Zihin Geliştirme Merkezi

KOOLPA

Zihin Geliştirme Merkezi

 

Artvin

 KooLpa Yaşam Katagorisinde ve  Turizm / Gezi ve Seyehat Forumunda Bulunan  Artvin Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Artvin , Doğu Karadeniz Bölümü'nde bir ildir. Türkiye'nin Gürcistan'la olan sınırında yer alan kuzeydoğu köşesidir. Erzurum, Ardahan ve Rize illeriyle ...


Geri git   Zihin Geliştirme Merkezi > KooLpa Yaşam > Turizm / Gezi ve Seyehat

Üye ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-01-2008, 18:33   #1 (permalink)
KoooooLpa
 
denemes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,473
Tecrübe Puanı: 4 denemes is on a distinguished road
Standart Artvin


Artvin, Doğu Karadeniz Bölümü'nde bir ildir. Türkiye'nin Gürcistan'la olan sınırında yer alan kuzeydoğu köşesidir. Erzurum, Ardahan ve Rize illeriyle komşudur. Yönetim merkezi Artvin kentidir.

Plaka numarası 08 ve telefon kodu 466'dır. Milli parklarıyla meşhurdur. Şavşat ilçesinde bulunan Karagöl-Sahara Milli Parkı içerisinde bulunan Şavşat Karagöl ve Borçka Karagöl görülmeye değerdir. Efeler-Gorgit Tabiatı Koruma Alanı esas olmak üzere Camili yöresi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından biyosfer rezerv alanı olarak belirlenen Türkiye'deki tek bölgedir ve bir dünya mirası olarak görülmektedir. Her yıl ağustos ayında yapılan Kafkasör Festivali ise 3 gün sürer.



Tarihi

Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz bölümünde, Çoruh vadisinin sol yamacında meyilli bir arazide kurulmuş olan Artvin, kuruluşu pek eski dönemlere inmeyen bir Ortaçağ şehridir. Bununla birlikte, şehrin çevresinde yapılan kazılarda bölgede milâttan önce 2000 yıllarına ait bazı yerleşmeler bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bölgenin önce Hurrilerin, milâttan önce IX. yüzyıldan itibaren de Urartu Devleti'nin hâkimiyetine girdiği söylenmekte ise de, bu bilgileri kuşkuyla karşılamak gerekir. Çünkü son yıllarda Artvin ve çevresinde yapılan arkeolojik kazı ve araştırmalarda ne Hurriler'e, ne de Urartular'a ait bir kale ya da yazıt bulunmamıştır.
Artvin tarihi hakkında bildiklerimiz Eskiçağ'dan itibaren bölgeyi gezmiş olan coğrafyacılar ile tarihçilerin yazmış oldukları eserlere dayanmaktadır. M.Ö. 431-351 yılları arasında yaşamış olan Ksenophon ve bazı Yunanlı tarihçi ve coğrafyacılar il ve çevresindeki yerel etnik unsurlardan uzun uzadıya söz etmişlerdir.
Klasik çağda Kolkhis adıyla bilinen Artvin ve çevresinde milâttan önce IV. yüzyıldan itibaren Kolkh(idyalı)lar, Makron/Tsanlar, Şavşatlar ve Taokh(Diaokh-Dido)lar gibi Kafkas-dilli birtakım kavimler yanında Kimmerler, İskit(Çikot)ler, Hemşinliler gibi Hint-İrandilli topluluklarla, Türki-dilli Kuman/Kıpçak(Atabek dönemlerinde) yaşadığı bilinmektedir.
Milâtan önce I. yüzyılda yaşayan coğrafyacı Strabon bölgenin Mithridates Eupator tarafından ele geçirilip Pontos Krallığı'na bağlandığını yazmaktadır. Bu bölge daha sonra Romalı komutan Pompeius tarafından ele geçirilmiş ve mahallî kralların hâkimiyetine bırakılmıştır.
V. yüzyıl başlarından itibaren Bizans egemenliği altına giren Artvin ve çevresi bir ara İran'da büyük bir devlet kurmuş olan Sasaniler'in eline geçtiyse de sonra tekrar Bizans sınırları içerisine alındı. Bölge, Halife Osman döneminde 646 yılında İslâm topraklarına katıldı. Ancak daha sonraları birkaç defa Bizans ve İslâm orduları arasında el değiştirdi. Bu sırada Bizanslılar, şehri müslüman ordularının akınlarından korumak için 939 yılında bugün de ayakta duran Livane Kalesi'ni yaptılar. Ancak bu bölge, XI. yüzyılda Selçuklu Türkleri'nin Anadolu'ya yönelmesi ile 1068 yılından itibaren Selçuklu hâkimiyetine girdi. Büyük Selçuklu sultanı Alp Arslan, 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Kızılırmak'a kadar uzanan bölgeyi emrindeki kumandanlara dağıttı. Bu dağıtım sırasında Çoruh bölgesi Erzurum ve çevresine hâkim olan Emir Ebulkasım'a düşmüştü. Böylece bu bölge bir süre Saltukoğulları'nın idaresinde kaldı. Daha sonra kısa bir süre Gürcülerin eline geçen bu bölge Sultan Melikşah devrinde tekrar Selçuklu sınırları içerisine alındı. Selçuklu döneminde Artvin ve çevresi Azerbaycan Atabegleri idaresinde bir uç beyliği şeklinde yönetiliyordu. Artvin ve çevresi XIII. yüzyıl başlarında Anadolu Selçuklu Devleti hâkimiyetine girdi. Konya Selçuklu sultanı I. Alaaddin Keykubad (1220-1237) Artvin, Şavşat ve Yusufeli'ni sınırları içerisine kattı. Bu yüzyılın ortalarında Anadolu'yu işgal eden Moğol İlhanlı orduları Çoruh vadisini de istilâ etmişlerdi. Bölge XIV ve XV. yüzyılda Akkoyunlu Devleti'nin hâkimiyeti altına girdi. Ancak bu dönemde de mahallî idareciler olan Atabegler Artvin ve çevresinin yönetimini ellerinde tuttular.
Artvin ve çevresi, Osmanlı hükümdarı II. Bayezid (1481-1512) devrinden itibaren Osmanlı hâkimiyeti altına alınmaya başlandı. Bu dönemde Trabzon valisi olan Şehzâde Selim (Yavuz Sultan Selim) Gürcistan üzerine seferler düzenleyince, Artvin ve Çoruh havzasındaki kalelerin hakimi olan Atabeg Mirzâ Çabuk (1502-1516) ülkesinin tahribe uğramaması için Şehzâde Selim’e bağlılığını bildirdi. Bu dönemden sonra Artvin ve çevresi 1536 yılına kadar Osmanlı Devleti himayesinde yarı müstakil bir şekilde kaldı. Bölgede ilk Osmanlı hâkimiyeti ise Kanuni Sultan Süleyman devrinde sağlandı. Bu dönemde Erzurum Beylerbeyi olan Dulkadırlı Mehmed Han 1536-1537 harekâtı sırasında Çoruh vadisinde bulunan diğer kalelerle birlikte Artvin'i de ele geçirdi. Bu sırada Artvin ile Yusufeli'ni içine alan Livane Sancağı kurularak Erzurum Beylerbeyiliği'ne bağlandı. Bir süre sonra elden çıktığı anlaşılan bölge, yine Kanuni devrinde, 1549 yılında ikinci vezir Ahmed Paşa tarafından tekrar ele geçirildi. Ahmed Paşa'nın bu harekâtı sırasında bölgedeki 35 kale Osmanlı hâkimiyeti altına alınmıştı. Bölgedeki Osmanlı hâkimiyeti bir süre sonra yapılan Osmanlı-İran mücâdelesi sırasında daha da sağlamlaştırıldı. Erzurum Eyaleti'ne bağlı Livane Sancağı'nın merkezi olan Artvin, 1579'da Çıldır Eyaleti'nin kurulması ile bu eyalete bağlandı. Bu sırada Hopa ve Borçka Trabzon'a, Artvin, Ardanuç, Yusufeli ve Şavşat ise Çıldır Eyaleti'ne bağlı idi.
Artvin ve çevresi bu tarihten sonra , XIX. yüzyılın başlarına kadar sürekli olarak Türkler'in elinde kaldı. Ancak bu yüzyılda iki defa Rus işgaline uğradı. 1828 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Edirne Antlaşması ile Çıldır Eyaleti'nin merkezi Ahıska Ruslar'a terkedilince Artvin, Livane Kazası'nın merkezi oldu ve Trabzon Eyaleti'nin Batum Sancağı'na bağlandı. Bu durum Doksanüç Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'na kadar sürdü. Bu savaşı kaybeden Osmanlı Devleti, 3 Mart 1878 tarihinde imzalanan Ayastefanos Antlaşması'na göre Batum, Kars, Ardahan, Eleşkirt ve Beyazıt'ı Rusya'ya savaş tazminatı olarak bırakmak zorunda kaldı. Böylece, Batum Sancağı'na bağlı bir kaza olan Artvin ve çevresi de bu antlaşma ile Rusya'ya verilmiş oldu. Birinci Dünya Savaşı'na kadar süren bu işgal sırasında yerli halk zaman zaman Ruslar'a karşı direnmekteydi. Nitekim 1914 Kasımında Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey idaresindeki Melo Sınır Taburu şehir ve çevresindeki Rus birlikleri bozguna uğratınca Ruslar Artvin'i terk etmek zorunda kaldılar. Ancak bu ilk kurtuluş çok kısa sürdü. Ruslar dört ay sonra, 3 Mart 1915'te bölgeyi yeniden kontrol altına aldılar. Aynı yıl, Türk kuvvetlerinin Sarıkamış'ta aldığı yenilgi üzerine Rus birlikleri Ardahan, Şavşat, Ardanuç, Artvin ve Borçka'yı işgal ettiler.
Rusya, Çarlık yönetiminin yıkılması üzerine Birinci Dünya Savaşı'ndan çekilince yeni Sovyet hükümeti ile 18 Aralık 1917'de Erzincan Ateşkes Antlaşması imzalandı. Buna göre Ruslar Artvin'i boşalttılar. Daha sonra savaşın sona ermesiyle imzalanan 3 Mart 1918 tarihli Brest-Litovsk Antlaşması da Sovyetler Birliği ile Türkiye arasındaki sınırın 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı öncesindeki şekline getirilmesini kabul ettiğinden, Osmanlı birlikleri 1918 Martında tekrar Artvin'e girdiler. Ancak Artvin, bu defa da Türklerin elinde uzun süre kalamadı. Çünkü Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'nda yenik sayılmış ve 30 Ekim 1918'de Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda imzalanan Mondros Mütarekesi'ne göre Osmanlı ordusunun 1914 yılından önceki sınırların gerisine çekilmesi kararlaştırılmıştı. Bu sebeple Artvin tekrar boşaltıldı. İngilizler antlaşma gereğince 17 Aralık 1918'de Artvin, Şavşat ve Hopa'yı işgal ettiler. Artvin ve çevresinde beş ay kadar kalan İngilizler buradan çekilirken şehri Gürcistan'a bıraktılar. Artvin yöresindeki bu Gürcü işgali ise 1921 başlarına kadar sürdü.
Artvin ve çevresinin kesin kurtuluşu Kâzım Karabekir Paşa idaresindeki 15. Kolordu'nun 30 Ekim 1920'de Kars'ı kurtarmasından sonra gerçekleşti. Bu zaferden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Gürcistan'a bir ultimatom vererek Ardahan, Artvin ve Batum'un teslimini istedi. Gürcistan yeni Türk hükümetinin bu isteğini kabul ederek kuvvetlerini 23 Şubat 1921 sabahından itibaren Ardahan, Artvin ve Batum'dan çekmeye başladı. Bu tarihten birkaç gün sonra Türk kuvvetleri Ardahan'dan başlamak üzere adı geçen şehirlere girmeye başladılar. 27 Şubat 1921'de Ardahan ve Şavşat Gürcü işgalinden kurtuldu. Artvin'in kurtuluşu ise 7 Mart 1921'de gerçekleşti. Böylece 1878-1921 yılları arasında 43 yıl süreyle Rus işgali altında kalan Artvin ve çevresi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk askerî ve diplomatik başarısı sonucunda kesin olarak Türkiye topraklarına katılmış oldu.
Artvin ve çevresi 1921 yılında Rus işgalinden kurtulup anavatana kavuşunca önce Ardahan Sancağı'na bağlandı. Ancak aynı yıl içerisinde, 7 Temmuz 1921 tarih ve 133 numaralı kanunla Artvin Sancağı kurulunca, Artvin bu yeni sancağın merkezi oldu. 1924 yılında sancaklar vilâyet haline dönüştürülünce Artvin de vilâyet oldu. Ancak Artvin vilâyeti 1 Haziran 1933'te lağvedildi ve burası bir kaza merkezi olarak merkezi Rize olan Çoruh vilâyetine bağlandı. Bu durum 3 yıl kadar sürdü. Artvin 4 Ocak 1936 tarihinde yeni kurulan Çoruh vilâyetinin merkezi oldu. 1956 yılında ise Çoruh adı kaldırıldı ve ilin adı Artvin haline getirildi.

İklimi

Artvin'in iklimi, yeryüzü şekillerinin özellikleri nedeniyle bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir. Kıyı kesimlerinde ılık ve yağışlı bir iklim tipi egemendir. Buna karşılık, İl'in iç bölgelerine doğru, yüksek kesimlerde kışlar sürekli ve bol karlı, yazlar serin geçer. Çoruh Vadisi'nin derin tabanında kıyıya oranla daha az yağışlı, kışları fazla sert olmayan bir iklim tipi vardır.
denemes isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usStumble this Post!Reddit!Google Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Propeller this post!
Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler
Cevapla

« Ardahan | Aydın »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Artvin Tanıtım Slaytı eda Slayt 0 14-09-2007 14:29
Artvin Şivesiyle Şiir efe Flash / Resimli Şiirler 2 08-01-2007 17:56


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0

Gizlilik Politikası | KooLpa üyeleri onay gerektirmeksizin mesaj yazabilmektedir. KooLpa' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız buraya yazınız. En kısa zamanda gereği yapılacaktır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206