Tarih Katagorisinde ve Genel Türk Tarihi Forumunda Bulunan Uygurlar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>UYGURLAR Uygur adının "akraba-müttefik" anlamına geldiği kabul edilmektedir. Soyları, Asya Hunlarına dayanan Uygurlar, ilk zamanlar Orhun ve Selenga ırmakları çevresinde ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Co-Administrator
![]() |
UYGURLAR Uygur adının "akraba-müttefik" anlamına geldiği kabul edilmektedir. Soyları, Asya Hunlarına dayanan Uygurlar, ilk zamanlar Orhun ve Selenga ırmakları çevresinde Göktürklere bağlı olarak yaşıyorlardı. Başlangıçta dokuz boydan meydana gelen Uygurlar, daha sonra Dokuz Oğuz boyunun da katılmasıyla "On-Uygur" adını almışlardır. Tarihî kaynaklar, Uygurların topluluk olarak M.Ö.1II. yüzyıldan sonra tarih sahnesine çıktıklarını bildirmektedir. Uygurların, tarih sahnesine çıkmaları, önce ayaklanmalar, daha sonra da göçlerle olmuştur. Kuraklık ve diğer nedenlerle Orta Asya'dan göçler başladığı zaman, Uygurlar da Doğu Türkistan'dan göç ederek önce güneye, daha sonra batıya gitmişlerdir. Uygurlar, VII. yüzyıldan itibaren güçlenerek, Türk tarihinde önemli bir yer kazandılar. Diğer Türk boylarının aksine, Uygurların büyük bir kısmı şehir ve kasabalarda oturur, tarım ve ticaretle uğraşırlardı . I. Göktürk Devleti zamanında bu devlete bağlı olan Uygurlar, 630 yılından sonra kendi başlarına yaşadılar. Uygurlar, Kapgan Kağan zamanında yeniden Göktürklerin egemenliği altına girdiler. Uygur beylerine önceleri "erkin" daha sonra "elteber" unvanları verilmiştir. A) ORHUN BÖLGESİ UYGURLARI (745-840) Uygurlar, Karluklar ve Basmiller ile birleşerek, Göktürk Devleti'ne son vermişlerdi. Önce, Basmillerin başbuğu, kağan ilân edilmişti. Bir süre sonra aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu Uygurlar, Basmilleri yenerek kağanlığı ele geçirdiler (745). Böylece, Uygurlar adıyla Ötüken merkez olmak üzere yeni bir Türk devleti kurulmuş oldu. Uygur Devleti'nin kurucusu, Kutluk Bilge Kül idi. Orhun nehri kıyısında Ordu-Balık (Kara-Balasagun) şehrini kurarak, burayı başkent yapan Kutluk Bilge Kül Kağan 747 yılında ölünce, yerine oğlu Moyunçor (Moyen - Çur) geçti. NOT: Kutluk Bilge Kül Kağan Türklerin şehir kuran ilk hükümdarıdır. İlk Türk şehri Ordubalıkdır. Moyunçor (Moyen – Çur ( Çor)) 1- Moyunçor'un ilk işi, Göktürk Devleti'nin yıkılmasıyla dağılan Türk birliğini yeniden kurmak oldu. Bu amaçla, Oğuzları, Kartukları, Türgişleri ve Basmilleri egemenlik altına alarak, devletin sınırlarını genişletti. 2- Talaş Savaşı'nda Müslümanlar karşısında yenilgiye uğrayan Çin, Orta Asya'dan çekilmek zorunda kalmıştı (751). Bu durumdan yararlanan Moyunçor, Tarım havzasını ele geçirdi. 3- Talaş Savaşı'nda uğradığı yenilgi nedeniyle Çin imparatorunun itibarı sarsılınca, ülkede isyanlar çıkmıştı. Zor durumda kalan imparator, Moyunçor'dan yardım istemek zorunda kaldı. Moyunçor, imparatora yaptığı yardım sonucunda, Çin'i vergiye bağlayıp, imparatorun kızıyla evlendi(757) . 759 yılında ölen Moyunçor'un yerine oğlu Bögü geçti. Moyen Çor Dönemi Uygurların en parlak dönemidir. Bögü Kağan (759-779) 1- Tibet Seferi :Bögü Kağan, tahta geçtiği yıllarda Çin iç karışıklıklar içinde bulunuyordu. Çin üzerindeki nüfuzunu artırmak isteyen Bögü Kağan , Tibetlilerin saldırısına uğrayan Çin’in yardım isteğini kabul etti. Tibetlileri yenerek onları Çin’den uzaklaştırdı. Seferin Sonuçları : a) Bögü Kağan, Çin'e girdi ve Uygurlar ile ticaret yapmaları için Çinlileri zorladı. Bu sefer sonucunda Uygur tüccarları, Çin'e serbestçe girip, ticaret yapmaya başladılar. Uygurlar, getirdikleri hayvanları Çin pazarlarında satmakta, bunun karşılığında ise ipek almaktaydılar. b) Bögü Kağan, Çin seferi sırasında Mani (Maniheizm) dinini tanımış, geri dönerken dört Mani rahibini de beraberinde getirmişti Mani dini; Hristiyanlık, Musevîlik, Budizm ve Zerdüşt dinlerinin karışımı olan bir dindir. Bu dinin temel düşüncesini, aydınlık ile karanlığın, iyilik ile kötülüğün, varlık ile yokluğun mücadelesi oluşturur. Avlanmayı, et yemeyi ve savaşmayı yasaklayan bir dindir. c) Mani dini, Bögü Kağan zamanında devletin resmî dini hâline geldi. Ancak, bu din, Uygur kağanları ile çevrelerindeki görevlilerce benimsenmiş, halk arasında fazla yayılmamıştır. Türkler arasında Budizm'de yayılmaya başladı. Mani Dininin Uygurlar üzerindeki Etkileri a) Uygurlar savaşçılıklarını kaybettiler. b) Yerleşik hayata geçtiler. (Türklerde ilk defa yerleşik hayata Uygurlar geçmiştir.) c) Yerleşik hayata geçmeleriyle Uygurlar ticaret,bilim, sanat ve edebiyat gibi bir çok alanda geliştiler. 2- Bögü Kağan, Çin'de yeniden karışıklıklar çıkınca bu ülkeyi ele geçirmek istedi. Ancak, bazı devlet büyükleri Bögü Kağan'ın bu düşüncesine karşı çıktılar. Onlara göre, bu sefer, Uygurların askerî gücünü zayıflatmaktan başka bir işe yaramazdı. Çin ele geçirilse bile Türkler bir süre sonra burada millî benliklerini kaybedebilirlerdi. Çin seferi nedeniyle çıkan anlaşmazlık sonucu Bögü Kağan, yakın adamlarından vezir Bağa Tarkan tarafından öldürüldü (779). Baga Tarkan (779-789) Bağa Tarkan (779-789), yönetim ve ülkede düzeni sağlamak amacıyla çıkardığı kanunlarla tanınır. 1- Bağa Tarkan, Kırgızları yenilgiye uğrattı. 2- Çinli bir prensesle evlenerek Çin baskısından şikayetçi olan Uygur tüccarlarının sorunlarını çözdü. Çin ile dostluk ilişkilerini geliştirip, ticareti artırdı. Orhun Bölgesi Uygurlarının Yıkılışı Yıkılış Nedenleri : 1) Bağa Tarkan'dan sonra başa geçen kağanlar döneminde Uygurlar, giderek eski güçlerini kaybetmeye başladılar. 2) Çin üzerindeki etkileri ve hâkimiyetleri azaldı. 3) Uygurların eski güçlerini kaybetmeye başlamalarında Mani dininin de etkisi vardı. 4) 839 yılında yaşanan şiddetli kış mevsimi ve bunun getirdiği kıtlık, Uygurların ekonomik ve sosyal yönden büyük bir sarsıntı geçirmesine neden oldu. Ekonomik ve sosyal huzursuzluklar sonucu ayaklanmalar çıktı. 5) Bu durumu fırsat bilen Kırgızlar,840 yılında Uygur topraklarına girdiler. Başkent Karabalgasun'u ele geçirip, son Uygur kağanını öldürdüler. NOT: Kırgızlar; Orhun Bölgesinden Uygurları kovarak, buradaki Türk nüfusunun azalmasına sebep olmuşlardır. Bu yüzden bu en eski Türk Yurdu, daha sonra Kırgızları yenen Moğolların eline geçerek kolayca Moğollaşmış, MOĞOLİSTAN olarak anılmıştır. Devletleri yıkılan Uygurların Durumu Ötüken'deki devletleri yıkılan Uygurlar, kalabalık kitleler hâlinde göç etmeye başladılar. Uygurların bir kısmı Çin'in Kansu bölgesine, bir kısmı da Doğu Türkistan'da Beş-Balık, Turfan, Koça gibi önemli ticaret merkezlerine göç ettiler. Uygurlar, göç ettikleri yerlerde yeni devletler kurdular. Uygurlar, yerleştikleri bu bölgelerde Çin'le dostça geçindiler ve ticarî faaliyetlere önem verdiler. Bu arada meydana getirdikleri yüksek medeniyetleriyle, Orta Asya Türk boylan arasında ayrı bir yer ve önem kazandılar. B) KANSU UYGUR DEVLETİ (SARI UYGURLAR) 1- Kırgızların katliamından kurtulabilen Uygurların bir kısmı, Çin'in Kansu bölgesine gelerek, buranın merkezi olan Kansu'da yerleştiler. 2- Askerî alanda bir varlık gösteremeyen Kansu Uygurları, Çin ile ticarî ilişkilere girdiler. Bu ilişkileri daha da sürekli kılmak amacıyla, Uygur prensleri, Çin imparatorlarının kızlarıyla evlendirildi. 3- 911 yılında Çin ile bağlarını kesen Kansu Uygurları, 940 yılında Kitanların, 1028 yılında Tangutların, 1226 yılında da Moğolların hâkimiyeti altına girdiler. 4- Kansu Uygurları, Moğol İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra da bu bölgede varlıklarını devam ettirdiler. Sarı Uygurlar olarak da tanınan Kansu bölgesi Uygurları, günümüzde Batı Çin bölgesinde yaşamaktadırlar. C) DOĞU TÜRKİSTAN (TURFAN) UYGUR DEVLETİ 1- Batıya doğru göç eden Uygurların büyük kısmı Tanrı dağları, Beş-Balık ve Turfan dolaylarına yerleştiler (840) 2- Kırgızlar tarafından öldürülen Uygur kağanının yeğeni Mengli'yi, kendilerine kağan seçtiler (856). Kağan seçiminden sonra Doğu Türkistan (Turfan) Uygur Devleti kurulmuş oldu. Bu dönemde Uygur hükümdarları "idu-kut" unvanını kullanıyorlardı. 3- Bu sırada iç karışıklıklar içinde bulunan Çin, Doğu Türkistan Uygur Devleti'ni tanımak zorunda kaldı ve yakın ilişkiler kurdu. 4- Uygurlar, yerleştikleri bölgenin özellikleri gereği tarım ve ticaretle uğraştılar. Çin ve batı ülkeleriyle ticaret ilişkilerini geliştirdiler. Kültür ve sanat alanlarında önemli eserler meydana getirdiler . 5- Uygurlar arasında zamanla Mani dininin yanı sıra Buda dini de yayılmaya başladı. Uygurlar, giderek Asya'da Buda dininin en büyük koruyucusu oldular. Buda dini etrafında zengin bir dinî edebiyat meydana getirdiler. 6- X. yüzyıldan itibaren Karahanlıların İslâmiyet’i, Uygurların ise Buda dinini yaymak istemeleri, İki Türk devleti arasında uzun süren savaşlara neden oldu. 7- Uygurlar, 1206 yılında Karahitayların (Kitanlar), 1209 yılında Moğolların egemenliği altına girdiler. 8- Kağıt yapımı ve hareketli matbaa tekniğini uygulayan Turfan Uygurlarına ait bir çok kitap bulunmuştur. 9- Moğol İmparatorluğu'nda önemli idarî görevler aldılar. Moğolları etkileyen Uygurlar, Moğollardan bir kısmının Türkleşmesini sağladılar. a) Kendi dillerini Moğollara da öğreterek, Moğol İmparatorluğu'nun resmî dilinin Uygurca olmasını sağladılar. b) Moğolların ele geçirdiği ülkelerin teşkilatlandırılmasında ve devlet yönetiminde onlara yardımcı oldular. c) Pek çok sözcük Moğol diline girdi. d) Moğollar hayvancılık, meyvecilik ve sanat alanlarında da Uygurlardan pek çok şey öğrendiler. Kültür ve medeniyet yönlerinden Uygurların, kültür ve medeniyet alanındaki etkileri, Asya'da yüzyıllarca devam etti. Uygurlar günümüzde Doğu Türkistan diye anılan bu bölgede Çin'e bağlı özerk bir devlet olarak yaşamaktadır. Uygurlarla İlgili Diğer Önemli Hususlar 1- Orta Asya'da Hun ve Göktürklerden sonra kurulan Türk devletidir. 2- Tarihte ilk defa din değiştiren, yerleşik hale gelen Türk kavmidir. 3- Mani ve Budizm dinini benimseyen ilk Türk devletidir.(759). UYARI: Uygurların din değiştirmesinde ve yerleşik hayata geçmesinde en önemli sebep Çin'in o zaman içinde bulunduğu durumdur. a) Talaş Savaşı ile Orta Asya'dan çekilen Çinliler (751) büyük bir bunalıma girmişlerdi. b) Bu durumda Çinliler Uygurlardan yardım isteyecekler, taht kavgaları Uygurların müdahalesi ile halledilecektir. c) Sürekli Türk - Çin mücadelesinin cereyan ettiği Orta Asya'da artık bir barış dönemi vardır. d) Hatta Uygur Kağanı Çin'de de kalmaya başladı, Mani dinini benimsedi. UYARI: Daha önceki dönemlerde Hunlar ve Göktürklerin de bu dine (Maniheizm) geçme girişimleri olmuş, fakat Mete, Tonyukuk v.s. nin engellemeleri ile bundan vazgeçilmiştir. Uygurların Çin'le olan münasebetleri, Çin'in içinde bulunduğu durum, Uygurların gevşemesine sebep olmuştur. 4- 18 harfli Uygur Alfabesini hazırladılar. 5- Cengiz Han'ın egemenliğine girmelerine rağmen medeniyette geliştiklerinden Moğollar'ı devlet teşkilatı, ticaret, bilim, sanat, alfabe (Uygur yazısı Moğolların da yazısı olmuştur) gibi konularda etkilediler. Moğolların Türkleşmesinde önemli bir rol oynadılar. (Özbek ve Çağatay Türkleri) 6- İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılar'la savaştılar.(Sebep Uygurların Budizm’i, Karahanlıların İslamiyet’i yaymak istemeleri.) 7- Tahta harflerden MATBAA'yı oluşturdular, pamuktan KAĞIT yaptılar. Uygurlar matbaayı kullanan ilk Türk boyu olmuş*lardır 8- Kağıt üzerinde en çok yazılı belge bırakan Türk toplumudur. 9- Manihizm ve Budizm dininin tesiri ile saray ve tapınak yapımında ileri gitmiş, Çin’e ustalar göndermişlerdir. 10- Oniki hayvanlı Türk takvimini yaptılar. 11- Uygurlar; Çin'le dostluk ilişkileri kurmaları, Gök Tanrı dinini terkedip Mani dinini benimsemeleri, savaşçı özelliklerini kaybetmeleri, göçebelik yerine yerleşik yaşamı tercih etmeleri gibi özellikleriyle geleneksel Türk kültüründen ayrılmışlar ancak Türklüklerini kaybetmemişlerdir. UYGUR DEVLETİ (745-840) - ÖZET Kuruluşu: Kutluk devletini, Basmil ve Karluklar ile birlikte yıkan Uygurlar 745 yılında kendi devletlerini kurmuşlardır. Yaşadıkları Yerler: Uygurlar, devlet kurmadan önce Orhun ve Selenga nehirleri ile Aral gölü çevresi. Kurucusu: Kutluk Bilge Kül Kağandır. Başkentleri: Önceleri Ötüken’di. Daha sonra ‘Ordu Balık’ (Ordu Şehir) denilen Karabalgasun’u başkent yaptılar. Genişlemesi: Uygurlar; Türgeşler ve Kırgızları hakimiyetleri altına almış, Çinlilerle ilişkilerini genişletmişlerdir. 751 yılında yapılan Talas savaşında Türklerin Araplara yardım etmesi ve Çinlilerin ağır bir yenilgi alması üzerine, Orta Asya’da Uygurların egemenlik kurması kolaylaşmış, Çin’de çıkan bir isyanda Uygurların Çin imparatoruna yardım etmesi üzerine ilişkiler gelişmişti. UYARI: Talas savaşı sonucunda Orta Asya egemenliği Çinlilerin elinden Uygurlara geçti. Böğü Han, 762 yılında Çin’e yaptığı bir yardım dönüşünde dört Mani rahibini getirerek Uygurların Mani dinine girmesini sağlamıştır. Böylece Manihizm Uygurların arasında yayıldı. Yıkılışı: 840 yılında Kırgız isyanı sonucu yıkıldı. Uygurlar, 13.yy.’da Cengiz Han’ın egemenliğini kabul etmiş, Moğol yönetiminde önemli görevler almışlardır. √ Uygurlar; Kırgız isyanı sonucunda ikiye ayrılmıştır. 1- Kansu Uygur (Sarı Uygurlar)(847-1226): Bunlar; Çin ile ticari ilişkilerini devam ettirmiş, askeri bir güç olmamıştır. Daha sonra Cengiz Han’ın egemenliğine girmişlerdir.(1226) 2- Turfan Uygurları (Doğu Türkistan): Önceleri Çin’e bağlı yaşadılar. Daha sonra bağımsızlıklarını ilan ettiler.(911) Savaş yerine sanat ve ticarete önem verdiler. Karahanlılar sayesinde Müslümanlığı seçip İslamiyetin Çin’de yayılmasını sağladılar. 1209’da Moğol hakimiyetine girdiler.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir! |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Co-Administrator
![]() |
Uygurlar (Uygur Devleti, Uygur İmparatorluğu) Ötüken, Kansu ve Doğu Türkistanda bir hâkanlık iki devlet kurmuş olan Türk boyu. Uygurların anayurtları, Baykal Gölünün güneyindeki Orhun, Selenga ve Tala nehirlerinin bulunduğu bölgedir. Bilinen tarihleri Büyük Hun İmparatorluğu ile başlar. Tabgaçlar (386-534) devrinden sonra, beşinci yüzyılın ikinci yarısında beylik kurdular. Göktürkler'in ilk zamanlarında Selenga Nehri etrafında oturuyorlardı. Yedinci yüzyılın ilk çeyreğinde Sir-Tarduşların altı kabileden meydana gelen birliğine katıldılar. Pu-ku, Tongra, Bayırku ve Fu-lo-pu kabileleri de Uygurların etrafında toplanarak, hep beraber Uygur adını benimsediler. Beyleri, Erkin unvanını taşıyor ve elli bin muharip asker çıkarabiliyorlardı. Göktürklerin zayıflamasıyla, kuvvetlendiler. Erkin yerine İl-teber unvanını kullanmaya başladılar. İl-teber Tu-mi-tu devrinde, Tola havâlisini alıp, güneyde Hoang-hoya kadar akınlar tertip ettiler. Uygurlar, akınları neticesinde, 646da Çin İmparatoru tarafından da tanındılar. İl-teber Tu-mi-tu, kendini kağan ilan etti. Uygurları Göktürkler tarzında teşkilâtlandırdı. Tu-mi-tu 648de Çinin entrikalarıyla öldürülünce, yerine oğlu Po-jon geçti. Po-jon, Çinlilerin on-okların başına kukla kağan yaptığı Ho-luyu mağlup ederek, 656da Taşkent yakınlarına kadar ilerledi. Uygurlar, Göktürklü Kapagan Kağan (693-716) zamanında Göktürklere bağlandı. Bilâhare Uygurlar, Göktürklerin iç mücadelesinden faydalanarak toplandılar. Göktürk Devletini yıktılar. 745te, Ötüken merkez olmak üzere, Uygur Hakanlığını kurdular. Dokuz-Uygur Uruğundan, birlik haline geldiler. Uruklar, Çince kaynaklarda şöyle geçer; Yaglakar (Yaglakır), Hu-tuko (Uturkar), Hu (Kürebir), Mo-ko-sik-i (Bagasıgır), A-vu-çö (Ebirceg), ko-sa (Hazar), Hu-vu-su (Khifuzu), Yo-vu-ku (Yagmurkar), Hi-ye-vu (Ayabire). Bu uruklardan kurulu Uygur kabilesinin idaresi altındaki Dokuz-Oğuz birliği de; Du-ku (Buku), Hun (Qun), Pa-ye-ku (Bayırku), Tung-lu (Tongra), Sse-kie (Sıkar), Ki-pi, A-pu-sse, Ku-lun-vu-ku, A-tie (Ediz)'dir. Dokuz Urukdan meydana gelen Uygur boyu, Dokuz-Oğuz boyunun ilâvesiyle boy sayısı ona yükselerek, On-Uygur diye anılan birlik meydana geldi. Basmıl ve Karluk boylarının katılmasıyla birlik sayısı onbire yükseldi. Uygur Hakanlığı, her boyun başına birer bey olmak üzere, on bir vali tarafından idare edilmekteydi. Uygur Hakanı Kutlug Bilge Kül, Orhun kıyısında Ordu-balık şehrini kurup, burayı merkez yaptı. Kutlug Bilge Kül, 747de ölünce, yerine oğlu Moyen-çor (Bayan-çor, Bilge Kağan) Uygur Kağanı oldu. Moyen-çor (747-759), kuzeyde Kırgızlar, batıda Karluklar ve onlara yardım eden Türgişler ve Basmıllar ayrıca Sekiz-Oğuz, Dokuz-Tatar ve Çikler ile muharebe edip, bunları kendine bağladı. Hakimiyetini Yenisey kaynakları, Çu-Talas havalisi, İç-Asya ve Kerulene kadar genişletti. Oğullarını buralara, Yabgu, Şad unvanıyla tayin etti. Moyen-çor, Çin üzerinde de çok tesirli oldu. Moyen-çora bağlı Karluklar, Çinlilerle, İslâm dînini tebliğ için bölgeye gelen Müslümanlar arasında yapılan Talas Meydan Muharebesi'nde (751) İslâm ordusu tarafını tuttu. Talas Meydan Muharebesinde Çinliler, ağır mağlubiyete uğradı. Tarım Havzası, Uygurlara geçti. Çinliler, Orta Asyadan çekildi. Çinde büyük hâdiseler oldu. Annesi Türk olan An-lu-şan adlı bir kumandan, 200.000 kişilik bir kuvvetle, Çinin merkezî şehirlerinden Lo-yangı 756da, Çang-anı 757de zaptetti. An-lu-şan, kendisini imparator ilan etti. Çinliler, bu hâdiseler üzerine, Uygurlardan yardım istemek zorunda kaldı. Moyen-çor, Uygurları yardıma çağıran Tang İmparatoru Su-tsungu destekledi. 757de Lo-yangı ve diğer merkezî şehirleri geri aldı. Çin, yılda 20.000 ton ipek vermeyi taahhüt etti. Uygur Hakanı, İmparatorun kızıyla evlendi. Moyen-çor (Bilge Kağan) 759da ölünce yerine Bögü Kağan (Alp Külüg Bilge Kağan) geçti. Bögü Kağan, Çine hakim olmak niyetindeydi. Uygur Ordusu, 762de Çine sefere çıktı. Uygurların gelmesiyle Çindeki iç mücadele sona erip, birlik oldular. Uygur ileri harekâtı durdu. Fakat, Çinde Uygur nüfusu ve tesiri arttı. Çinin merkez ve şehirlerinde pek çok Uygur, serbestçe ticaret yapıyor, istedikleri kadar ipekli kumaş alıp, satıyorlardı. Bögü Kağan, Tibetlilerin hücumuna uğrayan Çini korumak üzere, Töles asıllı Çin kumandanı Pu-ku Huai-enin davetiyle, 762de Lo-yang Seferini yaptı. Lo-yang Seferi, Tibetlilerden Çini kurtardıysa da, Türk kültürünün aleyhine oldu. Bögü Kağan, Ötükene dönerken, Mani dînini Türkler arasında yaymak için, dört rahibi de beraberinde getirdi. Bögü Kağan, Manihaizm'i kabul edince, bu bozuk din, Uygurlar ülkesinde resmî bir mahiyet kazandı. Manihaizm, hayvanî gıdâlarla beslenmeyi yasakladığından, disiplinli ve cesur bir kavim olan Uygurların muhariplik (savaşçılık) vasfını zayıflattı. Bögü Kağan, Kırgızlar üzerinde de zafer kazandı. Çine sefer etmek isterken, buna karşı çıkan akrabası Nazır Tang Bağa Tarkan tarafından, 779da öldürüldü. Tang Bağa Tarkan, Alp Kutlug Bilge Kağan unvanıyla, Uygur Hakanı oldu. Alp Kutlug Bilge Kağan (779-789), cesareti, iyi idaresi ve yapmış olduğu kanunlarıyla tanınır. Kırgızları tekrar mağlup etti. Çinli bir prensesle evlenince, Uygur tüccarlarının Çinde tahakkümlerinden doğan anlaşmazlıklar ortadan kalktı. 789da ölmesiyle yerine Külüg Bilge Kağan (789-790) ve sonra bunun oğlu Kutlug Böge (790-795) hakan oldular. Uygurlar, iktisadî ve kültürel menfaatleri sebebiyle, Çini eskiden beri taarruzlardan koruyorlardı. Tibetlilerin tekrar Çine tecavüz etmeleriyle, yine kuvvet yardımı gönderildiyse de, başarılı olmadı. Kutlug Bilge Kağan, bu başarısızlık üzerine 795te öldürüldü, yerine Alp Kutlug geçti. Alp Kutlug Bilge Kağan (795-805), sevilen bir kumandan ve idare adamıydı. Külüg Bilge Kağan (805-808) zamanında, huzur devri açıldı. İktisadî hayat gelişti. İç-Asyanın önemli ticaret şehirlerine nüfuz edildi. Alp Bilge Kağandan (808-821) sonra hakan olan Küçlüg Bilge Kağan (821-833); Karabalasagun Kitabesini, 826da diktirdi. Küçlüg Bilge Kağan zamanında, Türkistanın doğusuna inmek isteyen Tibetliler durduruldu. Karlukların başına yeni bir Yabgu tayin edilip, Soğd bölgesine kadar ticarî münasebetler geliştirildi. Fakat, Uygur ülkesinde huzursuzluk da başladı, hakan öldürüldü. Küçlüg Bilge Kağandan sonra yerine geçen Alp Külüg Bilge Kağan (833-839) da, nazırının tahrik ettiği isyanda öldürüldü. Uygurlar, millî vasıflarına ters düşen Manihaizm tesiriyle gittikçe gevşeyince; Yenisey bölgesinde olup, Orhun bölgesini de kontrol altında tutan Kırgızların taarruzuna dayanamadılar. Kırgızlar, kalabalık kuvvetleriyle, 840ta Uygur topraklarına girdiler. Uygur başşehri Ötükeni zaptedip, son hakanı öldürdüler. Ötükende devletleri yıkılan Uygurlar, büyük topluluklar hâlinde yurtlarını terk ettiler. Karluk ülkesine, Çin hududuna ve daha kesif olarak da, zengin ticaret merkezlerinin bulunduğu İç-Asyada, Beş-balık, Turfan, Kuça sahasına göçtüler. Uygurların Ötükenden göçleri, Hakan ailesine mensup, Vu-hi Tegin ve Ngo-nic Tegin adlı iki kardeş tarafından idare edildi. Göçten sonra, Uygur tarihinin ikinci safhası başladı. Göçü idare eden kardeşlerden Vu-hi Tegin (841-846), kağan seçildi. Uygurlar, Kırgız ve Çin taarruzlarına maruz kalıp, çok zarar gördüler. Bir kısmı Çinin tâbiiyetine girip, Kan-Çou Uygur Devleti'ni kurdular. Bir kısmı da eski yurtlarına dönüp, Doğu Türkistan (Turfan) Uygur Devleti'ni kurdular. Fakat, bu iki devlet de, Bozkır Türk Devletinden farklı vasıflar taşıyorlardı. Hakimiyetlerini genişletme idealleri yoktu. Büyük siyasî mücadelelere girmekten sakındılar. Başta, Çin hükümetleri olmak üzere, komşularıyla dostluk ve ticarî münasebetlerini devam ettirdiler.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir! |
|
|
|
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.