Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Kalbinde delik çıktı

 KooLpa Eğlence Katagorisinde ve  Magazin Haberleri Forumunda Bulunan  Kalbinde delik çıktı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Levent Kırca, kısa bir süre önce yaptırdığı genel sağlık kontrollerinde kalbinde bir delik olduğunu öğrendi. Kırca, "Merak edilecek bir şey ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Eğlence > Magazin Haberleri

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21-01-2008, 16:28   #1 (permalink)
KoooooLpa
 
Crystal Heart - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 4,743
Blog Başlıkları: 7
Tecrübe Puanı: 11 Crystal Heart is on a distinguished road
Standart Kalbinde delik çıktı


Levent Kırca, kısa bir süre önce yaptırdığı genel sağlık kontrollerinde kalbinde bir delik olduğunu öğrendi. Kırca, "Merak edilecek bir şey yok. Bu delik, ameliyat olmamı gerektirmeyecek kadar küçük ama hayata dair çok şey öğretecek kadar da büyük bir delik" dedi.




Kadir Has Üniversitesi’nde bir yıldır komedi oyunculuğu dersleri veriyorsunuz. Hocalığı seviyorsunuz galiba...

- Çok... Pek havalı bir durum. Ayrıca pırıl pırıl gençlerle birlikte olmak beni mutlu ediyor, enerji veriyor.

n Siz konservatuvar eğitimi aldınız mı?

- Ankara Devlet Konservatuarı’nda bir süre okudum ama yarıda bıraktım. Konservatuvar şart mıdır? Şarttır ama şimdi konservatuvara bin kişi müracaat ediyor, sadece 10 kişi alınıyor. Bu adalet midir? Değildir. Okula giremeyen yetenekli gençler ne olacak? Bu açıdan değerlendirirsek konservatuvar şart değildir. Yetenekli arkadaşlarımız kendi kendilerini dışarıdan yetiştirebilirler.

n O zaman mankenden de oyuncu olabilir, öyle değil mi?

- Şimdi "Mankenden oyuncu olmaz" demek, hem cahillik hem de tabiata aykırı olur. Çünkü dünyada pek çok iyi oyuncu mankenlikten, güzellik yarışmalarından gelmiştir. Herkesten oyuncu olur kardeşim! Yeter ki yetenekli olsun, kendini yetiştirsin. Ben Jane Fonda’ya, Michael Pfeiffer’e hastayım. Onlar da mankenlikten geldiler.

n Çok da güzel kadınlar. Posterleri duvarlarınızı süsler miydi?

- Yok. Ben daha çok Deniz Gezmiş ve Charlie Chaplin’in posterlerini asardım. Benim yetiştiğim dönem, devrimcilik yıllarıydı. Ankara Birlik Sahnesi’nde yetişmiş bir tiyatrocuyum ben. Dolayısıyla o devrimci kültürle büyüdüm. Ağabeylerimiz bizi imtihan ederdi. Onların karşısında mahçup olmamak için sabahlara kadar devrim kitapları okuduğumu bilirim.

n Peki o döneme ait ilginç anılarınız var mı?

- Var tabii. Ankara Birlik Sahnesi’nde benim patronum Halil Ergün’dü. Onun yanında çalışırdım. Halil o yıllarda Siyasal Bilimler’de okuyordu. Ve bu örgütlerle çok ciddi bağlantıları vardı. Acayip kültürlü bir arkadaşımızdı. Neyse o dönem bir takım bildiriler hazırlanır ve herkes bildirilerin altına imzasını atardı. İmzalayan arkadaşlarımız da yüzde100 hapse girerdi. Cezaevine girmek, neredeyse bir moda haline gelmişti. Ama ben ve benim gibi düşünen bazı arkadaşlarımız bunu imzalayıp pasifize olmak istemezdik. Dışarıda olup, aktif olmanın daha faydalı olacağını düşünürdük.

n Deniz Gezmiş’in posteri durur mu hálá duvarınızda?

Ben o gün neyi savunduysam, neyi düşünüyorsam, bugün de aynı çizgide devam ediyorum. Evet, benim evimde hálá Deniz Gezmiş’in posteri durur. Devrimciyim, bundan da her zaman gurur duymuşumdur. Düzeni, yönetimi eleştiririm, eleştirmeye de devam edeceğim. Buna müsaade ederlerse.

YUNUS EMRE GİBİ YAŞIYORUM

n Etmiyorlar mı?

- Birkaç TV kanalından program yapmam için teklif geldi. Bir tanesini kabul ettim, tam anlaşma yapacağız, ses soluk çıkmadı. Neden çıkmadı, bilmiyorum. Huysuz Virjin’in başına gelenler de çok ilginç. Huysuz Virjin bu ülkede türünün tek örneğidir. Allah göstermesin yarın huysuza bir şey olsa, ikinci bir Huysuz yok. Yani onu kırmanın, onu üzmenin bir manası yok. Mizahtan korkmamak gerek.

n Televizyon olmuyorsa film yapma özgürlüğünüz var. Neden film yapmıyorsunuz?

- Tamam film yapma özgürlüğüm var ama bakalım paramız var mı? Bugün bir film yapmak bilmem kaç trilyon...

n Herkes sizin çok zengin olduğunuzu düşünüyor...

- Ben çok zengin değilim. Evet, televizyondan çok para kazandım. Malım, mülküm, lüks arabalarım oldu çok şükür. Ama şimdi öyle yaşamıyorum. Yunus Emre gibi ete, kemiğe büründüm. Ayrıca ben sağlığımda malımı, mülkümü dört çocuğuma dağıttım. (İlk eşimden 2 oğlum, Oya Hanım’dan da bir oğlum, bir kızım var) Hepsini karşıma aldım, eşit ölçüde haklarını verdim. Şimdi içim rahat. Ölsem de gam yemem yani.

n Bir rahatsızlığınız mı var Levent Bey?

- Evet var. Yeni öğrendim. Çok uzun vadeli bir rahatsızlık, kalbimde delik var. Bunu ilk sizinle paylaşıyorum.

n Çok geçmiş olsun!

- Teşekkür ederim. Doğuştan varmış bu delik.

n Tıpkı Tan Sağtürk gibi... Siz de mi tesadüfen öğrendiniz?

- Evet... Benim bir kan rahatsızlığım var. Bu rahatsızlığım uzun zamandır doktor kontrolü altında. Bu hastalığımın rutin kontrolleri sırasında tesadüfen kalbimde delik olduğu ortaya çıktı.

n Bu kan rahatsızlığı, nasıl bir rahatsızlık?

- Mehmet Ali Erbil’in rahatsızlığına çok benziyor. Sebebi bir türlü bulunamadı. Ben de lokosit birden bire yükseliyor. Yükselmemesi için sürekli ilaç kullanıyorum ve düzenli olarak doktora gidiyorum. Dediğim gibi Amerikan Hastanesi’nde yapılan rutin kontrollerimden birinde doktorum, genel bir muayene de yaptı. Muayene sırasında bana, "Senin kalbinin atışında bir tuhaflık hissediyorum. Ritm bozukluğu var gibi. Daha detaylı bir bakmamız gerek" dedi ve o kontroller sonrasında kalbimde bir delik olduğu ortaya çıktı. Kalbin bir yarım küresinden, diğer yarım küresine kaçak varmış. Vücudun bir yerine pıhtı atmasın diye de hemen tedaviye başladılar. Kanı sulandırıcı ilaçlar alıyorum.

BAKIRKÖY’DE TİYATRO SALONU AÇIYORUM

n Peki ameliyat olacak mısınız?

- Hayır, gayet sağlıklıyım. Hiçbir sıkıntım yok. Bu delik öyle büyüyüp, lavabo deliği gibi olacak bir delik değil. Yarın öleceğim gibi bir şey de söz konusu değil. Bunu bilmeden yaşayan çok insan varmış. Ayrıca benim deliğe kontrollerde bakıyorlar göremiyorlar. O kadar küçük yani. Öyle morarma, yorgunluk, deli gibi kalp atışı falan da yaşamıyorum.

n Tan Bey de kalbindeki deliğin performansını etkilemediğini, rahatsızlık hissetmediğini söylemişti.

- Aynı şey benim için de geçerli. Benim performansımda hiçbir sorun yoktu. Hálá da yok. Her açıdan performansım fevkalade. (Gülüşmeler) Koşuyorum, merdiven çıkıyorum, sahnede saatlerce kalabiliyorum. Bir sıkıntım yok Allah’a şükür. Tek yapacağım şey ilaçlarımı düzenli almak.

n Bu iki rahatsızlığınızı öğrendikten sonra hayatınızda çok şey değişti mi?

- Her iki teşhis bana konduğunda şapkamı çıkartıp önüme koydum ve hayatımı bir kez daha gözden geçirdim. Bu insanı çok olgunlaştırıyor, hayata çok farklı bir gözden bakmanızı sağlıyor. Zaten olgun bir adamdım ama daha da mülayim oldum. Artık hayata gülen gözlerle bakmayı tercih ediyorum. Biraz önce de dediğim gibi zamanında lüks de yaşadım. En iyi arabalara bindim. Onları yaşamasam, bugün bu sadeliği seçmezdim. Şimdi metroya, belediye otobüsüne binen bir adamım. Küçüldüm yani. Çok da mutluyum.

n Peki... Şu an oyunlarınızla turnedesiniz. İstanbul’da bir şeyler yapacak mısınız?

- Bakırköy’deki Sinema 74’ü, tiyatro salonu yapacağız. 700 kişilik, balkonlu, yüksek tavanlı bir sinema olan 74’ü, yıllık olarak kiraladım. Şu an tadilat yapıyoruz. Burası çok lüks bir tiyatro salonu olarak şubat ayının ikinci haftası kapılarını açacak. İnanılmaz büyük bir sahne inşa ettiriyorum. İnanılmaz bir dekor düzeneği hazırlatıyorum. Büyük müzikaller yapacağız. Bu arada yeni bir oyun hazırlığı içindeyim. Ayrıca salonda konser, söyleşiler de olacak.

Bir araya gelmemiz mümkün değil

n Levent Bey, herkes Oya Hanım’la yeniden bir araya geleceğinizi düşünüyor...

- Bu Oya Hanım için de mümkün değil, benim için de. O kendine göre bir yol, ben de kendime göre bir yol çizdim. Şimdi aramızda çok saygın bir dostluk var. Allah evvela Oya’yı sağlığını kavuştursun, çocuklarına bağışlasın. Şimdi ilk işimiz bu. Onun sağlığına kavuşacağı güne kadar hep yanında olacağım. Şimdi yeni bir projem var. Kendisine bir oyun teklifi götüreceğim. Oya Hanım’ı seyirciyle buluşturmayı planlıyorum.

n Bir proje mi var yoksa?

Oya Hanım, kendi başına da oynayabilir, birlikte de oynayabiliriz. Böyle bir projem var. O kadar modernleştim yani (gülüşmeler). Hayat insanı işte böyle güzel terbiye ediyor. Ölümle burun buruna geldiğiniz zaman, her şeyi bir daha gözden geçiriyorsunuz. Keşke bazı acı gerçeklerle karşılaşmadan bunu başarabilsek. Bu röportajın mesajı da bu olsun Sema Hanım...

Oya bana kemoterapisini anlatıyor ben de ona projelerimi

- Oya Hanım’ın göğüs kanserine yakalanmasına çok üzüldüm. Hiç düşünmeden yanına gittim. Gönülden, yürekten ilgilendim. Rahatsızlığının her aşamasını takipteyim. Göğüs kanseri bütün dünyada çok sıradan, tedavisi son derece başarılı olan bir hastalık artık. Oya Hanım bu rahatsızlığın ilk evresini başarıyla atlattı. Şimdi tedavi görüyor. Eskisi gibi sağlığına kavuşacaktır. Gerekirse bunun için canımı bile veririm. Ama o, kolay kolay teslim olmaz. Güçlü bir kadındır. Bunu biliyorum.

Biz Oya Hanım ile kanlı bıçaklı ayrılmamıştık. Sadece görüşmüyorduk, o kadar. Bizim birbirimize sevgimiz, saygımız hálá vardır. Biz iş yerinde, evde sürekli beraberdik. Bunun getirdiği sıkıntıları yaşadık ve boşandık. Ben biraz eski kafalı bir adamım. 30 yıl evli olduğum birisiyle sonradan arkadaş olmayı beceremeyen biriydim. Ama bu rahatsızlıklardan sonra kendimi aştım. Şimdi her gün birbirimize telefon açıp konuşuyoruz, o bana kemoterapisinin nasıl geçtiğinin anlatıyor ben ona yeni projelerden söz ediyorum.
__________________
lifeandeath pReNsEs


Çoğunuz paRçaLaRı kayboLmuş puzzLe gibisiniz..!

Kiminizin akLı,

Kiminizin kaLbi,

Kiminizin ruhu yok..!



birR çıqLıK buLsamM ! hiç sSusmayanN , yaDa biR cümLe beniİ anLatanN !


Crystal Heart isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
07/15/07 - 'Deniz'den BMW çıktı Crystal Heart Magazin Haberleri 0 15-07-2007 17:33
06/07/07 - Bilgisayar oyunu da çıktı Crystal Heart Magazin Haberleri 0 07-06-2007 17:32
Ozon tabakasındaki delik büyüyor KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN Ekoloji 0 06-01-2007 01:07
Internet Explorer 7 çıktı..! emrahgs_1 Teknoloji / Bilim 0 17-12-2006 02:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:19 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206