Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Doğum Hikayeleri

 Kadınlara Özel Katagorisinde ve  Gebelik / Çocuk Forumunda Bulunan  Doğum Hikayeleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>O’nu çok istiyordum. Bir bebeğimin olmasını, bana “anne” demesini, gözümün içine sevgiyle bakmasını… Oysa evleneli sadece 7 ay olmuştu. Bir ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Yaşam > Kadınlara Özel > Gebelik / Çocuk

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-01-2008, 20:20   #51 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


O’nu çok istiyordum. Bir bebeğimin olmasını, bana “anne” demesini, gözümün içine sevgiyle bakmasını…

Oysa evleneli sadece 7 ay olmuştu. Bir çok insana göre hamile kalmak için çok erken sayılırdı. Ama ben kendimi çok hazır hissediyordum. Eşimle aynı fikirde olduğumuzu fark eder fark etmez bebek için harekete geçtik.

Minişimden ilk kez 26.06.2005 tarihinde saat 07.15’te haberimiz oldu. Sabah saat 07.15’e kadar zor dayandım! Eşimden bile gizli bir şekilde uyandım, testi yapmak üzere işe koyuldum. Elimde testle yatak odamıza geri döndüm ve beklemeye başladım. Sözde eşime sürpriz yapacaktım ama öyle sabırsızlanıyordum, öyle heyecanlıydım ki en sonunda canım eşim uyandı ve durumu anladı; derken birlikte beklemeye başladık.

VEEE SONUÇ POZİTİF!

Sevinçle birbirimize öyle sıkı sıkı sarıldık ki... Ama yine de tam anlamıyla sevinemiyordum. Ya test yanılttıysa, ya gerçekten hamile değilsem bu hayal kırıklığını nasıl kaldırırdım.

Doktorumdan hemen randevu aldık ve bebişimin 6.5 haftalık olduğunu öğrendik. Ultrasonda fasulye tanesi kadar bile değildi. Belli belirsiz bir kalp atışı gibiydi. Fakat yine de bizi heyecanlandırmaya yetti. Biz de artık tam anlamıyla çekirdek aile olacaktık. Her şeyden önemlisi 'anne' ve 'baba' olacaktık.

O günden itibaren minişimle ilgili hayaller kurmaya başladık (hala devam ediyoruz). Hayatımız her ebeveyn gibi O’nun mutlu olması üzerine kurulu.

Minik kuşum beni ilk üç ay dışında çok fazla zorlamadı. Ben çalışan bir anne olduğumdan bulantılar ilk üç ay çok zorladı. Toplantıları terk etmek zorunda kaldım, insanların parfüm kokularına dayanamıyordum, sürekli uyumak istiyordum…O dönem kendimi; kucağıma alacağım bebeğin her şeye değer olduğunu düşünerek rahatlattım. Sevgili eşim Okan'ın desteği ve anlayışı olmasaydı sanıyorum her şey daha da zorlaşırdı.

26.09.2005 tarihinde doktorum bir kızımız olacağını söyledi. Karnımım sivri olmasından dolayı bebeğin ‘erkek’ olduğu varsayımında bulunanlar yanıldı (yani bilim bir kez daha haklı çıktı).

O’nun karnımdaki ilk kıpırdayışı, ilk tekmesi, varlığını hissettirmesi olağanüstüydü. Kadın olmanın yüceliğini ve cennetin annelerin ayağının altında olmasının ne demek olduğunu hamileliliğim boyunca anladım.

9 ay boyunca en çok kime benzeyeceğini merak ettim. Doğum nasıl olacak? Sancılar ne derece dayanılmaz olacak? O’nu ilk kucağıma aldığımda neler hissedeceğim? Doktorum doğum esnasında yanımda olacak mı?

Çok zor bir süreç olduğunu bildiğim halde bebeğimin ağlayışını ilk duyanlardan olmayı, dünyadaki milyonlarca kadın gibi normal doğum yapmayı çok istiyordum. Normal doğum konusunda doktorumla hemfikirdik. Fakat bizim bızdık normal doğabilmesi için dönmesi gereken pozisyona bir türlü dönmedi. Son zamana kadar bekledik ama ufaklık ısrarcıydı. Derken doktorum Engin Tolgay’la birlikte doğumun 14 Şubat 2006 tarihinde sezaryenle olmasına karar verdik. En güzel Sevgililer Günü hediyesini saat 13.58’de eşimle birbirimize verdik...

O sadece en güzel Sevgililer Günü hediyesi değil aynı zamanda dünyanın en güzel şeyiydi )) Sevdiğim adamdan, hayatımı adadığım insandan bir parçaydı...

Ameliyathaneden çıktığımda söylediğim ilk şey ‘karnım ağrıyor’, ardından ‘bebeğim nasıl?’ olmuş. O’nu kucağıma aldığımda sadece kokladım. O mis gibi kokusunu içime çektim. Sanırım yaşadığım sürece yavrumun o güzel kokusunu hiç unutmayacağım. Öyle tatlı, öyle şirin, öyle minikti ki... Savunmasız, masum masum uyuyordu. Kucağımdan hiç almasınlar istedim.

O'na baktıkça içimi değişik bir duygu kaplıyordu, içim içime sığmıyordu. Kızıma baktıkça kendimle gurur duyuyordum. Artık ben de “anne” olmuştum. Uzun bir bekleyişten sonra yavrumu kucağıma almıştım. Simsiyah saçları, fındık gibi burnu, iki yanağında da gamzeleri ve çatık kaşları vardı. Gözlerini açamadığı için herhalde çok asabi bakıyordu. Ama şimdi öyle güler yüzlü ki... Güldükçe iki yanağındaki gamzeler gömülüyor.

Bazen gözümün içine o kadar anlamlı bakıyor ki, “Sen olmazsan ben yaşayamam” dermiş gibi…

Annelerin klasik lafıdır: “Beni en iyi anne olunca anlayacaksın”, galiba annem bir kez daha haklı çıktı )) Canım annem, seni öncekinden bin kat daha iyi anlıyor ve seviyorum artık. Gerçekten insana anneden daha yakın hiç kimse olamazmış...

Anneliğin ne kadar müthiş bir duygu olduğunu hissettirdiği, bana Nisa'mı verdiği için Allah’ıma her gün şükrediyorum. Doğumun şekli ne olursa olsun bir canlı dünyaya getirmek gerçekten harika ))

Doktorum Engin Bey size de; insanlığınız, doktorluğunuz ve beni kızıma kavuşturduğunuz için sonsuz teşekkürler.

Canım bebeğim Nisa,
Seni çok seviyorum. İyi ki varsın meleğim. Hoş geldin hayatımıza…

Özlem Arıcan
Söke-Aydın
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:21   #52 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Merhaba arkadaşlar;

Benim yaramaz oğlum şu anda 19 aylık. Doğum hikayemi yazmak için geç kaldım sanırım. Ama yine de yazmak istedim, çünkü şu son 1,5 ayım, oğlumun rahatsızlığı nedeniyle o kadar zor ve üzücü geçti ki, nedense bebeğimi ilk kucağıma aldığım günler hep aklıma gelir oldu. Belki dedim bunları paylaşırsam o sıkıntılı günlerin acısını üzerimden daha çabuk atarım.

1993 yılı Nisan ayında eşimle, Samsun’dan Sinop’a babaannesini ziyarete geldiğinde ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla tanıştık. Bir nevi yıldırım aşkı desek yalan olmaz… Ama o zamanlar o kadar genç ve hovardaydık ki, ikimiz de içten içe bu ilişkiye birkaç ay ömür biçiyorduk. Ama öyle olmadı…

5 yıllık bir arkadaşlığın ardından, 2 yılda nişanlı kaldık. O kadar sabırlı bekleyişten sonra 15 Temmuz 2000 tarihinde nihayet birbirimize kavuştuk. Tabi bu arada benim yaşım 27’ye ulaşmıştı. Ama yinede hemen bebek yapmak istemedik. Biraz birbirimizi, evimizi, özgürlüğümüzü doya doya yaşayalım istedik.

En nihayetinde hamile kalmaya karar verdim ve denediğimiz ilk ay da hamile kaldım. Sağlık ocağında yaptırdığım testin sonucunu, eşime telefonla haber verdiğimde neredeyse dili tutulmuştu. Hamile olduğumu öğrendiğimin 3. günü kanamam başlayınca hemen Opr. Dr. Çetin Kirezli’ye gittik.

Çetin Bey düşük tehlikesi nedeniyle, beni hemen hastaneye yatırdı. Hiç unutmam; gece saat 24:00 sularıydı. O kadar çok korkuyor ve tir tir titriyordum ki. Ama malesef 4. gün bebeğimi kaybettim. Bu olay beni yıkmıştı. Günlerce ağladım. Hep buna bir sebep aradım ama sonunda öğrendim ki düşük olmasına bazen sebep bile yokmuş.

Bu yaşananlardan sonra ‘panik atak’ hastası olduğum. 6 ay tedavi gördükten sonra, bir 6 ayda vücudumun ilaçlardan arınması ve dinlemesi için de bekledikten sonra tekrar hamile kalmaya karar verdim. Ama o korku hiç kalbimden silinmemişti.

Denememizin 2. ayında, 3 Ocak 2004 tarihinde hamile olduğumu yine aynı Sağlık Ocağında öğrendim ve yine hemen eşime telefonla haber verdim.

Gerçekten çok mutluyduk ama bir o kadar da korkuyorduk. Sanki aynı şeyleri tekrar yaşayacakmışız gibi geliyordu. Hemen hemen 15 günde bir Doktorumuz Çetin Bey’in kontrolünde rahat ama zaman zaman biraz da ne olduğu bilmememiz nedeniyle, heyecanlı günler geçirdik.

Mesela; bebek uzun süre kıpırdamayınca, ağrılarım, şişlerim olunca, hafif tansiyon problemlerim olunca çok telaşlanıyorduk. Doğrusu bu telaşe de hamileliğimin tadını çıkaramadım. Bu konuda çok üzgünüm, inşallah ikinci hamileliğim de birazda tecrübeli olmanın rahatlığıyla da hamileliğimin tadını çıkarmaya çalışacağım.

En sonun da büyük gün geldiğinde o akşam çok az uyuyabildim. Neredeyse 4,5 aydır hazır olan doğum çantamı beklide 20. defa kontrol ettikten sonra Hastaneye yattım. Benim kendi tercihim ve panik atak hastası olmam sebebiyle sezaryene karar verilmişti.

O gün öğlen olmuştu, daha ameliyata girememiştim. Benden beklenmeyecek şekilde korkusuz, soğukkanlı ve heyecansızdım. Tüm ailem, arkadaşlarım oradaydı ve bu kadar sakin olmama şaşırıyorlardı. Zaman zaman ben onları yatıştırıyordum. Artık sabırsızlanmaya başlamıştım, bir an önce uzun zamandır yollarda olan küçük misafirimi ağırlamak istiyordum.

Sonunda ebe geldi ve hemen o arkanızı açıkta bırakan buruşuk ameliyat önlüğünü giydirdi. En çok korktuğum sonda olayını da, ebenin tecrübeli elleri sayesinde hafif bir ağrıyla da atlattım. (Daha sonra öğrendim ki idrar yollarımda iltihap olduğu için ağrı yapmış)

Günlerden 18 Ağustos 2004 Çarşamba, saat 13:20 ve ben tüm sevdiklerime el sallayarak ameliyathaneye gidiyorum. Büyüklerimin dua ettiklerini görüyorum, eşim neredeyse ağlayacak ve yol boyunca bir elimi annem bir elimi eşim tutuyor. Kendimi orada zor tuttuğumu hatırlıyorum.

Birden bir yığın endişe kafamda dolanmaya başlamıştı. Acaba her şey yolunda gidecek mi? Bebeğim sağlıklı olacak mı? Ben ayrılabilecek miyim? Ameliyathaneye girip de Dr. Çetin Kirezli’yi görünce bütün endişelerim silindi. Önce ellerimi ayaklarımı bağladılar, sonra karnıma soğuk bir şey döktüler, göğsüme bir şeyler yapıştırdılar, damar yolu açtılar ve serum taktılar. Tansiyonu ölçtüler, her şey normaldi ve evet narkoz verilmişti.

Sadece “gözlerim kararıyor” dediğimi hatırlıyorum. Gözlerimi koridorda açtım, tavan lambalarını görüyor, konuşmaları duyuyordum, birde bana merak ve endişeyle bakan gözleri. “Ben iyiyim” demek istiyordum ama mümkün değil ağzımı açamıyordum.

Beni yatağa yatırdılar, başımın altından yastığı aldılar, bir yandan bebeğimin sesini duymayı bekliyor, bir yandan da şu dayanılmayacak ağrılar dedikleri şey ne zaman başlayacak diye düşünürken, annem “işte bak oğlun” diyerek bana Tan Bartu’yu gösterdiğinde duyduğum heyecan ve mutluluğu tarif bile edemem.

3kilo 600gr, 50 cm boyunda sağlıklı kırmızı yüzlü, ensesine kadar kara saçları olan, kara gözlü bir oğlum olmuştu. Sürekli ellerini emmeye çalışıyor ve arada da sanki “burası neresi?” dermişçesine etrafına bakıyordu.

Bu arada benim ağrılarım hafif hafif başlamıştı. Hemşire ağrı kesici iğne vurdu. Ama hiçbir zaman dayanılmayacak kadar değildi. En fazla 30 dk. ağrım oldu ve benim için adet sancısından pek bir farkı yoktu. Yaklaşık 2 saat sonra kendi kendime doğruldum, bir sonraki sabah kendi başıma kalkıp gezdim. 3. günü taburcu olduk ve 4. gün kendi kullandığım arabayla dışarıya bile çıktım.

Bu sezaryen konusunu büyüten arkadaşlara duyurulur; sezaryenle ilgili hiç bir problemim olmadı ve bu konuda sağlıklı bir tercih yaptığıma inanıyorum.

Bebeğimi ilk emzirdiğim anı hiç unutmam, ilk başlar da zorlandı ama sütüm vardı ve bebeğimde iştahlıydı. O küçücük bebeğin benim ve eşimden minik bir parça olduğuna inanamıyordum. Onu ilk emzirdiğimde şunu anladım ki anne ve bebeği arasında her zaman özel bir iletişim, özel bir bağ var. Başka hiç kimseyle yaşanmayacak, paylaşamayacak kadar özel bir bağ...

Ve bir şey daha anladım ki, Tan Bartu beni kadın yapan erkekti. Şimdi gerçekten kadın olmuştum.

Annelere sevgiler, bebeklere öpücükler...

Ebru Karaali
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:21   #53 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Günlerden pazartesi; hastaneye yatışım gerçekleşti. Sezaryenle doğum yapacağım, belli artık. Yarın büyük gün, 4 senelik bir evliliğin sonunda büyük gün yarın! Hayatım boyunca hiç bu kadar uzun bir gün yaşamamıştım herhalde.

Neyse ki salı sabahı oldu, sabah 09:00’da sevgili doktorumuz Muhsin bey geldi ve ben hazırlandım; lokal anestezi olacağım ve minik Firuze’min göbek adını doktorumla birlikte koyacağız...

Benim belden iğnem vuruldu ve ameliyat başladı. O kadar heyecanlıyım ki… Doktorum benimle sürekli konuşuyor bu heyecanı bastırabilmek için. Karnım kesildi, açılıyor…

Dakikalar sonra mutlu son…

Ama 9 ay boyunca düşük olan tansiyonum, bebeğimin karnımdan çıkışını görüp göbek adını doktorumla beraber koymamıza izin vermiyor. Ben fenalaşıyorum ve narkoz veriyorlar...

Gözümü açtığımda karnım dikiliyordu. Tabi ki hemen besili tavşanımı sordum (doktorumuz bebeğime besili tavşanım diyordu), çok şükür iyiydi.

Dakikalar sonra odama alındım. Annem heyecan içinde başımda, eşimi henüz almamışlar.

Ve hemen bebeğim geldi. Aman Allah’ım böyle bir güzellik olamaz. 4.400 gram doğmuştu. Görür görmez “anne bu benim mi, ne çok saçları var” dedim...

O günden beri de çok şükür beraberiz, tam 6 ay oldu. Allah bizi ayırmasın.

Seni çok seviyoruz bebeğim...

Seda Yordam
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:21   #54 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Genç kızlığımdan bu yana çok düzenli olan adet döngüm, ilk defa şaşmıştı. İtiraf etmek gerekirse eşimle zor bir dönemden geçiyorduk ve bir bebek belki ikimiz içinde en son düşünülecek şeydi... Üstelik daha 8 aylık evliydik...Yani plansız programsız öyle birden belki her şeyi yoluna koymak için geldi bebeğimiz bizim hayatımıza...

Hastaneye eşimle birlikte gittik, hiç bir gariplik hissetmedim kendimde uyku dışında; işten geliyordum, saat 18:00 gibi yatıp, ertesi sabaha kadar kalkmıyordum...

Hastaneye gittiğimde de çok emindim ta ki asık suratlı nöbetçi laboratuar sorumlusu “hamilesiniz” diyene kadar... Neden ağlamaya başladığımı bilmiyorum... Belki çok hazırlıksız olduğum için... Belki çok erken olduğu için, ama öyle böyle ağlamak değil. Eve geldim, evde de devam etti; önce çok yakın bir arkadaşımı aradım, bana ağlamamam gerektiğini, bunun çok güzel bir şey olduğunu söyledi. Sonra ablamı ve diğer yakın arkadaşlarımı aradım, o arada eşimle hiç konuşmuyoruz... Eşim daha sonra yanıma geldi ve artık annemleri de arayabileceğimizi söyledi...

Müthiş güzel bir hamilelik geçirdim çok şanslıydım, gezdim, dolaştım, bol bol yüzdüm, hiç şişmedim, hiç bir problemim olmadı, bebeğim beni hiç üzmedi...

Bir iki doktor değiştirdim, sanki dünyada ilk ve tek doğum yapacak benmişim gibi. Sonunda birinde karar kıldım, iyi ki değiştirmemişim. Normal doğumu çok destekleyen birisiydi doktorum, bende çok istiyordum ama bebeğim bir türlü doğum kanalına girmiyor ve vakit gittikçe ilerliyordu.

Eşime daha başından söylemiştim, ‘doğumda kimseyi yanımda istemiyorum’ diye ablalarım ve bir iki arkadaş dışında. Ben ayıldıktan sonra, bebeğimi gördükten sonra haber verecektik ailelerimize.

Nitekim eşim beni kırmadı, ailesi şehir dışında olduğu için önceden haber verdik. İstanbul’a geldiler ama hastaneye gelmek için bizden haber beklediler.

Doktor 21 Ekim 2005 sabahına kadar süre vermişti, nst’ye bağlandım, sancım çıkmıştı ama ben hissetmiyordum. Daha sonra tekrar bakıldı ve bebek kanala girmediği ve kalp atışları yavaşladığı için ameliyata alındım. Ameliyata girerken çok yakın bir arkadaşım vardı yanımda sonra ablalarım gelmiş.

Ameliyattan sadece; “bebeği göremem, bana bir şey olur, ona bir zarar gelir” diye korkmuştum, ama Allah’ım bana öyle bir güç verdi ki ve biliyorum bunu bütün annelere veriyor...

Gözlerimi açtığımda yoğun bakımdaydım; bana çok güzel bir bebeğim olduğunu söylediler, ameliyathaneden çıktım kapıda eşim vardı. Canım çok yanmasına rağmen, ona hemen kızımızı sordum, Ayşe Verda’mızı; “çok güzel” dedi, ağladım, o da ağlamaya başladı. Yukarı çıktık, kapıda ablalarım ve yakın arkadaşlarımız vardı, hepsi ağlıyor.

Bebeğimi getirdiler... Allah’ım... Eminim bunu herkes yaşadı; böyle kucağımda duran küçücük bir şey, sizin göğsünüzde ağlıyor; nasıl anlatayım... Kelimeler yeter mi?

Annem geldi, sonra eşimin ailesi; herkes sevinçten delirecek gibi... O an şükrettim bize böyle bir evlat verdiği için... Ve dua ettim “anne olmak isteyen herkese bu duyguyu yaşatsın” diye...

Şimdi kızım 6,5 aylık, sağlıklı ve mutlu bir bebek... Gün geçtikçe büyümeye devam ediyor...

Evet, aylarca bu siteden okudum doğum hikayelerini; kimilerini gülerek kimilerini ağlayarak... Sonunda bana da kısmet oldu... Darısı nice anne adaylarının başına...

Sevgilerimle...

Aylin Metin
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:22   #55 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Sürpriz bir bebekti Yağız. Kasıklarımdaki ağrılar geçmeyince doktora gidiyorum ve rahmimde bir sürü kist olduğu saptanıyor. Birkaç doktor ancak uzun bir tedaviden sonra bebek sahibi olabileceğimi söylüyor. Her ne kadar o anda çocuk düşünmesek de olmama ihtimali yıktı beni. Düşünmek bile çok kötüydü olmama ihtimalini... Derken 1 ay sonra hamile olduğumu öğreniyorum.

Yaklaşık dört aylık hamile olduğumda cinsiyetini öğrenme heyecanı sarıyor eşimle ikimizi. Ama eşimin 3 yeğeninde kız olması ve sülalede son dönemde doğan tüm bebeklerin kız olması, bizimkinin de kız olacağını düşündürmüyor değil. Fakat bekarlığımdan beri hep bir oğlum olsun istedim. Eşimin illaki erkek olsun fikri hiçbir zaman olmadı zaten, ama sevinmedi de değil yani...

‘Anne olacağım’ fikrine alışmak zor geliyor ilk başta, ama karnım biraz büyüyünce, tekmeler şiddetlenince şunu düşünmeye başlıyorum; ‘karnımdayken bile ne kadar çok seviyorum ki doğunca deliririm herhalde’ diyorum.

Doktorum diyor ki; “doğduğunda da karnındaki kadar hareketli olursa yandın sen, 9 aylık bir bebek anne karnında bu kadar hareket edecek yeri nerden buluyor” diye şaşırıyor.

Derken, doğuma 15 gün kalana kadar devam ettiğim işimden ayrılıyorum ve doğumu beklemeye başlıyoruz. Her şey hazır sadece oğlum gerek. Rutin kontrole gidiyoruz eşimle birlikte, doktor suyumun azaldığını suni sancı vereceğini, olmazsa sezaryen yapacağını söylüyor. Tercihimiz normal doğum.

Veeee 6 saat süren ve dayanılmaz sancılardan sonra normal doğumla oğlum dünyaya geliyor. Doktorumuz diyor ki; “dokun ona, bak senin bebeğin, 9 aydır karnında taşıdığın oğlun işte” diyor. Ama ben korkuyorum dokunmaya. Ağlıyor, ama sesi o kadar az çıkıyor ki, ayrıca da mosmor. Sonra dokunuyorum ve içimde inanılmaz bir sıcaklık, belki bugüne kadar çok şeye sahip oldum, ama ‘sahip olduğum en güzel şey’ diye düşünüyorum bir an. Sonra sürekli sayıkladığım tek şey var; ‘eli ayağı sağlam mı?’ Doktor ‘evet’ diyor ben tekrar soruyorum...

Eşime doğumla ilgili bir vasiyetim var, çok korkuyorum hastanede bebeğimin karışmasından. Ona dedim ki hamile olduğumdan beri; ‘doğumdan sonra sen beni bırak, direk bebeğimizi takip et, şeklini şemalini iyice ezberle ki kaybolmasın.’ Yersiz bir korku belki ama aklıma yer etmiş bir kere, eşim onu takip etmezse rahat edemem.

Doğumhaneden ilk önce oğlumuz çıkıyor, tabii eşim vasiyetime istinaden bebeğin yüzüne bakıyor iyice tanımak için fakat takip etme gereği duymuyor, çünkü düşündüğü tek şey; ‘bu bebek annesinin kopyası hayatta kaybolmaz’

Sonra oğlumlu günler başlıyor, inanılmaz sıkıntı ve de eşsiz mutlulukların hepsi bir arada. Allah isteyen herkese nasip etsin. Böyle bir mutluluk yok. Doğduğundan beri her şeyimiz, mutluluğumuz biricik oğlumuz ve adını koyamayacağım eşsiz güzelliklerin tümü bizim için. İyi ki doğdu, iyi ki hayatımızda var.

Eve gittiğimde bana sarılıp, “annem” dediğinde dünyalar benim oluyor. Şu anda 17 aylık Yağız, ama sanki hep bizimleydi, hep yanımızdaydı sanki.

Binlerce şükürler olsun ki; iyi ki varsın bir tanem iyi ki hayatımızdasın. Sen olmasan sevginin tam anlamını bilemez, böyle bir mutluluğu yaşayamazdık. Baban ve ben her zaman yanında olacağız, şartlar ne olursa olsun...

Seni çooook seviyoruz.

Tüm annelere bebekleriyle birlikte uzun, sağlıklı ve de mutlu ömürler diliyorum.

Sevgiler...
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:22   #56 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Eşimle 3 buçuk yıl boyunca görüştükten sonra evlendik. Çok zor geçen bir zamandı. Çünkü eşim Samsun’da, ben İstanbul’daydım. Üstelik bu arada bir de askere gitti.

Neyse sonunda hasret bitti, evlendik ki bu seferde Samsun’a gittiğim için aile hasretim başladı. İlk aylarımız çok zor geçti, alışamadığım için çocuk planlarımızı erkene aldık. Ve evliliğimin 6. ayında isteyerek hamile kaldım. Fakat yaşadığım zor günler hamilelik psikolojisiyle daha da zorlaştı ve 21 gün süren kanama sonucunda 3 aylık yavrumu kaybettim.

Yaşadığım bu kötü olay ve korkunç geçen kürtajımdan sonra, 5 ayda zor toparlandım. Allah eşimden razı olsun, bana çok destek oldu her zaman.

Bir gün bebek gördüğümde, artık ağlamadığımı fark ettim. Tekrar hamile kalmaya hazırdım artık ve korunmayı bıraktığım gibi bebişime hamile kaldım, düzenli doktor kontrolündeydim. Ve artık hiç kimsenin, hiçbir şeyin beni üzmesine izin vermiyordum.

4. ayımda kızım olacağını öğrendik, deliler gibi sevindik, kocam müjdeyi herkese verdi, kız olmasını çok istiyorduk. Hamileliğim çok zor geçti, doğuma girmeden 5 dakika önce bile kustum ve sonuçta sezaryenle doğumumu yaptım. Küçük kuşumu kollarıma verdiler.

İlk bebeğimden dolayı kızımı da kaybetme korkusunu çok yaşadım, aslında hala da yaşıyorum. Allah kimseye evlat acısı göstermesin. Kızım şu anda 6 aylık ve çok tatlı, iki tane minicik dişi var. Babası da ben de onun için deli oluyoruz.

Not: Evliliğim boyunca bana yaşattığı tüm güzellikler için; bana karşı sabrı, anlayışı için ve anneliği bana tattırdığı için eşime sonsuz teşekkür ediyorum. İyi ki var, iyi ki benim hayatımda. Onu çok seviyorum...
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:22   #57 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


Merhaba adım Sibel Göç, 29.10.1979 İstanbul doğumluyum.

Büyük oğlum Ömer Faruk’un kardeş isteği üzerine 2. bebeği yapmaya karar verdik. 2004 yılı eylül ayında başlayan heyecanlı serüvenimiz, 14 Mayıs cumartesi sabahı güzel bir sonla bitecekti inşallah.

Çok hafif sancıyla beraber, birazcık da suyum gelmişti. Eşim hemen kahvaltı masasını hazırladı. Aceleyle kahvaltımızı ettik. Doktorumu aradığımızda doğum zamanımın geldiğini söyledi.

Hastaneye doğru yol aldık. Doktorum ilk muayenemi yaptıktan sonra, 4cm açılma olduğunu söyledi. Beni doğumhaneye aldılar. Lavman yapıldı. Daha sonra serum verilmeye başlandı. Sancım olmadığı için suni sancı vermek zorunda kaldılar.

Saat tam olarak 11:00 idi. Sancılarım yavaş yavaş artmaya başlamıştı. Daha sonra annemi yanıma aldılar. Zaman ilerledikçe sancım çoğalıyor, açılmalarım artıyordu.

Saat 13:00’ü gösterdiğinde, çok şiddetli bir sancım oldu. Hemen doğum odasına alındım. Saat 13:13’te bebeğim canım YUSUF’umu dünyaya getirmiştim.

Hemşire hemen sarıp yanıma getirdiğinde gözlerim yaşardı. 2.kez anne olmanın sevincini yaşıyordum. Çünkü o benim içinde büyümüştü ve onu dünyaya ben getirmiştim. Bu çok gurur verici olaydı benim için.

Bebeğim 50cm boyunda, 3.540 kg ağırlığında, normal doğumla doğdu. Şu an 11 aylık.

Çocuklarımı çok ama çok seviyorum. Allah tüm bebek sahibi olmak isteyenlere, bu kutsal duyguyu yaşamayı nasip etsin inşallah...

Sevgilerimle,

Sibel Göç
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-01-2008, 20:23   #58 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,744
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart


2003 Aralık ayı işten geldim, reglim biraz gecikti. ‘Acabalar’ içinde ben gecenin kör karanlığında koştum eczaneye, test aldım. Eve geldim hemen testi yaptım, evet iki çizgi vardı beklediğim. Hazır mıyım, ne olacak, cinsiyeti ne, nasıl yaparım, işim, kariyerim; kafamda bir sürü soru???

Normalde sabırlı bir insan olan ben, elim hemen telefona gitti. “Aşkım ben hamileyim” bir an sesi gitti Ümit’imin; “yandık şimdi” dedi, bozuldum biraz bu lafına; onunda benimde beklediğim bir şey değildi gerçek bir bebek. 2000 Eylül ayında evlenmiştik, ama yinede düşünmüyorduk henüz; küçük ama koskocaman bir sürpriz.

Ümit eve geldiğinde bana sıkı sıkı sarılıp “resmimiz çok güzel olacak diyordum sana, göreceksin çok güzel olacak, merak etme bir tanem” dedi. Ertesi gün birlikte doktora gittik, bebek gözükmüyor ama bir kesecik var, “kan testinde tam belli olur” dedi doktorumuz. Kan testi falan derken bebek varrrrrrrrrrr.

3. ayımıza kadar aynı doktora gittik, ama saatlerce hastanede muayene sırasını beklemek beni öldürüyordu (özel hastane olmasına rağmen). Doktorumuz tekrar kan testi istedi, kan testlerini aldığımda dikkatimi bir şey çekti; benim kan grubum pozitif eşiminki negatifti, kanlarımız uyuşmuyor demekti.

Bende bir panik, doktoruma ulaşmaya çalışıyoruz; sözde oradaki eleman ya operasyonda ya da hastası olduğunu söylüyor. “O zaman notumu iletin, önemli bir durum olabilir” diyorum “kızda hiçbir işaret yok.”

Çok sinirlendim; hemen hastaneye bir yazı faksladım, beş dakika sonra hastanenin halkla ilişkiler müdürü beni aradı, özür özür üstüne; ertesi gün randevu verdi. “Kesinlikle beklemeyeceksiniz hemen doktorunuzla görüşeceksiniz” nerdeeeee!!! Ben kızmıştım bir kere; o gün doktorumla görüştüm ve anne pozitif olduğunda bir problem olmayacağını öğrendim.

Ama dedim ya, kızmıştım. Arkadaşlarımın tavsiyesiyle başka bir doktora gittim. Dünyalar tatlısı Dr. Semra Şentürk; bütün raporlarım, testlerim elimde, randevumu aldım ve gittim. Çok şanlıyım böylesine güzel bir insanla tanıştığım için. Her ay rutin kontrollerime gittim. Ama 6. ay halen bizim bal arısı kendini göstermiyor.

Doktorum renkli dobler istedi o zaman öğrendim meleğimin kız olduğunu, dünyalar benim olmuştu, olmuştu olmasına ya babası ne diyecekti. Eşimi aradım ve kızımız olacağını söyledim. “Hayırlısı olsun!” dedi buruk bir sesle (hemen hemen her babanın kalbindeki aslan misali).

Her şey güzel gidiyordu, mide bulantılarım haricinde. 9 ay bilfiil öğğ hallerindeyim ben. Bir akşam eşim işten geldi, ateşler içinde yanıyor. Ben de var gücümle ona ilaçlar veriyorum. Yaklaşma sana da bulaşacak dese de, ben hiç dinlemiyor, ona yardım etmeye çalışıyorum.

Sonra bende bir mide bulantıları, sabaha kadar; ertesi gün kalkıyorum, banyodan çıkamıyorum. Hemen doktorumu arıyorum, bazı testler istedi benden ama durmuyor takside, hastanede, her yerde sürekli...

Su içsem çıkarıyorum, artık yürüyemeyecek halde, testleri doktoruma götürdüm. Aksi bir şey yok ama neden midem böyle. Serum takılıyor bana, bu arada telefonum susmuyor; işten, evden, eşim, herkes arıyor. Yok bir şeyim yok ama neden? O gün öyle geçiyor, eve gelip dinleniyorum.

Eşim geldi “nasılsın?” dedi adamcağız ve bende bir öğürme tutamıyorum kendimi, ertesi gün iyiyim, işe devam. Son 15 günüme kadar çalıştım, hoplaya zıplaya eşim izne çıktı, ben hala çalışıyorum. Kızıyor bütün aile bana; “yollarda doğum yapacaksın” diye...

Son bir hafta, ben artık yürüyemiyorum. Oldukça kilo aldım, 18 kilo falan. Son gece doktorum “saat ondan sonra bir şey yeme içme” dedi. Ben de “midem kazınıyor, açım” diye bağırıyorum. 29.07.2004 sabahı, kayınvalidem, annem, eşimin kardeşi, eşim, hepimiz hastanenin yolundayız. Bende biraz duygusallık (aramızda kalsın sinirliyim, eşime kızdım, evime temiz gelmek istiyorum ya, son kez şöyle bir evimi sileyim dedim, bana kızıyor doğuma gidiyorsun halen temizlik mi?).

Ablam yeğenimle birlikte, hastane önünde beni bekliyor. Yatışım vesaire işlemlerini eşim hallediyor, o iğrenç pembe gömleği de giyiyorum. Tamam ben doğuma gidiyorum artık, sedye geldi, “ya ben çıkarım” desem de hoooop sedyedeyim. Herkeste bir süzülüp büzülme, göz yaşlarını saklıyor bütün aile. O arada başkaları da geliyor yanımıza, eşim elimi sıkı sıkı tutuyor, işte o an EŞİMİN BENİ HALEN ÇOK SEVDİĞİNİ anladığım andır, el sallayıp giriyorum ameliyathaneye.

Hoş geldinizler, hemşireler, hepsi başımda. En önemlisi doktorum yanımda; “erkek arkadaşlar lütfen dışarı” diyor doktorum, karnıma bir şey sürüyor, önlüğü kapatıyor ve anestezi, ben korktum uyumayacağım diye. Uyanmak üzereyim doktorum “kanamaya meyilli gibi kum torbası koyun” diyor.

Ameliyathaneden dışarı çıktığımda eşimi görüyorum. Ağlamaklı ben, canım yanıyor, “bebeğim nasıl?” diyorum, “dünya tatlısı, merak etme sağlıklı” diyor eşim; “en az senin kadar tatlı.” “Adı Melis olsun lütfen” diyorum aşkım “tamam” diyor.

Sonraaaaa kızım geliyor, dünyalar benim. Onu ilk emzirdiğim anda; “ANNEYİM, BENİM BİR MELEĞİM, BALIM BAL ARIM VAR” diyorum.

Sorunsuz, sağlıklı bir bebek; çok şanlıyım. Allah’ıma şükrettim o an, bana, bize bu canı verdiği için ve hamileliğim boyunca bebeği olmayanlar için ettiğim dualar gibi bir kez daha ettim duamı onlar için.

Allah isteyen herkese bu duyguyu yaşattın. Benim de doğum hikayem bu. Balım şu an 22 aylık ve çok akıllı. Bir o kadarda yaramaz bir melek.

SENİ ÇOK SEVİYORUM ANNECİM, İYİ Kİ VARSIN.

Sevgilerimle...

Zekiye Karakaş
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
G.t olma hikayeleri whitedevil41 Komik Yazılar 0 02-01-2008 17:36
Doğum Kontrolü eda Kadın Sağlığı 0 12-07-2007 03:29
Türkülerimiz ve hikayeleri.. Crystal Heart Şarkı Sözleri (Lyrics) 2 11-05-2007 18:20
Burçların Mitolojik Hikayeleri elifsu Burçlar / Astroloji 2 24-02-2007 23:36
Gerçek Atatürk Hikayeleri elifsu Mustafa Kemal Atatürk 0 16-02-2007 00:51


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:21 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.

Desteklediklerimiz Turk Devrim Tarihi | Eğitim Dünyası | Oyun Oyna