Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Marlon Brando | Hayatı Sevgi Aramakla Geçti

 KooLpa Kültür / Sanat Katagorisinde ve  Sinema Forumunda Bulunan  Marlon Brando | Hayatı Sevgi Aramakla Geçti Konusunu Görüntülemektesiniz.=>1954 yapımı "The Wild One" filmindeki asi delikanlı çete üyesi rolünde Holywood'un asi çocuğu, bir kuşağın idolü, sinema oyunculuğunu derinden ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Kültür / Sanat > Sinema

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-06-2007, 16:57   #1 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Standart Marlon Brando | Hayatı Sevgi Aramakla Geçti



1954 yapımı "The Wild One" filmindeki
asi delikanlı çete üyesi rolünde


Holywood'un asi çocuğu, bir kuşağın idolü, sinema oyunculuğunu derinden etkilemiş aktör Marlon Brando, 1 Temmuz 2004, perşembe günü, 80 yaşında, Los Angeles'da bir hastanede yaşamını yitirdi. Ölüm nedeni basına açıklanmadı.

Brando, sayıları giderek azalan "gerçek esfane" oyuculardandı, bazılarına göre gelmiş geçmiş en iyi oyuncu, muhtemelen en çok taklit edilmiş olanı. Son yarım yüzyılda beğeni toplamış erkek oyuncuların büyük çoğunluğu, Paul Newman'dan Warren Beatty'e, Robert De Niro'dan Al Pacino'ya bir çok oyuncuda Brando'nun etkileri görülür.

Aslında başka bir Hollywood efsanesi olan Orson Welles gibi, Brando'nun oyunculuk dehası da, büyük başarı gösterdiği az sayıda rolden ibarettir.

1947 yılında Broadway'de oynadığı, ardından 1951 yılında film yapılan "A Streetcar Named Desire" filmindeki Stanley Kowalski rolü. 1952 yılında Elia Kazan'ın "Viva Zapata!" filmindeki Meksikalı eşkıya rolü. Ve tabi ki 1954 yılında, önce "The Wild One" filmindeki asi delikanlı ve sonra ilk oscarını kazandığı "On the Waterfront" filmindeki Terry Malloy rolü, eleştirmenler tarafından hayatının rolü olarak da değerlendirilir.

Brando, hiçbir zaman Hollywood'un kendisi hakkında ne düşündüğünü umursamamıştır. Arkadaşlarına "eğer film stüdyoları yerleri silmem için de aynı parayı verseydi, oyunculuk yerine yerleri silmeyi tercih ederdim" diyebilecek kadar umursamaz bir oyuncuydu.


Marlon Brando Baba filmindeki Vito Corleone rolünde

HAYATIM SEVGİ ARAMAKLA GEÇTİ
Marlon Brando 1924 yılında Omaha'da doğdu, 1994 yılında yayınladığı otobiyografisinde, çocukluk yıllarının sıkıntılı geçtiğinden bahsediyor. Brando kitabında "Hayatım sevgiyi aramakla geçti" der.

Babası Brando'yu Minnesota'da askeri okula gönderdiyse de, okulu bitiremeden disiplinsizlik yüzünden ayrılmak zorunda kalır. Askeri okuldan ayrılan Brando, New York'a kız kardeşlerinin yanına gider.

Brando oyunculuk hayatına 1944 yılında "Hannele" isimli oyunda Hz. İsa rolüyle başlar. Aynı yıl Broadway'de "I remember Mama" oyununun ekibine katılır ve iki yıl orda devam eder.

1946 yılında, dönemin genç ve parlak yönetmeni Elia Kazan'ın tavsiyesiyle, "A Streetcar Named Desire" oyununda Stanley Kowalski rolünü alır. Brando aradığı rolü bulmuştur. Oyun "Blanche DuBois" isimli bir kadın karakter üzerine kurulmuş olsa da, oyunu izleyenlerin tek konuştuğu Marlon Brando'nun çarpıcı performansıdır.

Brando, Broadway'de başlayan efsanesinin yardımıyla, üç yıl süreyle Hollywood'dan gelen teklifleri geri çevirdikten sonra sonunda 1949 yılında "The Men" filmiyle sinemaya geçiş yapar.

HOLLYWOOD'LA ANLAŞAMAYAN ADAM
İlk günden itibaren Hollywood'un ağır topları Brando'yu tam olarak nereye koyacaklarını bilememiştir. 1950'lerde sinema yıldızlarından, gösterişin sembolü olması beklenirken, Marlon Brando T-shirt ve kot pantolonuyla Sunset bulvarında üstü açık arabasıyla dolaşırken görülür.

1954 yılında yayınlanan bir dergide, "hiç bir kimse veya para onu sorumlu davranmaya ikna edemez, Brando kendi kendinin patronu olmak zorundadır, kendi kendini kontrol edemese bile" yorumu yapılmıştır.

"The Men" filmini, 1951 yılında "A Streetcar Named Desire" oyununun sinemaya uyarlanmasındaki rolu takip eder. Film üç oscar kazanmasına rağmen, Hollywood Brando'ya karşı mesafesini korumuştur.

1952 yılında, Brando bu sefer Elia Kazan'ın "Viva Zapata!" filminde Meksikalı eşkıya rolündedir. Film, yardımcı oyuncu dalında Anthony Quinn'e oscar getirir ancak Brando gene beklenen ödülü alamaz.

1953 yılında ise Brando, Shakespere'in Julius Caesar oyunundan uyarlanan filmde Marc Antony rolünü oynar. Oscar'a aday olur ancak gene kazanamaz.

Hollywood'un, Brando'nun başarılarını göz ardı etmesi artık utanç verici boyutlara ulaşmıştır. Eleştirmenler tarafından kendi döneminin en yetenekli oyuncusu olarak gösterilmesine ve gişe başarısına rağmen, Brando'nun Hollywood'u umursamaması tepki doğurmakta ve ödül almasına engel olmaktadır.

Brando, sonunda 1954 yılında, "On The Waterfront" filmindeki rolüyle oscar kazanır. Terry Malloy rolü, Brando'nun canlandırdığı karakterlere verdiği gerçekliği ve derinliği bir kere daha göstermiştir. Filmin yönetmeni Elia Kazan, "Sinema tarihinde bundan daha iyi bir oyunculuk performansı var mı bilmiyorum" yorumunu yapmıştır.

Hollywood sonunda Brando'yu bağrına basmıştır. Brando oscar ödüllerinde son derece mutlu görünür ama aslında oyuncunun hayatındaki en verimli dönem sona eriyordur.

SIKINTILI YILLAR
Brando oscar kazandıktan sonraki bir kaç yıl arka arkaya başarısız filmler yapar. Bazılarına göre dahi oyuncu, şımarık oyuncu olmuştur. Brando bir süre direnir ancak bir türlü istediği rolü ve filmi bulamaz.

Başarısızlıklar oyuncuyu sinirlendiriyor ve giderek çalışması daha zor biri durumuna getiriyordur. 1958 yılında "The Young Ones", 1959 yılında "The Fugitive Kind" ve 1961 yılında "One-Eyed Jacks" istenilen başarıya ulaşmaz.

1960'ların kalan yarısında da Brando'nun şansı dönmez. Brando oyunculuktan sıkılmıştır. "Bounty" filmini çekerken bulunduğu Tahiti'ye aşık olur. 1966 yılında Tahiti'nin 30 mil kuzeyinde kendi adasını satın alır ve Tahiti'ye yerleşir.

1972 yılı geldiğinde Brando unutulmaya yüz tutmuş 1950'lerın büyük “genç” yeteneğidir. Son 15 yıldır başarılı bir filmde yer almamıştır. Mario Puzo "The Godfather" filmindeki Vito Corleone rolü için arayış içindeyken, filmin yapımıcısı Paramount rol için Burt Lancaster veya Orson Welles'i düşünür. Coppola, Brando'yu önerince, stüdyo "gişe hasılatını zehirler" diyerek itiraz eder.

Coppolla bunun üzerine Brando'ya deneme çekimi yapmak istediğini söyler. Deneme çekimi öylesine iyi sonuç verir ki, stüdyo Brando'yu oynatmayı kabul eder. Barando'ya 250 bin dolar ücret verilir, 10 yıl önce film başına aldığı paranın çok altında bir ücretdir.

Baba filmindeki rolü, Brando'yu kuşaklar boyu sevilecek ve unutulmayak bir konuma getirecektir. Diğer filmlerdeki dahice performansı önemli olmakla beraber, Baba filmi sanatçıyı kuşaklar ötesi bir klasikle tanıştırmıştır. Eleştirmenlere Brando'nun ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu hatırlatmıştır. Brando'nun o yıl oscara aday olması kimseyi şaşırtmaz.

OSCARI KABUL ETMİYORUM
Brando yıllardır ödüllere karşı tepkisini dile getirdiği için, oscar törenine katılıp katılmayacağı uzun süre tartışılır. Son güne kadar süren belirsizlikten sonra, Brando kendisini temsil etmek üzere Sacheen Littlefeather isimli kızılderili bir kadın oyuncuyu göndereceğini bildirir.

Tahmin edildiği gibi, o yıl en iyi erkek oyuncu oscarı Brando'ya verilir. Ancak Brando'yu temsilen katılan bayan Littlefeather, Brando'nun, Hollywood'un kızılderililere yapmış olduklarından dolayı kendisine verilen oscarı kabul edemeyeceğini bildirir. Efsane, efsaneliğini yapmıştır gene.

Baba filminin başarısını takip eden yıl, Brando, Bertolucci'nin tartışmalı filmi "Last Tango in Paris" de rol alır ve oscara aday olur ancak kazanamaz. Brando gençliğinde yakaladığı büyük başarıyı orta yaşlarında da kısa bir süre daha tekrarlamıştır.

BULVAR GAZETELERİNE MANŞET
"Last Tango in Paris" filmini takip eden yıllarda Brando irili ufaklı rollerle filmlerde yer alır ama hiçbiri özellike bahse değecek filmler değildir. 1973 yılı Brando'nun ikinci baharının sonu olmuştur, aktör para kazanmaktadır ama iz bırakan film dönemi sona ermiştir. Yeni kuşaklar Brando'yu sadece eski hikayelerden ve Baba filmindeki rolü ile hatırlar.

1990'lı yıllar Brando için zor geçer. 1990'da Tahiti'deki özel hayatı talihsiz olaylarla bulvar gazetelerinin manşetlerine taşınır. Brando'nun oğlu Christian, Tahiti'de kız kardeşi Cheyenne’nin erkek arkadaşı Dag Drollet'i öldürmekle suçlanır. Önce Christian Brando suçunu itiraf eder ve beş yıl hapis cezasına çarptırılır, ardından Brando'nun kızı Cheyenne intihar eder.

Brando'nun hayat hikayesi aslında gerçek bir Hollywood hikayesi. Dönem dönem gelen büyük başarılar, başarılar arası büyük sıkıntılar. Ailenin bütün fertlerini etkileyen çelişkili hayatlar ve son karede yaşanan yanlızlık.

Üzücü de olsa, ölüm Brando için bir çözüm olmuş olabilir. Son yıllarda, hem maddi, hem de manevi açıdan zorlandığı herkes tarafından biliniyordu. O da Orson Welles gibi kendinin yaşayan karikatürü haline gelmişti. Ölümüyle berbarer en azından bulvar gazetelerinin acımasız haberleri bitecektir.

__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aşk ve Sevgi [MasterSlawe] Moderatörlük Başvuruları 1 11-07-2007 19:57
06/05/07 - Böyle sevgi mi olur? Crystal Heart Magazin Haberleri 0 05-06-2007 18:02
Acımasız Sevgi Crystal Heart Şiir 0 11-05-2007 18:47
Marlon Brando (1942 - 2004) papatya Biyografi 0 06-03-2007 04:37
sevgi black_devil Komik Yazılar 0 13-01-2007 21:27


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:20 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206