Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Diğer Türk Devletleri ve Toplulukları

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Tarih Forumunda Bulunan  Diğer Türk Devletleri ve Toplulukları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>DİĞER TÜRK DEVLETLERİ VE TOPLULUKLARI 1- KIRGIZLAR Kırgızlar, günümüze kadar varlıklarının devam ettiren en eski Türk kavimlerinden biridir. 1- Yaşadıkları ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Tarih

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-12-2006, 03:51   #1 (permalink)
Co-Administrator
 
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Sabahçı Kahvesi
Mesajlar: 2,456
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Puanı: 6 KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN will become famous soon enough
Standart Diğer Türk Devletleri ve Toplulukları


DİĞER TÜRK DEVLETLERİ VE TOPLULUKLARI



1- KIRGIZLAR



Kırgızlar, günümüze kadar varlıklarının devam ettiren en eski Türk kavimlerinden biridir.

1- Yaşadıkları Yerler: Kırgızlar, Asya Hunları zamanında bu devlete bağlı olarak, Baykal gölünün batısında, İrtiş nehri dolaylarında yaşıyorlardı.

2- Kırgızlar, Mukan Kağan zamanında (553-572) Göktürklere bağlandılar. Göktürklerin, Çin hâkimiyeti altına girdiği 630-680 yuları arasında Kırgızlar, bağımsız olarak yaşadılar.

3- 682’de İkinci Göktürk Devleti kurulunca yeniden Göktürklerin hâkimiyeti altına girdiler. Kırgızlar, bu dönemde sık sık ayaklandılar ve Göktürkler için tehlike oluşturdular.

4- Kırgızlar, Göktürklerden sonra Uygurların hâkimiyeti altına girdiler (758).

5- Kırgızlar, 840 yılında Orhun bölgesine girerek, Uygur Devleti'ni yıktılar.

6- Bundan sonra Ötüken bölgesinde Kırgız Devleti kuruldu. Ancak, Kırgızlar bu bölgede uzun süre varlıklarını devam ettiremediler. 920 yılında bütün Moğolistan'ı ele geçiren Kitanlar tarafından, eski yurtları olan Baykal gölünün batısına sürüldüler.

7- 1207 yılında da Cengiz Han, Kırgızları kendine bağladı. Kırgızlar, Moğol hâkimiyeti altına giren ilk Türk kavmi oldular.

8- Kırgızların, en eski Türk yurdu olan Orhun bölgesinin Moğolların eline geçmesine sebep olmaları, Türk tarihinin gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir. Günümüzde, Moğolistan olarak anılan bu bölgede daha sonra bir Türk devleti kurulmamıştır.

9- Kırgızlar, Altay dağlarının kuzeyinde küçük beylikler hâlinde yaşamaya devam ettiler. XIX. yüzyılın ilk yarısında Rus egemenliğini tanımak zorunda kaldılar. Sovyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılmasından sonra başkenti Bişkek olan Kırgızistan Cumhuriyeti'ni kurdular (31 Ağustos 1991).

Siyasi Hayatı: Önceleri Asya Hunların, sonraları Göktürk ve Uygur egemenliğinde yaşamışlardır. 840 yılında Uygur devletini yıkarak Ötüken bölgesinde bağımsız bir devlet kurdular. 924 yılında Kitanlara yenilerek Ötüken’den çıkmışlardır. 1207 yılında Cengiz Han’na bağlılıklarını bildiren ilk Türk boyu olmuşlardır. Ötüken bölgesini Moğollara kaptıran Kırgızlar, 13. yüzyılda Kırgızistan olarak bilinen bölgeye gelmişlerdir.



Not: Yenisey Yazıtları ile Manas Destan'ı Kırgızlar dönemine aittir.

Yenisey nehri kıyılarındaki buluntular, Kırgızların ileri düzeyde bir medeniyete sahip olduklarını göstermektedir.



2- SİBİRLER



1- Yaşadıkları Yerler: Büyük Hun İmparatorluğu'na bağlı topluluklardan biri olan Sibirlerin (Sabarlar) ana yurtları, Tanrı dağlarının batısı ile İli nehri arasındaki bölgeydi.

2- Sibir (Sabar) adı, "sapan, yol değiştiren, serbest, başıboş dolaşan" anlamlarına gelmektedir.

3- Sibirlere ait ilk bilgiler, 461-465 yılları arasında Batı Sibirya kavimleri arasında görülen göç olayı ile ilgilidir. Bu yıllarda doğudan gelen Avarların (Juan-Juan) baskısı sonucu Sibirler, yurtlarını terk edip batıya yöneldiler. Altaylar ve Ural dağları arasında yaşayan Ogur Türklerini göçe zorlayan Sibirler, Tobol ve İşim nehirleri dolaylarına yerleştiler.

4- VI. yüzyılın başlarında Doğu Avrupa'da görülen Sibirler, 515 yılında Kafkasların kuzeyine yerleştiler. Hükümdarları Balak idaresinde önemli başarılar kazandılar. Bizans'a karşı Sâsânilerle anlaştılar. 516 yılında Kafkasları aşarak Anadolu'ya giren Sibirler, Kayseri, Ankara ve Konya dolaylarına kadar ilerlediler.

5- Sibirlerin sahip oldukları askerî güç ve savaş teknikleri Bizans'ta büyük ilgi uyandırmıştır. Bizanslı Prokopios, bu konuda şunları söylemektedir: "Sibirler, insan hafızasının hatırlayabildiği zamandan beri ne İranlılardan, ne Romalılardan, hiç kimsenin düşünemediği makinelere sahiptirler. Öyle ki, her iki imparatorlukta mühendis eksik olmamış ve her devirde surları dövmek için makineler yapılmıştır, fakat şimdiye kadar böyle bir buluş ne ortaya konmuş ne de onlar gibi kullanılabilmiştir. Bu, şüphesiz insan dehasının bir eseridir."

6- Balak Han'dan sonra yerine eşi Boarık Hatun geçti. Savaşçılığı ve idareciliği ile ün yapan Boarık Hatun, 100 bin kişilik Sibir ordusuna komuta ediyordu. Sibirler, bazen Bizans, bazen de Sâsânîlerin tarafını tutarak girdikleri savaşlar sebebiyle giderek eski güçlerini kaybettiler.

7- Sibirler, 557 yılında Avarların baskısı sonucu kuzeye çekildiler. Bu sırada sınırları Karadeniz'e kadar ulaşmış bulunan Göktürklerin hâkimiyetini kabul ettiler.

8- 576 yılında Güney Kafkaslardaki hâkimiyetlerine Bizans tarafından son verilen Sibirler, bundan sonra dağınık bir hâlde yaşamaya başladılar.

Tarihi Önemleri

a) Sibirler, V. yüzyılda, Macarları Doğu Avrupa'ya yönlendirmeleriyle, Macar tarihinde önemli .bir rol oynadılar.

b) VII. yüzyılda ortaya çıkan Hazarların da temelini oluşturdular.

c) Günümüzde Asya'nın kuzeyindeki topraklar için kullanılan "Sibirya" adı, Sibirlerden gelmektedir.



3- AVARLAR



1- Çin kaynaklarında "Juan-Juan", Arap ve Bizans kaynaklarında "Avar" adıyla anılan bu kavim, Göktürkler tarafından "Apar" olarak adlandırılmışlardır. Avar adı, "karşı koyan" anlamına gelmektedir.

2- Avarların tarihi, Asya ve Avrupa dönemleri olarak ikiye ayrılır. Asya Büyük Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra ortaya çıkan Avarlar, Uar (Avar) ve Hun adlı iki büyük kabileye dayanıyordu.

3- Avarlar, IV. yüzyıl sonlarında bu günkü Moğolistan'da bir devlet kurdular. Giderek güçlenen Avarların sınırları, İrtiş ırmağından Kore'ye kadar uzanıyordu.552 yılında Göktürkler, Avar hâkimiyetine son verince, Avarlar batıya doğru göç ettiler.

4- 558 yılında Sibir devletini ortadan kaldıran Avarlar, Karadeniz'in kuzeyinden geçerek bu günkü Romanya'ya girdiler. Bu bölgede Balkanları denetimleri altına alan Avarlar, Bizans'la komşu oldular

5- 560 yılında Macaristan'a yerleşen Avarlar, Orta Avrupa'da büyük bir devlet kurdular. Bu tarihlerde Avarların başında Bayan Han bulunuyordu.

a) Büyük bir devlet adamı ve asker olan Bayan Han zamanında Avarlar, Frankları yenilgiye uğrattılar.

b) Bizans topraklarına girerek, Belgrad ve diğer Bizans sınır kalelerini ele geçirdiler. Bu başarılar Avarlara, Balkanların yolunu açtı.

c) 592 yılında İstanbul'u kuşatmak amacıyla Çorlu'ya kadar gelen Bayan Han, Bizans'ta büyük korku uyandırdı. Avarlar, gerçekleştirdikleri seferlerle aynı zamanda ticaret yollarını da ele geçirdiler.

6- Avarların en önemli askerî faaliyeti, 619 ve 626 yıllarında İstanbul'u kuşatmaları olmuştur. İkinci kuşatma Sâsânîler ile ortaklaşa yapılmıştır. Her iki kuşatmanın da başarısızlıkla sonuçlanması, Avarların zayıflamasına ve bağlı kavimlerin ayaklanmalarına yol açmıştır.

7- VIII. yüzyılda Avarların giderek zayıflaması sonucu, Bulgarlar Balkanları, Slavlar Tuna-Sava bölgesini ele geçirdiler.

8- 791 yılında başlayan Frank akınları sonucu, Avar Devleti 805 yılında yıkıldı.



Tarihi Önemleri

1) Avarların bir kısmı Hıristiyanlığı kabul ederek millî benliklerini kaybettiler ve Slavlaştılar

2) Avrupa'da 200 yıllık bir egemenlik kuran Avarlar, özellikle Slavlar üzerinde etkili oldular. Slavlar, devlet teşkilâtını ve askerlik tekniğini Avarlardan öğrendiler.

3) Avarlar, hâkimiyetleri altındaki Slavları, sistemli bir şekilde Doğu Avrupa ve Tuna havzasına yerleştirdiler. Bunun sonucunda günümüzdeki Orta ve Doğu Avrupa'nın etnik yapısı ortaya çıktı.

4) Germenler ve Slavlar, sanat yönünden de uzun yıllar Avar kültürünün etkisinde kalmışlardır.

5) İstanbul'u kuşatan ilk Türk devletidir.





4- HAZARLAR (630-958)



1- Sibir (Sabar) Türklerinin devamı olan Hazarlar, VII. -X. yüzyıllar arasında Karadeniz'in kuzeyindeki düzlüklerde bir devlet kurdular.

2- Hazarlar, dinî hoşgörüleri, ticarete verdikleri önem ve devlet teşkilâtları ile tanınırlar.

3- 576 yılında Sibirlerin yıkılmasından sonra, Kafkaslara egemen olan Hazarlar, Sâsânîler ile savaştılar.

4- 576 yılında Hazarlar, Göktürk Devleti'nin, batıda en uç kanadını meydana getiriyorlardı. Hazarlar, bu tarihlerde Bizans'la siyasî ve askerî ilişkilerini geliştirdiler. Sâsânî-Bizans mücadelesinde, Bizans'ın yanında yer alan Hazarlar, Gürcistan'a girerek Tiflis'i aldılar (629). Hazarların baskısı sonucu Sâsânîler, önemli bir güç olmaktan çıktılar.

5- Hazarlar, 630 yılında Doğu Göktürk Devleti'nin yıkılması sonucu bağımsız bir devlet haline geldiler ve Hazar Hakanlığını kurdular.

6- Hazarlar, Sasaniler karşısında Bizans'ın en iyi müttefiki durumundaydılar. Hazar-Bizans ittifakı, iki tarafın hükümdar aileleri arasında evlenmelere varacak kadar gelişme gösterdi. İmparator II. Justinyanos ve V. Konstantinos, Hazar prensesleriyle evlendiler.

7- Hazarlar, 665 yılında Büyük Bulgarya Devleti'nin yıkılmasında önemli rol oynayarak bu devletin parçalanması üzerine, Dinyeper'e kadar uzanan düzlüklere egemen oldular.

8- Bu tarihlerde Sâsânî Devleti'ne son veren Müslüman Araplar, Kafkasya'ya kadar ilerlemişlerdi. Hazarlar ile Müslümanlar arasındaki ilk savaşlar, Hz. Osman (644-656) zamanında başladı, Emeviler zamanında şiddetlenen savaşlar, Abbasiler zamanında eski şiddetini kaybetti.

9- Hazarlar, VII. ve IX. yüzyıllar arasında güçlü ordularıyla, bulundukları bölgede huzuru ve ulaşım güvenliğini sağladılar. Hazarların bu dönemi, "Hazar Barışı Çağı" olarak adlandırılır.

a) Bu barış döneminde Hazarlar arasında Musevîlik yayıldı (özellikle hükümdar ailesi ve yöneticiler arasında).

b) Bununla beraber, diğer dinlere de hoşgörülü davranıyordu. Bu nedenle, X yüzyılın ilk yarısında İslâmiyet, Hazar ülkesinde hızla yayıldı.

c) Hazar Barışı'nın sağladığı barış ortamı ile Hazar ülkesinde ticarî faaliyetler hızla gelişti. Gelişen ticaret, Hazarların zenginleşmesini sağladı.

d) Ancak, bu ticarî faaliyetler aynı zamanda Rus devletinin ortaya çıkışına zemin hazırladı.

e) Ayrıca, Macarların ortaya çıkışında da Hazarların önemli rolü oldu.

f) IX.yüzyıldaki Peçenek akınlarına kadar devam etmiş ve güçlü ekonomisi zayıflamış ve bozulmuştur.

10- Hazarlar, X. yüzyılın ikinci yansından itibaren zayıflamaya başladılar. Hazar ordusunda giderek ücretli asker sayısının artması, ülkede dil ve din birliğinin olmayışı da Hazarların zayıflamasında etkili olmuştur. Ordunun eski gücünü kaybetmesi sonucu, ticarî güvenliğin sarsılması, ülke ekonomisinin bozulmasına neden oldu.

11- Bu durumdan yararlanan Kiev knezi, Hazar başkenti İtil'i ve diğer şehirleri ele geçirerek, Hazar Devleti'ne son verdi (965).

12- Dağılan Hazarların bir kısmı Kırım'a çekildiler. Kırım'da küçük bir devlet olarak varlıklarını sürdüren Hazarların siyasî varlığına, 1016 yılında Ruslar son verdiler.

Tarihi Önemleri

1) Hazarlar, Türkler arasında Museviliği benimseyen tek devlettir.

2) Aşırı bir dini hoşgörü göstermişlerdir.

3) Bizans, Avrupa ve Rus devletleriyle ticaret yapmışlardır.

4) Rusları kültürel bakımdan etkilemişlerdir.

5) Hazarların en büyük etkisi, Ruslar üzerinde oldu. Rus knezleri, Hazarların devlet ve ordu teşkilâtını örnek alarak güçlenmişlerdir.

6) Günümüzdeki "Hazar denizi"nin adı, bu Türk devletinden kalmıştır.

UYARI: Müslümanlarla ilk savaşan Hazarlar olmuştur.



5- BULGARLAR



1- Bulgarların asıl isimleri Ogur olup, Büyük Hım Devleti'nin egemenliği altında, Volga (İtil) ve Ural nehirleri çevresinde yaşıyorlardı.

2- Büyük Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra batıya göç eden Hunlar, Ogurlar ile komşu oldular.

3- Ogurlar, V. yüzyılda Sihirlerin baskısı sonuncu, Karadeniz'in kuzeyindeki düzlüklere yerleştiler.

4- Avrupa Hun hükümdarı Attila'nın ölümünden sonra Orta Avrupa'yı terk eden Avrupa Hunları, doğuya yöneldiler ve Karadeniz kuzeyine gelerek burada Ogur Türkleri ile karıştılar. Bu karışmadan sonra ortaya çıkan topluluk "Bulgar" adıyla anılmaya başlandı.

5- Bulgar adı, "karışmak" anlamına gelmektedir.

6- 480 yılında siyasî bir varlık olarak ortaya çıkan Bulgar Devleti, 550 yılına kadar devam etti. Bu tarihten sonra Ogurların bir kısmı, önce Sibirlerin, daha sonra Göktürklerin hâkimiyeti altına girdiler (576). Ogurların diğer kısmı ise, Bizans ile bazen dost, bazen düşman olarak ilişkilerini devam ettirdiler. Bizans'ın çeşitli oyunları sonucu zayıflayan Ogurlar, Avarların batıya ilerleyişlerini kolaylaştırmış oldular. Avar ordusuna katılan Ogurlar, Bayan Han'ın 626 yılındaki İstanbul kuşatmasına katıldılar.



I- Büyük Bulgar Devleti (630-665): Doğu Göktürk Devleti'nin 630 yılında yıkılması ve Avar hâkimiyetinin zayıflaması sonucu Bulgarlar bağımsız oldular. Büyük Bulgar Devleti’ni, Kubrat Han kurdu. Ancak, kurulan devlet uzun ömürlü olmadı. Kubrat Han'ın 665 yılında ölmesinden sonra, Hazarların baskısıyla parçalandı. Bulgarların bir kısmı Hazar hâkimiyetine girdiler. Bir kısmı ise İtil (Volga) nehri dolaylarına çekildiler ve burada İtil Bulgar Devleti’ni kurdular. Bulgarlardan batıya gidenler, Tuna boylarına yerleşip, Tuna Bulgar Devleti’ni kurdular.



II- Tuna Bulgar Devleti ( 679-1018 ) :



1- Kubrat Han'ın küçük oğlu Asparuh yönetiminde Tuna boylarına gelen Bulgarlar, 679 yılında Tuna Bulgar Devleti’ni kurdular.

2- İleri bir medeniyete sahip Tuna Bulgar Devleti, bir yandan Bizans'a, diğer yandan Avarlara karşı mücadele ederek varlığını korudu .

3- 681 yılında yapılan antlaşma ile, Bizans tarafından resmen tanındılar.

4- Asparuh'tan sonra yerine geçen oğlu Tervel Han (702-713) zamanında, Bizans ile dostluk kurdular.

5- 717-718 yıllarında İstanbul'un Araplar tarafından kuşatılmasında Bizans'a yardım ettiler.

6- Ancak, VIII. yüzyılın ortalarından itibaren Bizans'ın saldırıya geçmesi, aradaki dostluğun bozulmasına neden oldu. İmparator V. Konstantinos'un düzenlediği seferler, Bulgarların zayıflamasına yol açtı.

7- IX. yüzyılın başında tahta çıkan Kurum Han (804-814) zamanında Bulgarlar yeniden güçlendiler.

a) Macaristan'ı ve Transilvanya'yı ele geçiren Kurum Han, 811 yılında Bizans İmparatoru Nikeforos'u yenilgiye uğrattı.

b) 813 yılında Filibe üzerinden Edirne'ye ulaşan Kurum Han, 814 yılında İstanbul'u kuşattı. Ancak, kuşatma sırasında Kurum Han öldü. Yerine oğlu Omurtag geçti.

NOT: Avarlardan sonra Bizans'ı kuşatan 2. Türk kavmidir.



8- Omurtag Han (814-831) zamanı, Tuna Bulgar Devleti'nin en güçlü dönemi oldu.

9- Ancak, IX. yüzyılın ortalarından itibaren Bulgarlar, kendilerinden daha kalabalık olan Slavların arasında erimeye başladılar.

10- Boris Han'ın (852-889) 864 yılında resmen Hıristiyanlığı kabul etmesi sonucu Tuna Bulgarları, giderek Türklük özelliklerini kaybettiler.

11- 1018 yılında Bizans İmparatoru II. Basileyos (II. Basileios), Tuna Bulgar Devleti'ne son verdi.



III- İtil (Volga) Bulgar Devleti = Kama Bulgar Devleti :

1- Büyük Bulgar Devleti'nin parçalanması üzerine, Bulgarlar, İtil-Çolman (Kama) bölgesine çekildiler. Bu bölgedeki yerli halkı da egemenlik altına alarak, İtil (Volga) Bulgar Devleti'ni kurdular. İlk zamanlar, Hazarlara bağlı olarak yaşadılar.

2- Beş yüzyıldan fazla bir süre varlıklarını devam ettiren İtil Bulgarlarının, sağlam bir siyasî ve askeri teşkilâta sahip oldukları anlaşılmaktadır.

3- Yerleştikleri toprakların verimli olması, ticareti iyi bilmeleri İtil Bulgarlarının, güçlü bir devlet olmasını sağlamıştır.

4- Devletin başkenti olan "Bulgar" şehri, IX.-XII. yüzyıllarda Doğu Avrupa'nın en önemli ticaret merkeziydi.

5- Bulgar tüccarlarının, Hazar ülkesinde Müslüman tüccarlarla karşılaşmaları, İtil Bulgarlarının X. yüzyıl başında İslâm dinini benimsemelerinde etkili oldu.

6- Bulgar Hakanı Almuş, İslâmiyet’i, aslından öğrenmek istedi. Bu amaçla,920 yılında halife El-Muktedir'den, ülkesine din adamları ile mescit inşası için mimarlar göndermesini istedi. İtil Bulgarları, İslâmiyet’i kabul etmekle, Doğu Avrupa'da Türk-İslâm kültürünün temsilcisi oldular .

7- İtil Bulgar Devleti, 1237 yılında Moğol hükümdarı Batu Han tarafından ortadan kaldırıldı. Moğollar, başkent Bulgar şehrini yakıp yıktılar.

8- Moğol istilâsından sonra, Deşt-i Kıpçak'ta kurulan Altın-Orda Hanlığı zamanında varlıklarını korudular. Bulgar şehrini yeniden canlandırmaya çalıştılar.

9- 1399 yılında Bulgar şehri Rus istilâsına uğrayınca, Bulgarlar bir daha toparlanamayıp dağıldılar. Kazan nehri dolaylarına göç eden Bulgarlar, 1437 yılında kurulan Kazan Hanlığının esas nüfusunu meydana getirdiler. Günümüzdeki Kazan Türkleri, İtil (Volga) Bulgarlarının soyundan gelmektedirler.





6- TÜRGİŞLER



1- Türgişler, Batı Göktürkler! meydana getiren On-Oklar'ın (On-Boy) bir koluna mensuptular.

2- 630 yılında Doğu Göktürk Devleti yıkılınca, Türgişlerin başına geçen Bağa Tarkan, kısa zamanda bütün On-Oklar'ı hâkimiyeti altına aldı. Balasagun'u ele geçiren Bağa Tarkan, burayı başkent yaptı.

3- 682 yılında İkinci Göktürk Devleti kurulunca, Bağa Tarkan, Göktürklerin güçlenmesini önlemek için Kırgızlar ve Çin ile iş birliği yaptı. Ancak, Tonyukuk yönetimindeki Göktürk ordusu ile yaptığı Bolçu Savaşı'nda yenilgiye uğradı (698). Türgişler, Göktürklerin üstünlüğünü tanımak zorunda kaldılar.

4- 711 yılında Çin ite yeniden ittifak kurmak isteyen Türgişler, Kül Tigin ve Bilge Kağan tarafından bir kez daha yenilgiye uğratıldılar.

5- 717 yılında Türgişlerin başına Su-lu Kağan (Su-lu Çor) geçti. Bu tarihlerde Müslüman Arap orduları, hızla Türk illerine doğru yaklaşmaktaydılar. Emevilerin Horasan valisi Kuteybe Bin Müslim'in, Maveraünnehir'i fethetmesi sonucu, Araplar ile Türgişler karşı karşıya geldiler. Su-lu Kağan, bu bölgede Arapların ilerleyişini durdurmayı başardı.

6- Su-lu Kağan, 737 yılında, yakın adamlarından Kül-Çor tarafından öldürüldü. Bu olayda Çin'in, Türk yöneticilerini birbirine düşürmesinin etkisi vardı.

7- Bu olay sonrasında Türgişler, Sarı ve Kara Türgişler diye ikiye ayrıldılar. Bundan sonra aralarındaki sürekli savaşlar, Türgişlerin zayıflamasına neden oldu. 766 yılında Karluklar, Türgişlerin siyasî varlıklarına son verdiler.



Tarihi Önemleri :

1) Türgişler, Oğuz topluluklarının batıya yönelmelerinde ve halkın şehir hayatını benimsemesini sağlamaları bakımından, Türk tarihinde önemli bir yere sahiptirler.

2) Türk tarihinde İlk defa kendine özgü bir parayı basan Türk devletidir. Bu durum ekonomilerinin geliştiğinin göstergesidir.Bu para delikli olup Çin ve Arap etkisi görülmektedir.

3) Göktürklerin yıkılmasıyla dağınık halde yaşayan Türkleri bir araya toplamışlardır.

4) Emeviler döneminde Orta Asya’ya doğru yayılan Müslümanlarla savaşarak Orta Asya’nın Araplaşmasını önlemişlerdir.



7- KARLUKLAR



1- Karluk ismi, Türkçe "Karlık" (kar yığını) anlamına gelmektedir.

2- Göktürklerin bir kolunu oluşturan Karluklar, Kara-İrtiş ve Tarbagata bölgesinde yaşıyorlardı Göktürklerin batıya doğru genişlemelerinde, Karlukların önemli rolleri olmuştu.

3- Birinci Göktürk Devleti'nin yıkılmasından sonra 630-680 yılları arasında, zaman zaman Çin'e baş kaldıran Karluklar, 665 yılında bağımsız bir devlet kurdular. Hükümdarları "yabgu" unvanını kullanıyorlardı.

4- İkinci Göktürk Devleti'nin kurulmasından sonra Kartuklar, yeniden Göktürk hâkimiyeti altına girdiler. 742 yılında Uygurlar ve Basmillerle birleşen Karluklar, İkinci Göktürk Devleti'nin yıkılmasında rol oynadılar.

5- Göktürklerin yerine kurulan Basmil Kağanlığı'nda, doğu yabguluğu Uygurlara, batı yabguluğu Kartuklara ait oldu. Bir süre sonra Uygurlar ile anlaşan Karluklar, Basmil hâkimiyetine son verdiler (744). Bu olay sonrasında Uygurlar ile araları açılan Karluklar, batıya doğru çekildiler.

6- Kartukların batıya çekildikleri tarihlerde, Türgişler Devleti zayıflamış durumdaydı. Çin, Türgişlerin zayıflaması sonucu, Orta Asya'da meydana gelen siyasî boşluktan yararlanmak amacıyla harekete geçmişti. Bu durum, Orta Asya Türklerinin korunması gibi tarihî bir sorumluluğu, Kartuklara yüklemiş oldu. 751 yılında, Araplar ile Çinliler arasında meydana gelen Talaş Savaşı'nda Müslüman Arapların yanında yer alan Karluklar, Çin'in yenilgiye uğratılmasını sağladılar.

7- Karluklar, 766 yılında Türgişler Devleti'ne son vererek kendi devletlerini kurdular. Başkentleri Balasagun idi. 840 yılına kadar Uygur hâkimiyetini tanıyan Kartuklar, bu tarihten sonra bağımsız oldular. Karluk yabgusu, kendini "Bozkırların Hükümdarı" ilân etti ve "Kara Han" unvanını aldı. Karlukların başkenti Balasagun şehriydi.

8- Kartuklar, İslâmiyet’i kabul eden ilk Türk topluluğu oldular.

9- Karahanlı Devleti'nin kurulmasında önemli rol oynadılar. Ancak, bir süre sonra Karahanlılara karşı cephe almaları, Kara-Hitayların güçlenmesine neden oldu.

10- Karluklar, Karahanlılardan sonra 1221 yılında Moğol İmparatorluğu'nun hâkimiyeti altına girdiler.



Karluklar, şu yönleriyle Türk tarihinde önemli bir rol oynamışlardır:

1. İslâmiyet’i kabul eden ilk Türk topluluğu olmaları.

2. Karahanlılar Devleti'nin kurulmasında rol oynamaları.

3. Talaş Savaşı'nın, Müslümanlar tarafından kazanılmasında rol oynamaları.

4. İslâmiyet’in, diğer Türk toplulukları arasında yayılmasına çalışmaları.

5. Uygurların başlatmış olduğu yerleşik hayata geçişi yaygınlaştırmış olmaları.

6. Cengiz Han'ın egemenliğine giren ilk Müslüman Türk topluluğu Karluklar olmuştur.





8- MACARLAR



1- Fin-Ugor kavimlerinin ana yurdu, Ural dağları ile İtil (Volga) nehri dolaylarıydı. Fin-Ugor kavimlerinin doğudaki kolu olan Ugorlar, daha sonra güneye inerek Onogur Türkleriyle komşu oldular. Ugorların ve Onogurların zamanla karışması sonucu, Macar kavmi meydana geldi.

2- Bir süre sonra Sibirlerin baskısı sonucu yurtlarından ayrılmak zorunda kalan Macarlar, Kuban nehri dolaylarına yerleştiler (460). Macarlar, daha sonra bu bölgede Hazarların hâkimiyeti altına girdiler.

3- Uzun yıllar bu bölgede yaşayan Macarlar, Peçeneklerin baskısı sonucu batıya doğru göç ettiler. Bu göç olayı sırasında Macarların başında Arpat bulunuyordu. Macarlar, 896 yılında bu günkü Macaristan'a gelerek yerleştiler. Burada kısa zamanda güçlenen Macarlar, Avrupa'nın dört bir yanına akınlarda bulundular.

4- Macarlar, 955 yılında Germenler tarafından yenilgiye uğratılınca, eski güçlerini kaybettiler.

5- X. yüzyıl sonlarında Hıristiyanlığı kabul eden Macarlar, zamanla Türklük özelliklerini kaybettiler.



Macarların tarihî rolleri :

1. Slav toplulukları arasına girerek, onların birleşmelerini önlediler.

2. Germenlerin (Alamnların) doğuya doğru yayılmalarını durdurarak, Balkan topluluklarının Germenleşmesine meydan vermediler.





9- PEÇENEKLER



1- Orta Asya'dan batıya doğru yapılan Türk göçlerinin son büyük dalgası içinde, Peçenekler de yer alıyorlardı (IX.-XI. yüzyıl).

2- Peçenekler, VI. -VIII. yüzyıllarda Batı Göktürkleri meydana getiren Onokların bir kısmını oluşturmaktaydılar. Işık göl ile Balkaş gölü civarında oturan Peçenekler, VIII. yüzyılda uzların (Oğuzlar) baskısıyla Hazar denizinin kuzeyine yerleştiler.

3- IX. yüzyılda Hazar-Oğuz baskısına dayanamayan Peçenekler, Volga nehrini geçtiler ve Don-Kuban bölgesine yerleştiler.Don-Kuban bölgesinde yaklaşık 150 yıl kadar kalan Peçenekler, Ruslarla savaşarak onlara ağır darbeler indirdiler. Macarlar üzerindeki baskılarını artırdılar. Peçeneklerin baskısı üzerine Macarlar, bu günkü yurtları olan Macaristan'a gelip yerleştiler. Peçenekler, en çok Ruslarla mücadele ettiler. 915 yılında başlayan Peçenek-Rus savaşları 1036 yılına kadar devam etti.

4- Peçenekler, X. yüzyıl sonunda Oğuzların baskısı sonucu Balkanlar'a geldiler. Peçenekler, bu bölgede XI. yüzyılın sonlarına kadar önemli bir güç olarak varlıklarını hissettirdiler. 1048 yılında Tuna'yı geçen Peçenekler, Bizans'a karşı akınlara başladılar. 1050 yılında Edirne'yi kuşatan Peçenekler, 1053 yılında Bizans'ı büyük bir yenilgiye uğrattılar. 1090 yılında ise Büyük Çekmece'ye kadar geldiler. Bizans, tarihinin en zor günlerinden birini daha yaşıyordu. Çünkü, Peçenekler Trakya'dan, Selçuklular Anadolu'dan, İzmir civarında bir beylik kurmuş olan Çaka Bey, denizden Bizans'ı kuşatmış bulunuyorlardı.

5- Peçenekler, bu sırada İstanbul'u almak isteyen Çaka Bey ile anlaştılar. Buna göre Peçenekler karadan, Çaka Bey denizden İstanbul'u kuşatacaklardı. Bizans, bu tehlikeden kendini, yine bir Türk kavminin yardımıyla kurtarmayı başardı. Oğuzlardan sonra Balkanlar'a gelmiş olan Kumanlarla anlaşan Bizans, onları Peçenekler üzerine saldırttı. Meriç nehri kenarında yapılan savaşı kaybeden Peçenekler, ağır kayıplar verdiler (1091).

6- Bu olaydan sonra bir daha kendilerini toparlayamayan Peçenekler, siyasî bir güç olmaktan çıktılar. Bir kısmı Macaristan'a çekilirken, bir kısmı da Vardar nehri boylarına yerleştiler. Peçenekler, zamanla Balkan toplulukları arasında eriyip kayboldular.

7- Tarihleri boyunca boy teşkilâtı içinde kalan Peçenekler, savaş anlarında birleşmişler, ancak bir devlet kuramamışlardır. Peçeneklerin en önemli tarihsel rolleri, Rusların güneye inerek Karadeniz'e ulaşmalarını önlemek olmuştur.





10-UZ’LAR (OĞUZLAR)



1- Oğuz adı, kabile anlamına gelen "ok" sözüne, eski Türkçe’deki çoğul eki ilâvesiyle türemiş (ok + uz) olup, "kabileler" demektir.

2- Oğuzlar, Türk milletinin en kalabalık ve tarihte en önemli rolü oynayan koludur. Medeniyet alanında diğer devletlere göre hayli ileri durumda olan Oğuzlar, taşıt araçları yapımı gibi birçok alanda ileri örnekler vermişlerdir

3- Sayısız devletler ve beylikler kurmuşlardır. X. yüzyılda İslâmiyet’i kabul eden Oğuzlara, Müslüman Türk anlamına gelen Türkmen" adı verilmiştir.

4- Oğuz adına ilk olarak "Yenisey Kitabelerinde” rastlanmıştır.

5- Oğuzlar, VI. yüzyılda Göktürklere bağlı olarak Selenga nehri boylarında yaşıyorlardı. 630 yılında Göktürk Devleti yıkılınca, Tula-Selenga ırmakları bölgesinde, Dokuz-Oğuzlar adıyla siyasî bir birlik meydana getirdiler. Oğuzlar, 682 yılında İkinci Göktürk Devleti'nin yıkılmasından sonra batıya göç ettiler. Hazar denizi ile Aral gölü arasındaki topraklara yerleşen Oğuzlar, burada "Oğuz-Yabgu" Devleti'ni kurdular.

6- Oğuz-Yabgu Devleti'nin 1000 yıllarında yıkılmasından sonra, Oğuzlardan kalabalık bir grup, batıya göç ederek Karadeniz'in kuzeyine yerleştiler. Kıpçakların ve Rusların baskısı nedeniyle bu bölgede tutunamayan Oğuzlar, Balkanlara kadar ilerlediler. Oğuzlar, bu tarihlerde Bizanslılar tarafından "Uz" diye adlandırılmışlardır.

7- 1065 yılında Tuna'yı geçen uzlar, Trakya ve Makedonya'yı yağmalayarak Selânik'e kadar geldiler. Ancak, uzların bu istilâ hareketi kalıcı olmadı. Salgın hastalıklar ve şiddetli soğuklar nedeniyle Uzlar ağır kayıplar verdiler. 1068 yılında Macaristan'a düzenledikleri akında başarısız olan uzlar, önemli bir güç olmaktan çıktılar.

8- Uzların bir kısmı Bizans tarafından Makedonya'ya yerleştirildi ve Bizans ordusuna alındı. Bizans ordusu içinde Malazgirt Savaşı'na katılan Uzlar, savaş sırasında Peçeneklerle birlikte Selçuklu ordusuna katıldılar ve savaşın kazanılmasında önemli rol oynadılar.

9- Oğuz-Yabgu Devleti'nin yıkılmasından sonra, Oğuzların diğer bir kısmı, güneye inerek Horasan'a yerleştiler. Bu bölgede İslâmiyet’i kabul eden Oğuzlar, Büyük Selçuklu Devleti'ni kurdular. 1071'de Malazgirt'te Bizans'ı yenilgiye uğratan Oğuzlar, kısa zamanda .Anadolu'yu fethettiler ve Türkiye Selçukluları Devleti'ni kurdular.





11 - KIPÇAKLAR (KUMANLAR)



1- Kıpçaklar, Batı Göktürk topluluklarından biri olan Kimeklerin bir koluydular.

2- IX. yüzyılda Kimeklerden ayrılan Kıpçaklar, batıya göç ederek Karadeniz'in kuzeyine yerleştiler. Kıpçaklar, bu bölgede kurdukları hâkimiyeti, XI. yüzyılda Hazar denizinden Tuna'ya kadar genişlettiler.

3- Kıpçaklar, Bizans kaynaklarında "Kuman", İslâm kaynaklarında "Kıpçak", Macar kaynaklarında "Kun" olarak isimlendirilmişlerdir.

4- Kıpçaklar, Balkanlar'a kadar indikleri sırada, Peçenekler, Bizans için büyük bir tehlike oluşturuyorlardı. Bizans, bu tehlike karşısında Kıpçaklarla anlaştı. Kıpçaklar, 1091 yılında Peçenekleri, Meriç kıyılarında ağır bir yenilgiye uğrattılar.

5- Kıpçaklar, Karadeniz'in kuzeyindeki hâkimiyetlerini XIII. yüzyılın ortalarına kadar devam ettirdiler. 1239 yılında Moğolların saldırısı karşısında yenilgiye uğradılar. Bu yenilgi sonrası, Kıpçakların bir kısmı Macaristan'a ve Balkanlara giderken, diğer kısmı da Kama Bulgarlarının arasına karıştılar.

6- Kıpçakların X. yüzyılda sürekli savaştıkları Türk kavimlerinden biri, Oğuzlar olmuştur. Kıpçak-Oğuz savaşları "Dede Korkut Hikâyeleri”nin ortaya çıkmasına neden olmuştur.



Tarihi Önemleri

1) Kıpçaklar, Rusların Karadeniz'e inmelerini engellemeleri ve Balkanların i Slâvlaşmasını geciktirmeleriyle, önemli bir tarihsel rol oynamışlardır.

2) Ayrıca, 1330'lu yıllarda ortaya çıkan ilk Romen Devleti'nin kurulmasında da etkili olmuşlardır.
__________________
Başkasının keyfine göre yaşamak sefalettir!
KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Devletleri-Anıl Çeçen lifeandeath Kitap 0 24-01-2008 02:13
Orta Asyadaki Türk Devletleri KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN Coğrafya 1 02-01-2008 15:04
İslamiyetten Önce Türk Devletleri: lifeandeath Genel Türk Tarihi 0 06-03-2007 00:08
Tarihte Kurulan Türk Devletleri KöTü KeDi ŞeRaFeTTiN Genel Türk Tarihi 0 30-12-2006 03:55
Dünden Bugüne Tüm Türk Devletleri efe Genel Türk Tarihi 1 03-12-2006 06:15


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:49 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206