KooLpa Yaşam Katagorisinde ve Sağlık Forumunda Bulunan Prostat Büyümesi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Prostat bezindeki büyüme 35’li yaşlarda başlıyor ve ölene kadar devam ediyor. Erkeklerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri olan prostat büyümesine ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Genel Yayın Yönetmeni
![]() Üyelik tarihi: Nov 2006
Nerden: Renkli Rüyalar Oteli
Mesajlar: 3,025
Blog Başlıkları: 11
Tecrübe Puanı: 10
![]() |
Prostat bezindeki büyüme 35’li yaşlarda başlıyor ve ölene kadar devam ediyor. Erkeklerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri olan prostat büyümesine ait bilinen en eski kayıtlar M.Ö. 1500 yılında Eski Mısırlılar dönemine ait papiruslarda bulunuyor. Bundan 1000 yıl sonra Hipokrat da bu hastalıktan ayrıntılı olarak sözetmişti. 60 yaş üzerindeki erkeklerin yarıdan fazlası prostat büyümesinin yol açtığı idrar yapma sorunuyla karşı karşıya. Biliminsanları, prostat büyümesinin yaşla birlikte arttığını ve yeterince uzun yaşayan her erkeğin bir gün prostat hastalığına yakalanacağını belirtiyorlar. Prostat büyümesinin nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak, prostat bezi testosteron uyarısına oldukça duyarlı olduğu için prostattaki büyümenin, yaşla değişen hormonal duruma bağlı olduğu sanılıyor. Büyümeye yol açan etken, testosteron miktarındaki artma değil. İlerleyen yaşla testosteron düzeylerinde düşüş gözleniyor. Bu nedenle prostat büyümesi, bu bezdeki testosteron almaçlarının (reseptörlerinin) sayısının yaşla artmasına bağlanıyor. ![]() Prostat büyümesi genellikle idrar yapma sorunlarına yol açıyor. Prostat, idrar kesesinin tabanında yer almasa ve idrar kanalı olan üretrayı çevreliyor olmasa, belki de hiçbir soruna yol açmayacaktı. Bu bezin iyi huylu büyümesinin idrar yapmayla ilgili sorunlara yol açması dışında vücuda başka hiçbir zararı yok. Oldukça yumuşak ve elastik yapıdaki idrar kanalı prostat bezinin içinden geçtiği için, bu bezdeki en ufak büyüme ya da gerginlik idrar yapmayı zorlaştırıyor. İdrar kesesinin önünde önemli bir engel olan büyümüş prostat bezi, uzun dönemde mesanenin işlevinin bozulmasına da yol açabiliyor. Basınca karşı idrar pompalayan mesane duvarı kasları, önceleri kalınlaşıyor, daha sonra da kasılma yeteneğini kaybediyor. Bu durumlarda, prostat bezi alınsa bile ameliyat sonrasında idrar yapma sorunları devam ediyor. Prostat bezinin büyümesine bağlı olarak görülen erken belirtiler arasında, idrar basıncında azalma ve idrarın kalibresinde düşüş, yani ince idrar yapma geliyor. Kesik kesik ve ıkınarak idrar yapma, idrar kesesini tam boşaltamama, sık idrara çıkma, idrarı tutmada zorluk ve geceleri sık idrara çıkma, diğer belirtiler arasında. Bu şikayetlerin şiddeti prostat bezinin boyutlarıyla pa ralellik göstermiyor ve her erkekte farklı olabiliyor. Orta yaş ve üzerinde bu şikayetler varsa mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmak gerekiyor. Makattan yapılan prostat muayenesi, prostat kanser tarama testi olan PSA düzeyi, ultrasonografı ve üroflovmetri denilen idrar yapma testiyle prostat büyümesinin teşhisi konuluyor. Muayene ve tetkikler sonucunda prostat büyümesinin iyi ya da kötü huylu olduğu, büyük ölçüde anlaşılabiliyor. Prostat kanseri kuşkusu olursa prostat biyopsisi yapılarak kesin tanı konulabiliyor. Prostat büyümesi olan kişilerin yiyecek ve içeceklerine dikkat etmesi gerekiyor. Alkollü, asitli, gazlı içeceklerden ve baharatlı yiyeceklerden uzak durma lan öneriliyor. Soğuk havalar prostatın düşmanı. Şikayetlerin arttığı bu dönemlerde sıcak oturma banyolarının oldukça yararı var. Prostat hastalarının kabızlığı önlemeleri de gerekiyor. Kabızlık, şikayetleri daha çok artırarak idrar yapmayı güçleştiriyor. Prostat büyümesinde tedaviyi yönlendiren en önemli etken, şikayetlerin şiddeti. İdrar yapma sonrasında mesanede kalan idrar miktarı, idrar akım hızı, böbreklerin durumu, tedaviyi yönlendiren diğer ölçütler arasında. Prostat büyümesinde genellikle ilk olarak ilaç tedavileri uygulanıyor. Şikayetlerin ilaç tedavisine rağmen şiddetini koruması, idrar yapamama, sık idrar yolu iltihabı, idrarda aşırı kanama, böbreklerde şişme, kan üre düzeyinin yükselmesi, mesane taşı oluşması ve prostat büyümesine bağlı fıtık oluşması, cerrahi müdahale için yeterli ölçütler. Prostat büyümesinin tedavisinde sıklıkla alfa 1-bloker grubu ilaçlar kullanılıyor. Bu ilaçlar prostat bezi içindeki düz kasları gevşeterek prostatın gerginliğini azaltıyor. Aynı zamanda damarlardaki düz kasları da gevşeten bu ilaçlar, tansiyon düşmesine yol açıyorlar. Son yıllarda geliştirilen seçici alfa 1-bloker grubu ilaçlar yalnızca prostattaki düz kasları gevşetirken, damarları, dolayısıyla da tansiyonu etkilemiyor. Testosteronun prostat bezi üzerindeki uyarıcı etkisini ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan ilaç, testosteronun, etken formu olan dehidrotestosterona dönüşmesini engelliyor. Beş alfa redüktaz enzimini bloke eden bu ilaç, testosteron-dehidro-testosteron dönüşümünü önleyerek prostatın büyümesini engelliyor. İlaçlardan yarar görülmeyen durumlarda cerrahi müdahaleler gündeme geliyor. Prostat tedavisinde çok çeşitli müdahale yöntemleri var. En sık olarak uygulanan cerrahi yöntem, TUR (transüretral rezeksiyon) olarak adlandırılan kapalı prostat ameliyatı. Dış idrar yolu, yani üretradan girilerek yapılan bu ameliyatla prostat, içeriden kesilerek çıkartılıyor. Bu ameliyat, küçük bir delikten portakalın iç kısmını almaya benziyor. Prostat kapsülüne kadar tüm do kular çıkartılıyor. Ameliyattan sonra hastaların %90’ında şikayetlerde düzelme görülüyor; ancak prostat dokusunda tekrar büyüme ve yeni ameliyat gereksinimi ortaya çıkabiliyor. Ameliyat sırasında kullanılan sıvılara bağlı olarak kan sodyum düzeyinde düşme ve buna bağlı metabolik bozukluklar olabiliyor. Yaklaşık olarak % 2-3 oranında görülen ve su zehirlenmesi olarak adlandırılan bu bu durum, tedavi edilmezse öldürücü oluyor. Ameliyat sonrası idrar kaçırma ya da idrar kanalında daralma, diğer olumsuz etkiler arasında. Prostat ameliyatı sonrasında sertleşme sorunu ve geri boşalma gibi cinsel işlev bozuklukları görülebiliyor. Kapalı ameliyat genellikle 60 gramın altındaki prostatlara uygulanırken, daha büyük prostatlara açık ameliyat yapılıyor. İdrar kesesini açarak yapılan bu ameliyatın komplikasyonları kapalı ameliyata benziyor. Ameliyat sırasında ve sonrasında görülen komplikasyonlar nedeniyle prostat büyümesinin tedavisinde, olumsuz etkileri çok az ya da hiç olmayan yöntemler üzerinde çalışılıyor. Bunlar arasında en sık kullanılan yöntem “lazer”. Lazer yöntemi genellikle küçük prostatlarda ve ameliyatın risklerini kaldıramayacak kadar yaşlı kişilerde tercih ediliyor. Bu yöntemde, üretradan girilerek prostata lazer ışınları uygulanıyor. Prostat dokusunda 100 dereceye varan yükseklikte sıcaklık oluşturan lazer ışınları, prostatın yanarak buharlaşmasına neden oluyor. Kızgın tavada kızaran bir etin küçülmesi gibi, ısı uygulandıktan sonra prostat bezinde küçülme oluyor. Bu yöntemin en önemli avantajları bölgesel uyuşturmayla uygulanabilmesi; yani narkoza gerek duyulmaması ve ameliyat sonrası sertleşme sorunlarına yol açmaması. Ancak dezavantajları arasında, prostattan patolojik inceleme için parça alınamaması ve çok büyük prostatlarda tedavi edici etkisinin düşük olması sayılıyor. Prostat büyümesinde hangi tedavi seçeneğinin tercih edileceğine, üroloji uzmanı ve hasta ortak olarak karar verebiliyor. Bu hastalığa yaklaşımda en önemli nokta, özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde oldukça sık görülen prostat kanserini gözden kaçırmamak. Bu nedenle idrar şikayetleri olan ve orta yaş grubundaki erkeklerin zaman kaybetmeden hekime müracaat etmeleri ve kontrolden geçmeleri gerekiyor. Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi, Ekim 2005
__________________
uykusuzken hiçbirşey gerçek görünmüyor.
sanki herşey uzakta. herşey suretinin suretinin suretinin sureti... |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Erkeklerde Meme Büyümesi | efe | Sağlık | 0 | 29-07-2008 16:47 |
| Karaciğer Büyümesi | LeaveMeALoNe | Sağlık | 0 | 01-02-2008 17:09 |
| Prostat Büyümesi | Turist Ömer | Sağlık | 0 | 08-05-2007 20:39 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.