Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Konfüçyüs

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Felsefe Forumunda Bulunan  Konfüçyüs Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Yunan felsefesi şehir-devlet (polis)in bir ürünüydü. Bununla ilgilenenlerin hepsi istisnasız, bağımsız bir siyasî birlik olan şehir-devlet işleyişine iştirak etmişlerdir. Bu ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Felsefe

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31-01-2008, 01:38   #1 (permalink)
Moderator
 
samyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 696
Tecrübe Puanı: 3 samyeli is on a distinguished road
Standart Konfüçyüs


Yunan felsefesi şehir-devlet (polis)in bir ürünüydü. Bununla ilgilenenlerin hepsi istisnasız, bağımsız bir siyasî birlik olan şehir-devlet işleyişine iştirak etmişlerdir. Bu şehir devletin duvarları içinde felsefî tartışmalar ve diğer başlıca entelektüel faaliyetler için bir yer ayrılmıştır. Şehir-devlet aynı zamanda siyasî etkileşim ve tartışma için kamusal bir alan da yaratmış; böylece eşit ve özgür vatandaşlar arasında ortaya çıkan siyasî uygulamanın yeni bir çeşidini mümkün kılmıştır. Bu durum Platon'un Akademisi ve Aristo'nun Lise (Lyceum) si bunların her ikisi de önemli bir akademik özgürlüğe ve kendi kendini idare hakkına sahipti- gibi kalıcı akademik kurumların gelişmesi için gerekli temeli hazırlamıştır. Ne Hindistan'da ne de Çin'de benzeri bir gelişme söz konusuydu. Çin şehri antik Yunan'daki gibi bir polis değildi. Diğer devletlerle anlaşmalara varabilecek bağımsız bir bütün değildi.

Çin şehri merkezî idarenin bir parçasıydı. Çin Medeniyeti genel anlamda insan davranışı normlarını kendine merkez almıştı; bu bir kamusal söylem kül­türü değil, gelenek kökenli kutsal metin kültürüydü. Yunanistan'daki gibi spekülatif ve sistemli felsefe ya da Hindistan'daki gibi özgürlük ve kurtuluş fikirleri çok az ilgi uyandırıyordu. Çin Medeniyeti, daha çok pratik ve pragmatik bir yönelişe sahipti.

Çin filozofları genelde geniş imparatorluğa ait saraylarda gelişen idari top­luluklarda görev almaya gayret eden 'fakir asilzadeler grubu'ndan çıkmaktaydı. Çin'in büyük düşünürlerinin çoğu bu sınıftan gelmiştir. Bunlar, neredeyse istis­nasız eğitimli devlet memurları, bürokratik sistem tarafından referanslı (ve hat­ta kimi zaman da eğitilmiş) günümüzün felsefe profesörlerinden pek de farklı olmayan! mandarinlerdi. Batı'da daha çok Konfüçyüs sanıyla bilinen King Chi (Kral Fuzi, 'Üstat Kral'), işte tam da bu toplumsal çevreden gelmekteydi.

Konfüçyüs (M.Ö. 551-479); Buddha, Thales ve Pythagor'la yaklaşık aynı zamanda yaşadı. Konfüçyus'tan günümüze ulaşan bir metin yoktur; ancak onun düşüncesinin merkezî yönleri öğrencileriyle arasında geçen sohbetler (sorular ve cevaplar)dan alınan kısa notların bir araya getirilmesiyle oluşan Analeclerde kaydedilmiştir. Diyaloglar, daha çok düzgün davranış üzerinde odaklanan toplumsal-ahlakî sorunlara hasredilmiştir. Bu eserde Konfüçyüs, sıkı sıkıya geleneğe bağlı bir düşünür olarak karşımıza çıkar: Bireyler, geleneği dikkatli bir şekilde inceleyerek görevlerinin ne olduğunu anlayabilirler. Gelenek aynı zamanda halihazırdaki karmakarışık toplumsal vaziyetin ıslahına yönelik çabalar için bir norm olarak ortaya çıkar. Dolayısıyla, Konfüçyus'un öğretisinde klasik metinlerin çalışılmasına bu kadar merkezî bir yer verilmesi son derece doğal­dır. Hakim tavır, Hint felsefesindeki gibi dünyadan kaçış değil, dünyaya uyum sağlamaktır.

Konfüçyüs, tabiat felsefesi ve din felsefesiyle çok az ilgilenmişti. Daha çok Sokrates'in yaptığı gibi birey üzerinde odaklanır. Bu tutumu gayet veciz olarak şu ifadede açığa çıkar: 'Ahırlar yandığı zaman, saraydan dönüşünde "kimse yaralandı mı?" diye sordu, atları sormadı.' Doğru davranışın kriteri insanlık kavramında özetlenir. Konfüçyüs insanlığı, Dağdaki Vaaz'da verilen mesajı ha­tırlatan kelimelerle tartışır: "Tzu-kung 'insanların her zaman takip edebilecekleri tek bir deyiş var mı?' diye sordu. Efendi 'belki de saygı üzerine olan deyiş: başkalarının sana yapmasını istemediği şeyi sen de başkalarına yapma" (15. ki­tap, 23. parça, sayfa 198). Kişinin komşusunu sevmesi fikri, Konfüçyanizmde sıklıkla 'ölçü ilkesi' olarak adlandırılır: Başkalarından beklentimiz, bizim başka­larına karşı davranışlarımız için mihenk taşı olmalıdır.

Konfüçyus'un insanlık ve şefkatle ilgili öğretisi, tam manasıyla evrensel bir yöneliş olarak yorumlanmamalıdır. O, açıkça toplumun katmanlara ayrılmasını savunur. Dolayısıyla bireyin görevi toplumsal konumuna bağlıdır. Konfüçyus'a göre iyi hayat, '5 insani ilişkide' açığa çıkar: Yönetici devlet memuru, baba oğul, karı koca, yaşlı genç ve arkadaş ilişkilerinde. Her birinin kendine ait bir görevi vardır. Yöneticinin tebaasıyla olan ilişkisi şu cümlede gayet güzel ifade edilmiştir: 'Bir beyefendinin özü, rüzgarınkine benzer; küçük insanların özüyse otlarınki gibidir. Bir rüzgar, otların üzerinden estiği zaman, otların seçim şansı yoktur; sadece boyun eğerler.'? (12. kitap, 19. parça, sayfa 168). Bu cümle de ölçü ilkesinin bir uygulaması olarak anlaşılabilir. Bu, belki de bu bağlamda tebâ olan bireylerin şu soruyu sormaları gerektiği şeklinde anlaşılabilir: Ben bir yönetici olarak tebâmın nasıl davranmasını isterdim? Şayet cevap, boyun eğmeleri gerektiğiyse; bunun anlamı, ölçü ilkesinin geleneksel üstünlük ve boyun eğmeyle uyumlu olduğudur.

Konfüçyüs, sistemli bir felsefe geliştirmedi. En başta insan ilişkileri konu­sunda faydalı tavsiyelerde bulundu ve hikmetle ilgili kendine özgü bir öğreti geliştirdi. Hayatı boyunca çok sayıda talebesi oldu. Bu pragmatik eğilimli Konfüçyanizm Çin kültüründe ve toplumunda günümüze kadar önemli bir rol oynamıştır. Pratik felsefeyi cümle kalıplarında, vecizelerde ve kısa denemelerde sunmak modern Çin'de bile sıra dışı değildir. (Mao'nun Kızıl Kitabıyla karşılaştırınız, Başkan Mao Tse-Tung'dan Alıntılar)

Konfüçyusçu ahlak, Mencius ya da Meng Zi (M.Ö. yaklaşık 371-289) tarafın­dan daha da geliştirilmiştir. Mencius, Konfüçyus'la aynı çizgide, insanın doğuş­tan iyi olduğuna ve bu iyiliğin eğitim aracılığıyla geliştirilebileceğine inanır. Bu dönemde yaşamış olan bir çok Çinli filozof gibi Mencius da hayatını, prenslere iki esaslı erdem; insanlık (jen) ve dürüstlük (yi) konularında yol gösterdiği saraylarda geçirmişti.
__________________
En güzel deniz: Henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk: Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz: Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: Henüz söylememiş olduğum sözdür...
samyeli isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Konfüçyüs ( .... - .... ) efe Biyografi 1 08-05-2007 23:25


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:50 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206