Sanat Katagorisinde ve Mimari Forumunda Bulunan Emevi Mimarisi ve Eserleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Şam Emeviye Camii: Bulunduğu yerde M.Ö. 1. yy’a ait Jüpiter adına yapılmış bir roma tapınağı bulunuyordu. 4. yy’nın sonlarında hristiyanlar ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 223
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
Şam Emeviye Camii: Bulunduğu yerde M.Ö. 1. yy’a ait Jüpiter adına yapılmış bir roma tapınağı bulunuyordu. 4. yy’nın sonlarında hristiyanlar bu tapınağın güney duvarına yaslanan ve Vaftizci Yahya adına yaptırılmış bir bazlikaya dönüştürmülerdi. Bu çok sütunlu yapının üç nefi romalılardan kalma duvara paraleldir. Halife Velit döneminde yıkılan bu kilisenin yerinde hem Medine Camii’nin hemde kilisenin planına ve neflerinin düzenine uygun düşen Emeviye Camii inşaa edilmiştir. 131m genişliğinde 38m derinliğinde dikdörtgen planlı camiinin önünde üç tarafı revaklarla çevrili büyük bir avlu yer alır. Güneydoğu köşesine 11. yy’da Hz İsa Minaresi, güneybatı köşesine 15. yy’da Kayıp Bay Minaresi yapılmıştır.Kuzey duvarının ortasında mihrab ekseninde Helaruz Minaresi, 11. yy’da yaspılmış olan üst kısmı dışında camiin yapıldığı döneme ait olup kübik ve dar şekli ile doğuda ve batıda örnek alınmıştır. Camiin içi kıble duvarına paralel korint başlıklı mermer sütünlara dayanmış iki sıra kemer ile üç sahına ayrılmıştır. Bu iki sıra kemerin üzerine sütuncuklara dayalı diyer iki kemer dizisi yer almaktadır. Doğudan batıya uzanan sahınların düzenini mihrab önünde kuzeyden güneye uzanan geniş bir orta sahın keser burada yüksek bir kubbe bulunur. Kubbeyi dört sütuna dayanan dört kemer taşır. Kareden kubbe yuvarlağına troplarla geçilmiştir. Camii avlusunun doğu ve batı revaklarında kemer sıraları vardır. Avludaki Kubbetül Hazne denilen yapı korint başlıklı sekiz sütuna oturmuş sekizgen planlı ve kubbeli bir yapıdır. Yüksekliği 9.95m olan yapının El-melih tarafından yaptırlmış olması muhtemeldir. Camii taş ve tuğla ile inşaa edilmiştir. Camiinin gerek çephesindeki gerekse içerisindeki kemerler üzerinde küçük çifte pencereler olup her çift pencerenin kemerlerini alt kemerlerin üst duvarı üzerine dikey olarak konmuş olan sütunlar taşır. Camiinin duvarlarını ve kubbesini süsleyen mazaikler deprem ve yangınlar sonucu harap olmuş, olmayanlarda sıva altında yüzyılarca saklı kalmıştır. Göklere yükselen ağaçları, çoşkun akan suları, çeşitli hayal ürünü yapıları birlikte canlandıran mazaikler kemer köşeliklerindedir. Ve bir camii bezemesinde yer alan tek manzara örnekleridir. Bu mozaiklerde manzara Bizans mazaiklerinde olduğu gibi figürlere sadece çerçeve oluşturmakla kalmaz başlıca rolü üstlenir. Doğanın bu üslupta tasfiri bizi daha çok Helenistik döneme götürür. Şam Emeviye Camii mozaiklerinde ayrıntılarda bir gerçekçilik söz konusudur. Bu ayrıntıların genel görüntüsünde bir manzarayı tespitten çok bezemeci bir anlayışın hakim olduğu sezilir. Kompozisyonda doğa ile mimari arasında bir uyum yoktur, bazen mimari bazende manzara ön plana çıkmaktadır. Ancak perspektif özelliklerinden dolayı yapılar bir yüzey üzerinde yer almış büyük bir pagoda gibi yükselşmektedir. Burada bir üslup özelliği söz konusudur. Manzara konulu mozaiklerin üstünde altında birbirine paralel geniş bir şerit oluşturan sekiz yapraklı rozet Asur Sanatı’ndan gelmektedir. Görüldüğü gibi bir Emevi mimarisi, kuruluş döneminde olan her sanat gibi devşirmecidir. Şam Emeviye Camii mozaikleri, gerek teknik gerekse temalar bakımından Helenistiktir. Kubbet-üs Sahra: Suriye Emevileri zamanında yapılmış olan camilerden biri de yanlış olarak Ömer Camii diye bilinen Kubet-üs Sahra'dır. Hadlife Abdülmelik tarafından 691'dse Kudüs'te yaptırılan bu cami Kutsal Kaya'nın bulunduğu yerde inşaa edilmiştir. Hz. İbrahim'in İsmail'i kurban etmek için bu taşı seçtiği ve Hz. Muhammed'in göğe yükselirken ayağını son kez bu taşa bastığı rivayet edilmektedir. Kubbet-üs Sahra dışarıdan sekizgen içeriden dairesel planlı iki galeriden oluşur. Cami'nin biçimi Protonda Şehri'ndeki Hristiyan kiliselerini anımsatır. Suriye mimarlığında İslamiyetten önce de böyle sekiz köşeli plan uygulanmaktaydı. Yapının birinci galerisine dört dış kapıdan girilir. Bu galeri ikinci bir galeriyi kuşatır. Kubbeyi taşıyan iki katlı kasnakta dört ayak ve ön iki sütunun taşıdığı 16 kemere dayanmaktadır. 4 ayağın her biri birinci galerideki ayakların ortasına düşmektedir. Aslında bir ziyaretgah olan yapı mihrabı olduğu için aynı zamanda cami olarak da kabul edilmektedir. Yeşil mermer ve kırmızı somakiden yapılmış sütunların kenger (kaktüs) yapraklı yaldızlı başlıkları vardır. Yapının en görkemli süslemeleri kubbe kasnağını, kubbe ve kemerler arasında oluşan üçgen yüzeyleri dolduran altın zeminli sarı ve yeşil mozaiklerdir. Dış sekizgenin duvarları mermerlevhalar ve mozaiklerle kaplıdır. Sekiz cephenin herbirinde renkli vitraylarla süslü pencereler vardır. Yapı 1187'de Selahattin Eyyubi, 1577'de Kanuni Sultan Süleyman döneminde esaslı onarımlar görmüştür. Tekniğin temaları ve özellikleri ile Kubbet-üs Sahra'nın bezemeleri tamamen Helenistiktir. Bu bezemelerde yer alan bitkisel unsurlar özellikle Hristiyan bazalikalarında olduğu kadar Pagan muhabbetlerinin de bezeme dağarcığında olan kenger yaprağı ve asma yaprağı gibi iki klasik bitkidir. Kubbe kasnağı dışarıdan çinilerle süslüdür. Zeminden itibarenn 1 metreye kadar sekizgen ana beden duvarları ve pencerelerin altı mermer levhalarla kaplıdır. Mermer kaplı yüzeylerden sonrası çinilerle bezenmiştir. Mermer levhaların bir kısmı Abdül Melik dönemine aittir. Fakat çoğu sonraki tamirlerde konmuştur. Yapıın özgün şeklinden bugüne ulaşan en eski bezemeler yukarı bölümdeki Kufi yazılar etrafındaki bezemeleri ve renkli taşlarıyla uzaktan mozaik izlenimi verir. Burada “Suret-ul Esra” yani Peygamberin mihraca çıkışına dair ayetler bulunan Sureler yazılıdır. Sekizgenin üst kısmındaki geniş bordür Kur'an Surelerine ait kitabelere ayrılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman sekizgen gövdeyle yuvarlak kubbe kasnağı arasındaki düz tavanın etrafında balkon görevi gören ksımı tamir ettirmiştir ve bu görevi Mimar Sinan'a vermiştir. Mescid-ül Aksa: Emeviler'in saltanatı sırasında yapılmış olan büyük camilerden biri de Kudüs'te Harem-üş Şerif de denilen alan üzerinde Bizans İmp. Justinyen dönemine ait Meryem Bazilikasının yerinde Halife Abdül Melik veya Velit tarafından kurulan Mescid-ül Aksa'dır. Bu cami iki deprem sonucu yıkılmış, Haçlılar tarafından değiştirilmiş ve Selahattin Eyyubi tarafından 1187'de tamir ettirilmiştir. Bununla birlikte cami'nin orta bölümünde ilk düzenin korunduğu kabul edilmektedir. Cami'nin Kıble duvarına dik uzanan geniş bir orta sahın, mihrab önüde orta sahını kesmekte ve burada meydana gelen kare bölüm bir kubbe ile örtülmektedir. Bu plan Bazilikaların planını hatırlatmaktadır. Ancak sonraları sağa sola eklenen sahınlarla genişletilmiştir. Kayravan Camii (Tunus): 670 yılında Ukbe Bin Nafii tarafından Nisan Bin Abdül Melik'in yardımıyla ve ilgisiyle 726'da kesin şeklini alan sonraki değişikliklere ve eklere rağmen ana plan düzenini kaybetmeyen Kayravan Camii, Şam Emeviye Camii modeline göre yapılmıştır. Kayravan Camii Magrip'teki bütün camilerin öncüsü sayılır. Cami'nin boyu 135 m. eni 80 m. olan dikdörtgen bir alanı kaplar. Avlu çifte revaklarla çevirilmiştir. Kuzeybatı revakının ortasında bir minare yer alır. Caminin birbiri üzerine bindirilmiş 3 kare kuleden oluşan 35 metre yüksekliğindeki minaresi magrip ve Endülüs minarelerine örnek olmuştur. Harim bölümünün mihraba dik 7 kemer gözlü 17 sahını vardır. Sağda ve solda çifte sütunların sınırladığı orta sahın diğerlerinden daha yüksek ve geniş olup mihrabın bulunduğu kıbleye ulaşır. Aynı genişlikte kıbleye paralel uzanan bir başka sahın bulunmaktadır. Bu iki geniş sahın mihrab önünde başka bir kubbe vardır ve birinci kubbeden daha sonra yapılmıştır. Bu iki kubbe dışında bütün salon düz dam ile örtülür. Giriş kısmında orta sahının başlangıç bölümünde başka bir kubbe vardır ve birinci kubbeden sonra yapılmıştır. Bu iki kubbe dışında bütün salon salon düz dam ile örtülür. Kuzey Afrika'da ilk defa Kayravan Camii'nde ve İslam Dünyası'nda da ilk kez Emeviye Camii'nde görülen at nalı kemer formunun Müslümanlar bulmamıştır. Çünkü İslamiyetten önce gerek Hindistan'da gerekse Vizigotların İspanyası'nda bu kemere rastlanmaktadır. Bu kemerler bir süsleme kaygısından değil mimari statik gereklerden dolayı doğmuştur. Kayravan Camii özellikle kubbeleri ile dikkat çeker. Mihrab önündeki kubbe daha iyi korunmuştur. Form bakımından istridye biçiminde tromplara dayanmış dilimli bir kubbe yüzeyi olarak tanımlanabilir. Kayravan Camii'nin birçok özellikleri Müslüman Mezopotamya'nın özelliklerini yansıtır. Bu özellikler arasında eski İran Mimarisi'nde öteden beri kullanılan trompların yanı sıra dekoratif hücreleri ve dilimli kemerleri de dikkate almak gerekir. Mihrab boyalı ahşaptan bir yarım kubbeyle örtülür. Yarım daire formundaki mihrab kemerindeki Luster tekniğinde bezeli çiniler kuşatır. Mihrab kubbesinin ve mihrab önündeki kubbenin bezemeleri İslam Dünyası'nın derinliği olmayan yüzeysel kabartmalarıdır. Bu bezemeler özelliklerini epigrafi, bitkiler ve geometriden almıştır. Köşeli Kufi yazı da süsleme öğesi olarak kullanılmıştır. Meşatta Sarayı: Ürdün Nehri'nin doğusunda Şam'ın yaklaşık 200km güneyinde bulunur. Hicaz'ın tren yolundaki Zize İstasyonu'nun 3 mil kuzeydoğusundadır. Yapılar bir duvar ile çevirilmiş köşelerinde yarım yuvarlak kuleler ve Güney kenarında büyük bir giriş kapısı vardır. İçeride güneyden kuzeye doğru yaklaşık olarak birbirine eşit üç kısıma bölünmüşlerdir. Emevi Saraylarının en önemlisi olan yapı inşaa tarihi ile tartışmalara yol açmış ve bazı bilim adamları yapıyı İslamiyet öncesi döneme ait olarak düşünmüşlerdir. Ancak sarayda namaz kılmaya mahsus mihrablı bir salonun bıulunuşu Meşatta'yı Emevi halifelerinden 2. Velid'in tamamlanmamış bir eseri olarak tesbite imkan vermiştir. Yapıının kapısından girilince sağında ve solunda uzunca birer oda bulunan 17,40m derinliğine ve 9,23m genişliğinde bir mekanından geçilerek geniş bir salona girilir. Bu salon da avluya açılmaktadır. Avlunun sonunda 2. bir bina yükselir. Bu yapının ortasında planı oldukça dikkat çeken bir tören salonu vardır. Yapının ön yüzünde avluya açılan biri büyük olmak üzere üç kemerli açıklık arkasındaki üç sahına geçişi sağlar. Kare şeklinde bir salon ile sonuçlanan orta sahın sağ, sol ve arka cephede yarım daire üç apsit ile genişler. Roma hamamlarına yabancı olmayan bu üç dilimli salon tipine Bizans Dünyası'nın çeşitli yerlerinde, Kuzey Afrika ve Mısır'da rastlandığı gibi Suriye'de de rastlanır ancak bu plan özellikle Mısır'da burada olduğu gibi üç nefli bazilika ile birleştirilmiştir. Bu da Meşatta Sarayı'nın planı hazırlanırken Mısırlı mimarların çalışmış olduğu kanısını uyandırır. Büyük bir kısmı Berlin Hergamon Müzesi'nde bulunan oyma tezniyat girişteki iki kule ve ön cephe üzerinde toplanmış olup İslam Sanatı'nın ilk devresinde süsleme sanatlarının gelişiminin incelenmesi için önemli bir hareket noktası oluşturur. Yanyana konmuş üçgenleri dolduran bu oyma süslemeler sarayın ön duvarlarındaki 40m'lik bir şerit halinde uzanmaktadırlar. Üçgenlerin ortasındaki kabartma altı yapraklı iri güllerin etrafında genellikle üzüm salkımları, asma yaprakları ve asma dallarının birbirini daireler halinde takip edişinden oluşan bir dekor geliştirmektedir. Meşatta'daki alçak kabartmaların önemini arttıran unsur bu kabartmalarda canlı varlıkların oynadığı roldür. Aslanlar ve grifonlar karşı karşıya durmaktadır. Kuşlar yapraklı asma dallarına konmuşlardır. Bu kabartmalarda kentauros ve sfenks gibi insan benzeri yaratıklar görülür. Bu unsurların çoğu Helenistik sanatın daharcığına aittir. Ancak duvarları sonsuz süsleme fikri islam sanatına özgü bir fikirdir. Üçgen ve gül motiflerinin her ikisi de Sasani kökenlidir. Üçgenlerin içerisinde merkezi bir madalyonun ortasına üçlenmiş zengin çiçek motiflerine Meşatta'dan önce başka hüçbir yerde rastlanmamaktadır. Esas unsur üçgene benzeyen kıvrım dal süsüdür. Bu süsün bazı yerlerde tamamlanmamış olduğu görülür. Hayvan motiflerinin ise Orta Asya'dan gelmiş olması muhtemeldir. Kusayri-i Amra: Ürdün'ün doğusunda 1898 yılında Avusturalyalı arkeolog Prof. Aluis Musil tarafından meydana çıkarılan Kusayri-i Amra Lut Gölü'nün kuzey ucunda çölde bulunan hamamlı küçük bir Emevi Kasrı'dır. Yapının en ilgi çekici bölümlerinden biri hamamıdır. İki bölümden oluşan yapıın ilk bölümü üç sahına ayrılmış bir salon şeklindedir. İkinci bölüm üç küçük odalı bir hamam şeklinde düzenlenmiştir. Büyük salonun doğu duvarında bulunan 1,7m yüksekliğindeki bir kapıdan hamama girilir. Yapı Eski Roma hamamlarının plan şemasını yansıtır. Soyunma yeri zemini alttan ısıtılan ılıklık üçüncü oda ise sıcaklık bölümleridir. Kusayri-i Amra'nın asıl dikkati çeken tarafı salonu süsleyen duvar resimleridir. Bunlar toz ve çamur gibi etkenler nedeni ile çok zarar görmüşlerdir. Salonun Batı duvarında isimleri Arapça ve Yunanca yazılmış olan bazı figürler resmedilmiştir. Bunların Emeviler tarafından malup edilen Bizans İmparatoru, Vizigot Kralı, Sasani İmparatoru ve Habeşistan Necaşisi gibi hükümdar figürleri oldukları tespit edilmiştir. Ve böylece kasrın 1. Velid zamanında 711-715 tarihleri arasında yapıldığı sonucuna varılmıştır. Salondaki büyük kemerlerin yüzlerinde üçüncü sahının tonozu içinde çeşitli sahneler bulunmaktadır. Hükümdar ve maiyeti gibi. Hamamın soyunma ve ılıklık odalarında ise hamam ve doğum sahneler vardır. Bunların dışında hayatın dönemlerini, tarihi, felsefeyi ve şiiri yansıtan sembolik tasfirler de resmedilmiştir. Figürlerin çoğu uzun bacaklı zayıf vücutlu ve küçük başlı genç kadın ve erkekler canlandırılmaktadır. Bu resimlerde Helenizm etkisi yanında Sasani etkisi de mevcuttur. Yani Doğu ve Antik Çağ geleneklerinin kaynaştırıldığına tanık olunmaktadır.
__________________
![]() |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Abbasi Mimarisi ve Eserleri | bozkurt | Mimari | 0 | 27-01-2008 12:12 |
| Fatımi Mimarisi ve Eserleri | bozkurt | Mimari | 0 | 27-01-2008 12:08 |
| Eyyübi Mimarisi ve Eserleri | bozkurt | Mimari | 0 | 27-01-2008 12:05 |
| Memlük Mimarisi ve Eserleri | bozkurt | Mimari | 0 | 27-01-2008 12:03 |
| Safevi Mimarisi ve Eserleri | bozkurt | Mimari | 0 | 27-01-2008 11:58 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.