Tarih Katagorisinde ve Genel Türk Tarihi Forumunda Bulunan Göktürkler Konusunu Görüntülemektesiniz.=>GÖKTÜRKLER Büyük Hun Devleti'nin dağılmasından sonra, Asya bozkırlarında dağınık halde yaşayan Türk boylarını ilk kez bir araya getirerek yeniden büyük ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Co-Administrator
![]() |
GÖKTÜRKLER Büyük Hun Devleti'nin dağılmasından sonra, Asya bozkırlarında dağınık halde yaşayan Türk boylarını ilk kez bir araya getirerek yeniden büyük bir Türk devleti kuran "Göktürkler" oldu . Büyük Hun Devleti’nden sonra Orta Asya’da kurulmuştur. Göktürkler, tarihte Türk" adını taşıyan ilk Türk devletini kurdular. Devlet ve millet olma bilinci Göktürklerde en yüksek noktasına ulaşmıştır. I.Göktürk Devleti Orta Asya’da en geniş topraklara sahip olan Türk devletidir. Göktürkler, Sibirya'daki Yakutlar ile batıdaki Ogur (Bulgar) Türkleri dışında, Orta Asya'daki bütün Türk asıllı kavimleri bir yönetim altında topladılar. A) I. GÖKTÜRK DEVLETİ (552-630) Devletin Kuruluşu Kökeni: Çin kaynaklarına göre, Göktürklerin kökeni, Asya Hunlarına dayanmaktadır. Kuzey Hun Devletinin yıkılmasından sonra, Altay dağlarının doğusuna çekilen Türkler, burada demircilikle uğraşıyor ve bağlı bulundukları Avarlar (Juan-Juan, Apar)'a silâh yapıyorlardı. Kitabelerde, kendilerini "Göktürk" olarak isimlendiriyorlardı. 1- V. yüzyılın ortalarında Göktürklerin başında Aşina boyundan Bumin bulunuyordu. Göktürkler, 535 yılına doğru iyice güçlendiler. Doğuda Çin sınırına kadar gelen Göktürkler, Çin'deki Topa (Tabgaç) devletiyle ekonomik ve siyasî ilişkiler kurdular. 2- 545 yılında, Topa hükümdarı, Göktürklere bir elçilik heyeti gönderdi. Bu olay, Göktürklerin siyasî bir güç olarak tanınmaları anlamına gelmesi yönünden büyük önem taşıyordu. Bu olayı iyi değerlendiren Bumin, kendi elçilik heyetini de Topalara gönderdi. 3- 546 yılında, Töles Türk boylan, Avarlara karşı ayaklandılar. Avar hükümdarı, ayaklanmayı bastırma görevini Bumin'e verdi. Bumin, Töleslerin ayaklanmasını bastırdıktan sonra, Avar hükümdarı ile eşit olduğunu göstermek için, hükümdarın kızıyla evlenmek istedi. Bumin'in bu isteğine Avar hükümdarı, "Siz, demircilik yapan adî kölelerimizsiniz, nasıl olur da bizden kız istemeye cesaret edebilirsiniz" diyerek Bumin'in isteğini geri çevirdi. 4- Bumin, isteğinin kabul edilmemesi üzerine, Batı Topa (Tabgaç) prensesi ile evlendi. Bumin, sağladığı bu destek ile Avarları yenilgiye uğrattı. 5- Kuruluşu: Bumin, merkezi Ötüken olmak üzere Göktürk Devleti'ni kurdu ve "İI-Kağan" unvanını aldı (552). 6- Bumin, devletin batı kanadını, kuruluşta kendisi ile birlikte mücadele eden kardeşi İstemi'ye, "Yabgu" unvanını taşımak ve doğu kanadının egemenliğini tanımak koşulu ile verdi. Bumin, devleti kurduğu yıl içinde öldü. AÇIKLAMA: Göktürk Devleti kurulduğu zaman Orta Asya’da Yenisey ırmağı boylarında Moğollar ve Avarlar, bu ırmağın batısında Dokuz Oğuzlar ve Kırgızlar bulunuyordu. Balkaş gölü çevresinde ise, içinde pek çok Türk kabilesinin bulunduğu Tösle denilen büyük bir birlik bulunmaktaydı. Mukan Kağan (553-572) Bumin'den sonra yerine önce Ko-lo, daha sonra Mukan geçti. 1- Mukan Kağan, ilk seferini Avarlar üzerine yaptı. Büyük bir sefer sonucunda Avarları yenilgiye uğratarak, onları batıya doğru göçe zorladı (555). 2- Daha sonra komşuları doğuda Kitanları, kuzeyde Kırgızları yenilgiye uğratıp, egemenlik altına aldı. 3- Çin'deki "Chou" (Çu) ve “Ts’i” (Ti) devletleri üzerinde baskı kurdu. Onların Akhunlara yardımını engelledi.Bu durum Akhunlarla mücadele eden İstemi Yabgu’nun işini kolaylaştırdı. 4- Amcası İstemi Yabgu ile birlikte, Akhunlara karşı yapılan seferlere katıldı. Göktürk Devleti, kısa zamanda, doğuda Mançurya'dan batıda İran'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk hâline geldi. Mukan Kağan döneminde Göktürk Devleti, en güçlü dönemini yaşadı. Mukan Kağan, 572 yılında öldü. İstemi Yabgu ve Batı Siyaseti (552-576) 1- Göktürk Devleti'nin batı kanadını Bumin Kağan döneminden beri yöneten İstemi Yabgu, kısa zamanda Altayların batısından Tanrı dağlarına kadar olan bölgeyi hâkimiyeti altına aldı. Göktürklerin batı sınırları Akhun ve Sasani topraklarına dayandı. 2- Bu bölgedeki Türk boylarını bir yönetim altında toplayıp, İpek Yolu'na hâkim olmaya çalıştı. 3- Bu sırada Akhunlar, İpek Yolu'nun önemli bir kısmına hâkim durumdaydılar. İpek Yolu'na hâkim olmak isteyen Sâsânîler, Akhunlarla savaşmaktaydılar. İstemi Yabgu, Akhunlara karşı Sasanilerin desteğini alabilmek için kızını Sasani imparatoru ile evlendirdi. Sâsânîlerle anlaşarak, Akhunların İpek Yolu üzerindeki egemenliğini kırmaya çalıştı. Kurulan ittifak sonucu Akhun Devleti yıkıldı (557) . Akhunların toprakları, Ceyhun nehri sınır olmak üzere Göktürk ve Sasani devletleri arasında paylaşıldı. Göktürkler, bundan sonra İpek Yolu'na egemen oldular. 4- Göktürklerin giderek güçlenmesinden çekinen Sâsânîler, ipek ticaretini engelleyerek, Göktürkleri zayıflatmayı amaçladılar. İpek ticaretinin engellenmesi, Göktürkleri olduğu kadar, Bizans İmparatorluğu'nu da olumsuz yönde etkiledi. İstemi Yabgu, Sâsânîlerle anlaşma umudu kalmayınca, İstanbul'a bir elçilik heyeti gönderdi. Bu olay, tarihte, Orta Asya'dan Bizans'a gönderilen ilk elçi heyeti olması yönüyle önem taşır (568) . Bizans imparatoru II. Justinos da, bir süre sonra Valentinos başkanlığında bir elçilik heyetini, İstemi Yabgu'ya gönderdi. Valentinos, kendisini karşılayan Türk-Şad Bey'e iki ülke arasında dostluğun sağlanması amacıyla geldiğini söyledi. Valentinos'un bu sözleri üzerine hiddetlenen Türk-Şad Bey, şu karşılığı verir: "O Romalılar siz değil misiniz ki, on dille konuşursunuz ve herkesi aldatırsınız." Konuşmasına devam eden Türk- Şad Bey şöyle der: "Siz Romalılar niçin bizim elcilerimizi Kafkaslar üzerinden Bizans'a götürüyorsunuz ve Roma'ya gidilecek başka yol yoktur, diyorsunuz. Yani biz, yollar geçilmez, her taraf arızalı, dağlık taşlık zannedelim de Roma İmparatorluğu'na hücum etmeyelim mi? Böyle düşüneceğimizi mi sanıyorsunuz? Fakat ben Dinyeper nehrinin nerede bulunduğunu, Tuna'nın nereye aktığını, Meriç’in nereden geçtiğini çok iyi biliyorum. Bize tâbi olan kavimlerin Roma topraklarına nereden girdiklerini de biliyorum ve sizin kaleleriniz de bizim için sır değildir..." Bu konuşma, o günkü şartlarda bir Tuk beyinin geniş bir coğrafî bilgiye sahip olması yönünden büyük önem taşımaktadır. 5- Sonuçta Göktürkler ile Bizans arasında, Sâsânilere karşı antlaşma sağlandı. Yapılan antlaşma sonucu, doğudan Göktürkler, batıdan Bizanslılar, Sâsânîleri sıkıştırmaya başladılar. 6- Göktürkler, Horasan'ı aldıktan sonra 571 yılında Kafkasya'ya girdiler. Ancak, bir süre sonra Göktürk-Bizans ilişkileri bozuldu. Bunun nedeni, Bizans'ın, Göktürklerin düşmanı olan Juan-Juanları (Avar) korumaya çalışmasıydı. Göktürk-Bizans saldırıları sonucu Sâsânî Devleti'nin zayıflaması, gelecekte Hz. Ömer zamanında İslâm ordularının İran'ı kolayca fethetmelerini sağladı. Gerçekleştirdiği seferlerle Orta Asya'nın batı bölgelerinin Türkleşmesini sağlayan İstemi Yabgu, 576 yılında öldü. Tapo Kağan (572-581) Mukan Kağan'ın 572 yılında ölümü üzerine, yerine, kardeşi Tapo geçti. Tapo Kağan, ülkesinin çok genişlemiş olduğunu düşünerek, kendi yönetimindeki doğu bölgesini ikiye ayırdı. Doğusuna yeğeni İşbara'yı, batısına kardeşi Jotan'ı, "yabgu" unvanıyla tayin etti. 1- Tapo Kağan, Çin'deki Chou (Çu) ve Ts'i (Çi) devletleri arasındaki rekabetten yararlanmaya çalıştı. 2- Yine bu dönemde Çin devletleriyle ticarî ilişkiler gelişti. Çin ile ticaretin artması ve lüks tüketim mallarının kolayca sağlanması, Türk soyluları arasında Çin'deki yaşantıya özen duyulmasına sebep oldu. 3- Hatta bir Budist misyoner, Tapo Kağan'ı, Çin'deki zenginliğin kaynağının Budizm olduğuna inandırdı. Tapo Kağan'ın, Buda dinini kabul etmesi,tapınak yaptırması ve Çin'e karşı duyduğu hayranlık, halkın tepkisiyle karşılaştı. Bu sırada, İstemi Yabgu'nun ölmesi (576) Göktürk Devleti'nde sarsıntı yarattı. b) Göktürk Devleti'nin İkiye Ayrılması (582) İstemi Yabgu'nun yerine geçen oğlu Tardu, Göktürk Devleti'nin başına geçmek isteyince, Tapo ile arası açıldı. Tapo Kağan 581 yılında ölünce, yerine İşbara geçti. Bu durumdan yararlanmak isteyen Çin, Göktürklerdeki mevcut anlaşmazlığı daha da körükledi. Çin imparatoru, Tardu'ya hükümdarlık alâmetleri göndererek, onu Göktürk kağanı olarak tanıdığını bildirdi. Çin'in kışkırtmaları sonucu Tardu, İşbara'nın kağanlığını tanımadığını bildirdi. Çıkan çatışmalar Göktürk Devleti'nin sadece zayıflamasına değil, aynı zamanda ikiye ayrılmasına neden oldu (582) . DOĞU GÖKTÜRK DEVLETİ (582 – 630) İşbara Kağan (582- 587) 1- Göktürk Devleti'nin 582 yılında ikiye ayrılmasından sonra, Doğu Göktürk Devleti, gücünü kaybetmeye başladı. İşbara Kağan'ın Çin'e düzenlediği seferler, başarısızlıkla sonuçlandı. Çin, ipek ticaretini engelleyip, Göktürklerin on bin kadar tüccarını sınır dışı etti. Bu durum Göktürkler arasında açlık ve yoksulluğun doğmasına yol açtı. 2- Kendine bağlı boyların Batı Göktürklere sığınması üzerine, İşbara Kağan zor durumda kaldı. 3- 585 yılında, giderek artan iç olaylar ve dış baskılar sonucu İşbara Kağan, Çin hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı. 4- Doğu Göktürk Devleti'ni hâkimiyeti altına alan Çin'in asıl amacı, Türkleri Çinlileştirmekti. Bu nedenle Doğu Göktürkleri, Çince konuşmaya, Çinliler gibi giyinmeye ve Çin'in âdetlerini kabul etmeye zorladılar. İşbara Kağan, bu baskılar karşısında, 585 yılında, Çin imparatoruna yazdığı mektubunda şöyle diyordu: "Size bağlı kalacak, haraç verecek, kıymetli atlar hediye edeceğim. Fakat dilimizi değiştiremem; halkıma, Çin giysilerini giydiremem, âdetlerinizi, kanunlarınızı alamam. İmkân yoktur. Çünkü, bu yönlerden, bütün milletim, hassasiyetle çarpan tek bir kalptir." Çin esaretine daha fazla dayanamayan İşbara Kağan, 587 yılında öldü. İşbara Kağan'dan sonra başa geçen Yehu ve Tülan zamanlarında, Çin baskısı daha da arttı. Daha sonra başa geçen Kimin Kağan (600-609), Çin'in ileri sürdüğü bütün şartları kabul etti. Kimin Kağan'dan sonra Doğu Göktürklerin başına, Şi-pi Kağan geçti. Doğu Göktürklerin Yeniden Güçlenmesi Şi-pi Kağan (609-619) 1- Şi-pi Kağan (609-619) zamanında Doğu Göktürkler, kısa bir süre için yeniden eski güçlerine kavuştular. Şi-pi Kağan, ülkesindeki karışıklıkları önledi. 2- Batıda Tibet'e, doğuda Amur ırmağına kadar uzanan topraklar üzerinde egemenlik kurdu. 3- Çin'e her yıl verilmekte olan haracı kesti. Çin imparatorunu yenilgiye uğrattı. İmparator, Göktürklere yıllık vergi vermek şartıyla kendini kurtarabildi. 4- Göktürklere, eski güçlü dönemini yaşatan Şi-pi Kağan 619 yılında öldü. Çu-lo Kağan - Şi-pi Kağan'dan sonra başa geçen Çu-lo Kağan, Çin'e yönelik akınları devam ettirdi. Ancak, bir süre sonra Çu-lo Kağan, Çinli eşi tarafından zehirlenerek öldürüldü. Çu-lo Kağan'dan sonra yerine kardeşi Kie-li (Hieli) geçti. Doğu Göktürk Devleti'nin Yıkılışı 1- Kie-li Kağan (621-630) zamanında, Çin'e akınlar devam etti. Kie-li Kağan'ın Çin üzerine çıktığı son seferinde esir düşmesi sonucu, Doğu Göktürk Devleti sona erdi (630). Bundan sonra Göktürk tarihinde elli yıl süren karanlık bir dönem başladı. Çin egemenliği altında geçen yıllar içinde, zaman zaman birçok ayaklanmalar oldu. Bu ayaklanmaların hepsi de Çin tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Bu ayaklanmaların en önemlisi, 639 yılında Kür-şad'ın, Çin sarayına düzenlediği baskın olmuştur. Kürşad'ın amacı, Kie-li Kağan'ın oğlunu Türk ülkesine kaçırıp, devleti yeniden kurmaktı. Bu amaçla 39 arkadaşıyla Çin sarayına bir baskın düzenledi. Ancak, düzenlenen baskın başarılı olmadı ve Kürşad ile arkadaşları kahramanca savaşarak hayatlarını kaybettiler. BATI GÖKTÜRK DEVLETİ Tardu (582-630) 1- 582 yılında bağımsızlığını ilân eden Tardu'nun amacı, Doğu Göktürk Devleti'ni de egemenliği altına almaktı. 2- Batı sınırlarında başarılar kazanan Tardu, ülkesinin topraklarını Kırım yarımadasına kadar genişletti. 3- Bizans-Sâsânî savaşları nedeniyle zayıf düşen Sâsânî devleti üzerinde baskı kurdu. 4- Tardu, 600 yılında Çin üzerine sefere çıktı. Ancak, Çinlilerin su kaynaklarını zehirlemeleri nedeniyle Tardu'nun ordusu büyük kayıplar verdi. Bu başarısızlık sonucu ülkenin çeşitli yerlerinde ayaklanmalar çıktı. 5- Teleslerin çıkardığı ayaklanmanın bastırılamaması, Tardu'nun sonunu getirdi (603). Tardu'nun ölümünden sonra yerine geçen hakanlar, Çin'in baskılarına karşı koyamadılar, iç karışıklıkları önleyemediler. Ancak, Tardu'nun küçük torunu Tong Yabgu (618-630) döneminde, Göktürkler yeniden güçlendiler. Bu dönemde yeni bir ordu kuruldu ve sınırlarda yeni topraklar ele geçirildi. Töleslerin ayaklanması bastırıldı. Sâsânîler yenilgiye uğratıldı. Ancak, bu sırada çıkan Karluk ve On-ok boylarının isyanları, Batı Göktürk Devleti'nin çöküşüne ortam hazırladı.Tong Yabgu'nun, amcası Si-bi (Sebi) tarafından öldürülmesi üzerine, ülkede taht kavgaları başladı, ayaklanmalar çıktı. Bu fırsatı kaçırmayan Çin, Batı Göktürkleri egemenlik altına aldı. Ancak, Batı Göktürk ülkelerinin tamamen Çin egemenliği altına girmesi 659 yılında oldu. C) II. GÖKTÜRK DEVLETİ (682-744) Devletin Kuruluşu 630 yılında Doğu ve Batı Göktürklerin Çin egemenliği altına girmesiyle elli yıl kadar süren bir esaret dönemi başladı. Bu süre içinde yeniden bağımsızlığın kazanılması amacıyla başlatılan ayaklanmalar, Çinliler tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Bu ayaklanmaların en önemlisi, 639 yılında Kür-şad'ın, Çin sarayına düzenlediği baskın olmuştur. Kürşad'ın amacı, Kie-li Kağan'ın oğlunu Türk ülkesine kaçırıp, devleti yeniden kurmaktı. Bu amaçla 39 arkadaşıyla Çin sarayına bir baskın düzenledi. Ancak, düzenlenen baskın başarılı olmadı ve Kürşad ile arkadaşları kahramanca savaşarak hayatlarını kaybettiler.Böylesine büyük bir cesaret Çin sarayında derin yankılar uyandırmıştır. Sonuçları : a) Kürşat isyanına kadar Türklere Çinlileştirme politikası takip eden Çin bu tavrından vazgeçmiş ve Türkleri Sarı ırmağının kuzeyine nakletmiştir. b) Türkleri yalnız kendilerine ismen bağlamakla yetinmişlerdir. c) Kürşad isyanı Çin’e karşı başlatılan isyan hareketinin ateşleyicisi olmuştur. Göktürkler Ni-şu-fu önderliğinde yeniden isyan hareketi başlattılar.Ancak başarılı olmadı (671-680). 680’de Göktürkler Funien önderliğinde yeniden isyan ettiler.Kalabalık Çin ordusuna karşı kendisine bağlı kuvvetlerle kahramanca çarpıştı.Ancak yenildi ve 53 arkadaşı ile birlikte idam edildi. Kutluk İlteriş Kağan 1- Nihayet, 680 yılında Göktürklerin Aşina soyundan gelen Kutluk'un başlattığı bağımsızlık mücadelesi başarıya ulaştı. Çinliler, Türk illerinden çıkarıldı. Bu mücadele sırasında Kutluk'un yanında yer alanlar arasında ünlü devlet adamı ve komutan Tonyukuk da bulunuyordu. 2- Kutluk ile Tonyukuk, 681 yılında Çin'e düzenledikleri akın sonucunda, büyük miktarda ganimet elde ettiler. 3- 682 yılında Ötüken'i ele geçiren Kutluk, kendini kağan ilân ederek, "İlteriş" (devleti derleyip toplayan, devlet kuran) unvanını aldı. Kardeşi Kapgan'ı "şad", diğer kardeşi Tosifu'yu "yabgu" tayin etti. Bağımsızlığın kazanılıp, devletin kurulmasında önemli rol oynayan Tonyukuk'u, kendine danışman (Aygucı) tayin etti. Göktürklerin ikinci kez kurdukları bu devlete, kurucusundan dolayı "Kutluk Devleti" de denir. Kutluk Kağan Çine karşı "Ulusal Kurtuluş Savaşına" girişerek II. Göktürk devletini kurmuştur. Bu özelliği ile Kutluk Kağan Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran M. Kemal Atatürk'e benzer. 4- İlteriş Kağan (682-692), batıda On-ok ve kuzeyde Kırgızlar dışında bütün Türk boylarını bir yönetim altında topladı. 5- İlteriş Kağan, ilk olarak Çin'e karşı harekete geçti. Kutluk’un Çin Seferlerinin Nedenleri : a) Türklerin Orta Asya’daki en büyük rakipleri olan Çin’i baskı altında tutmak istemeleri b) Yeni kurulmuş olan devletin yiyecek, giyecek ve at gibi gereksinimlerini karşılama düşüncesi. İlteriş Kağan, 682-687 yılları arasında Çin'e 46 sefer düzenledi. Saldırılarda ilk hedefler askeri garnizonlar ve eyalet merkezleri idi. Bu akınlarda pek çok Çin şehri tahrip edildi.Büyük miktarda ganimet ele geçirildi. Göktürkleri yeniden eski gücüne kavuşturan ve doğudaki bütün Türk boylarını yönetimi altında toplayan İlteriş Kağan, 692 yılında öldü. İlteriş Kağan öldüğünde Göktürk Devleti'nin sınırları, kuzeyde Kögmen dağlarına, doğuda Kerulen ve Onon ırmaklarının vadilerine, batıda Altay dağlarına kadar uzanıyordu. Kapgan Kağan (692-716) İlteriş Kağan'ın yerine kardeşi Kapgan geçti. Çünkü, İlteriş Kağan öldüğü zaman, çocuklarından Bilge 8, Kültigin 7 yaşında idi. 1- Kapgan Kağan (692-716), ileriye dönük olarak hedeflerini şöyle belirlemişti (Kapgan Kağan’ın Dış Politikası) : a) Çin'i sürekli olarak baskı altında tutmak. b) Çin'de yaşayan Türk boylarını Ötüken'e çekmek (Çin’de dağınık haldeki Türkleri bir devletin bünyesinde toplamak) c) Asya'daki bütün Türk boylarını Göktürk birliği içinde toplamak. 2- Kapgan Kağan, 693 yılında başlattığı seferlerle Çin'i baskı altına aldı. Çin, Türklerin isteklerini yerine getirmek zorunda kaldı.Çin içinde yaşayan Türkleri iade ederek, büyük miktarlarda tohumluk darı, tarım aletleri ve kumaş verdi. 3- Bundan sonra, devlet yönetiminde ve ordu teşkilâtında yeni düzenlemeler yaptı. Doğu bölgelerinin yönetimini kardeşi To-si-fu'ya, batı bölgelerinin yönetimini "şad" unvanıyla yeğeni Bilge'ye verdi. Oğlu Bögü'ye de "İnal Kağan" unvanını vererek, kendisine veliaht yaptı. 4- Kapgan Kağan Çin seferlerinden sonra Kitanlar üzerine yürüyerek onları yendi. 5- Kapgan Kağan, Çin'in Göktürklere karşı Kırgızlar ve On-oklar ile ittifak kurma girişimini önlemek için, Tonyukuk komutasındaki orduyu Kırgızlar üzerine gönderdi. Tonyukuk, düzenlediği bir gece baskınıyla Kırgızları yenilgiye uğrattı. Böylece, Kırgızlar egemenlik altına alındı. Kırgızlar, üzerine düzenlenen seferde Kültigin büyük kahramanlıklar gösterdi. 6- Daha sonra Türgişler (On-ok) yenilgiye uğratıldı. Böylece, Göktürk Devleti'nin sınırları batıda Seyhun nehrine kadar ulaştı. Kırgızlar,Türgişler ve Karluklar gibi Türk boylarını Göktürk egemenliğine aldı. Artık doğu ve batı Göktürklerin eski toprakları tek elde toplanmış; Asya’da Türk birliği yeniden kurulmuştu. 7- Kapgan Kağan'ın bundan sonraki hedefi, verimli toprakları ve zenginliği ile ünlü Maveraünnehir'i ele geçirmekti. Bu amaçla, Tonyukuk komutasında, Bilge ve İnal tarafından yönetilen Göktürk ordusu, eski Türk-İran sınırı olarak kabul edilen Demir kapı’ya ulaştı (701). Türkler ve Araplar ilk defa bu sefer sırasında karşı karşıya geldiler. Maveraünnehir seferiyle ilgili olarak Orhun kitabelerinde ilk defa Müslüman Araplardan bahsedilmiştir. 8- Aynı yıl, doğuda Çin'e yapılan akınlar devam etti. Basmiller, egemenlik altına alındı. 9- 710 yılında yeniden ayaklanan Kırgızlar, bir kez daha yenilgiye uğratıldı. 10- Bir süre sonra, Kapgan Kağan’ın ülke yönetiminde giderek sert bir tutum alması, ayaklanmalara neden oldu. Çin, bu durumu bir fırsat olarak görüp, bazı Türk boylarını kışkırtmaya başladı. Türgişlerin ve Karlukların ayaklanmaları güçlükle bastırılabildi. Kapgan Kağan, en son Oğuzların ayaklanmasını bastırdıktan sonra, Ötüken'e dönerken Oğuz boylarından Bayırkular tarafından pusuya düşürülerek öldürüldü (716). Bilge Kağan (716-734) Kapgan Kağan'ın ölümünden sonra yerine oğlu İnal (Bögü) geçti. Ancak, İlteriş Kağan'ın çocukları olan Bilge ve Kültigin bunu kabul etmediler. Kültigin tarafından düzenlenen bir ihtilâl sonucu, İnal Kağan, tahttan indirildi. II. Göktürk Devleti en parlak devrini BİLGE KAĞAN zamanında yaşamıştır. 1- Bilge, kardeşi Kültigin'in ısrarı sonucu kağan oldu (716-734). Kültigin ise Göktürk ordularının başkomutanlığını üzerine aldı. Devletin kuruluşunda önemli hizmetleri bulunan Tonyukuk, eski danışmanlık görevine getirildi. 2- Bilge Kağan, tahta çıktığında Göktürkler iç karışıklıklar içinde bulunuyordu. Kültigin, düzenlediği seferlerle Dokuz Oğuzların, Karlukların ve Uygurların ayaklanmalarını bastırdı. 3- Bilge Kağan, Türk boylarını ayaklanmaya kışkırtan Çin'i cezalandırmak amacıyla 720 yılında sefere çıktı. Çin, yenilgiye uğratılarak, kuzey bölgeleri ele geçirildi. Bundan sonra Göktürkler ile Çin arasındaki ilişkiler barış içinde geçti ve ticarî ilişkiler gelişti. 4- Tonyukuk, Bilge Kağan ve Kültigin'in başarılarında da önemli bir paya sahiptir. Tonyukuk, Çin'de doğmuş ve büyümüş olduğundan, Çin'in Türklerle ilgili amaçlarının neler olduğunu çok iyi biliyordu. Bu nedenle Göktürklerin, Çin ile olan ilişkilerinde dikkatli olunmasını istiyordu.Kutluk,Kapgan ve Bilge Kağan dönemlerinde vezirlik yaptı. 725 yılında Tonyukuk öldü. Tonyukuk, yaşadığı dönemin olaylarını iyi değerlendirmiş, bu konuda yol gösterici olmuştu. Bilge Kağan'ın, Çin'de olduğu gibi, şehirleri surlarla çevirmek, Budist ve Taoist tapınaklar inşa etmek istenmesine Tonyukuk karşı çıkmıştır. Tonyukuk, bu konuda Bilge Kağan'a şunları söylemiştir: "Her ikisi de, insandaki hükmetme ve iktidar duygusunu zayıflatır. Kuvvet ve mücadelecilik, bu değildir. Türk milletini yaşatmak istiyorsak, bu çeşit öğretime ve bu türlü tapınaklara ülkemizde yer vermemeliyiz." Tonyukuk'un bu uyarısını dikkate alan Bilge Kağan, mevcut düşüncelerinden vazgeçmiştir. Tonyukuk'un ölümünden sonra anısına Orhun nehri kıyısında bir kitabe dikilmiştir. Bu kitabe, Türk dili ve edebiyatının uzun ve kolayca okunabilen ilk kitabesi olarak kültür tarihimizde önemli yer tutmaktadır. 5- Tonyukuk' tan sonra 731 yılında Kültigin öldü. Bilge Kağan, kardeşinin adına kitabe diktirdi . Kitabede yer alan Türkçe metni, Kültigin'in atabeyi Yollıg Tigin yazmıştır. Çin'in isteği üzerine kitabeye bir de Çince metin konulmuştur. 6- Bilge Kağan, iki büyük yardımcısını kaybettikten sonra önemli askerî faaliyetlerde bulunmadı. 734 yılında Kitan ve Tatabılara karşı zafer kazanıp, Çin'le bir ticaret anlaşması yaptı. Bilge Kağan 734 yılında zehirlenerek öldürüldü. Bilge Kağan'ın, Türk milletinin sonsuza kadar yaşayacağına,olan inancı, ölümünden sonra adına dikilen kitabede şöyle ifade edilmektedir: "Ey Türk milleti! üstte gök yıkılmaz, altta yer delinmezse, devletini, töreni, kim bozabilir?" II. GÖKTÜRK DEVLETİ'NİN YIKILIŞI Bilge Kağan'ın ölümünden sonra Göktürk Devleti'nde çöküş belirtileri görülmeye başladı. Bilge Kağan'ın yerine sırasıyla oğulları Türk Bilge Kağan ve Tengri Han geçtiler. Tengri Han, çocuk yaşta başa geçtiği için yönetim, annesinin eline geçti. Hatun, devlete hâkim olamadı. Hanedan üyeleri birbirine düşünce, devlete bağlı boylar ayaklandılar. Bu durumdan yararlanan Basmiller, Kartuklar ve Uygurlar birleştiler. Basmil başbuğu, kağan ilân edildi (742). Daha sonra Göktürk kağanı Ozmış'ı öldürdüler ve Göktürk hâkimiyetine son verdiler. Ancak, bir süre sonra Basmil kağanı da ortadan kaldırıldı ve Uygur başbuğu Kutluk Bilge Kül, kağan ilân edildi (744). Böylece, Ötüken'de Göktürk hâkimiyeti sona ererken, yerini Uygur Türk devleti alıyordu. Göktürklerin Türk Tarihindeki Yeri ve Önemi 1) Tarihte ilk kez Türk adını devletin resmî adı olarak benimseyen ve kullanan Göktürkler olmuştur.( Tarihte Türk adını taşıyan ilk devlettir.) 2) İslamiyet’ten önce kurulan Türk devletleri içinde en geniş sınırlara sahip olan ve en güçlü olanıdır. 3) Göktürkler, Sibirya'daki Yakut Türkleri ve batıda Ogur Türkleri (Bulgarlar) dışında, Orta Asya'daki bütün Türk asıllı kavimleri ve boyları bir yönetim altında toplamayı başardılar. 4) Göktürkler, gerçekleştirdikleri siyasî örgütlenme ile daha sonraki Türk devletlerine örnek oluşturdular. 5) Göktürkler, Batı Türkistan'ın Türkleşmesini sağladılar. 6) Göktürkler, Türkçe’nin tarihte görülen ilk alfabesini meydana getirdiler. (Gelişmiş bir yazı ve takvim kullandılar). 7) Göktürklere ait Orhun kitabeleri, Türk tarihinin ve Türk edebiyatının ilk yazılı eserleridir. 8) Orta Asya’da yaşayan Türklerin Bizans ile ilişkileri Göktürkler zamanında başlamıştır. 9) Kendisinden sonra gelen Türk devletlerine her türlü imkansızlık içinde dahi bağımsızlıklarını elde etme ve koruma ilhamı vermişlerdir. 10) Milliyetçilik duygusu, Fransız ihtilalinden 1000 yıl önce Göktürkler döneminde en yüksek seviyede yaşanmıştır. 11) Asya Hun Devleti'nden sonra Türkleri tarihte ikinci defa tek bayrak altında toplamayı başarmışlardır.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir! |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Göktürkler | waRdeR | Genel Türk Tarihi | 3 | 17-04-2007 23:11 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.