa vadedeki zevki bir yana bırakmalıdır.

Epikurosçular, kendini kontrol etmenin ve ihtiyatlı olmanın erdemli yanlarını vurgulamışlardır.

İki öğreti de değişmeden modern çağlara kadar pratikte varlığını korumuştur. 18. ve 19. yüzyıllarda Jeremy Bentham, James Mill ve John Stuart Mill gibi İngiliz felsefeciler, evrensel hedonizmi, daha yaygın olarak faydacılık diye bilinen öğretiyi savunmuşlardır.

Bu kurama göre, insan davranışının temel kriteri, toplumun iyiliğidir ve kişisel ahlaki davranışın yönlendirici ilkesi, en çok sayıda insanın refahını sağlayacak ve yükseltecek olana sadakattir.



CİNSEL HEDONİZM

Zaman zaman çalışmayan, üretmeyen sadece eğlenceye ve cinsel yaşama odaklanan bir model anlayışını savunan Amerikan sinemasının dünyayı etkisi altına almasıyla birlikte; iyice yayılan ve kendine her geçen gün daha çok taraftar bulan hedonist yaşam tarzı, özellikle ülkemizde ideali olmayan ve sorunlu gençleri tehdit etmektedir.

Yunanca “hedone” haz ve zevk demektir. “Hedonizm” kelime anlamıyla "hazcılık, haz alma" anlamına gelen, en üstün iyiliğin haz olduğunu ileri süren bir öğretidir. “Cinsel hedonizm” ise nefsin egemenliğidir. Yaşamın anlamını cinsel hazda bulan dünya görüşüdür. Cinsel hazza teslim olmuşluk kültü, bir değersizlik, giderek cinsel iştahı azgınlaştıran bir davranış bozukluğudur.

Dört bin yıllık düşünce tarihine baktığımızda eski Yunan’da iki önemli hazcı kuram ortaya atılmıştır: Yazılı tarihte ilk defa haz peşinde koşmayı insanın tek amacı olarak tanımlayan Sokrates’in öğrencisi Aristippos’tur. Hazcılığın kurucusu sayılır. Bireycidir. Topluma değer vermez. Her davranışın nedeni mutlu olma isteğidir. Bu nedenle yaşama sanatının büyük ustası olarak anılmıştır. Hazcılığı devam ettiren diğer bir düşünür Epikuros’tur. Tinsel hazları duyusal hazların üstünde görür. Çünkü tinsel hazlar gelip geçici olmayan hazlardır. Mutlu bir yaşamın amacı, vücudun sağlığıyla ruhun rahatlığını aramayı öğrenmektir. Bu bağlamda, mutluluğun en yüce iyi olduğu konusunda Aristo ile hemfikir olan Epikuros, mutluluğun zevksiz elde edilemeyeceğini savunarak Aristo’dan ayrılır.

Sonrasında 19. yüzyıl İngiltere’sinde, “mutluluk faydadadır” diyen J. Stuart Mill ve “en üstün iyi, faydadadır. İyiyi kötüden ayıracak ölçü, fayda ölçüsüdür” diyen Jeremy Bentham, gibi düşünürlerde, “sürekli fayda, geçici faydadan iyidir” noktasında tarif bulan “faydacılık,” geçici olmayan hazları mutluluğun amacı gören hazcılık ile örtüşmüştür. Daha sonra, cinsel hazzı ve doyumu, bedensel acı ve en güçlü duygu olan ruhsal acıyla birlikte ele alarak, Eros’u ve Doğa’yı uzlaştırmak isteyen Marquis de Sade, “kötülük ve suç her çeşit zevkin kaynağıdır” diyerek, ahlaksal değerleri eleştirip bunları cinsel hazcılık anlayışı çerçevesinde değerlendirmiş ve cinselliği, insanları tanımanın en kesin yolu olarak görmüştür. Günümüzde insanın varoluş amacı olan zevklerin tatmin edilmeyip bastırılması sonucu ruhsal rahatsızlıkların meydana gelebileceğini savunan ve hazcılığın sözde bilimsel kaynağını oluşturan ise “S.Freud” olmuştur.

Her şeyde haz almayı ön planda tutan ve sadece eğlenceye dayalı bir hayat tarzını benimseyen hedonistler, cinsel yaşamlarında da anlık zevkleri uzun vadeli mutluluklara tercih ederler. İnsanın varoluş amacını arzuların tatmininde arayanlar, arzuların en zirvesi olan cinsellikte de sınırsız özgürlüğü seçtiler. Peki gerçekte cinsel özgürlüğün sınırsızca yaşanması mümkün mü? Hayır. Çünkü sınırsız cinsellik, cinsel doyum eşiğini yükseltir ve zamanla öpüşerek bile orgazm olan hedonistler, kokain almadan orgazma ulaşılamaz hale gelirler. Cinsel beklenti düzeyi yükselen bu insanlarda aile bağları zayıflar. Aile sadakatine uymayan eylemler başlar. Aile parçalanmaya başlar. Yüksek cinsel beklentisine ulaşılamayınca ümitsizlik, karamsarlık, öfke ve saldırganlık duygularına yönelim sonucunda depresyon kaçınılmaz olur. Aykırı cinsel eylemlere, pornografiye ve uyuşturucu kullanımına yönelim artar. Cinsel hazzın doğasında devam etme beklentisi vardır. Hazzın devam etmemesi kişinin kendisini kötü hissetmesine neden olur. Hazzın tatmin edilmemesi intihara kadar giden süreci başlatabilir. Günümüzde, insanı cinsel haz peşinde koşmayı idealize eden tüketim toplumu yüzünden hem hedonizmin hem de sonrasında intiharın görülme oranı çok artmıştır.

Son tahlilde cinsel hedonistler;


* Sevilmek, cinsel anlamda beğenilmek arzusuyla yaşarlar.
* Ahlaki kuralları, yasakları ve toplumsal sınırları sevmezler, aksine nefret ederler. Bu yüzden din ve ahlak kelimeleri en rahatsız oldukları kelimelerdir. Ayrıca ölüm gerçeği onları çok rahatsız eder.
* Düşünmemek için en büyük silahları alkol ve keyif verici maddelerdir.
* Son derece “ben merkezci” olurlar. Şahsi menfaatlerini çok iyi kollarlar. “En kutsal değer senin çıkarındır” diyerek, kendi değerleri için her türlü değeri feda edebilirler.
* Narsistirler. Sadece kendilerini severler. Kendilerini özel ve önemli görürler. Alçak gönüllülüğü ahmaklık olarak kabul ederler.
* Övgü ile beslenirler. Eleştiriye çok duyarlıdırlar. Eleştirilmekten hoşlanmazlar. Çalışmayı sevmezler. Onlara göre kazanmak için ter dökmek ahmaklıktır. İş ve çalışma, zamandan ve cinsel hazdan alıp götüren şeylerdir. Bunun için tembellik ve zor şeylerden kaçma, hedonistlerin diğer özelliklerindendir.
* Aileyi, erkeği ve kadını cinsellik olarak görürler. Onlar için kadın veya erkek yasak zevklerin aracıdır. Aile için sorumluluklar, çocuk sahibi olmak rahatlarını kaçırır.
* Evlenmekten kaçınırlar. Evlenseler bile boşanma sık görülür. “Her arzunu tatmin et, her zevki tat" ilkesini benimserler. Tabi cinsel hazzı engelleyen şeyler onların düşmanıdır.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:48 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206