Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Akhunlar (Eftalitler)

 Tarih Katagorisinde ve  Genel Türk Tarihi Forumunda Bulunan  Akhunlar (Eftalitler) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>AKHUNLAR (EFTALİTLER) Akhunların Ortaya Çıkışı Büyük Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra, 350 yıllarında, Çin egemenliği altına girmek istemeyen Hunların büyük bir ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Tarih > Genel Türk Tarihi

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-12-2006, 03:47   #1 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Standart Akhunlar (Eftalitler)


AKHUNLAR (EFTALİTLER)



Akhunların Ortaya Çıkışı

Büyük Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra, 350 yıllarında, Çin egemenliği altına girmek istemeyen Hunların büyük bir bölümü batıya göç ettiler. Batıya göç eden Hunların bir kısmı Volga nehrini geçip Avrupa'ya doğru ilerlerken, diğer bir kısmı da güneye inip, Afganistan'ın kuzeyine yerleştiler(güneye inenler Kuzey Kazakistan’a geldiler.Afganistan’ın Toharistan bölgesine ve Semerkant dolaylarına hakin oldular.) . Buraya yerleşen Hunlar, Akhun Devleti'ni kurdular .

Orta Doğu Hunları olarak da tanınan Akhunlara, ayrıca Eftalitler adı da verilmektedir.

Eftalit adı, Sâsânî hükümdarı Rruz'u yenilgiye uğratan Hun hükümdarı (Heftal) "Eftalanos" tan gelmektedir.



Akhunlann Güçlenmesi

1- Akhunlar, V. yüzyılın başlarında Ceyhun ırmağını geçerek, Sâsânî topraklarını işgal etmeye başladılar. Sâsânî hükümdarı Behram Gür (420-438), Rey şehri önlerine kadar ilerleyen Akhunları yenilgiye uğrattı. Ancak, Sâsânîler, doğu sınırlarına yerleşmiş olan Akhunlardan rahatsızlık duymaktaydılar.

2- Akhunlar, Sâsânî hükümdarı II. Yezdcerd (438-457) zamanında, bu devlet üzerinde, giderek baskılarını artırdılar. Bu sırada Akhunlann başında bulunan hükümdar, Ahşunvar (Aksuvar) idi. Ahşunvar, Sâsânî devletindeki taht mücadelesine karışıp, Firuz'un tahta çıkmasını sağladı.

3- Akhun hükümdarı Kün Han zamanında Akhunlara sığınan Firûz ,Kün Han’dan aldığı yardımla tahta geçmeyi başardı (459).

4- Ahşunvar, Akhun hâkimiyetini Kuzey Hindistan'a kadar genişletti.

5- Akhunlar, 480 yılında Hindistan içlerine girmeye başladılar ve Kuzey Hindistan'ı egemenlikleri altına aldılar. Hindistan'a yapılan akınlar sırasında, Akhunlann başında Toraman adlı bir hükümdar bulunuyordu. Toraman, Hindistan'ın Pencap bölgesini bütünüyle Akhunlann denetimi altına aldı.

6- Akhunlar, 484 yılında Sâsânîleri yenilgiye uğratıp, yıllık vergiye bağladılar.

7- Akhunlar, 484’te ortaya çıkan Mazdek isyanının bastırılmasında Sâsânîlere yardım ettiler.

İran’da büyük bir ekonomik sıkıntı ortaya çıkmıştı. Mazdek adındaki kişi insanların mutluluğunu bozan iki unsurun servet ve mal olduğunu iddia etti.Bunların toplumun ortak malı olması durumunda sıkıntıların ortadan kalkacağını söyleyerek yoksul halktan bir çok taraftar kazandı.Böylece İran’da büyük bir dini ve sosyal sarsıntı oluşturan MAZDEK İSYANI oluştu.Ayaklanmayı kontrol altına alamayan Sasani hükümdarı Şah Kavad Akhunlara sığındı.Akhunlardan 30.000 kişilik bir atlı birlik alarak İran’a gelen Şah isyanı bastırdı.

NOT: Bu olaydan sonra Akhunlar Sasaniler üzerinde büyük bir nüfuza sahip oldular.

VI. yüzyılın başlarında Akhun Devleti'nin sınırları, İran'dan Orta Asya'nın iç bölgelerine, Aral ve Balkaş göllerinden İndus nehrine kadar uzanıyordu.



Akhunlar'ın Yıkılışı

VI. yüzyılın ilk yarısında en güçlü dönemlerini yaşayan Akhunlar, aynı zamanda Asya'nın ipek ticaretini de ellerinde bulunduruyorlardı. Bu sırada Anuşirvan'ın (531-579) tahta çıkmasıyla Sâsânîler yeniden güçlenmeye başladılar. Diğer yandan, 552 yılında Göktürk Devleti kurulunca, Akhunlar iki güçlü devlet arasında kaldılar.Göktürklerin batı illerini yönetmekte olan İstemi Yabgu , düşmanları olan Avarlarla iyi ilişkiler içinde bulunan Akhunların ortadan kaldırılması için Sâsânîlerle anlaştı. Akhunlar, Göktürklerin ve Sâsânîlerin ortak saldırıları sonucunda yıkıldılar ve toprakları, bu iki devlet arasında paylaşıldı (557).

Böylece, iki yüz yıllık bir egemenlikten sonra Hunların son bölümü de tarih sahnesinden çekilmiş oldu.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Alt 30-12-2006, 03:47   #2 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Standart


Büyük kısmı Volga'dan batıya geçen Hunlar'dan, Güney İran'a ve Batı Afganistan'a inen bir bölük olduğu tahmin edilen Orta Doğu Hunlarının, hiç olmazsa, Ak Hun (Eftalit) devleti hanedan ailesi ile hakim zümresini teşkil ettikleri ileri sürülmüş; veya bu devlet, Töleslerden Chao-ché'lere (Kao-kü = Uygurların ataları) bağlı Hua kolu mensuplarının Cungary bozkırlarından Horasan bölgesine geçerek, 5. asrın ortalarına doğru bir siyasî teşekkül haline gelmesi ile ilgili görülmüştür. Hun tarihinin bu noktası, oldukça karanlık bir manzara taşımaktadır. Hakimiyetini, Hazar kıyılarından Kuzey Hindistan'a, Afganistan'a, İç Asya'ya kadar genişleten bu kavmin veya kavimler topluluğunun, çeşitli vesikalarda birbirinden farklı adlarla anılması, durumu daha da karıştırmakta gibidir. Vaktiyle Ed. Chavannes, Yetaların neşet ettiği Hua (Hoa) topluluk adı ile "Hun" kelimesinin yakın ilgisi bulunduğunu düşünmüş ve J. Marquart, türlü adlarla zikredilen bu kavmin, Priskos'taki Kidarita'lardan (Sasanî İmparatorluğu hududunda, Kafkaslar'da oturan Hunlar) ibaret olduğunu ileri sürmüştü. Bizanslı tarihçi Theophanes'e (8. asrın 2. yarısı) göre "Ephtalit" adı, Sasanî İmparatoru Peroz'u (Fîruz. 459-484) mağlup eden Hun hükümdarı Ephtalanos'tan alınmıştır. Bu adın, aslında, Eftalit paraları üzerinde görülen Hephthalkhion olduğu ve birinci kelimenin sülale adını, ikincisinin de kavim ismini gösterebileceği bildirilmiştir. Diğer taraftan, İskenderiyeli Kosmas Indikopleustes (545-549 arası) ile Bizans tarihçisi Prokopios'un (545-550 arası) eserlerinde ve eski Hind vesikalarında aynı kavimden Ak Hunlar (Bizans: Devkhoi Ounni; Hind: Şveta-Huna) diye bahsedilmiştir. 520 yılında, Ak Hun - Eftalit hükümdarını ziyaret eden Çinli seyyah Song Yün'ün notlarından, bu kavmin Hunlarla akrabalığı anlaşılıyordu. 5. asrın ilk yarısında Sasanîlerle çarpışan Ak Hun hükümdarı, "Khakan" unvanını taşıyordu ve Afganistan bölgesindeki Ak Hun prensinin unvanı da "Tegin" idi. Bölge yerli halkının İranî asıldan olduğu şüphesizdir.

Ak Hun-Eftalit meselesi, son zamanlarda, bilhassa K. Czegledy'nin geniş araştırması ile, oldukça açıklık kazanmış görünüyor. Buna göre, tarihî gelişme, 350 yıllarında Altaylar havalisinden batıya doğru cereyan eden büyük göç hareketi ile ilgilidir. İç Asya'da, Hun idaresinden sonra iktidara gelen Sienpilerin yerine kurulan büyük Juan-juan devletinde, Uar ve Hun adlarında iki kabile grubu, 350'lerde, bilinmeyen bir sebeple o devletten ayrılarak, bugünkü Güney Kazakistan bozkırına gelmiş; buranın eski Hun halkını Volga'ya doğru ittikten (Avrupa Hunları) az sonra güneye yönelerek, Afganistan'ın Toharistan bölgesine inmişti. 367'ye doğru, buradaki eski Kuşan (Büyük Yüe-çi) ülkesine hükmeden "Kidarita" hanedanını (ihtimal İran asıllı) da Baktria'ya (Belh havalisi) süren bu İç Asyalı kütle, söylendiği gibi, Uar (= Avar) ve Hun kabileler birliği idi. Bu birlik, daha sonra Kangkü (Çu-Maveraünnehir) ve Sogd'un (Semerkand ve havalisi) hakimleri olarak, (Çince'deki Hiung-nu ve Avrupa dillerindeki Hun şekilleri arasında mahallî söylenişlere göre bazı ufak değişiklikler gösteren) yukarıda sıraladığımız adlar altında anılmıştır. Hakimiyetini, batıda Hirkania'ya (Gurgan, Hazar denizinin güneyi) kadar genişleten bu devlet, 5. asır ortalarından itibaren Heftal adında yeni bir hükümdar ailesine sahip olmuş (bu ad ilk defa 457'de görülüyor) ve yıkıldığı 557 yılına kadar hem sülale, hem kavim olarak, öteki adlar ve Ak Hun adı ile birlikte bu adı da taşımıştır. Yapılan tespitlere göre, devlette rol oynayan kabilelerden bazıları şunlardı: Kadis-hun (Herat civarında. Pers kaynaklarında Hvon, Prokopios'da Eftalit diye zikredilen bu kabile, sonra İran'ın batısına göçmüştür; "Kadisiya" yer adının menşei), Zavul (Zabul; bundan Zabulistan), Çol (Çöl? Gurgan = Curcaniye, havalisinde), Kernikhion (Karmir-hyon= Kızıl? Hun), Askil-Eskil. Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.

Sogd bölgesini ele geçirdikten sonra İran üzerine baskı yapan Uar-hunların, 9 yıl kadar süren (358'e doğru) şiddetli hücumları karşısında yıkılma tehlikesi geçiren Sasanî İmparatorluğu, Şapur II'nin gayretleri ile kurtuldu. Hattâ, iki taraf arasında ittifaka varan bir antlaşma oldu ve bu durum üç nesilden fazla bir süre devam etti (bu arada, Şapur'un, 359'da Amida'yı [Diyarbakır] kuşatmasında, yardımcı olarak, Hun kuvvetleri de bulunmuştu). Fakat Bahram Gor zamanında (420-438) başlayan yeni taarruzlar (427'den itibaren), Sasanîleri sarstı. Sogd bölgesinden Ceyhun'un güneyine doğru gelişen istila hareketinin, Bahram Gor tarafından, başarı ile durdurulması, onun en şöhretli ("kurtarıcı") İran imparatorlarından sayılmasına vesile oldu. Halefi Yazdgird II zamanının (438-457) sonlarına doğru, Uar-Hunların (Ak Hun) başında, büyük hükümdar, Eftal (Abdel) hanedanından, Kün-han (Kun-han Priskos'da Kougkhas, İslam kaynaklarında Akh.ş.n.var vb.), İran iç işlerine karışarak, himayesine aldığı veliaht Peroz'u (Fîrüz) Sasanî tahtına çıkarmış (459-484), hakimiyetini Kuzey Hindistan'a doğru genişleterek orada, başında Skandagupta'nın bulunduğu Gupta devletini dağıtmıştı (470'e doğru). 484 yılında, Ceyhun kıyılarında Ak Hun - Eftalitler tarafından mağlup edilerek Herat bölgesini kaybeden ve yıllık vergiye bağlanan Sasanîler'in, bu sırada geçirdiği dinî-içtimaî bir sarsıntı, ülkelerini ihtilale sürükledi. Bu, Mazdek isyanı idi. Mazdek, Mani inancındaki "ikili" telakki (ışık-karanlık, iyilik-kötülük mücadelesi) üzerine sosyal huzursuzluk amillerini de ekleyerek, o tarihlerde yorulan ve iktisadî darlık içine düşen topluluğu kurtarmak iddiası ile, düşüncelerini yaymağa başlamıştı. Buna göre, insanların saadetini bozan iki unsur vardı. Biri servet, diğeri kadın. Bunlardan her ikisi de herkesin ortak malı olduğu takdirde, yeryüzünden kötülük kalkacaktı. Bu tipik komünist propaganda neticesinde, arazi ve servet sahipleri ile aile müessesesine karşı kışkırtılan halk, Mazdek ve müritleri tarafından ayaklandırıldı. Din adamları ve asiller öldürüldü, kadınlar tecavüze uğradı, evler ve konaklar yağmalandı, tahrip edildi. Devletin sıhhat kazanacağı hususunda Mazdek'e inanmak gafletini gösteren Şah Kavad (veya Kubad, 488-496 ve 498-531) da hapsedilmişti; fakat o, kurtulmak imkânını bularak, komşu Ak Hunlara sığındı (496). İran'da olup bitenleri yakından takip eden Ak Hun hükümdarı, insanlık yararına hiçbir şey göremediği Mazdek hareketini kırıp yok etmek için, Kavad'ı 30 bin kişilik Hun süvari birliği başında İran'a gönderdi. Bu suretle Şah, ihtilali bastırdı (498-499) ve hadiselerin gelişmesinden, felaketin derecesini kavrayan halkın da yardımı ile, Mazdek ve taraftarları yakalanarak idam edildi. Tabiatıyla, temizlik ve ülkenin sükûnete kavuşturulması, uzun bir zamana ihtiyaç gösterdiğinden, Sasanî İmparatorluğunda hak, adalet ve mülkiyet esasında normal nizam, daha ziyade, Kavad'ın oğlu Husrev I. Anüşîrvan (531-579) devrinde kurulmuştur ki, bu şehinşah, tarihte "Adil" lakabı ile anılır.

Çin kaynaklarına göre, İç Asya'da Hoten, Kuça, Aksu, Kaşgar ve etrafını hakimiyetlerine alan Ak Hun-Eftalitler, bu arada Kuzey Hindistan'ı da zaptetmişlerdi. Bu harekât, "Tegin" unvanını taşıyan ve Kâbil'de oturan Toramana adındaki başbuğ tarafından idare edilmişti. 6. yüzyılın ilk yarısında ise Toramana'nın oğlu Mihiragula (Gollas, 515-545) imparatorluk güney kanadının en azametli hükümdarı görünmektedir. Ordusunda, daima 700 savaş filinin bulunduğu rivayet edilir. Fakat Budist rahipler (Song Yün ve ondan bir asır sonra buraya gelen Hiuen-tsang), bu "Huna kralı"ndan hoşlanmamışlardır. Çünkü Mihiragula, Budizmi ülkesi halkı için tehlikeli sayıyor ve Budistleri kontrol altında tutuyordu. Buna karşılık, İskenderiye'den Hindistan'a giden tüccar (sonra keşiş) Kosmas tarafından ve 530 tarihli Gwalior kitabesi ile Sanskrit yazılı "Keşmir Vekayinamesi"nde Mihiragula, Hindistan'ın en büyük hükümdarı olarak tasvir edilmektedir.

İran'da Anüşîrvan büyük bir devlet adamı olarak belirdikçe, Ak Hun - Eftalitler sönükleşti. 552 yılında, Orta Asya'da Göktürk Hakanlığı kurulup İstemi Yabgu, Maveraünnehir bölgesinde faaliyete geçtiği zaman ise, iki büyük imparatorluk arasında sıkışan Ak Hun - Eftalit devletinin, Göktürklerin mücadeleye giriştikleri Juan-juanlarla olan siyasi ve sıhrî rabıtaları da fayda vermedi. Anüşirvan ve İstemi'nin ortaklaşa hareketleri neticesinde, Ak-Hun iktidarı yıkıldı ve ülke Göktürklerle İranlılar arasında paylaşıldı (557).

Üç kol halinde gelişmiş olan Hun siyasi hakimiyeti, -Kafkasya'daki (Derbend kuzeyi- Hazar denizi arasında) Hunların, Hazar Hakanlığı idaresine girinceye kadar süren kısa hakimiyetleri dışında- bu suretle tarihe karışmakla beraber, Hunlara mensup Türk soyundan çeşitli kütleler , Büyük Hun çağında şahsiyetini bulan zengin kültürleriyle göreceğimiz gibi, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında Tabgaç, Göktürk, Türgiş, Karluk, Uygur, Oğuz, Bulgar, Sabar, Hazar, Kuman vb. türlü adlar altında ve yeni güçlü devletler, imparatorluklar kurarak yaşamaya devam etmişlerdir. Türk milleti denilen büyük âlemin çocukları olan bu kütleler, aynı zamanda Rus, Macar, İslav-Bulgar, Romen, Gürcü devletlerinin kuruluş ve gelişmelerinde başlıca rol oynamışlar ve daha sonraki bütün İslam-Türk siyasi teşekküllerine askeri, hukuki ve sosyal yönlerden ana kaynak vazifesi görmüşlerdir.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ak Hun (Eftalit) İmparatorluğu (Ak Hunlar, Akhunlar) waRdeR Genel Türk Tarihi 0 14-02-2007 22:17


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:17 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206