Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Abbasi Mimarisi ve Eserleri

 Sanat Katagorisinde ve  Mimari Forumunda Bulunan  Abbasi Mimarisi ve Eserleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Samerra (samarra) Ulu Camii: Halife Mütevekkil'in 848 ili 852 yılları arasında yaptırdığı, içeriden 240m uzunluğunda ve 156m genişliğinde olan cami ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Kültür / Sanat > Sanat > Mimari

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27-01-2008, 12:12   #1 (permalink)
Moderator
 
bozkurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 223
Tecrübe Puanı: 2 bozkurt is on a distinguished road
Standart Abbasi Mimarisi ve Eserleri


Samerra (samarra) Ulu Camii:
Halife Mütevekkil'in 848 ili 852 yılları arasında yaptırdığı, içeriden 240m uzunluğunda ve 156m genişliğinde olan cami dünyanın en geniş camii olup, camii kısmı kıble duvarına 25sahına bölünmüştür. Camii ortalama 38000m2'lik yüzölçümüne sahiptir. Cami'nin Suriye'deki camilerden ayrılan özellikleri vardır. Ortalama 15m yüksekliğinde ve 2m kalınlığında lan kuşatma duvarları tuğladan inşaa edilmiştir. Emevi kasırlarındaki yuvarlak kuleleri hatırlatan yarım daire biçiminde dayanaklarla desteklenmiştir. Yanlarda dörder, kuzeyde üç sıra revağın çevrelediği avlu oldukça büyüktür. 16 kapıdan avluya ve camiye girilir. Samerra Camii'nin sahın ve dayanaklarından birşey kalmamıştır. Kazılar sonucunda bunların genel şemasını tespit etmek mümkün olmuştur. Camii'nin kuzey tarafında 27m uzaklıkta mihrab ekseni üzerinde bulunan ve eski Babil Zigurratları'na benzeyen Malviya adındaki büyük minare (helezon) çevresinde bir rampanın dolandığı koni biçiminde bir yapıdır. Her kenarı 33m'yi bulan, 3m yüksekliğindeki kare bir taban üzerine oturtulmuştur. Gövde tabandan yukarıya doğru daralır. Herzfeld'in yaptığı kazılar sonunda birçok cam mozaik parçaları bulunmuş olması Mukaddesi'nin Samerra Camii duvarlarının (mina) dediği mozaiklerle süslü olduğu yönündeki ifadesini doğrulamaktadır.

Nayin Camii:
İsfahan'ın doğusunda yer alan camide Samerra Ulu Camii geleneğinde inşaa edilmiştir. Bezeme niteliğindeki yazılarının üslubu bu camii 860 yıllarına tarihlendirmeyi mümkün kılmıştır. Yapı sonradan bazı ilavelerle genişletilmiştir. Plan kuruluşu, revaklı avlusu üç yönden kuşatılan sütunlu klasik harim şeklindedir. Tuğladan yapılmış destekler çok farklı şekildedir. En eski oldukları tahmin edilen sütunlar silindir biçiminde ve bodurdur. Bu camiide kubbe köşeleri yuvarlaklaştıran pandatifler olmaksızın doğrudan kare bir plan üzerinde yükselmektedir. Nayim Camii'nin bezemesi herşeyden önce süslemesinin zenginliği ile dikkat çeker. Doğu İslam Dünyası'nda tek bir yapıda bir araya toplanmış olarak bu kadar olgunlaşmış bir bezeme bütünlüğü sadece bu yapıda görülür. İslam süsleme sanatlarının yazı, geometri ve bitkiden oluşan üç esas teması bir arada bulunmaktadır.

Tolunoğlu (Ahmet) Camii:
Amr İbn As Mısır'ı fethetmiş ve Fustat'ı (Kahire) kurmuştur. 645'te Mısır ikinci kez fethedildi. Mısır halifelere yakın valiler tarafından idare ediliyordu. 863'te bir Türk komutan olan Ahmet İbn-i Tulun'un eline geçti. Babası Abbasi Halifesinin paralı askeri idi ve Samerra'da yetişmişti. Tolunoğlu Ahmet Samerra ulu Camii'nin bir benzerini 879 yılında Fustat'ta yaptırmıştır. Yerel özellikleri itibarı ile bu yapı Abbasi Sanatı çerçevesinde incelenir. Camii'nin planı oldukça basittir. Bu plan her kemere ortalama 32m olan üç tarafını çifte revakların çevrelediği bir avlu ile kıble duvarına paralel beş sahınlı harim kısmından ibarettir. Gerek avlu revaklarında gerekse sahınlarda ahaşp krişleri taşıyan eyri ve hafifçe taşkın kemerler köşelerinde tuğladan birer gömme sütun bulunan ayaklara dayanmaktadır. Ağırlığı ayaklar taşıdığından bu gömme sütunlar sadece dekoratif unsurlardır. Bu tarz gömme sütunlar Samerra Cami'nde de vardır. Ancak Tolunoğlu Camii'nde olduğu gibi tuğladan değil mermerdendir. Alçı üzerinde oyma bezemeler yapıyı zenginleştirmekte avlu cephesindeki iki gülbezekler göz kamaştıran bir bordür meydana getirmektedir. Yapı tümü ile tuğladan inşaa edilmiş ve bir alçı tabakası ile kaplanmıştır. Tolunoğlu Camii Tolunoğlu Ahmet'in Kahire'ye gelirken getirdiği Türk mimarlar tarafından yapılmıştır. Kuzey Batı yönündeki minare Samerra Camii'ndeki Malviya örneğine uygun olarak yapılmıştır. Bezemelerde Samerra'nın üç farklı üslubunu bi arada uygulandığı görülür.


Ukaydir Sarayı:
Bağdat'ın 120km güney Batısı'nda bulunur. Saray bir sur ile çevrilidir. Büyük surun içinde ve surun kuzey yüzüne bitişik olmak üzere esas bina yer alır. Ukaydir Sarayı'nda Meşatta'da görmediğimiz özellikler arasında yarım daire ve atnalı kemerin yanısıra yapıya ilk defa sivri kemerlerin ve bol sayıda eyvanın girmesi sayılabilir. Ukaydir Sarayı moloz taş ve tuğla ile inşaa edilmiştir. Anıtsal bir görünümü olan b saray büyük olasılıkla Halife El Mansur'un amcası İsa Bin Musa tarafından 778'de yaptırılmıştır.

Cevsak Ül Hakani

Zamanla yıkılan ve birçok bölümleri yok olan Samerra saraylarının en önemlilerindendir. Halife Mutasım’ın 836’da yaptırdığı yapı Dicle Nehri’nin sol kenarında 17m yüksekliğindeki bir plato üzerinde yeralır. Bab-ül Amma denilen üç eyvanlı bir çephesi vardır. Sarayın en iyi korunmuş kısımı burasıdır. Buy sarayın süslemesi genel olarak “sutuko” üzerine olup panıolar halinde duvarlara kaplanmıştır. Ancak taht salonunu panoları memerdendir. Harem bölümünde duvarların üst kısımları insan, hayvan figgürleri ve bitkisel motiflerle süslenmiştir. Duvar resimlerinin konuları Kusayir Amra’da daha önce gördüğümüz konulara benzemektedir. Bu sarayda en çok dikkat çeken resimlerden biri cepheden betimlenmiş iki rakkasedir. Bu figürlerin silületleri bir kareyi oluşturacak kadar sisimetrikitir. Bünye ve kompozisyon Sasani özellikleri taşır fakat hacimlendirmeden yoksun olan bu figürler siyah sert çizgilerle çevrilmiş olmaları, parlak ve zengin renkleri ve dekoratif özlllikleri ile Turfan’daki Uygur resimlerine yaklaşılmıştır.

Stuko:
Emevi yapılarının süslemeleri taş üzerine işlenmiş olduğu halde Abbasilerin tuğla duvarları ve bir metre yüksekliğe kadar kaplayan mermer tozu ile alçıdan yapılmış harca yani stukoya işlenmiştir. Mezopotamya ve İran’da çok eskiden beri bilinen bu tekniği müslümanlar yeni bezeme üslupları ile birleştirerek ustaca kullanmışlar, Herzfeld bu bezemeleri üç üsluba ayırmıştır.

A Üslubu : bu üslubun ayırt edici ögesi daha önce Emeviler’de de görülen asma motifidir. Genel olarak tırtıllı biçimini koruyan asma yapraklarında değşiklik olmuş, kabarık yuvarlak çizgilerin çevrelediği tırtıllar arasında dört göz yer almıştır. Diyer iki deiğişiklikten biri yaprağın sapla birleştiği yerde üst üste yeralan üç üzüm salkımının artık görül memesi, diyeri zeminin sık olarak doldurulmasıdır. Bu üslupta süsleme stuko üzerine dikine derin olarak bıçakla kesilmiştir. Kareler sekizgenler içine alınan ögler henüz doğadan uzaklaşmamıştır. Motifleri tanımak mümkündür. Bu üslub birçok unsurları ve yüzeyin oldukça sık işlenişi ile Meşatta’nın üsülemelerini hatırlatır.

B Üslubu : Bu üslupta bezemenin özelliği tomurcuklardan oluşan rozetlerle palmetlerin anti-naturalist olmasıdır. Bu bezemede kıvrımlar büyük rol oynar, sap hiç yoktur. Bezeme sıktır, ancak üçüncü üslupta olduğu gibi sıklık son haddine ulaşmamıştır. Koyu gögeli görünecek şekilde derin kesilmiş olan daire ve dilimili rozet şeklini alan motifler birinci üslupta olduğu gibi kareler ve sekizgenler içerisindedir. Motiflerde tabiattan uzaklaşma görülmektedir.

C Üslubu : Bu üslüpta rölyef koyu gölge yapmayacak şekilde az derindir. Şişe şikillerinden, yoncalardan ve kıvrımlardan oluşan motifler geometirik çerçevelre girmeden üst üste, yan yana sıralanır ve tekraralanır. Birbirinden çizgilerle ayrılan bu motifler soyut karakter gösterir. Bu teknik bakımından göze çarpan en önemli özellik motiflerin meyilli olarak kesilmiş olamasıdır. İslam santında ilk kez görülen bu tarzın İskit tunç eserlerinden ve Altay yöresindeki eski Türk sanat eserlerinden Samerra’ya Türkler tarafından getirilmiş olduğu ve oradan da Tolunoğulları ile Mısır’a geçtiği kabul edilmektedir.
__________________

bozkurt isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fatımi Mimarisi ve Eserleri bozkurt Mimari 0 27-01-2008 12:08
Eyyübi Mimarisi ve Eserleri bozkurt Mimari 0 27-01-2008 12:05
Memlük Mimarisi ve Eserleri bozkurt Mimari 0 27-01-2008 12:03
Safevi Mimarisi ve Eserleri bozkurt Mimari 0 27-01-2008 11:58
Zengi Mimarisi ve Eserleri bozkurt Mimari 0 27-01-2008 11:56


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:14 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206