Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Yumurta

 KooLpa Kültür / Sanat Katagorisinde ve  Sinema Forumunda Bulunan  Yumurta Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Nuri Bilge Ceylan 'ın Kasaba 'sı ve Mayıs Sıkıntısı 'sı ile başlayan, Reha Erdem ’in Beş Vakit ’i ile devam ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Kültür / Sanat > Sinema

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25-01-2008, 00:58   #1 (permalink)
KoooooLpa
 
denemes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,473
Tecrübe Puanı: 4 denemes is on a distinguished road
Standart Yumurta


Nuri Bilge Ceylan'ın Kasaba'sı ve Mayıs Sıkıntısı'sı ile başlayan, Reha Erdem’in Beş Vakit’i ile devam eden minimalist ve felsefi kasaba ya da köy filmlerine yeni birisi daha eklendi: Yumurta. İlginç bir şekilde Türk yönetmenlerin eline yakışan estetik bir formülü var bu filmlerin. Türk Sineması’nda klasik hikaye anlatımında elde edilememiş ulusal ve uluslar arası ödüller bu türden anlatımı benimseyen filmlerce elde edildi.

Gerçek zamanda çekilen tek planlı uzun sekanslar, bol bol yalın doğa görüntüleri, sade oyunculuk ve filozof-vari bir yönetmen varlığı… Hikaye aktarımının daha arka plana atıldığı bu filmlerde, “an”ı izleyiciye yaşatmak daha önemli bir hale getiriliyor. Bir nevi "Zen" filmler de diyebiliriz bu filmler için. Yani filmi izlediğiniz zaman geriye kalanlar sizin anlık çıkarımlarınız, hisleriniz oluyor. Meydana gelen ufak tefek olaylar olsa da, bunları birbirlerine bağlayarak anlamlı bir bütün oluşturmak mümkün değil. Hayata ya da insana dair olayları yaşatan bir anlayışı var bu filmlerin; tüketimine sebep olmak yerine…



Oluşumu ünlü Rus yönetmen Andrei Tarkovsky’e uzanan, özellikle Alexander Sokurov’un başını çektiği çağdaş Rus Sineması’nın günümüze uyarladığı bir estetik bu. Yani, Ceylan’ın ve Erdem’in nereden ilham aldıklarını görmek istiyorsanız, yüzünüzü Kuzey’e çevirmeniz gerekiyor. Bu sinema stilinin yerinde ve etkili kullanımı ile Nuri Bilge Ceylan’ın ve Reha Erdem’in hafızalara kazınan filmler üretebildiklerine şahit olduk. Bu anlatım dili sayesinde, her iki yönetmen de kendilerini ifade ederken, Türkiye’ye özgü mekanları, insanları ve hikayeleri anlatma fırsatını yakaladılar.

Semih Kaplanoğlu’nun son filmi Yumurta’nın aynı yoldan gittiği açıkça belli. Bu yüzden tartışmamız gereken, bu estetiğe Türk Sineması adına yeni bir şeyler katıp katmadığı; aynı yoldan giderken yeni açılımlar yakalayıp yakalayamadığı olmalı.

Kaplanoğlu, Ceylan ve Erdem filmlerindeki etkileyicilikte olmasa bile, bu türden bir estetiği uygularken olabildiğince hakim ve başarılı bir iş çıkarmış. Özellikle böylesi filmlerde olabildiğince organik bir oluşuma dönüşen mekanlar, bu filmde de yaşayan, nefes alan canlılar gibiler.

Kaplanoğlu’nun, özellikle Nejat İşler’in canlandırdığı Yusuf adlı ana karakter, mekanlar ve olaylar üzerinden felsefi yaklaşımlar getirdiği de aşikar. Doğduğu yer ile barışık olmayan Yusuf’un annesinin ölümü üzerine kasabasına geri dönmek zorunda kalışını ve burada annesi ile ilgilenen akrabası Ayla sayesinde bu ilişkisi ve belki de dolaylı olarak kendisi ile olan ilişkisi ile hesaplaşmasını izliyoruz film boyunca. Kaplanoğlu bu hikaye sayesinde, ait olma hissinden tutun da, statik kasaba hayatına, ucu karşılıksız aşklara kadar giden birçok şeyi kendi vizyonundan süzerek aktarıyor.

Ancak Yumurta’nın bu estetiği uygularken kendi kendisini nötrleyen bir tuzağa düştüğünü görmeden edemiyoruz. Her ne kadar bir deneyim olarak tasarlanmış olsa da, bu deneyimden bazı sivriliklerin belirginleşerek bizi rahatsız etmesini, duygulandırmasını, kısacası ruhumuza dokunmasının beklentisindeyiz. Mayıs Sıkıntısı’nda Ceylan, ana kahramanın aile ile olan ilişkisindeki duygusal kırılganlığını olabildiğince dokunaklı bir şekilde izleyiciye yansıtabilmişti. Erdem’in Beş Vakit’inde ise ana kahramanlar olan köyün çocuklarının ebeveyn tacizi ile yoğrulmuş yaşantılarındaki kurban kimliklerini ve acılarını hissedebildik.



Yumurta’da ise, iz bırakan herhangi bir şey yok ne yazık ki. Hatta bazı iz bırakabilecek sahneler (örneğin Yusuf ile Ayla’nın yaptığı yolculuk) olabildiğince törpülenmeye çalışılmış. Sıfırlanmış bir film sinemasal saadet verebilir mi? Bu film bu soruyu sordurtuyor... Sanki filmdeki minimalist tonun ötesine geçebilecek her türlü ifade, duygu sıfırlanmış ve film statik bir çerçeveye hapsedilmiş. Kullandığı estetiğin metafiziksel ve felsefi çekiciliğine kapılan Kaplanoğlu'nun, dramatik hava kazanabilecek ve filmin önüne geçebilecek unsurları engellemek istediği görülüyor. Bunun sonucunda donuk bir film çıkıyor karşımıza...

İşte yine bu estetiğe bağlı kalma çabası yüzünden, bazı yerlerinde yapaylıklar da oluşuyor filmin. Mesela oyunculukta… Oyunculuğun olabildiğince doğal bir hava içinde aktarılmaya çalışılmasının sonucunda bazı diyalogların etkilendiği ve zorlanmışlığın izlerini taşıdıkları gözlemlenebiliyor. Donuk yapaylık daha da göze batıyor.

Yumurta Türkiye'deki ve yurtdışındaki izleyiciyi tatmin edecek bir yapım. Ancak bir yıldız olarak parlamak yerine, güzel bir estetiğin etrafında dönen uydu olmayı tercih ederek, kendi parlaklığını feda etmiş.
denemes isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kıbrıs'ta yumurta bankası kuruluyor Turist Ömer Gebelik / Çocuk 0 07-07-2007 06:25
Beyaz Peynirli Yumurta rockand Yemek Tarifleri 0 23-05-2007 20:15
Yumurta ayracı....çok kullanışlı :D KocaeLi Komik Resim 1 27-02-2007 22:48


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:01 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206