Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Fanustaki Özgürlük

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Felsefe Forumunda Bulunan  Fanustaki Özgürlük Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kendime bu aralar sıkça sorduğum bir soru: "Gerçekten özgür müyüz?" Bazılarının şöyle dediğini duyuyorum. Özgürlük mü, o uzun zaman önce ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Felsefe

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-10-2007, 21:11   #1 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Standart Fanustaki Özgürlük



Kendime bu aralar sıkça sorduğum bir soru: "Gerçekten özgür müyüz?" Bazılarının şöyle dediğini duyuyorum. Özgürlük mü, o uzun zaman önce kaybettiğimiz bir şey. Ya siz, yoksa hâlâ diretenlerden misiniz? Günümüz toplumunda ne yazık ki bizler koşullu özgürlerdeniz. Koşullu özgürlükte elinizde prangalar yok ama onlar artık sizin beyninizde. İşte bu koşullu özgürlük, belki de içimizdeki en büyük hapishane. Jeremy Bentham Panoptikon hapishane planını yayınladığında yıl 1791'di. Oysa 2001 yılında insanlar kendi panoptikonlarını ruhlarına kurmuşlar bile. Modernitenin getirdiği normlar insanın kendi iç hapishanesini kurmasına neden oldu.

Sanat bir kaçış yolu belki ama oradaki kurgulanmış özgürlük insan için yeterli değil. Amerikan toplumunun gökyüzünü kıskanan modern babil kuleleri gökdelenler, günümüz insanının gölge uygarlığında yaşamasına neden oluyor. Tüketim toplumu denen ve giderek tükettiğimiz bu olgu ise özgürlüğün baş düşmanlarından biri. Sonuçta kendini yaşamayı unutan, mekâna hapsolan belki de fordist üretim biçimine dönüşen insan manzarasıyla karşı karşıyayız. Özgürlük ise kaybolan bir kavrama dönüşüyor. Ben hâlâ gökyüzüne baktığında kendini özgür hissedenlerdenim, ama o bile günümüzde bir lükse dönüştü. Gözetim toplumunda gerçekten artık özgür olmak imkânsıza eşdeğer. Gökdelenlerin kurdukları gölge uygarlıkları, yok olan doğa yerine yaratılan sun'î yeşillikler, kendini doğadan koparan ve sanal doğa internete hapseden insanlık, Saint Exupery'nin Küçük Prens'ine benziyorlar. Küçük Prens'in gülle kurduğu dostluk sanki fanus içindeki bir yaşama benzer, tıpkı günümüzdeki özgürlük kavramı gibi.

Mekâna hapsolan insan, sanallaşan ilişkiler, yapaylaşan aşk sanki tüm kavramlar kabuk değiştiriyor. Çünkü artık özgürlük, chatte bir merhabanın karşılığında aranıyor. Eskiye dönüyorum ve aklıma Rousseau'nun özgürlük kavramı geliyor. Günümüzde yaşasaydı teknolojinin en büyük düşmanı olurdu sanırım. Rousseau, Sanatlar ve Bilimlerin gelişmesi üzerine söylevde, Dijon Akademisi'nce 1749 yılında bir yarışma sonucu aldığı birincilikte, "Bilimler ve Sanatların gelişmesi ahlâkın düzelmesine yardım etmiş midir?" sorusuna cevaben "Hiçbir şey bilmeyen ve bilmediğinden utanmayan bir adama yaraşan tarafı baylar!" diye karşılık vermiştir. Belki de ömrü yetseydi Frankfurt Okulu'nun düşünürlerinden biri olup çalışmalarını Kültür Endüstrisi kavramı üzerinde sürdürürdü.

Çağımızın özgürlük sorununu en fazla irdeleyenlerden biri de Frankfurt Okulu düşünürlerinden Adorno'dur. Adorno, ABD ve Batı Avrupa'daki liberal demokratik sistemleri totaliter toplumlar kategorisine sokar. Bu kavramsallaştırma, bütün evreni açıklayan ve içeren kavramsal sistemin kurulmasında ifadesini bulmaktadır. Özgürlük belki de her şeyin kavramsallaştırılmasına karşı çıkıştır. Aklıma bir kelime geliyor Baudelaire'in Paris Sıkıntısı'ndan: "Yabancı" diyor Baudelaire, galiba özgürlüğü arayanlar modernitenin yabancıları oluyorlar.


Toplumsal Hafıza ve Modernite

Toplum olarak birçoğumuzun dillendirdiği, önemli bir problem olarak görülen ve kendimize yönelttiğimiz bir eleştiri vardır. Toplumca çok çabuk unuttuğumuz ve kollektif bilincimizin her geçen gün biraz daha fazla zayıfladığı yönündeki eleştirilerdir bunlar. Bu yazıda eleştirilere genellikle sınırlı görüş açımız ve kendi kültür kodlarımız ekseninde cevap aramaya çalışacağız. Fakat bunu yaparken, sosyolojik olayların tek bir sebebe bağlı olmadığı, olumlu veya olumsuz bir çok değişkenin sonucu olduğu tezini gözden kaçırmamak gerekir.

Bu anlamda toplumsal hafızanın ne olduğu, nasıl bir işlev gördüğü ve günümüzde toplumsal hafızayı zayıflatan esasların neler olduğunu inceleyelim.

Hafıza; toplumların geçmişlerini gelecek için itici bir güç hâline dönüştürmelerinde, kendi içinde tutarlı bir tavır ve davranış tarzı geliştirmekte güç aldığı kaynağı ifade eder. Hayatı anlamlandırabilmek ve her saniyesi ile canlı, hareketli bir dünyanın neresinde durduğunu bilmesi açısından hafıza, insanın kendisini tanımlamasında, hem birey hem de toplum olarak kendisini üretebilmesinde en önemli unsuru teşkil eder. Toplumsal hafıza, canlı ve daima içten içe devinim hâlinde olan, yaşanılan mekân ve zaman içerisinde ilişkide bulunan, çağının gereklerine göre yöntem değiştirebilen dinamik bir yapıdır. Yani geçmişte üretilmiş, kazanılmış değerlerin üzerine bir medeniyetin yeniden üretimini gerçekleştirebilmek amacına hizmet eden bir işlev görürken, bunun tam tersi olan büyük bir zihniyet değişimi ya da devrim gerçekleştirebilmek amacına hizmet eden yıkıcı ve yeniden inşa edici bir işlev de görür.

Toplumsal hafızanın varlığı toplumların üretkenliklerinin artması -Batı düşüncesinin aydınlanma çağında eski Yunan'a dönerek kendisini yeniden üretmesi gibi-, toplumsal hafızanın yokluğu ise bütün değerlerin istismara ve yozlaşmaya açık hâle gelmesi demektir. Toplumsal hafızanın yokluğuyla istismara açık hâle gelen toplumların durumu George Orwell'in Hayvanlar Çiftliği kitabında anlattığı gibi hayvanların, insanların diktatoryasından kurtulalım, derken bir zaman sonra domuzlar diktatoryasının altına girmesine benzeyecektir.

Bu yüzden toplumsal hafızanın varlığı, toplumların ne kadar geniş bir hareketlilik alanının olduğunun ve binlerce yıllık geçmişini sorgulayarak güçlü bir dirençle kendilerine yeni bir bakış açısı kazandıran ve bu bakış açısını besleyen yeni paradigmalar üretmede sarsıcı bir gücün göstergesidir.

Yalnız toplumsal hafızanın bu yaratıcı işlevlerine, modernizm ve modernizmin kendisini yeniden üretişi olan postmodernizm ket vurmuştur.

Modern çağ özelde hafızayı, insan hafızasını atıllaştıran neredeyse insan aklının hafıza işlevini teknolojinin ürünlerine tevdi eden bir hâl almıştır. İnsan hafızasının yerini alan bilgisayarlar, ses kayıt cihazları, data banklar ve daha birçok dijital cihaz buna örnek verilebilir. Bunların dışında toplumsal hafızayı etkileyen modern çağın getirdiği diğer birçok unsurun da etkisi vardır.

Hız ve hazzın ön plânda olduğu bir dünya... Büyük Alman şair Goethe'nin "üç bin yıllık tarihini sorgulamayan insan, günü birlik yaşayan insandır." sözüne nazire yaparcasına günü yaşayan ve daima bir koşuşturmaca içerisinde acımasız bir yarışa sokulan insan prototipi. Böyle bir yarışa itilen insan prototipi ya tam anlamıyla atomize (toplumun bireyi ittiği, bireyin de toplumu ittiği durum) edilmiştir. Yahut da bireyi bütün niteliklerinden soyundurarak bir kitle (yığın) hâline getirmiştir. Gustave Le Bon, modern insanın sürüklendiği durumu anlatırken kolektif bilinç ile ilgili iki çarpıcı yargıda bulunuyor. Birincisinde "kitlelerin başı çok ama beyni yoktur" derken, ikincisinde "kitleler çobanından vazgeçmeyen sürüdür" diyor.

Toplumsal hafızayı atıllaştıran bir diğer unsur, her dakika dünyanın dört bir yanından bilgi akışının sağlanmasıyla bireyin beyninin dumura uğratılması ve bireyin, gelişen kitle iletişim araçları yoluyla bütün bir dünyaya muhatap olmasıdır. Ayrıca kitle iletişim araçları ve bu yolla bireyin muhatap olduğu yoğun enformasyon günümüzde bireyin tepki verebilme refleksini yok ederek çoğu kez manipülâsyon aracı olmaktan öteye geçememiştir.


Başka bir etken ise küreselleşen dünyanın sonucu olan zihniyet daralması ve ölçek büyütülmesidir. Küreselleşme olgusunun dayandığı bu iki temel, insanı zaman ve mekânın dışına fırlatmıştır. Zihniyet daralmasıyla gerçeklik ve idrak biçimimiz problemli hâle getirilmiş, zaman olgusu çarpıtılarak sadece genişletilmiş tek bir zamana indirgenmiştir. "Şimdi burada" düşüncesi insana telkin edilerek hem tarih bilinci hem de kültür tek tipleştirilmiştir. Ölçek büyütülmesiyle de siyasî ve ekonomik açıdan sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen aktör ülkeler emperyal amaçlarına yönelik diğer dünya ülkelerini maddî olmaktan ziyade kültürel bir sömürgeleştirme uğraşına girmişlerdir.

Sonuç olarak, en az çok çabuk unutuyor oluşumuzu konuştuğumuz ve sorguladığımız kadar, burada modernitenin getirmiş olduğu toplumsal hafızayı bu kadar olumsuz etkileyen etkenlere ne kadar muhatap olduğumuzu ve bu etkenleri nasıl etkisiz hâle getirebileceğimizi de konuşmalı ve sorgulamalıyız.

Kaynak: 4. Boyut
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Özgürlük Heykeli efe Diğer Sanat Dalları 1 05-04-2008 23:59
Ey Özgürlük dejavu Youtube Klipleri 1 24-07-2007 02:32
'Özgürlük Heykeli' nin Tarihi ve öyküsü Crystal Heart Uygarlıklar Tarihi 0 20-05-2007 15:02
Hey özgürlük! pReNsEs Moda 0 11-05-2007 22:22
veee.... ABD karınca yuvasına özgürlük getirdi emrahgs_1 Teknoloji / Bilim 0 17-12-2006 03:18


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:20 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206