Genel Kültür Katagorisinde ve Medya Forumunda Bulunan Pembe Diziler Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Pembe diziler grubuna bakarken 2 amaç vardır. Öncelikle Prime Time’da gösterilen pembe dizilerde kadının ölümü ve bu programların hedef kitlesi ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() |
Pembe diziler grubuna bakarken 2 amaç vardır. Öncelikle Prime Time’da gösterilen pembe dizilerde kadının ölümü ve bu programların hedef kitlesi olarak onlara sunulan zevkleri ve değerleri incelemeye çalıştık. Pembe diziler yıllarca kıyıda köşede kalıp pek dikkat çekmediler. Aynı karakterlerin hep aynı bunalımları geçirdiği bu diziler yalnızca, işleri arasında vakit bulabilen “ev kadınları” tarafından seyrediliyordu. “Pembe Dizi”, küçümsenmeyici bir terimdi. Önemleri fazlasıyla şişirilmiş saçma sapan oyunların çok az prova edilerek aşırı dramatik oynanması anlamını çağrıştırıyordu. Görünürde, pembe dizilerin kamuoyunun, hatta kitle iletişim kuramcılarının dikkatini çekecek pek fazla bir yanı yoktu. Pembe dizilerin giderek daha geniş bir kitleye seslendiği açık: Prime Time’da gösterilen Dallas ve Hanedan dünya çapında bir olgu: Amerikan liselerinde gündüzleri pembe diziler kaçırılmadan izlenmekte; İngiltere’de oyun alanlarındaki konuşmalar, Londra’da çekilen pembe dizi East Enders ile Melbourne’un kenar mahallelerinde çekilen Avustralya yapımı pembe dizi “Komşular”a çocukların yakın bir ilgi gösterdiğini yansıtmakta. Pembe diziler seksenli yıllarda büyük haber olmuştur: Ağustos 1980’de Time dergisi “TV’nin Dallas’ı: Bunu Kim Yaptı?” sorusunu işlemiş ve İngiltere’de JR’ın vurulması aynı akşam BBC’nin akşam haberlerinde yer almıştır. Tabloid gazeteler karakterlerin ekran dışındaki yaşamlarını manşet yapmış ve belli başlı öykülerin nasıl sonuçlanacağı konusunda çılgınca spekülasyonlara girişmişlerdir. Kitle iletişim kuramının netleşmeye başladığı 1980'lerde-pembe diziler de daha ciddiye alınmaya başlanmıştır. Nede¬ni, ortaya çıkan iki eğilimin popüler televizyon biçimlerine artan ilgi ve çok sayıda kadın tarafından izlenen programla¬rın gözardı edilmemesi gerektiği şeklinde özellikle feminizm¬den etkilenen bilinç- birbirine yaklaşmaya yüz tutması ol¬muştur. Televizyon konusunda yapılan kuramsal çalışmalarda, haberlerden ve günlük iş programlarından daha öteye ba¬kılmaya ve diğer oyun tarzları, polisiye diziler, durum kome¬dileri ile yarışma programlarına daha çok ilgi gösterilmeye başlanmıştır. Film kuramında, melodram konusunda yapılan çalışmalar küçümsenmekten kurtulmuş ve meşru bir araştır¬ma konusuna dönüşmüştür. Amerikan televizyon kuramcıla¬rı da kendi pembe dizilerine aynı biçimde bakmaya başlamış¬lar ve kadınların yaşamında pembe dizilerin önemi konusun¬da yapılan çalışmalar, pembe dizilerin çevresindeki önyargı¬larda gedik açmıştır. Feminizmin tavrı, kadınlara atfedilen geleneksel becerilerin ve beğenilerin ortadan kaldırılmasın¬dan çok, yeniden değerlendirilebildiği bir atmosferin yaratılması konusunda katkıda bulunmuştur; yayınevleri kadınları hedef alan, uzun süreden beri ihmal edilmiş romanların kârlı olabileceğim keşfettiğinden, bu yeniden değerlendirme, kadınların yaşamında modanın ve giyimin rolü gibi görünürde yüzeysel,olandan daha ciddi olana kadar uzanan bir kültürel konular yelpazesini kapsamıştır. Bu değişen ortam içinde, pembe dizilerin verdiği keyfi kabul etme ve onların aslında değersiz olmadığını, öyle gösterilmek için yapıldığını tartış¬ma olanağı doğmuştur. Jane Root, "pembe dizilerin kadınlar yüzünden saygınlığını bütünüyle .yitirdiği"' gerçeğine işaret etmiştir. Ne ki, feminizm melodram ve romans gibi ihmal edilmiş türleri kuramsal çalışmaların merkezine yeniden yer¬leştirdiğinden, pembe dizilerin de kadınlar için potansiyel önemi kabul edilerek, tartışılmaya başlanmıştır. Kitap, umarım, bu sürece katkıda bulunur. Hakim rollerinin, programların ilgili olduğu temalar ve bu temaları belirleyen biçimsel kurallar açısından kapsamlı olarak incelenmesinin gerekli olduğunu ta tartışmaktadır. Göreceğimiz gibi, pembe dizilerde kadınların çoğunlukla güçlü gösterilmesinin nedeni onlardan talep edilenin çelişkili olmasıdır. Örneğin; kadınların kişisel arzu ve ihtiyaçlarını dile getirmelerinin karşısına ailenin ahlaki merkezinde bulunma rolü konmuştur. Bu aykırılıklar, anlatının aksiyon gereksinmesinin, melodramın şovlardan farklı olan izlenmeye değerlik ve görkem talebine başkaldırdığı, daha biçimsel bir düzeyde ortaya konmaktadır. Bu nedenle, pembe dizilerde kadınların rolüne bakarken, programlardaki anlatının kurgusu ve estetik özelliklerini incelememiz gerekmektedir. Çünkü, pembe dizileri cazip kılan, birbirleriyle bağlantılı bazı tematik düşüncelerle izleyici arasında oluşan uyumdur. Prime Time’da gösterilen pembe dizilerin erkek karakterlere daha çok yer verip, onlara sempati gösterip, daha açık ve dramatik bir biçimde cinsiyet ayrımı, ırk ve sınıf konularını işleyerek geleneksel pembe dizi tarzının dışında öyküler işlemesinin sonucu bu türün sınırlarını nasıl genişlettiğine bakmaktır. Bu değişiklikler pembe dizilerin özü olan kadın ile erkek, özel ile genel, ev yaşamı ile iş arasındaki dengeyi büyük ölçüde etkilemiştir. Sürekli dizi bir öyküyü baştan sona anlatır. Ancak onu çok sayıda bölümü yayar. Çoğunlukla bir bölümü diğerinden ayırırken en heyecanlı yerinde kesme hilesine başvurur. Ancak bölümler arasında geçtiği kabul edilen kurgusal zamanın uzunluğu öykünün gerektirdiklerine bağlıdır. Bu bir dakika, bir ay, bir yıl olabilir; eğer bir sonraki bölüm, bir önceki bölümün bittiği olaylar dizisi anına dönerse hiç zaman geçmemiş de olabilir. Ayrıca, sürekli diziler pembe dizilerden, öykünün başlangıcında ortaya konulan sorunların sonunda çözüme ulaşması ile ayrılır. Bu son, zaman kurgusunu öykünün akışının getirdiği çözümlere tabi kılar. Pembe dizilerde öyküler asla sonunda çözüme ulaşmaz. Yapımı son bulmuş diziler bile ekrana var olmayan bir gelecek yansıtırlar. Çözümsüzlük, pembe diziler, sürekli diziler ve geleneksel diziler arasındaki farkın diğer bir göstergesi olan gelecek duygusunun hem etkisi hem de sonucudur. İzlediklerimizin anlamına sonunda açıklık getirilmesini ve her bölümün akışı içinde çözüme ulaştırılmasını bekleriz, ama bu, ulaşılan çözümün her zaman etkili biçimde başarılı olacağı ya da öykünün sona ermesiyle öykünün geriliminin düşeceği anlamına gelmez. Burada önemli olan, çözüme ulaşma beklentisidir. Pembe diziler bu beklentileri teşvik etmez. Ne kadar uzun zaman gösterilirse, sona ereceklerini düşünmek de o kadar imkansızlaşır. Anlatı zamanı öykünün gerektirdiklerine boyun eğeceği yerde, anlatı yöntemini belirler ve diğer biçimsel yapıların oyuna dahil edilmesini sağlar. Anlatı kurgusunda temel alınan, aksiyondan çok zamandır. En klasik şekliyle pembe dizi her gün yayınlanır ve zaman kurgusunda izleyicinin dünü, bugünü ve yarını temel alınır. Prime Time’da gösterilen pembe diziler bu modelde öne sürülen “gerçek” zamana pek sıkı bağlı kalmaz. Gene de, sürekli dizilerin tersine, pembe dizinin bölümleri arasında geçen zaman öykünün kurgusuna (bundan sonra ne olacak?) değil, bölümler arasında izleyici için zamanın geçişine koşut olarak programda geçen bir tür zaman düzenine bağlıdır. |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 07/15/07 - Pembe altın tanıttı | Crystal Heart | Magazin Haberleri | 0 | 15-07-2007 17:27 |
| Pembe Salata | eywallah | Yemek Tarifleri | 0 | 03-06-2007 17:35 |
| Pembe Rüya | rockand | Yemek Tarifleri | 0 | 17-05-2007 18:45 |
| pembe panter(şahin)!!! | lifeandeath | Motorlu Araçlar & Modifiye Dünyası | 0 | 23-02-2007 18:54 |
| visual basic-4 diziler | gca | Visual Basic | 0 | 11-12-2006 20:44 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.