Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Heraclitus (Herakleitos)

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Felsefe Forumunda Bulunan  Heraclitus (Herakleitos) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Hayatı : Heraklit, Milet'ten çok uzak olmayan Efes'tendir. M.Ö. 500 civarında, Thales'ten yaklaşık 80 yıl sonra yaşamıştır. Heraklit'le ilgili muhtemelen ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Felsefe

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31-01-2008, 01:11   #1 (permalink)
Moderator
 
samyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 696
Tecrübe Puanı: 3 samyeli is on a distinguished road
Standart Heraclitus (Herakleitos)


Hayatı : Heraklit, Milet'ten çok uzak olmayan Efes'tendir. M.Ö. 500 civarında, Thales'ten yaklaşık 80 yıl sonra yaşamıştır. Heraklit'le ilgili muhtemelen tarihi dayanağı olmayan birçok anekdot günümüze kadar hgelmiştir. Her halükarda elimizdeki mevcut fragmanları kullanarak bir Heraklit portresi oluşturmamız mümkündür: Çağdaşları tarafından pek anlaşılmamış ve kendi yurttaşlarının zihinsel yetkinliğini oldukça küçümseyen, münzevi ve sivri dilli birine benziyor.

Bu yüzden Heraklit'in, “çoğu insanın fikirlerinin ve görüşlerinin ‘çocuk oyuncak'ına benzediği”ni söylediği iddia edilir (Parça58;D:70). Ve. 2.parçaya göre (D:34) anlamayanlar ‘hazır bulundukları halde esasen orda olmayan sağırlar' gibidirler. Ayrıca ‘yığınları'ın muhakeme kabiliyetine de, şu iddiayla temas etmiş görünüyor: ‘ Merkepler samanı altına tercih eder' (parça 71;D:9) , Görülen o ki, Heraklit'in fazlaca anlaşılmamış olması, sadece yığınların kusurlu muhakemesinden kaynaklanmıyor olsa gerek. Bir filozof olarak Heraklit'e , ‘çapraşık' lakabı verlmiştir. Ve O da kendini çoğunlukla anlaşılması güç, müstehcen metaforlarla ifade etmeyi tercih etmiştir. Kendilerini bilhassa mitsel olandan uzaklaştırmaya çalışan Miletli doğa filozoflarının aksine Heraklit, mitsel olana çok yakın bir dille kendini ifade etme eğilimi gösterir. Miletliler'de bulduğumuz bilimsel vurguyu O'nda görmeyiz. Bundan başka Parmenides'in ve Elalı filozofların kullandığı mantığı ve tanımı, açık kavramları da kullanmaz. Heraklit sezgi ve hayal gücünü kullanır. Konuşması bir kahinin sözlerini andırır.şu cümleyi söylerken muhtemelen kendisini kastediyordu: ‘Kahini Delphi'de olan tanrı, ne açıkça ilan eder, ne de gizler, fakat bir işaret gönderir (Parça 33: D:93). Heraklit'in el yazmalarını Efes'te ki Artemis Tapınağı'nda koruduğu söylenir. Her halükarda, el yazmalarında muhtemelen hakiki olmayan 13 taneye ek olarak, 126 parça muhafaza edilmiştir.

Heraklit'in eserlerinde, başka filozoflara da değinir. Filozoflar artık sadece olgularla ilgilenmemekte: diğer filozofların felsefi konularda söyledikleriyle ilgili tavır belirlemektedirler. İç tartışmalar ve yorumlar sayesinde, felsefi bir gelenek oluşturulmaktaydı.

Heraklit ve Parmenides , Yunan filozoflarının ikinci kuşağına dahildir. İlk filozof Thales ‘gözlerini açmış' ve doğayı (physis) görmüştür. Heraklit ve Parmenides , sadece fizikle değil, ilk filozof kuşağın teorileriyle kuşatılmış bulunuyorlardı. Bütün değişim boyunca, değişmeyen “öz”le ilgili içsel diyalog Thales ve Anaximander ile başlar. Heraklit ve Parmenides ise, temel önkabüller üzereine bir tartışmayı başlattılar.

İlk doğa filozoflarının, değişimin gerçekleştiğini kabül ettiklerini söylemiştik. Onlar için bu, bir dayanak noktası, bir ön kabüldü. Bu ön kabulle başladıktan sonra, bütün değişim süresince değişmeyen “öz” ün ne olduğunu sordular. İkinci kuşak bu ön kabulü sorgulamaya açmış gözüküyor. Değişim var mıdır? Onlar, ilk kuşağın ön kabullerini düşünme konusu yaptılar. Heraklit ve Parmenides, görünüşe göre bu soruya taban tabana zıt yanıtlat verdiler: Heraklit her şeyin sürekli bir değişim ve akış (oluş) halinde olduğunu söylüyor.; Parmanides ise, hiçbir şeyin değişmediğini! Bir kez daha, bu yanıtlar ilk bakışta anlamsız gözüküyor; ancak bu, onların tam olarak söyledikleri şey değildi.

Dil diye bir şeyin mümkün olabilmesi için, bizim nesnelere işaret etme ve onları tanıma (ki bu en azından, belli bir miktar zaman alır zorunluluğumuz olduğu göz önüne alındığında; her şeyin, ama mutlak anlamda her şeyin, sürekli bir değişim halinde olduğunu iddia etmek, mantıksal olarak imkansızdır. Ve dil olmaksızın da ‘her şeyin sürekli değişim halinde olduğu' iddiasını ortaya atamayız. Bununla birlikte Heraklit her şeyin değişim halinde olduğunu söylemiyor. Onun söylediği:

• her şey, değişim halindedir , fakat
• değişim, değişmeyen bir yasaya (logos) göre gerçekleşir ve
• bu yasa, zıtlar arasında bir etkileşimi gerektirir,
• fakat zıtlar arasındaki bu etkileşim öyle bir şekilde gerçekleşir ki, bir bütün olarak bakıldığında ortaya uyum çıkar

kendimize ait bir örneği kullanarak, Heraklit'i şu şekilde yorumlayabiliriz: Her şey, farklı kuvvetler arasındaki zıtlık yasasına göre sürekli bir değişim halindedir. Mesela bir ev, değişim halinde olan şeydir. Fakat yapıcı güçler bir süreliğine, uzun süren bir dönem boyunca, baştan başa hüküm süren yıkıcı güçlere üstün gelecektir. Bu durum devam ettiği sürece, ev ayakta kalacaktır. Fakat kuvvetler arası güç dengesi sürekli değişir. Bir gün bu yıkıcı güçler nihayet üstün gelecektir. Ev yıkılacaktır yerçekimi ile çürüme zıt güçleri fethedecektir. Başka bir deyişle Heraklit, eşyanın çok uzun bir süre dayanabileceğini inkar etmiyor. Ancak tüm fani nesnelerin arkasında yatan ve bunları destekleyen temel ilke, güçler arasındaki etkileşimdir ve bu güçler arasındaki denge, yasalara (logos) göre değişir. Temelde yatan cevher, ustroff değil logostur. Logos farklılıklardaki gizli birliktir.

Her ne kadar elimizde Heraklit'e dair. Milet'li olanlardan daha fazla parça bulunsa da; Heraklit, şiirsel imgelerle konuştuğundan görece olarak yorumlanması daha zordur. Heraklit ateşten ( yunanca: pyr) bahseder. Milet okulunun anladığı şekilde.; ateşin urstoff (cevher) olduğunu mu kastedmektedir? Yada ateş kelimesini (yakıp kül eden ateş), değişim için bir metafor olarak mı kullanıyor? Her iki yorumda mümkündür.

Heraklit bir yerde, ‘her şey, ateş için eşit ve denktir; ateşte her şey için tıpkı eşyanın, altınla ve altının eşyayla değiş tokuş edildiği gibi' der. (parça 40;D:90) eğer ateşi ilk cevher olarak yorumlarsak, bu durumda doğa felsefesi ile ekonomi arasında bir bağlantıdan kuşkulanmak mümkündür: Herkesin kendisi aracılığıyla değiştiği ortak yapıtaşı olarak urstoff kavramı, bütün emtianın ortak bir değişim noktası olarak, altın ve para kavramı ile bağlantılıdır; çünkü farklı emtialar, ortak bir standart'a tabi olduklarından, hep birlikte harmanlanır.

Heraklit'in, savaşı savunduğunu düşünmek mümkündür; çünkü ‘savaş her şeyin babasıdır ve her şeyin kralıdır' der (parça83;D:53). Daha dikkatli bir okuma, Heraklit'in birbirine alternatif güçler arasındaki gerilimle ilgili genel tezini açığa vuracaktır: Savaş yada çatışma (Yunanca: pomelos, dolayısıyla polemik), bu kozmolojik gerilime nispet edilebilir; her şeyin babası , yani her şeyin temel ilkesi işte bu gerilimdir.

Heraklit, tüm dünyayı kapsayan bir yangın nedeniyle, düzenli aralıklarla dünyanın yok olduğundan ve tekrar ortaya çıktığından bahseder. Bu sürekli yeni ateşler ve yeni dünyalar zinciri, daha sonraları stoacıların eserlerinde ortaya çıkacaktır.
__________________
En güzel deniz: Henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk: Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz: Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: Henüz söylememiş olduğum sözdür...
samyeli isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:52 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206