Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Boğazın ilk köprüleri

 KooLpa Akademi Katagorisinde ve  Tarih Forumunda Bulunan  Boğazın ilk köprüleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Boğazın ilk kö pr üleri İstanbul Boğazı’na ilk kö pr üyü M.Ö: 513 yılında Korent’li mimar Mandrokal yaptı. Kö pr ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Akademi > Tarih

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-01-2007, 01:56   #1 (permalink)
Moderator
 
bozkurt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 223
Tecrübe Puanı: 2 bozkurt is on a distinguished road
Standart Boğazın ilk köprüleri


Boğazın ilk köprüleri




İstanbul Boğazı’na ilk köprüyü M.Ö: 513 yılında Korent’li mimar Mandrokal yaptı. Köprüden 800.000 kişilik ordusunun başında geçen Dara, karşı kıyıya beyaz mermerden iki kitabe hazırlatıp, yüksek bir tahta oturarak ordu*sunun Asya’dan Avrupa’ya, geçişini gururla seyretti.



Çanakkale’ye yapılan ilk iki köprü karşı kıyıya eriştiği sırada çıkan bir fırtına bağlantıları kopardı. Kserkses buna fena halde öfkelenerek Çanakkale Boğazı sularını cezalandırmak amacıyla üç yüz sopa çektirdi. Köprü yapımı ile görevlendirilmiş olanlar da kafaları kesilmek suretiyle cezalandırıldı.



Kırmızı Çizgi Dergisi’nin Ocak sayısında İlhami Yangın imzasıyla yayınlanan bir araştırmaya göre İstanbul ve Çanakkale Boğazları’na 2.500 yıl önce Persler tarafından köprü yapılmış ve o zamanın en muhteşem ordusu olan Pers ordusu bu köprülerden geçerek Yunanistan’ı istila etmiş.



İran, Mısır ve Anadolu’nun büyük bölümüne egemen olan Pers İmparatorluğu’nun Kralı 1. Dara (Darius), M.Ö 513 yılında ordusunu İstanbul önlerine getirmişti. Karadeniz’in kuzeyindeki geniş topraklarda yaşa*yan İskit Türklerini egemenliği altına almak için Trakya’ya geçerek Tuna Nehri’nin ötesinde bulunan İskitlerin merkezine saldırmak istiyordu.



Hükümdarın mimarı Korent'li Mandrokal, boğazın en dar yeri olan Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında bir köprü yapmaya başlar: Akdeniz’deki Pers sömürgelerinden toplanan 325 adet büyük sandal yan yana büyük iplerle sıkıca birbirlerine bağlandı. Yan yana dizilen bu sandallar boğazın iki kıyısına çakılan büyük babalara sıkıca düğümlendi. Sandalların içine çevre orman*lardan kesilen büyük ve kalınca ağaçlar dizilerek üzerine toprak döküldü. Bunlar tokmaklarla dövülerek köprü yolu ortaya çıka*rılmış oldu. Toprak yolun iki kenarına askerlerin denize düşme*mesi, atların ürkmemesi için tahtalardan yüksek parmaklıklar yapıldı. Köprüden 800.000 kişilik ordusunun başında geçen Dara, karşı kıyıya beyaz mermerden iki kitabe hazırlatıp, yüksek bir tahta oturarak ordu*sunun Asya’dan Avrupa’ya, geçişini gururla seyretti.



Sefer neticesinde İskitlere zarar verilemedi ancak Trakya ve Makedonya ilk defa Pers nüfuzuna girmiş oldu. M.Ö 511 yılında Dara, Hindistan'a karşı bir sefer yaptı, Pencap bölgesine girdi ve İndus yöresinde bir eyalet kurduktan sonra İran'a geri döndü. Artık Pers Devletinin sınırları doğuda İndus'tan batıda Ege kıyıları ve Tuna'ya, kuzeyde Kafkasya'dan güneyde bu günkü Sudan'a kadar uzanıyordu.



Marathon yenilgisi



Dara'nın M.Ö 513 yılında yaptığı İskit seferinin sonucunda; Çanakkale ve İstanbul Boğazları ile Marmara Denizi'nin kuzey ve Karadeniz'in batı kıyılarının Pers devletine katılmasıyla, Ege Denizi kıyılarındaki İyon kentlerinin buralardaki kolonilerle olan ticari ilişkileri sekteye uğramaya başladı. Bunun üzerine önce Miletos'ta (Söke), takiben diğer bazı İyon kentlerinde Perslere karşı isyan hareketleri başlatıldı. Karya, Likya ve Kıbrıs’taki kentler de isyana katıldılar. Persler bu isyanları bastırıp, tekrar ele geçirdikleri kentleri şiddetle cezalandırdılar. İsyanlara öncülük eden Miletos Kentini yakıp yıktılar, halkını da Dicle Nehrinin ağzına yakın bir bölgeye sürdüler. Büyüyen Pers tehlikesine karşı o ana kadar tarafsız kalmayı tercih eden Yunanistan'daki Atina kenti halkı Miletos'un acıklı sonundan da büyük ölçüde etkilenerek savaş hazırlıklarına giriştiler. Persler bu gelişmeler üzerine elçilerini M.Ö. 491 yılında Yunanistan'a gönderdiler. Kentleri dolaşan elçiler egemenliklerinin kabulüne delil olmak üzere toprak ve su istediler. Atina'nın bu isteği şiddetle reddetmesi üzerine de Pers ordusu, M.Ö. 490 yılında gemilerle Yunanistan kıyılarına çıktı. Eretria kentini ele geçirip tümüyle tahrip ettiler ve halkını İran içlerine sürdüler. Sıra Atina'ya gelmişti, Atina kentine yaklaşık 40 Km. uzaklıktaki Marathon Ovasına 15. 000 asker çıkardılar. Yunanlılar da 10. 000 askerle Kent'ten çıkıp Marathon Ovasına vardılar. Zırhlı gömlekler giyinmişlerdi ve uzun mızraklar kullanmaktaydılar, donatım ve sevk ve idare bakımından Perslere göre üstündüler, büyük bir düzen içinde ilerlediler, sonra koşarak hasımlarına saldırdılar. Sonuç Atinalılar için tam bir zafer oldu. Perslerden sağ kalanlar kendilerini gemilerine atarak çekildiler. Marathon zaferi Yunanistan'da çok geniş ölçüde yankı oluşturdu. Atinalılar kendi topraklarından başka, tüm Yunanistan'ı korkunç bir istila tehlikesinden kurtardıklarından ötürü büyük bir ün kazandılar. Bu savaşın sonucunu, endişe içinde bekleyenlere iletmek üzere Marathon Ovasından Atina Kentine 40 Km. koşan bir haberci, müjdeyi verdikten hemen sonra, yorgunluktan düşüp ölmüştür. Bu olayın anısına, 42.195 metrelik maraton koşusu modern olimpiyat oyunları kapsamına alınmıştır.



İkinci köprü Çanakkale’ye



Yunanistan seferinin hüsranla sonuçlanmasından 10 yıl sonra M.Ö 480 yılında 1. Kşayarşa (Kserkses) ordusuyla Yunanistan'ı işgal için Avrupa yakasına geçmek üzere, bu günkü Salihli'nin 8 Km. batısında kalan Sardis'ten hareket ederek Akhisar, Soma, Bergama yoluyla kuzeydeki Adramytteion (Edremit) kentine vardı. Buradan batıya dönerek Antandros (Altınoluk) kentinin önünden geçti ve bu gün de kullanılmakta olan yoldan Biga Yarımadasını aşarak Hellespontos'a (Çanakkale Boğazı'na ) geldi. Heredotos, Pers kara ordusunu teşkil eden askerlerin milliyetlerini şöyle sıralamıştı; Pers'ler, Med'ler, Asur'lular, Baktriyan'lar, Hintli'ler, Ari'ler, Kaspien'ler, Utia'lılar, Arap'lar, Libya'lılar, Paphlogonia'lılar, Phrigya'lılar, Lydya'lılar, Thrak'lar, Lasonia'lılar, Moskhoi'ler ve Mar'lar. O zamanlar bilinen dünyanın hemen hemen bütün halklarından katılanların teşkil ettiği bu kara ordusundaki asker sayısı tarihin babası olarak bilinen tarihçi Heredotos'a göre 1. 700. 000 civarındaydı.



Pers donanmasında binin üzerinde gemi vardı ancak Ksrekses, karşı tarafın denizdeki gücünü de dikkate alarak Yunanlılara karadan saldırmayı tercih ettti. Bu nedenle Çanakkale Boğazı'nı geçmek için gemilerden köprü yaptırma yolunu seçti. Bu iş için görevlendirilen Mısırlılarla Fenikelilerin, gemileri biri birine halatlarla bağlamak suretiyle oluşturdukları ilk iki köprü karşı kıyıya eriştiği sırada çıkan bir fırtına bağlantıları kopardı. Kserkses buna fena halde öfkelenerek Çanakkale Boğazı sularını cezalandırmak amacıyla üç yüz sopa çektirdi. Köprü yapımı ile görevlendirilmiş olanlar da kafaları kesilmek suretiyle cezalandırıldı. Başarısız bu ilk teşebbüsten sonra tekrar işe koyuldular: Üst üste üç sıra kürekli gemilerle (trirem), elli kürekli gemiler bir araya getirildiler. 360 tanesi Marmara Denizi tarafındaki, 314 tanesi de Ege Denizi tarafındaki köprülere alttan destek oluyorlardı. Gemiler dik açılı, eksenleri Çanakkale Boğazı’nın akıntısına paralel gelecek şekilde yerleştirilmişlerdi, böylece kıyılardaki halatlara binen yük çok fazla olmuyordu. Gemiler birbirlerine bağlanıp yan yana getirildikten sonra, olağanüstü büyüklükteki çapalarla denize demirlediler. Öyle ki köprünün Karadeniz’e bakan yanındaki gemiler de güney ve güneydoğudan esen rüzgârlara karşı durabilecekti. Elli kürekli gemiler arasında Karadeniz’e gidip gelen küçük gemilerin geçmesi için en az üç yerde aralık bırakılmıştı. Bütün bunlar yapıldıktan sonra halatları kıyıdan ağaç bocurgatlarla gerdiler.Bu iş de bitince iki malzemeyi ayrı ayrı kullanmayıp her köprüye altı halat verdiler: Halatlardan ikisi beyaz ketenden, dördü papürüstendi.. Karşıdan karşıya boğaz köprü kurma işi tamamlandıktan sonra, gemilerin enlerine göre kütükler doğranıp kalaslar yapıldı; bunlar köprünün enine göre biçilmişti. Sonra kalaslar yan yana gergin halatların üstüne gelecek şekilde gemilerin güvertelerine peş peşe dizildi, en üstten de bağlandı. Daha sonra bunların üzerine de güzelce tahta taban döşendi. Bu da bitince, çalı çırpı getirilip kalasların üzerine yerleştirildi, bununda üzerine toprak dökülüp katılaşıncaya değin çiğnendi. Son olarak bu döşemenin iki yanına, yük hayvanları ve atların suyu görerek ürkmelerini önlemek amacıyla yüksekçe korkuluklar koyuldu.



prüler bittikten sonra, kutsal törenler yapıldı ve geçiş başladı. Kral Kserkses, Nara’lı sanatkârların yüksekçe bir yerde kendisi için hazırlamış oldukları mermer tribünden, kıyıda toplanmış olan donanmasını, kara ordusunu ve boğazın iki yakasını birleştiren, gemilerden oluşturulmuş köprüleri seyretti. Bütün Çanakkale kıyıları gemi doluydu. Bütün Nara Burnu kıyıları asker doluydu. Birden ağlamaya başladı; “İnsan ömrünün kısalığı geldi aklıma, yüreğim kabardı, gözlerimizin önündeki şu insanlardan, şu kalabalık içerisinden yüz sene içinde bir teki bile kalmayacak." diyordu.



Ege Denizi tarafında kalan köprüden yük hayvanları ile ordu servisleri, Marmara Denizi tarafında kalan köprüden de yayalar ve atlılar Avrupa yakasına geçtiler ve Teselya'ya kadar ilerlediler. Pers donanması da Yunanistan kıyılarına sokuldu. İlk çatışma Artemision denilen bölgenin açıklarında denizde meydana geldi, her iki taraf ta kesin sonuç alamadı. Hemen sonra Persler Thermoplai geçidinde Yunanlıları yendiler, Orta Yunanistan'a girdiler, Atina kentini ele geçirdiler ve baştanbaşa yakıp yıktılar.
__________________

bozkurt isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:50 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206