Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Atatürk'ün Fikir Fedaisi...

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan  Atatürk'ün Fikir Fedaisi... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Melih AŞIK Açık Pencere Atatürk'ün Fikir Fedaisi... Doktor Reşit Galip'le ilgili yeni bir kitap, "Atatürk'ün Fikir Fedaisi Dr. Reşit Galip" ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Mustafa Kemal Atatürk

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24-01-2008, 01:26   #1 (permalink)
KoooLpa
 
The_RoTinG - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 895
Tecrübe Puanı: 2 The_RoTinG is on a distinguished road
Standart Atatürk'ün Fikir Fedaisi...



Melih AŞIK Açık Pencere

Atatürk'ün Fikir Fedaisi...


Doktor Reşit Galip'le ilgili yeni bir kitap, "Atatürk'ün Fikir Fedaisi Dr. Reşit Galip" adıyla Gürer Yayınları tarafından yayımlandı. Reşit Galip olayı hem bir devrimci cesaretin hem de Mustafa Kemal büyüklüğünün hikâyesidir...
Dr. Reşit Galip, Balkan ve Birinci Dünya Savaşı'na gönüllü doktor olarak katılır. Atatürk'le tanışmaları 1923 Mart'ında Mersin'de olur. Devletten istifa edip Türk Ocağı Başkanı olan Reşit Galip, açık hava toplantısında konuşurken birden işaret parmağıyla Gazi'yi gösterecek ve
"Sen" diye ona seslenerek şöyle diyecektir:
- Senin asıl büyüklüğün bütün o büyüklüklere rağmen milletin ferdiyim diye övünmendir...
Herkes bir fırtına kopacak sanır. Aksine Atatürk, Reşit Galip'i sever. Galip, 1925 yılında milletvekili olur, iki yıl süreyle İstiklal Mahkemesi üyeliği yapar. Atatürk'le aralarındaki o efsaneye dönüşen kavga 1931 yılı ağustos ayında Dolmabahçe Sarayı'nda yaşanır...
Reşit Galip masada Atatürk'ün de hocası olan zamanın Milli Eğitim Bakanı Esat Mehmet'i eleştirmeye koyulur.
Atatürk'ün, "Davamıza inanmıştır, benim hocamdır, benim hocam olması sence bir değer taşımıyor mu?" sözlerine "Kusura bakma Paşam taşımıyor, okuttuklarının içinde sizin gibi devrimci çıkmış ama kim bilir nice tutucu da çıkmıştır" diye karşılık verir. Mustafa Kemal, "Bu masada hocama hakaret etmenize müsaade edemem" diyecek olur, Reşit Galip, "Devrimleri korumak için sizden müsaade istemiyorum. Hatayı yapan siz de olsanız sizi de eleştiririm. Rose Noir'a 15 bin liralık kredi mektubu da siz verdiniz diye hata olmaktan çıkmaz" diye üsteler.
Ortalık buz keser. Atatürk "Yoruldunuz, biraz istirahat etseniz iyi olacak" diyerek Reşit Galip'i dışarıya davet eder. Ama tüm beklentilerin aksine Reşit Galip dışarı çıkmaz: "Burası sizin değil milletin sofrasıdır" diyerek yerinde çakılı kalır. Bunun üzerine Atatürk odayı terk eder. Reşit Galip sabaha kadar o salonda oturur. Ertesi gün Ata'ya bir özür mektubu yazar. Birkaç ay sonra yaptığı bir radyo konuşmasını Atatürk de dinler. Reşit Galip: "Devrimlerimizi herkese ve her şeye karşı savunacağız. Gerekirse babalarımıza ve çouklarımıza karşı da..." demektedir. Atatürk birkaç gün sonra Reşit Galip'i çağırtır. Onu Milli Eğitim Bakanı yapar...
Rose Noir hadisesine gelince... Beyoğlu'nda bir Rus karı-kocanın işlettiği böyle bir mekân vardır. Atatürk bir gece oraya gittiğinde mekânın sahibi Madam Senya masaya gelir, uzun uzun dert yanar, İş Bankası'nın krediyi kestiğini anlatır. Bu tür mekânların yaşamasını isteyen Atatürk, İş Bankası'na hitaben bir not yazar, ellerine tutuşturur. İş Bankası Genel Müdürü Mummer Eriş ertesi gün kâğıdı alınca Dolmabahçe Sarayı'na gelir, bu krediyi vermeye kuralların müsaade etmediğini bildirir. Mesele bundan ibarettir.
Ancak, Atatürk'ün o gece o çifte çek verdiği dedikodusu yayılmıştır. Reşit Galip işte bu dedikoduyu seslendirir... Atatürk kimilerine göre diktatördü. Bir bugünkü demokratlara (!) bakın bir o günkü diktatöre...

AKP iktidara gelene kadar Atatürk'ün modern Türkiye'si İslam âlemine örnek gösteriliyordu... AKP iktidarından sonra kendimize İslam âleminden örnek aramaya başladık. Beş yılda ne ilerleme...


ÇorumÇorum Haber gazetesinden bir haber:
"CarrefourSA'da içki reyonu kaldırıldı. Eşrefhoca Caddesi'nde bulunan CarrefourSA Merkez Şubesi'nde alkollü içeceklerin bulunduğu reyon bir daha konulmamak üzere kaldırıldı.
Edinilen bilgiye göre, vatandaşların hemen hiç ilgi göstermemeleri ve alkollü içeceklere olan tepki nedeniyle böyle bir uygulamaya gidildi. CarrefourSA yetkilileri, ramazan ayının da gelmesini fırsat olarak değerlendirerek içki reyonunun kaldırılmasını kararlaştırdılar..."

Malezyalı muhalif kadınlardan Josiah, "Siyasal İslam adım adım gelirken biz uyuyorduk" demiş.
Onlarda da şeriatı demokrasi diye yutturan işbirlikçi liberaller boldu anlaşılan...
Haldun Ertem


Şu bizim yabancılar...Osman Şahin, Dil Bayramı'nın 75. yılında dillerini beğenmez, ithal sözcüklerle konuşulurlarsa daha havalı olacaklarını düşünen bir kısım vatandaşlardan söz ediyor...
Kim mi onlar? Mesela:
- Duyuru sözcüğüne "anons", genç yerine "junior" diyorlar.
Yıldız sözcüğü "star", cankurtaran "ambulans" onların dillerinde. Film gösterime girdi demek varken, "vizyona girdi" diyorlar. Dünya sözcüğü, "world"le yer değiştirdi.
Hoşça kal sözcüğü "bye bye" oldu. Halkımız gökyüzüne sema değil, gökyüzü diyor. Aynı anlama gelen bir televizyon kanalının adı "sky". Yaşam demek varken "life", yüksek, çalışma verimi demek varken "performans" diyorlar.
Tanıtıma "demo", sunucuya "spiker", gösteriye "show", gösteri yapana "showmen", hanımefendiye "fırstlady", bakkala "market", torbaya "poşet", mağazaya "süper, gros market", ucuzluğa "damping", duyuru tahtasına "bilbort", sayı tablosuna "skorbord" demek kolaylarına geliyor.
Bilgilendirmeye "brifing", bildiri sunmaya "deklarasyon", uğraşa "hoby", korumaya "bodygard", saygın kişiye "prestij sahibi", merkezlere "center", büyüğe "mega", küçüğe "mikro", sonuca "final", özleme "nostalji", işhanlarına "plaza", sergiye "galeri, center room, show room", anakentlere "mega kent", yolüstü aşevlerine "fast food", yemek listesine "mönü", ödemeye ise "adisyon" demek kolaylarına geliyor... Kendi ülkelerinde yabancı olmak hoşlarına gidiyor!

http://www.milliyet.com.tr/2007/09/30/yazar/asik.html
The_RoTinG isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün 19 sırrı... MyScReaMRocK Mustafa Kemal Atatürk 1 24-05-2007 21:09
ATATÜRK'ün HAYATI rockand Mustafa Kemal Atatürk 0 23-05-2007 21:46
ATATÜRK'ün HAYATI waRdeR Mustafa Kemal Atatürk 0 17-02-2007 01:05
Atatürk'ün Rütbeleri nisa Mustafa Kemal Atatürk 2 06-01-2007 21:07
Atatürk'ün Vasiyetnamesi nisa Mustafa Kemal Atatürk 0 05-01-2007 15:43


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:22 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206