KooLpa Kültür / Sanat Katagorisinde ve Sanat Forumunda Bulunan İslamiyet Öncesi Türk Sanatı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kurganlardan çıkarılan çeşitli dini ve sembolik manalar içeren Türklere ve bozkır kavimlerine özgü eğri kesim tekniğiyle işlenmiş ağaçtan yontulmuş hayvan ...
|
|||||||
| Üye ol | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 223
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Kurganlardan çıkarılan çeşitli dini ve sembolik manalar içeren Türklere ve bozkır kavimlerine özgü eğri kesim tekniğiyle işlenmiş ağaçtan yontulmuş hayvan heykelcikleri veya at koşum takımlarındaki ahşap hayvan figürleri, kumaş ve keçe örtülen üzerindeki hayvanlı sahnelerde hayvan üslubu içinde değerlendirilir. Radloff’un Katamda kurganlarından çıkardığı ağaçtan oyma tırnakları altınla kaplı at heykelleri, dibinde birbirine sarılarak uzanmış olup kuyrukları kuş başı biçiminde biten iki kaplanın yer aldığı tabak önemli örneklerdir. Keramik Sanatı Türklerde Keramik Sanatının başlangıcı Prototürk ve Hun devirlerine dayanır. Çok erken (M.Ö. 3000-2000) devirlerde Anav, Karatepe, Namazgahtepe merkezlerinde gelişmiş bir keramik sanatı uygulanıyordu. Çin’in sınır bölgesinde, Kamsu’da, neolitik devirden beri astar üstüne süslemeli keramik yapılıyordu. Hangay Dağları, Togla, Selenga ve Baykal Gölü çevresinde Prototürkler (Ting-Lingler) sgraffito (kazıma) tekniği ve kalıpla basma tekniğinin uygulandığı keramikler yapıyordu. Radloff, Sibirya ve Altaylarda Prototürk olarak kabul edilen mezarlarda (tunç devri) koyu kurşuni renkli, iri taneli, çok pişmiş kilden, dipleri küçük ve yuvarlak, büyük olasılıkla elle yapılmış keramiklere rastlanmıştır. Bunların üst tarafında sgrafitto tekniğiyle yapılmış üçgen, diş, paralel hat, nokta gibi şekillerde süsleme vardı. Ancak ölülerin başucuna konan keramikler sivri dipliydi. Radloff’un kazdığı demir devrine ait kurganlardan daha kaliteli kil kaplar elde edilmiştir. Güney Altaylar ve Buhtarma civarında demir devri mezarlarında ve Abakan Boyu’ndaki mezarlarda bulunan keramikler ileri bir gelişmeye işaret eder. Burada bulunan kaplar maviye çalan kül rengi kilden yapılmıştır. Afanisiyeva ve Andronovo kültürü devreleriyle Tagar ve Taştık kültürü devrelerinde Orta ve İç Asya’da gelişen keramik sanatı özellikle Çin’in Shang sülalesi zamanında yön değiştirmiş ilk kez çok renkli keramik ve su sızdırmayan örnekler elde edilmiştir. Hun Devri’nde keramik sanatı ana hatlarıyla uygulanmıştır. Bozkır kültürünün yarı yerleşik yapısı nedeniyle keramik daha çok Kuzey Çin bölgesinde gelişmiş ve özellikle Doğu hun Devleti yıkıldıktan sonra Çin Keramik teknikleri Orta ve İç Asya’ya yayılmıştır. Hayvan üslubu Prototürk, Hun ve Göktürk Devirlerinde gelişen İslam sonrası Türk Sanatı’nda da etkisini gösteren hayvan üslubu erken devir Türk sanatı’nın en önemli üslubudur. Daha sonraları bir bitkisel üslub gelişmişse de İslam sonrası döneme kadar hayvan üslubu gibi yaygınlık kazanamamıştır. Hayvan üslubu Orta ve İç Asya’nın yaşayan bozkır kültürüne mensup toplulukların belli başlı tek sanat üslubudur. Türk hayvan üslubu Hun Türklerinin egemen olduğu ve yaşadığı bölgelerde yapılan eserlerde görülmesi ve diğer toplulukların örneklerinden daha gelişmiş olmasıyla ayırılır. Batı’da Karadeniz’in kuzeyinde İskitlerin uyguladığı hayvan üslubu Doğu’da Prototürk devirleriyle çakışmakta fakat Hun Devleti’nden önceki döneme tarihlenmektedir. Bozkır kültürüne karşılık Güney’de yerleşik kavimlerde görünen hayvan üslubu karateristik olarak bozkır sanatından ayrı olup Sümer, Mezopotamy, İran devletlerinin eski sanatlarının ürünüdür. Hayvan üslubu konusunda en fazla karşılıklı etkileşim Türk ve Çin sanatları arasında olmuştur. Orta ve İç Asya’da hayvan üslubunun doğduğuna inanılan çeşitli yerler önerilir. Kaynak ve delliler biraraya getirildiğinde hayvan üslubu ya Prototürk (veya Türk) kökenlidir ya da Türklerin içinde bulunduğu toplulukların uyguladığı sanat tarzıdır. Hayvan üslubunun kaynağı en erken devirlerden itibaren özellikle kayalar üzerine tasvir edilen hayvanlarla ilgili sahnelerde yatar. Avla ilgili tasvirler, birbiriyle mücadele eden hayvanlar veya insan- hayvan mücadelerinin görüldüğü sahneler ve hatta hayvanların çiftleşmesini anlatan tasvirler hayvan üslubunun ön örneklerini oluşturur. Ayrıca diğer sanat dallarındaki eserlerin de katkısı büyüktür. Bununla birlite bu üslup birdenbire ortaya çıkmamıştır. Hayvan üslubunun ortaya çıkışı dini inanış ve anlayışlarda saklıdır. Bütün bunlar Gök-Yer-Su ve Atalarla ilgili oluşturulan dini sisteme dayanır. Zamanla Şamanizm de önemli bir kaynak olmuştur. Bunlara bağlı gelişen mitoloji ve kozmoloji hayvan tasvirleri yapılmasına etkendir. Böylece hayvanlar, insanların türediği hayvan-ata veya hayvan-ana olarak kabul edilmesi, koruyucu ruh olduklarına inanılması, kalıntılarına saygı gösterilmesi gibi hususlar, hayvan tasvirleri yapılmasına ve zamanla bu yöne ağırlık veren bir sanatın doğmasını sağlamıştır. Bu üslubun bozkır kültürünün başlangıcı olarak kabul edilen M.Ö 3000’den itibaren oluşmaya başladığı kabul edilir. Graousset’e göre hayvan üslubu hunlar tarafından en olgun seviyesine ulaştırılmıştır. Hayvan Üslübunun Genel Özellikleri : 1-) Hayvanlar tek yada gurp halinde ele alnmışlardır. Tek olarak alınan hayvanların bir bölümü daire içinde kıvrılmış olarak tasfir edilmiştir. 2-) Bir kısım örneklerde figürler antitetik yada simetrik olarak verilmiştir. 3-) Hayvanlar sakin yada haraketli gruplar halinde ele alınmışlardır. 4-) Zaman zaman objeler yada objelerin bir bölümü hayvan yada hayvan başı şeklindedir. 5-) Çoğu kez eserlerin üstü hayvan motifleri ile süslenmiştir. 6-) Bazı durumlarda hayvan tasfirlerinin yüzleri başka figürlerle doldurulmaktadır. Ayrıca bir hayvan başka bir hayvana ait uzuvlarla birleştirilir veya hayvan kuyrukları başka hayvan başlarıyla yada bitkisel bir unsur ile sonuçlandırılır. 7-) Geyik boynuzu, kartal gagası, pençesi veya gözü gibi bazı hayvanların bazı uzuvları abartılarak ele alınmıştır. Aynı üslub içinde doğacı anlayış ve doğa dışı tutumlar görülebilmektedir. 8-) Tasfirlerde doğa üstü veya mitolojik hayvanlarada yer verilmiştir. 9-) Hayvan mücadele sahnelrinde genellikle vahşi hayvanın hücumuna uğrayan çift tırnaklı hayvan, korku, acı ve birazda saldırganın ağırlığı nedeniyle tamamen veya ön ayakları üzerine çokmüş durumda gösterilmiştir. Bazen yenilen hayvan ön ayakları üzerine düştüğü halde arka taraftan sırtı yere gelmiş olarak ele alınmıştır. Alta kalan hayvan çoğu kez başını saldırının geldiği yöne çevirmiştir. Mücadele eden hayvanların gövdeleri üzerinde, nokta, virgül, nal biçimlerine benzer şekiller yer almaktadır. 10-) Kompozisyonlarda insan figürleri nadiren yer almakta, bitkisel süsleme ise az görülmektedir.
__________________
![]() |
|
|
|
| Sponsor Linkler | |
|
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İslamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı | efe | Resim | 0 | 10-11-2007 21:15 |
| Türk Çini Sanatı | KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN | Diğer Sanat Dalları | 0 | 01-07-2007 06:35 |
| Türk Bezeme Sanatı | KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN | Diğer Sanat Dalları | 0 | 01-07-2007 06:32 |
| İslamiyet Öncesi Ve İslamiyet Sonrası Türk Destanları | DeSTRoY | Edebiyat | 0 | 28-02-2007 20:16 |
| İslamiyet Öncesi Türk Tarihi | KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN | Genel Türk Tarihi | 1 | 30-12-2006 03:57 |
Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.