Edebiyat Katagorisinde ve Şairler / Yazarlar Forumunda Bulunan Yahya Kemal Beyatlı | Şiirin Kelime Sihirbazı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Yahya Kemal, hayatta olduğu dönemde kitap yayınlamamıştır Lisedeyiz, edebiyat öğretmenimiz Vahit Bey enteresan bir adam. Ders anlatırken laf arasında yazdığı ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Co-Administrator
![]() |
![]() Yahya Kemal, hayatta olduğu dönemde kitap yayınlamamıştır Lisedeyiz, edebiyat öğretmenimiz Vahit Bey enteresan bir adam. Ders anlatırken laf arasında yazdığı şiir kitaplarından bahseder ama kimse inanmaz. Bazen dalar kendi kendine konuşur, ders kaynar gider. Bizim zamanımızda lise edebiyat derslerinin kabusu Divan edebiyatıydı. Hala müfredatın bir parçası mı bilmiyorum (biz mezun olalı bir kuşak daha büyüdü de, o nedenle). Ne anlama geldiğini bugün bile bilmediğim “Mefaülü Mefaülü Faülü” diyerek aramızda alay ederdik. VAHİT HOCA’NIN SINAV SORUSU Bir gün Vahit hoca sınav da Yahya Kemal’in ünlü Akıncılar* şiiriyle ilgili bir soru sordu. ODTÜ’deki mühendislik eğitimine başlamadan mühendis havasına girdiğim ve edebiyatı hafife aldığım için sınava çalışmamıştım. Soru çok basitti, Akıncılar şiiri hece vezniyle mi, aruz vezniyle mi yazılmıştı. Yaptığımız seçime göre de hangi forma uyduğunu yazmamız isteniyordu. Biraz edebiyattan anlayan ve bu yazıyı bilerek okuyanların kıs kıs güldüğünü görür gibiyim, açıkçası soruya bakınca göründüğü kadar kolay olmadığını anlamam lazımdı. Ben “akıllı mühendis adayı”, hemen heceleri saydım ve tespiti yaptım, şiir on dörtlü hece veznine göre yazılmıştı, “5 + 5 + 4”, Vahit Hoca’da ne kadar basit soru sormuştu... kim demiş kolay diye, sınav sonuçları bir geldi, 10 üzerinden 5 almışım. Meğer bizim her satırını hece hece saydığımız Akıncılar şiiri aruz vezniyle yazılmış! BU ŞİİR HECE VEZNİ DEĞİLMİŞ! Yahya Kemal öylesine mucizevi bir şiir yazmış ki, aruz vezni gibi teorik olarak hiçbir hece kuralına uymaması gereken bir metin, on dörtlü hece vezni gibi olmuş (en azından amatörler için). Yahya Kemal Beyatlı Türk şiirinin kelime sihirbazıdır. Sadece onun gibi bir yetenek aruz vezniyle yazılmış bir şiiri on dörtlü hece vezni zannedebilecek biçime getirebilir. Hakkında yazılan yorumlarda bazı şiirlerinde tek bir kelimeyi seçmek için bir ay beklediği anlatılır. Lisedeki edebiyat sınavımdan 15 yılı aşkın süre geçtikten, mühendislik eğitiminden aldığım keskinliği, keyif ararken bulduğum edebiyatla değişirdikten sonra rahatlıkla söyliyeblirim: Üstat Yahya Kemal’ı okumadan Türkçe’nin ne kadar güzel bir dil olduğu anlaşılamaz. ![]() Yahya Kemal hem şair, hem de politikacı bürokrat olarak bilinir *** 2 Aralık 1884'te Üsküp’te doğdu. 1 Kasım 1958'de İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Ahmed Agâh. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey'in oğlu. Annesi Nakiye Hanım ise şair Lefkoşalı Galib'in yeğeni. TRAKYA’DA BAŞLAYAN HAYAT Çocukluk yılları Üsküp'teki şiirlerine de yansıyan Rakofça çiftliğinde geçti. 1897'de ailesi Selanik'e taşındı. 1902'de İstanbul'a geldi. Vefa Lisesi'ne devam etti. Jön Türk olma hevesiyle 1903'te Paris'e kaçtı. Bir yıl kadar Meaux okuluna devam edip Fransızca bilgisini geliştirdi. 1904'te siyasal bigiler yüksek okuluna girdi. Jön Türkler'le ilişki kurdu. Ahmet Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Şahabettin gibi dönemin ünlü kişilerini tanıdı. Şefik Hüsnü ve Abdülhak Şinasi Hisar'la arkadaşlık kurdu. 1912'de İstanbul'a döndü. 1913'te Darüşşafaka'da edebiyat ve tarih öğretmenliği yaptı. Medresetü'l-Vaizin'de uygarlık tarihi dersi verdi. Mütarekeden sonra Âti, İleri, Tevhid-i Efkâr, Hakimiyet-i Milliye dergilerinde yazılar yazdı. YAZILARIYLA MİLLİ MÜCADELEYİ DESTEKLEDİ Arkadaşlarıyla "Dergâh" dergisini kurdu. Yazılarıyla Milli Mücadele'yi destekledi. 1922'de barış anlaşması için Lozan'a giden kurulda danışman olarak yer aldı. 1923'te Urfa milletvekili oldu. Cumhuriyet'in kurulmasından sonra Varşova ve Madrid'de ortaelçisi olarak görevlendirildi. Daha sonra sırasıyla Yozgat, Tekirdağ, 1943-1946'da da İstanbul milletvekili oldu. Halkevleri Sanat Danışmanlığı yaptı. 1949'da Pakistan Büyükelçisi iken emekli oldu. Yaşamının son yıllarını İstanbul'da Park Otel'de geçirdi. 1958 yılında İstanbul’da öldü. Selanik yıllarında "Esrar" takma adıyla şiir yazmaya başladı. İstanbul'da Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiirleriyle tanıştı. İrtika ve Mâlumât dergilerinde "Agâh Kemal" takma adıyla Servet-i Fünun'u destekleyen şiirler yazdı. Paris'te Fransız simgecilerinin şiirlerine yakınlık duydu. Fransız şiiriyle kurduğu yakınlık, Türk şiirine faklı bir açıyla bakmasını sağladı. Türk şiiri ve Türkçe söz sanatlarını inceledi. "Mısra haysiyetimdir" sözüyle şiirde dizenin bir iç uyumla, musiki cümlesi halinde kusursuzlaştırılması gerektiğini anlatır. Şiirleriyle olduğu kadar şiirle ilgili görüşleriyle de büyük yankı uyandırdı. Ona göre divan şiiri "yığma" bir şiirdi. parçacılık ve belirsizlik üzerine kuruluydu. YAŞADIĞI SÜREDE HİÇ KİTAP YAYINLAMADI Tanzimat şairleri bu şiiri birleştirme çabalarında yetersiz kalmıştı. Servet-i Fünun'cular yapay ve yapmacık bir dille yetinerek öze inememişlerdi. Oysa sanatçı kendi ulusunun dilini bulmalıydı. Batı'dan edindiği yüksek beğeniyle, Batı şiirine öykünmeyen yerli bir şiire yöneldi. Biçime ağırlık tanıdı. Esinlenmenin yerine dil işçiliğini getirdi. Dize çalışmasındaki titizliği "az ve güç yazıyor" izlenimi uyandırdı. Yaşadığı sürede hiç kitap yayınlamaması da bu izlenimi pekiştirdi. Karşıtları tarafından "esersiz şair" olarak adlandırıldı. Hemen her kesimden eleştiriler aldı. 1918'de Yeni Mecmua'da yayınlanan ürünleriyle büyük ilgi uyandırdı. Daha sonra Edebi Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci, Dergah gibi dergilerdeki şiirleriyle kendini yol gösterici olarak kabul ettirdi. Ölümünden sonra yayınlanan eserleri iki bölüm halinde değerlendirilir. "Kendi Gök Kubbemiz" ve "Eski Şiirin Rüzgarıyla." Bu iki eser Yahya Kemal'in baş yapıtlarını bir araya getirir. "Eski Şiirin Rüzgarıyla"daki şiirlerden "Açık Deniz", "Itrî", Erenköyü'nde Bahar", "Nazar", "Ses", "Çin Kâsesi", "Deniz Türküsü" şairin çok özel ürünleridir. Daha çok Nedîm'den yola çıktığı bu şiirlerde, günlük yaşamın parıltısını elden çıkardığı, dekadan bir girişimin aşırı incelikleri ve dil yabancılaşmasıyla bir tür resim sanatına yöneldiği görülür. "Kendi Gök Kubbemiz"deki şiirlerde ise temelde bir "aşk" ve "İstanbul" şairi olarak görünür. "Vuslat" şiiriyle erotik temaları örselemeden şiire getirir. Bir yandan da tarih tutusuyla dinci ve milliyetçi bir görünüm kazanmaya başlar. "Süleymaniye'de Bayram Sabahı", "Ziyaret", "Atik Valide'den İnen Sokakta" gibi şiirleri bu durumun örnekleridir. Düzyazıları "Peyam" gazetesinde yayınlanan yazılarıyla, "Çamlar Altında Sohbetler"den oluşur. Bu yazılardan bazıları "Süleyman Sadi" ya da "S.S" imzasını taşır. Ayrıca Büyük Mecmua ve Dergah'ta söyleşiler yaptı, eleştiriler yazdı, bunları Hakimiyet-i Milliye gazetesinde sürdürdü. Bitmemiş şiirlerinin bir bölümü 1976'da "Bitmemiş Şiirler" adıyla yayınlandı. ESERLERİ Şiir: Kendi Gök Kubbemiz (1961) Eski Şiirin Rüzgârıyla (1962) Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963) Bitmemiş Şiirler (1976) Düzyazı: Aziz İstanbul (1964) Eğil Dağlar (1966) Siyasi Hikayeler (1968) Siyasi ve Edebi Portreler (1968) Edebiyata Dair (1971) Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973) Tarih Musahabeleri (1975) Mektuplar-Makaleler (1977) Kaynak: www.edebiyatturk.com --------------- * AKINCILAR Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! Bir yaz gunu geçtik tunadan kafilelerle Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan Şimşek gibi Türk atlarının geçtigi yoldan Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla Yerden yedi kat arşa kanatlanık o hızla Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde Hala o kızıl hatıra titrer gözümüzde Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik Yahya Kemal Beyatlı
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir! |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| C# RichTextBox ile Kelime İşlemci | pReNsEs | C# | 0 | 25-07-2007 18:06 |
| Grup Hepsi - İki Kelime | lifeandeath | Youtube Klipleri | 0 | 19-04-2007 21:49 |
| Hz Yahya | DeSTRoY | Dini Konular | 0 | 17-04-2007 23:09 |
| Yahya kemal beyatlı | Mutasyonist | Şairler / Yazarlar | 0 | 19-01-2007 03:35 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.